Amiral atmasın da, batmasın da Dünkü Hürriyet gazetesi manşet atmış: "Bir kadeh rakı artık yasak". Allah Allah! Bu ne biçim şey! Daha iyi anlamak için, haberi okuyorum: "Alkollü içki satışındaki yeni mevzuat herkesin kafasını karıştırıyor. Sektör temsilcilerinin bile anlayamadığı bu düzenlemelerle bar ve restoranlarda kadehle satış sona eriyor. İşin özeti, 'İçeceksen evinde iç' deniyor. 5752 sayılı yasa, alkollü içkilerin orijinal ambalajları dışında bölünerek satışını engelliyor. Bu nedenle, barlarda, restoranlarda rakı, şarap, viski gibi içki içmek isteyenlerin bundan sonra artık birer şişe satın almaları gerekecek."
Hürriyet, "herkesin kafası karıştı" diyor ama, aydınlatmak için hiçbir adım atmamış. Halbuki, 2002'den beri Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu faaliyette. Başkanı Kazım Çalışkan'a telefon edip, kafa karışıklığını gidermek mümkündü. Ben öyle yaptım; Kazım Bey'i aradım. O da sabahtan beri haberin yarattığı tahribatı gidermekle meşgulmüş. Açık içki satma ruhsatına sahip barlara, lokantalara, gazinolara yasak filân gelmiyor. Çıkarılan kanun (5752 sayılı yasa), zaten açık içki satması yasak olan büfeler, marketler, bakkallarla ilgili. Daha önce bu konuda bir yönetmelik mevcutmuş ve özellikle Anadolu'da, kapısının önüne birkaç masa atıp, içki servisi de yapan bakkal ve marketler bu yönetmeliğe dayandırılarak cezalandırılıyormuş. Anayasa Mahkemesi, "Ceza, ancak kanunla konulabilir" hükmünü verince, manşet olan kanun çıkarılmış. Hürriyet gazetesi için hepimiz "amiral gemisi" diyoruz. Ama böyle asılsız haberler, üstelik rejimin tehlikede olduğunu göstermek niyetiyle yayınlanıyorsa, itibar ve tiraj kaybı dolayısıyla "amiral battı" demek zorunda kalabiliriz.
------------------------------------------- Hayyam ve Rubaileri Ali Polat, üç senedir itina ile hazırladığı Ömer Hayyam ve Rubaileri kitabını tanıtmak üzere Ritz Carlton'da bir akşam yemeği düzenledi. Süleyman Demirel ile eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı şeref misafirleriydi. Sanatçı Umut Akyürek, herkesten isteklerini sordu. Bu vesileyle Demirel'in en sevdiği şarkıları öğrendik: "Saçların tarumar", "Elbet bir gün buluşacağız" ve Hacı Arif Bey'in, benim de çok beğendiğim bir eseri: "Vücut ikliminin sultanı sensin / Efendim, derdimin dermanı sensin..." Ali Polat, Ömer Hayyam'dan yola çıkarak, bu gece aşk gecesi olacak demişti. Gerçi, Hayyam'a uygun olarak, bol şarap vardı ama aşka dair bir şeye rastlamadım!!! Şaka bir yana, özenle hazırladığı kitap için Polat'ı tebrik etmek isterim. Benim çok hoşlandığım bir rubaisi vardı Ömer Hayyam'ın, ama, kitapta yer almıyordu. Bakalım beğenecek misiniz? "Dünyayı güzellerle bezersin Rabbim;/ Sonra yaklaşmaktan men edersin Rabbim/ Elime bir kadeh mey verip de/ Hem yan tut, hem de dökme dersin Rabbim." Aslında, kitaptan öğreniyoruz ki, Hayyam'ın, yaşarken, daha ziyade bilim ve felsefe alanında ağırlığı olmuş; rubaileri, ölümünden sonraki devirlerde önem kazanmış. Kadeh, şarap, mey gibi sözlere aldanıp, onu sarhoş sanmayın sakın! Rubailerinde sık sık söz edilen şarap, kaynağını insan sevgisinden alan huzur dolu bir ruh halini anlatıyor. Hayyam, mutluluk elde etmenin de, ancak sevmek ve sevindirmekle mümkün olduğuna inanıyor. Hayyam'dan, kendini vazgeçilmez sananlara bir tavsiye: "Nice zaman geçecek, dünya hep duracak/ Bizim ne adımız ne sanımız kalacak/ Bundan önce biz yoktuk bir eksiklik olmadı;/ Bundan sonra olmasak, durum aynı olacak." ------------------------------------------------------ 14 Mayıs Mesajı
Bugün 14 Mayıs; Demokrat Parti'nin iktidara geldiği gün. Kimine göre "beyaz devrim" ; kimine göre "karşı devrim". Karşı devrim diye düşünenler, zaman zaman yasadışı yollarla sandığı zorladı. Son örneklerden biri Sarıkız ve Ayışığı isimli darbe hazırlıkları. Madem emekli oramiral, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in anılarının kendi bilgisayarından çıktığı anlaşıldı, neden yargı süreci başlamıyor? Hükûmet yetkililerine bu soruyu sorduğumuzda, "Örnek asker olduğu için, Genelkurmay Başkanlığı' nın izni gerekli" cevabını aldık. Anayasa Prof. Ergun Özbudun ise, böyle bir izne ihtiyaç olmadığını söylüyor. Zira, darbe teşebbüsü, askerlik faaliyetiyle ilgili değil. Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesine göre "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suç sayılıyor. O günkü komuta heyeti (Org. Aytaç Yalman, Org. Şener Eruygur; Ora. Özden Örnek; Org. İbrahim Fırtına) sivil bir mahkemede, 309. maddeden yargılanmalı. 14 Mayıs vesilesiyle, bunu hatırlatmak istedim. Bu makaleyi tavsiye et... Favori olarak ekle (4) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 37 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |