|
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 |
Gayet sağlıklı görünüyordu Hasan Doğan . Türk milli takımının her gol atışında, Şeref Tribünü'nde, eşiyle, sevinç içinde birbirlerine sarılışları gözümde canlanıyor.
Bir anda vurgun yemesi ve farkına varmadan bir lahzada göçüp gitmesi, Doğan'ın, Allah'ın sevgili kulu olduğunu gösterir. Böyle ani vefatlar, geride kalanlar için korkunç bir şok, fakat "çekmeden, çektirmeden" giden için iyi. Her canlı mutlaka ölümü tadacaktır . Keşke bu hakikati unutmadan yaşayabilsek. Ne demiş Yunus Emre? "Mal sahibi mülk sahibi/ Hani bunun ilk sahibi/ Mal da yalan mülk de yalan/ Gel biraz da sen oyalan."
Yığınaktaki hata Sinan Aygün'ün ardından, org. Şener Eruygur ve org. Hurşit Tolon'un da tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderilmesi, Ergenekon'un, kimilerinin iddia ettiği gibi, "safsatadan" ibaret olmadığını gösterecek bir karinedir. Türkiye artık "cumhuriyeti koruma ve kollama" sloganı altında sürdürülen "vesayetçi" düzeni sorgulamak zorunda. Çünkü, böyle bir sorumluluk taşıdıklarına vehmedenler, kantarın topuzunu da kaçırdılar mı, kendilerini yasadışı bir çizgide bulabiliyor. "Cumhuriyeti biz kurduk, biz yaşatacağız" inancı, yığınakta yapılan bir hatadır. Cumhuriyeti, Atatürk, genç subaylara veya kuvvet komutanlarına değil, bütün gençlere emanet etmiştir. Bu makaleyi tavsiye et... Favori olarak ekle (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 19 | Yazdır | E-posta
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |