31.3.2008’de MCA Ankara Kızılay Merkez Mağazası’ndan satın aldığım 3 takım elbiseyi tadilatları yapıldıktan sonra 14.4.2008’de teslim aldım.
En son sırada giydiğim Dior markalı takımın pantolon ağ kısmında özür olduğunu giydiğimin 2. günü akşamı fark ettim ve 30.4.2008’de mağazaya götürerek teslim ettim. İki defa firmasına gitti; ikisinde de elbise, %100 yün olduğundan kullanıcı hatasından, sürtünmeden dolayı meydana geldiği, şeklinde rapor tutuldu. Demek ki bacaklarımızı ayırarak gezmemiz gerekiyor. İki gün giyilen pantolon nasıl kullanıcı hatasından hasarlanır? Her gün giysem dahi 15 günlük pantolon nasıl kullanıcı hatası olabilir? Satarken her türlü kolaylığı gösteren mağaza sattıktan sonra hiçbir sorumluluk almıyor. Biz şimdi bu firmayla artık çalışmıyoruz, bu ürünü biz 2 sene önce almışız karışamayız, diyor. Halbuki satarken "abi çok güzel takım, yeni moda, daha yeni geldi" diye satıyorlar. Resmen insanları kandırıyorlar. Dior firmasının %100 yün ürünleri böyle oluyor madem, niçin üretiyorsunuz? Vatandaş parayı sokakta mı buluyor? Sattığınız ürünün arkasında niçin durmuyorsunuz? Firma madem kabul etmiyor, siz neden aradan sıyrılıyorsunuz? Milyarları reklamlara veriyorsunuz, 125 YTL’lik elbiseyi değiştirmiyorsunuz. Bir de parayı alana kadar çok kibar olan çalışanlar sonrasında tam tersi davrandı. Demek ki iş elbiseyi satana kadarmış.
Tamer NEZİR
Çayyolu’nda bir şey olsa kimi arayacağım
YENİMAHALLE, Çayyolu’nun Mina-Sera Alışveriş Merkezi’nin yakınında ikamet etmekteyim. Bu alışveriş merkezinin içinde bulunan bir gece kulübü, özellikle çarşambadan cumartesi gecesine kadar haddinden fazla müzik yayını yapıyor. Bu yayın 24.00’dan 04.00’lere kadar sürüyor. 10.6.2008 saat 03.15 sıralarında sesten gelen şikayetimi bildirmek amacıyla 156’i aradım. Telefonu açan kişiye sorunumu aktardıktan sonra, Koru Jandarması’nın bana yardımcı olabileceğini söyledi. Bana verdiği 240 59 54’yi aradım ve telefonu açan askere de aynı şekilde bana yardımcı olmasını rica ettim.
Hoş olmayan bir şekilde o bölgeye ’Koru Jandarma’nın bakmadığını, ilçeyi aramamı belirterek 387 35 15’i verdi. Hemen arayarak derdimi anlattım. Beni, ’başka bir yere bağlıyorum’ diyerek hattan düşürdü (2 sefer).
Şimdi değerli yetkili, bana bu ülkede Çayyolu semtinde bir şey olsa, ben kimi arayacağım? Jandarmaya güvenemeyecek miyim?
Evde hasta annem var. Birkaç kişi eğlenip coşacak diye geceleri ağlıyor ve kadıncağız sağlığından oluyor. Bana yardımcı olun. Bir de lütfen bu çevrede bir vukuat olduğunda arayacağım numara ne ise rica ederim bana verin.. Çağatay GÜR Suyun kokusu değişti
İSHALDE artış var! Hergün bir çok kişi benzer şikayette bulunuyor. İnsanın aklına ister istemez, sebep yokken ve şikayetler çoğaldığı için ’sudan mı acaba’ diye geliyor. Bu arada suyun kokusu da hissedilir sekilde değişti! Çok ciddi iddialar ve bir takım veriler ortadayken, sorumluluk sadece belediyeye bırakılır mı?Deneme yanılmalarla ve doğrulanmayan örneklerle,savunma yapanlara nereye kadar güvenilir?
Örneğin, Refik Saydam Hıfzısıhha Başkanlığı kamuoyunu aydınlatacak bilgi sunamaz mı?
Suyun değişen kokusunu hissetmemek için insanın burnunun olmaması gerekir. Yetkililerin böyle bir sorunu yoksa ve sessizliğe bakılırsa, başka ’su’kullanıyorlar demektir.
Vatandaşa, Allah yardım etsin!
Metin ALTAY
GÜNÜN SÖZÜ
"Hükümet her şeyi özelleştiriyor. Yakında suyu bile halka özel şirketler satacak. Biz, halktan su parası toplamadığımız için yargılanıyoruz. Ama Kızılırmak’ın zehirli suyunu Ankaralılara içiren kişi, Ankaralıların sağlığını bozduğu, oradaki halkı zehirlediği için hiçbir şekilde yargılanmıyor ve cezaya çarptırılmıyor."
Bakirkoy Gazetesi | Haberin MerkeziSatarken iyi de sattıktan sonra mı kötü oluyor - Bakirkoy Gazetesi | Haberin Merkezi - Bakirkoy Gazetesi | Haberin Merkezi