ÜMİTKÖY, Ümit Sitesi önünde küçük, şirin bir park vardı. Vardı diyorum çünkü şu anda parkın çehresi tamamen değişmiş durumda.
Bundan bir ay önce bu parkın etrafı çevrilip bir levha asıldı. Levhada ’Yenimahalle Belediyesi yeşil alan revize çalışması’ yazılıydı. Çok geçmeden çalışma başladı ama ne çalışma. İnanılır gibi değil... Önce parkın zeminini, güzelim çimleri ve çiçekleri yok ederek kazdılar. Sonra, zemini betonla kapatıp, parkın değişik bölümlerine beton duvarlar, betondan bloklar dökmeye başladılar. Şu anda parkta öyle bir görüntü var ki, sanki büyük bir işmerkezi yapılıyor. Zeminde yeşil çim diye bir şey kalmadı. Yapılanları ifade etmekte inanın zorlanıyorum.
- Bir defa, eski parkın nesi vardı da, ’revize’ etme ihtiyacı duyuldu ?
- Yeşil alan çalışması yapmak, çim ve çiçeklerin yetiştiği zemine beton dökmek
midir? Bu çalışmaya karar veren Belediye yetkilileri, betonla kaplanan her bir karış toprağın, havadaki nem oranını azaltacağını, bunun da son yıllarda özellikle Ankara’da yaşadığımız kuraklığın en önemli sebeplerinden biri olduğunu bilmiyorlar mı?
- Uygar ülkelerdeki, park ve bahçelerin nasıl yapıldığı hakkında fikirleri yoksa, neden bu işi bilenlere danışma ihtiyacı hissetmiyorlar?
- Ayrıca, işin bir de maliyet yönü var. Zaten borç içinde yüzen Belediyelerin, bu kadar abartılı, maliyeti yüksek ve yararı şöyle dursun, çevreye tamamen zararlı, betondan yapılmış park projeleriyle neyi amaçlamaktadırlar?
- Yeşil alan ve parklar, insanların oksijen alarak günü yorgunluğunu attıkları, kuş cıvıltılarını dinledikleri, sulandığı veya yağmur yağdığında mis gibi toprak kokusunu kokladıkları, çocuklarını çimler üzerinde yürüterek büyüttükleri, huzur veren yerlerdir. Betonla boğdukları O güzelim park, bu haliyle bu duyguların hangisini verecektir.
Prof.Dr.Faruk MENDİ-
Gazi Üniversitesi THY saygı duymuyor
ŞİKAYETİM de ne yazık ki son günlerde size ulaşan şikayetlerle aynı olacak. THY’nın Ankara’lı vatandaşa 2. sınıf insan muamelesi yapması.
47 yaşında bir işkadınıyım. 26 yıldan beri, ama özellikle son 5 yılda çok sık seyahat ediyorum. Fabrikamız Ankara’da olduğu için, Türkiye içinde yapacağımız (İstanbul hariç) tüm seyahatleri yeni ’Anadolu Jet’ ile yapacağız. Ankara’da açılan havaalanını daha sık kullanılır hale getirmek ve İstanbul Atatürk Havaalanı’nın trafiğini azaltmak üzere konulmuş bu uygulamaya saygı duymaya çalışıyorum ama Ankara vatandaşı olarak bize neden THY tarafından saygı duyulmadığını sorgulamanın da hakkımız olduğunu düşünüyorum.
’Elite kart’ sahibiyim. Bu kartı para karşılığı da almadım. Her yere milli hava yolumuz THY ile uçtuğum için toplanan ’miller’ karşılığı olarak THY kendisi verdi. Bugüne kadar dünyada THY’nın uçtuğu tüm ülkelere THY ile uçmaktan da gurur duydum. Ama Ankara’lılara yapılan bu haksızlık karşısında sessiz kalamıyorum.
CIP salonunu kullanamamak bir yana, mil puanlarımızı kullanmanıza izin veren bu sistemin, çifte standart uygulayarak mil kazanımına engel olduğunu bugüne kadar bizlere bildirmemeleri büyük saygısızlık değil mi? Her konuyu müşterilerine maille bildiren THY, acaba Ankaralılara 2. sınıf vatandaş muamelesi uygulamasının ve bunu habersizce yapmasının utancını mı yaşıyor?
GÜNÜN SÖZÜ
"Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır."