Pazartesi, 08 Eylül 2008

Ergenekon efsanesi Anımsayalım... PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mart 2008



Ne demişti eski Genelkurmay Başkanlarımızdan Orgeneral Kıvrıkoğlu, bundan yaklaşık 10 sene evvel...

"28 Şubat bin yıl sürecek!"

Meali şudur bu açıklamanın:

Bin yıl daha tepenizdeyiz... Kovuşturma bin yıl sürecek... "İrtica" dediğimiz şekilsiz hayalet, bin yıl daha olağan üstü gelişmelerin gerekçesi olacak...

"Modern mahrem", köyden kente göç, sosyoloji falan anlamayız! Tepenizdeyiz... O kadar...

* *Ê *

Farkında mısınız?

Şu son "Ergenekon süreci" de buna benzer bir tat aldı...

"Ergenekon", neredeyse tersinden bir "Resmi ideoloji" oldu...

Şöyle ki:

Gelişmelerden rahatsız olan insanlar sokağa mı döküldü? "Ergenekon" en kestirme açıklama biçimidir.

AKP�ye yönelik bir "İddianame" mi ortaya çıktı? Hemen en yetkili ağızlardan biri, "Ergenekon"un yargıya bile sızdığını ima eder.

Gül�ün Çankaya�ya çıkması, bir sindirim sorununa mı yol açıyor? İşin arkasında garanti "Ergenekon" vardır...

Tıpkı duydukları her tıkırtı karşısında "Kedidir kedi" diye tepki verenler gibi...

İktidara yönelen her türlü muhalefet biçimine karşı, "Ergenekon�dur Ergenekon" diyenler var...

Neredeyse "Ergenekon", Türkiye�de AKP�ye karşı oluşan tepkileri açıklama biçimi haline geldi/getirildi.

* *Ê *

Kendilerine "Ergenekon" soruşturmasının dosyaları sızdırılan meslektaşlarımız, ulvi, mistik ve fizik ötesi bir ses tonuyla şöyle diyorlar:

"Daha dur... Daha dur... Daha işin kuyruğu yakalandı... Bu iş öyle derinlere gidecek ki... Şaşıp kalacaksın... Gözündeki bütün sis perdeleri ortadan kalkacak... Her şey ayan beyan ortaya çıkacak..."

Bir soruşturma dosyasından değil de mitolojiden söz eder gibi yapılan bu değerlendirmeleri duydukça...

Fenalık geçiriyorum...

Sanki ortada tıkır tıkır işleyen bir demokrasimiz vardı...

Sanki toplum fazla huzurdan "nirvana"ya yükselme aşamasına gelmiş durumdaydı...

Sanki herkes "Allah razı olsun Tayyip Bey�den" diyor, başka da bir şey demiyordu...

Sanki Türkiye bir barış ve huzur yarımadası haline gelmişti...

Sanki birileri "Türkiye Malezya oluyor" deyince, ülke ortadan ikiye bölünüp büyük çapta kıyamet falan kopmuyordu...

Sanki "Mahalle baskısı" saptaması, ortalığı karıştırmaya yeter neden haline gelmiyordu...

Ve tablo böyle iken...

Bir takım karanlık adamlar...

Tıkır tıkır işleyen demokrasimizin tekerine çomak sokmak için...

Huzur yarımadamızı ateşe vermek için...

Toplumumuzu "nirvana"dan indirmek için...

Seri cinayet planları yapmaya... Krokiler çizmeye... Savcı kafalamaya... Ortalığı karıştırmaya kalkıştılar...

Ve böylece huzurumuz da bozulmuş oldu...

* *Ê *

Tabii ki bu memlekette kafayı üşütmüş bir takım insanlar vardır. Birileri çetecilik oynamaya bayılır bu topraklarda... "Vatana hizmet" ayaklarına, her türlü alçaklık ve kışkırtıcılık sahneye konur...

Ancak...

Bunu yapanlar marjinaldir...

Bu nedenle...

Laik kesime mensup insanların tümünü, kafayı üşütmüş, en ufak bir tahrik karşısında zıvanadan çıkan, işi gücü komplo kurmaktan ibaret insanlarmış gibi algılamak ve göstermek...

Hem ayıptır, hem de manasızdır.

Bu şekilde...

Ne Türkiye açıklanabilir, ne "İddianame" meselesi kavranabilir, ne de huzursuzluk anlamlandırılabilir...

Sadece ve sadece...

"Bin yıl sürecek 28 Şubat süreci"nin karşısına...

"Bin yıl sürecek Ergenekon süreci" konulmuş olur, o kadar...

KonuŞ! ilkesiz adam

"İslami mücadele veriyoruz" falan diyerek, her türden alçaklığının mazur görülmesini bekleyen Vakit adlı gazete, manşetten Abdüllatif Şener�e "giydirmiş".

AKP�den ayrılmayı ya da AKP�ye karşı mesafe koymayı, dinden ayrılmak ya da dine mesafe koymak olarak algılayan bu çarpık kafa, güya Şener�in bir açığını yakalamış, manşetten infaz ediyor. Peki neymiş Şener�in açığı? Ankara�da Rotary toplantısına katılmak...

Şener�in Rotary toplantısına katıldığına dair kocaman fotoğrafları yayınlayıp okurlarına, "Gördünüz mü? Şener Rotaryen oldu" demeye getiriyorlar.

"İslami mücadele verilirken ilkesizlik mubahtır" anlayışıyla hareket eden bu ilkesiz adamlara şunu sormak istiyorum:

Ey ilkesizler! Tayyip Erdoğan, yanına Bülent Arınç�ı da alarak Antalya Belek�teki Rotary toplantısının şeref misafiri olmamış mıydı? Erdoğan böylece "Rotary toplantısını şereflendiren ilk başbakan" unvanını almamış mıydı? Erdoğan ve Arınç�a da şükran plaketi verilmemiş miydi? Bülent Arınç, "Rotary toplantısında pek bir bahtiyar oldum" mealinde sözler söylememiş miydi?

Konuşsanıza yahu... Ne susuyorsunuz?

Bu makaleyi tavsiye et...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (13) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 38 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

Son Güncelleme ( Pazartesi, 26 Mayıs 2008 )
 
İnsan beşer, bazen şaşmaz ama çoğu zaman şaşar... PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mart 2008
İnsan beşer, bazen şaşmaz ama çoğu zaman şaşar...

Bu fıkrayı herhalde duymuşsunuzdur.
Afrika'nın uzak bir köşesindeki yamyam kabilesi Katolik olsun ve beslenme alışkanlıklarını değiştirsinler diye, Vatikan bir misyoneri görevlendirip, oraya göndermiş.
Aradan epeyi bir zaman geçip de misyonerden bir ses çıkmayınca, bir papaz daha gönderilmiş yamyam kabilesinin yaşadığı bölgeye. Papaz kabileyi bulmuş, onu yamyamların reisinin önüne çıkartmışlar.
Reis ona "Burada ne işin var" diye sormuş.
- Buraya bir misyoner gelmişti, onu arıyorum, demiş papaz.
Bu cevap üzerine reis gülümsemiş,
- Sizin misyoner bize o kadar çok nasihat verdi ki, sonunda sıkıldık ve yedik onu, demiş.
Aslında bu nasihat verme konusunda, herkes kendini yetkili görür.

Vehbi Koç
1980'lerin başında Koç Grubu'nun Asil Çelik şirketi zarar ettiği için, onun devlet tarafından satın alınması isteniliyordu. Rahmetli Vehbi Koç da, zararın büyüklüğünün grubu sarsacağını hesap ediyor ve endişeleniyordu.
Bir akşam Vehbi Koç bizim evimizde konukken, Asil Çelik'in iyi bir fiyat ödenerek devlet tarafından satın alındığı haberi ulaştı. Vehbi Bey'in yüzü güldü bu haberi duyunca.
Ben durumdan hemen vazife çıkartıp, Vehbi Koç'a nasihat vermeye başladım,
- Vehbi Bey, siz Türkiye'de özel girişimin simge ismi oldunuz. Şimdi bu kamulaştırma sizin imajınızı bozacak. Bence siz Asil Çelik için devletin ödediği parayı bir hayır kurumuna bağışlamalısınız, dedim.
Şöyle bir baktı bana,
- Mehmet Bey, sen hayatında hiç böyle bir büyük parayı bir hayır kurumuna bağışladın ki, diye sordu.
Siyaseti tribünlerden izleyen bizlerin, şu günlerde yoğun biçimde iktidara "şöyle yap, böyle yapma" diye nasihatler ettiğimizi gülümseyerek izlerken, aklıma hep rahmetli Turan Güneş'in "Biz politikacılar başka yaratıklara benzemeyiz, vücut salgılarımız diğer insanlarınkinden farklıdır" dediğini hatırlıyorum.

Seçmen
ve delege
Gerçekten biz nasihatçıların sırtlarımızda yumurta küfesi yok. Ayrıca hepimizin kendimizce taraflılığımız da var.
Örneğin Tayyip Erdoğan'ın "seçmen çoğunluğu "na güvenip yanlışlar yaptığını yazıp söyleyenler, nedense Deniz Baykal'ın da "delege çoğunluğu "na güvenip yanlışlar yaptığına pek değinmiyorlar.
Bireyler olarak bizler aile içi denge hesapları yapıyoruz. Çalıştığımız işyerindeki güç dengelerini sürekli kollayıp, duygularımızı çoğu zaman bastırıyoruz. Göreceli küçük maddi çıkarlarımızı gözetirken, bunları kaybetmemek için tavizler veriyoruz.
Ama iş nasihat üretimine gelince, bunu yönlendirdiğimiz kişilerin yerinde kendimiz olsak nasıl davranırdık diye hiç düşünmüyoruz bile.
Dünyanın en zor ve en karmaşık mesleği olan siyasetçiliği seçmemiş olmamızın nedeni de, bu mesleğin içerdiği riskler ve zorluklar değil mi zaten?
Çok uzun yıllar önce annem, ev alışverişini yaptığı Ankara'nın bir mahalle pazarından gülerek dönmüştü... Pazarda bir dilenci yolunu kesmiş, "Çocuğun ölmesin, kocan hasta olmasın, evin yanmasın" içerikli yakarılar seslendirip sadaka istemiş.
Annem, "Böyle felaket tellallığı yapmak yerine iyi şeyler söyleseydin sana sadaka verirdim" diye azarlamış dilenciyi.
Bunun üzerine dilenci sinirlenmiş,
- Hanım hanım, 40 yıllık mesleğimi nasıl yapacağımı sen mi öğreteceksin bana, diyerek annemi terslemiş.

İnsanlardan
bıkmak
İktidara "Şöyle yap, böyle yap. Aldığın oyu önemseme" diye nasihatler veren bizler hiç yüzde 47 oyla iktidar olabildik mi? Bırakın bizi... Sürekli "rejim tehlikede" diye uyarılar yapan Deniz Baykal yönetiminde CHP hiç yüzde 30 oy alabildi mi?
AK Parti'yi iktidarda görmek istemeyenler halktan oy alabilseler, birileri demokrasi dışı oluşumların sarmalına girer miydi? Ya da birileri "Bizim dışımızdaki bütün partiler kapatılsa ve eskisi gibi Tek Parti olarak biz kalsak" diye ellerini ovuştururlar mıydı?
Acaba biz nasihatçılar 1930'larda yaşasaydık ve mesela Serbest Fırka kapatıldığında yahut CHP'nin 6 Ok'u Anayasa'ya girdiğinde Atatürk'e "Aman bu gidiş iyi gidiş değil. Bu gidiş faşizmi getirir" benzeri nasihatler verir miydik?
Neyse... Bir yamyamı normal bir lokantada tavuk yerken görenler şaşırıp, "Burada ne işin var" diye sormuşlar.
- İnsanlardan bıktım, diye cevap vermiş yamyam.
Belki de o misyoneri yiyen yamyamlardan biri buydu.

Bu makaleyi tavsiye et...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (7) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 39 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

Son Güncelleme ( Pazartesi, 26 Mayıs 2008 )
 
Muhalefet Köşk'te PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mart 2008
ImageCumhurbaşkanı Abdullah Gül, CHP lideri Deniz Baykal ve MHP lideri Devlet Bahçeli'yi Çankaya Köşkü'ne davet etti.

Bu makaleyi tavsiye et...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (11) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 39 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

Son Güncelleme ( Perşembe, 03 Nisan 2008 )
Devamını oku...
 
"İstihdam paketini tartışmaya açabiliriz" PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mart 2008
ImageÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, istihdam paketini bu hafta sonu itibarıyla tartışmaya açabileceklerini söyledi.

Bu makaleyi tavsiye et...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 106 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

Son Güncelleme ( Perşembe, 03 Nisan 2008 )
Devamını oku...
 
81 ilden "Türkiye İçin Sağduyu" çağrısı PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Mart 2008
ImageTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğündeki 7 kuruluş, bugün ''Türkiye İçin Sağduyu'' başlıklı bir bildiri yayımladı. Bildiri 81 ilde aynı anda kamuoyuna okundu.

Bu makaleyi tavsiye et...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 33 | Yazdır | E-posta | Devamını oku...

Son Güncelleme ( Perşembe, 03 Nisan 2008 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 55 - 63 Toplam: 268

Bakırkoy Gazetesi | Haberin Merkezi | Bakırköy Bakırkoy Gazetesi | Haberin Merkezi | Bakırköy