Haber aldığımıza göre Türkiye, Almanya’yı yenerse 211 kurban kesilecekmiş.
Biliyoruz ki Müslümanlıkta kurban sadece Kurban Bayramı’nda ’Allah’ için ve masumlara, fakirlere yardım için kesilir ve Peygamberimiz için bile böyle bir uygulama yoktur.
Futboldaki her başarı sonunda vurulan onlarca masum insan ve boşuna harcanan milyonlarca YTL dışında, bu ’yanlışı’ da yapmayalım. Spor ile kan dökme arasında bir istatistik hocası olarak doğrusal bir korelasyon bulamıyorum. Lütfen durdurun, Türkiye’nin yurtdışında da itibarını bozacak ufak çaplı açık bir mezbaha kurulmasın! Neredeyse, ben ve benim gibi düşünenler sırf bu yüzden milli takımımızın galip gelmesini istemeyebilir.
Prof.Dr.Orhan KURAL İTÜ Maden Fakültesi
Yeraltı İşletmeleri Ana Bilim Dalı Başkanı
Takiyenin zirvesi
NYT’deki demecinde "Türk toplumu bir travma yaşamıştır. Bir gece içinde kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istenmiştir. Bu travmayı yaşamayan toplumlar, kıyafet tartışmalarını anlayamazlar" diyen AKP’li Dengir Mir Mehmet Fırat, Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen Kurtuluş Savaşı ve devamında ortaya konulan aydınlanma devrimlerini içine sindirememiş olan bu zihniyet, içindekileri kusmaktadır.
Takiye yapan insanlarda sık görülen bir durumu Dengir Fırat tekrarlamaktadır. Takiye yapan insanlar köşeye sıkıştıklarını düşündükleri korku ve panik anlarında özlerine dönerler. Dengir Fırat da özüne döndüğünde; akla dayalı, laik, çağdaş, demokratik ve özgür bir topluma dönüşmüş olmanın verdiği acıyla, geride kalmış, dine dayalı, dini kurallarla ve bu kuralları temsil ettiklerini iddia eden siyasal dincilerce yönetilen bir devlet organizasyonu özlemini ortaya koymuştur.
Bugün bulundukları konumları borçlu oldukları Mustafa Kemal Atatürk’e ve yol arkadaşlarına bu kadar dil uzatacak cesareti buluyor olmaları, acı ve üzüntü vericidir. Tamamen karşı oldukları bir dünya görüşünün kurumlarından ve temsilcilerinden güç alarak bunu yapıyor olmaları da önemli bir çelişkidir ve takiyenin zirvesidir. Fırat’ı kınıyoruz.
Bülent GÜRSOY
TMBD Genel Başkanı
Dengesiz sözler
AKP’li Fırat’ın Atatürk’ü adeta ’Faşist Hitler’ gibi gösterdiğine işaret eden Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ebru Kurban Yaldız, "Dengesiz sözlerin sahibi Dengir Bey, bütün görevlerinden hemen istifa etmelidir" diyor ve ekliyor:
"Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm icraatlarını ve devrimlerini yüce Türk milleti topyekûn bağrına basmıştır. Asıl siz bu dengesiz ve saçma sözlerinizle toplumda travmaya sebep oldunuz. Sükût, ikrardır. Bu saatlere kadar yalanlamadınız. Derhal Türk milletinden özür dileyin ve bütün görevlerinizden istifa edin."
’Ergenekon’da üç aydır iddianame yok
TEKİRDAĞ F tipi cezaevinden selam ve sevgiler. Genel Başkanımız Doğu Perinçek’le birlikte 3. ayımızı doldurduk burada. Hálá iddianame açıklanmadı. Ne ile suçlanacağımızı bilmiyoruz ama Fethullahçı medyanın hakkımızda ürettiği yalanlar bir kütüphaneyi dolduracak kadar çok.
Kim imal ediyor bu yalanları ve kim servis yapıyor?
Sevgili Uğur Mumcu’nun o unutulmaz ’Rabıta’ araştırmasını hatırlarsınız. İşte o Rabıta’nın verdiği parayla, ilk ’hacı vali’ unvanını kazanan valimiz, şimdi Emniyet Genel Müdürü! İstihbarat Dairesi’nin başındaki kişinin siciline ise ’Fethullahçı’ yazılmış.
Türkiye’nin dinleyen teknik dairesinin başında da aynı cemaat mensubu gelmiş.
Vah Türkiyem vah!
Ağlama Duvarı’ndaki fotoğrafı servise koyanlar, Genelkurmay’ı dinleyenler, Cumhuriyet’in yürekli yargıçlarını izleyenler ve ’Ergenekon’ operasyonunu başlatanlar, hep aynı ekip, aynı cemaat.
Fakat Türkiye, bunlara pabuç bırakmayacak kadar büyük bir ülke; kaybedecekleri, perişan olacakları kesin.
Hikmet ÇİÇEK-İşçi Partisi Basın Bürosu Başkanı
Hükümet, hububat fiyatını unuttu
GÜNLERDEN beri parti kapatılma davası, türban davasıdır gidiyor. Maşallah idarecilerimizin başka işlerle ilgileri yok. Her yıl mayıs ayında hükümet tarafından açıklanan hububat fiyatları hálá açıklanacak diye bekliyoruz. Çiftçinin borcu varmış, parası yokmuş kimin umurunda? Lütfen bu durumu bir ele alır, üreticiyi ilgilere hatırlatırsanız memnun oluruz.
Ünsal ALTINAY-ANTALYA
ANLAYANA
"SON düdük çalana dek, kimse Türkiye’nin üstünü çizemez!" (The Independent)
Umarım, diğer yöneticilerimiz de, ülkemizin özgür ve mutlu geleceği için bu yorumun sonsuza dek sürmesine katkıda bulunurlar.