Kilo vermeyi kısa süreli, katlanılması gereken bir süreç olarak...
Dr. Neslihan Aktaş

Dr. Neslihan Aktaş

Kilo vermeyi kısa süreli, katlanılması gereken bir süreç olarak görürseniz, bin bir emekle verdiğiniz kiloları geri alırsınız.

25 Aralık 2017 - 16:18 - Güncelleme: 27 Aralık 2017 - 19:32

Kilo vermeyi kısa süreli, katlanılması gereken bir süreç olarak görürseniz, bin bir emekle verdiğiniz kiloları geri alırsınız.

Etrafınızda bahsedeceğim senaryoyu yaşamış birisi mutlaka vardır. Belki siz de bu yoldan geçmişsinizdir. Bir şekilde kilo vermeyi başaran kişilerin yaşadığı ortak bir sorun var. Verilen kiloları yeniden geri almak! Hatta çoğu zaman verdiğimiz kilodan daha da fazlasını geri almak!

Araştırmalar hep aynı sonuçları veriyor. Kilo veren insanların %90’ı ilerleyen iki yıl içerisinde verdikleri fazla kiloları mutlaka geri alıyorlar. Nedeni araştırıldığında ortaya çok açık bir sorun çıkıyor. Sorunun temelinde diyetin kısa süreli ve katlanılması gereken tatsız bir süreç olarak görülmesi yatıyor! Bize mucizeymiş gibi dayatılan diyetlere baktığımızda genelde “1 haftada 4 kilo verdiren mucizevi diyet!” veya tek tip beslenme ile kilo verdirmeyi hedefleyen “Sadece muz yiyerek 1 haftada fazla kilolarınızdan kurtulun” gibi ibareler görüyoruz.

Gün geçmiyor ki basında “Günde 20 muz yiyerek zayıfladı” şeklinde haberler görmeyelim. Bu tür diyetlerin temelde çalışma mantığı sizi belirli bir süre ve / veya belirli besinlerle besleyerek kalan her şeyden mahrum bırakması, belirli kalıpları size dayatmaya çalışmasıdır. Oysaki hayatta çoğu şeyde olduğu gibi zorla güzellik olmaz.

Diyet bittiğinde özgürce yiyeceğimiz yemeklerin hayalini kurmak!

Bu tür mahrumiyet temelli diyetler yapıldığında vücudumuz ve ruhumuz mutlaka bu duruma karşı tepkiler ortaya koyar. Ya vücudumuz metabolizmayı yavaşlatır ya da ruhumuz mutsuzluk, isteksizlik yaşayıp hayattan zevk alamaz veya “diyet bittiğinde özgürce yiyeceğimiz yemeklerin hayalini kurarak” depresif bir hal alır. Bu durumu siz de yaşadıysanız, ferahlayın. Yalnız değilsiniz. Bu tür diyetler yapan herkeste mutlaka negatif yanıtlar yaşanır.

Peki, bu durumun bir çözümü var mı? Var! Çözüm fazla kilolarınızı kendimize çaktırmadan vermekten geçiyor. Bir anda, çok hızlı bir şekilde kilo kaybetmek yerine zamana yayarak ama istikrarlı bir şekilde fazla kilolarımızı vermeyi hedeflemeliyiz.

Günlük 250-300 kalori daha az enerji aldığımızda bedeniniz ve ruhunuz sizi hoşgörü ile karşılayıp bu değişen durumu bakıp görmezden gelir. Ne metabolizmanız yavaşlar, ne de depresif ve hayatın güzelliklerinden mahrum kalmış gibi duygularınız depreşir. Günlük 250-300 kalori daha az enerji almak için birkaç dilim ekmek az yemek, çayı şekersiz içmek, birkaç kaşık makarna ya da pilavdan vazgeçmek bile yeterlidir! Hayatınızda yapacağınız bu küçük değişikliklerle bile yılda 4-5 kilo kaybetmeniz işten bile değildir. Hem de kalıcı bir şekilde!

Doygunluk hissini elde etmek için midemizi tıka basa doldurmak zorunda değiliz. Araştırmalar yemek yediğimiz ortamın, yemeğin servis şeklinin, yemeği koyduğumuz tabağın, yemek esnasında duyduğumuz seslerin ve aklımızdan geçen düşüncelerin bir bütün olarak doygunluk hissini etkilediğini göstermektedir.

Diyet yapmadan kilo verilebilir!

Özetle anlatmak istediğimiz şey şu: Fazla kilolarınızın altında metabolik bir durum yatmıyorsa hızlı bir şekilde “diyet yaparak” kilo vermeyi hedeflemeyin. Bu sadece geçici bir çözüm olacaktır. Maalesef bin bir zahmetle verdiğiniz kiloları da büyük olasılıkla geri alacaksınız. Hayat tarzınızda ufak dokunuşlar yaparak kalıcı bir şekilde kilo sorununuzdan kolaylıkla kurtulabilirsiniz! Sorunun çözümünü zaman içinde ve vücudumuza çaktırmadan yapacağımız ufak değişikliklerde arayın. Bu ufak değişikliklerle istikrarlı bir şekilde her ay ortalama 3 kilo vermeyi bile başarsak 1 yılda tam 36 kilo

vermemizi sağlar. Yani aslında çözümü zamana yayarak en fazla 1 yıl içerisinde hayatımızdaki bu sorunu kökten çözebiliriz! Tabi bu değişimi kalıcı kılmak istiyorsak fırsat buldukça tempolu yürüyüşler yapmak gibi hayatımıza egzersizleri katmayı da ihmal etmeyin.


Sağlıkla Kalın…

Bu yazı 5151 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar