Haberler
Cumartesi, 06 Eylül 2008
Atatürk olmasa travmayı görürdünüz! PDF Yazdır E-posta
Salı, 24 Haziran 2008
Dengir Mir Mehmet Fırat’ın Atatürk devrimleri için “Türk toplumu bir travma yaşamıştır” sözü birçoğunuz gibi bende de şok etkisi yaptı. Onun veya bir başka siyasetçinin; “Atatürk’ü sevmiyorum, Humeyni’yi seviyorum. Çünkü Atatürk yüzünden inançlarımı yaşayamıyorum. Hatta işgal kuvvetlerini bile tercih ederdim” benzeri sözler söyleyen türbanlı kadının ağzıyla konuşması ne derseniz deyin insanı hayretler içinde bırakacak niteliktedir.

Anlamak mümkün değil.

Atatürk Milli Mücadele tamamlandıktan sonra hangi şehre gitse vatandaşların coşkun sevgisiyle karşılanmış, onlar işgalin sıkıntılarını, kayıplarını yaşadıkları için yapılanları, devrimleri nankörlükle değil, takdirle karşılamışlar. Ben ailemin büyüklerinden, anneannemden, annemden de dinledim bunu... Onlar da koşarak, mutluluktan, heyecandan ağlayarak gitmişler Antakya’yı ziyaretinde...

Fazla söze gerek yok bence sadece şunu söylemek lazım; asıl Atatürk olmasaydı siz travmayı o zaman görürdünüz.

*****

Hiçbir yürüyüşe katılmadım!

Bir okuyucumuz mektubunda benim “darbeye hayır” yürüyüşüne katıldığımdan bahsetmiş. Bunu nereden çıkardı, bir yerde mi yazıldı bilmiyorum ama olayın yüksek yargıdaki bir davayı darbe ile ilişkilendirerek etkisiz kılmak, halkın düşmanlığını çekmek ve ilgili partiyi mağdur duruma düşürmek olduğunu biliyorum.

Eğer bir siyasi partinin Anayasa’ya karşı hataları olmuşsa, Anayasa ihlali yapıldığı ilgili yargı kurumları tarafından saptanmışsa buna demokratik yollarla (hukuk devletinde hukuk yoluyla) çözüm bulunması gerekir. Ben de buna inanırım.

Onun için böyle bir yürüyüşe katılmam mümkün değil. Duyurmuş olayım.

Akşam saatlerinde aldığım bir mektupta da bir başka okuyucu (Beşir Gödeneli); “CIA’nin İstanbul’da düzenlediği mitinge neden katıldınız” diye soruyor. Demek ki birileri benim adımı bu mitinglere katılanlar arasına yazmakta... Açıkça söylüyorum, ben yalnızca

“3 cumhuriyet mitingi”ne katıldım. Onlar dışında bir mitingde tek bir fotoğrafımı gösterene büyük ödül (diyelim ki 10 bin YTL) veririm.

Veya alnını karışlarım!



*****

Mehmet Öz...

Beyin değil kalp!

Gelecek hafta uzun süredir kendisiyle röportaj yapmayı istediğim dünyaca ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz’le yaptığım ve beğeneceğinize, büyük bir ilgiyle izleyeceğinize emin olduğum (bugün bir kısmını gazetede yayımladığımız) röportajı STAR’da yayınlayacağım.

Bunu da geçen Pazar program sonunda anons ettim. Ama genellikle program süresini geçerek ve uyarılarla bitirdiğimiz için aceleyle “kalp cerrahı” yerine “beyin cerrahı” demişim. Ekranda hata yapmama alışık olmayan izleyicilerim hemen mektuplar yağdırdılar.

Ne diyor Orhan abimiz ? “Hatasız kul olmaz” di mi?

İzin verin de ben de ara sıra kendi stokumdan kullanayım... Özürlerimle...

(Not: Bu arada, Mehmet Öz’ün kitaplarına baktığınızda “kalp ve beyin”in hep paralel olarak ele alındığını görüyorsunuz. Kalp için zararlı olan her şey beyin için de zararlı.)

Bu makaleyi tavsiye et...


Favori olarak ekle (5) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 21 | Yazdır | E-posta

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
Bakırkoy Gazetesi | Haberin Merkezi | Bakırköy Atatürk olmasa travmayı görürdünüz! - Bakırkoy Gazetesi | Haberin Merkezi | Bakırköy - Bakırkoy Gazetesi | Haberin Merkezi | Bakırköy

e-Bülten

Bakırköy Gazetesi e-bültenine abone olmak istermisiniz?






Ziyaretçiler

Ziyaretçi Kimliği

Yazarlar

----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------
----------------------------------