Dün AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’la telefonda konuştum. AKP’nin MYK toplantısında “Devrimlerin halkta travma yarattığı”nı söylediği N.Y Times röportajıyla ilgili açıklama yapmak istediği ama buna bazı MYK üyeleri tarafından engel olunduğu haberi Salı günü ajanslardan (bu haber ANKA Ajans’tan) diğer haberlerle birlikte bize geldi ve ben de haberi değerlendirerek “Fırat’ı ben programımda konuştururum” başlıklı yazımı yazdım.
Biliyorsunuz, hangi parti olursa olsun veya kim olursa olsun en dikkat ettiğim şey haksızlık yapmamak, futbol takımı tutar gibi taraf tutmamaktır. Cumhuriyetten, laik-demokratik rejimden yana taraf olduğum tartışılmaz ama bunun dışında asla parti tutmam, bu şekilde taraf olmam.
AKP’li bir yöneticiye veya milletvekiline gerekli soruları nasıl soruyorsam aynen CHP’li veya MHP’li olanlara da sorarım. Örneğin, daha 2 hafta önce CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek’le Her Açıdan’da yaptığımız konuşmada “Önder Sav ve Kanaltürk”le ilgili sorulabilecek en zor soruları sorduğumu ve gereken her yorumu yaptığımı izleyenler görmüşlerdir.
Dengir Mir Mehmet Fırat telefon konuşmasına oldukça kızgın şekilde “Bu haberin doğru olmadığını, kendisine böylelikle bir linç kampanyası açıldığını” söyleyerek başladı ki beni “Aşil’in topuğundan” vurmuş oldu. Yanlış bir haber, linç kampanyası, bunlar benim hiç içinde olmak istemeyeceğim şeyler...
Fırat “Bu konuyu çok kişinin yazdığını, fazla üzerinde durmadığını ama kendisini daha iyi tanıyan ve doğrulara, tarafsızlığa önem veren biri olarak benim yazımın onu etkilediğini, üzdüğünü, önce onu arayarak gerçeği öğrenmemi beklediğini” söyledi.
Ben de ona “Son zamanlarda laiklikle birlikte ‘Atatürk, cumhuriyet, devrimler’ de sık sık saldırıya uğradığı için artık ‘tek cümlenin bile’ üzerinde durulduğu, hele bu cümle iktidar partisinin Genel Başkan Yardımcısı tarafından ve yabancı basına söylenmişse durulmasının doğal olduğu, buna kızmamaları gerektiği” cevabını verdim.
“DEVRİM TRAVMA YARATIR”
Dengir Mir Mehmet Fırat daha sonra bu sözlerinin 2 saatlik bir röportajdan cımbızla çekildiğini, o röportajda cumhuriyetin kurulma zorlukları, Osmanlı’dan yeni bir yaşam biçimine geçiş ve cumhuriyet sonrasını anlatarak sosyolojik bir tespit yaptığını, bunları basın toplantısında da açıkça belirttiğini söyledi ve şöyle devam etti: “Devrimlerin öyle veya böyle olduğundan söz etmedim, kötü oldu demedim, travmatik olduğunu söyledim ki zaten devrimler travma yaratan değişikliklerdir, evrim değildir, bir süreçle yapılan reform değildir... Fransız devrimi de travma yaratmıştır ve etkileri uzun süre devam etmiştir.”
Röportajın İngilizce’den bire bir tercümesiyle gazetelerde verilen haberler arasında fark olduğunu, yanlış haber ve yorumların kendisini yıpratma amacı taşıdığına inandığını söyleyen Fırat daha sonra MYK toplantısıyla ilgili habere değinerek “Toplantıda benim konuşturulmamam gibi bir durum asla olamaz. Ben siyasette konuşacak meydan sıkıntısı çekmem, bana söz verilmeyen yerde de durmam. Koltuk, mevki böyle bir durumda benim için hiçtir” dedi.
Ben iyi niyetimi koruyor ve bu açıklamadaki içtenliğe inanıyorum. Dengir Mir Mehmet Fırat’ın Türkiye’nin rejimine, cumhuriyet devrimlerine zarar vermek istemeyecek bir siyasetçi olduğuna da...
Umarım zaman beni haklı çıkarır.
Bu olay, özellikle yönetici konumundaki siyasetçilerin her cümlelerine -yanlış anlaşılabileceğini de düşünerek- dikkat etmeleri, polemik yaratacak söylerden kaçınmaları gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu.