ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ
Tahsin Ataizi

Tahsin Ataizi

Tahsin Ataizi

ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ

26 Aralık 2018 - 15:51

(Elbette onlar bizim kalbimizde… Bizlerde, gelecek kuşaklarda aynı heyecan ve kalplerle tabiki bu vatanı böldürmeyiz. Ancak Medya ve TV’lerde şehitlerimiz için tahsis edilen satır, sahife, zaman… )

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİMİZ

( Hatırlayanlar, programlarında TV’lerde ayrılan zaman sizce yeterli mi? Saygı, sevgi ve VEFA için… Gelecek kuşaklara ders olması bakımından…)

ŞEHİT KUBİLAY

(88 yıl önce irtica eylemcileri tarafından başı kesilerek şehit edilen kahraman Atğm.’e medyamız; Cumhuriyet için baş koyarak mücadele eden şehidimize ayırılan sahife ve TV’lerdeki zaman yeterli mi? )

ŞEHİTLERİMİZE VEFA

(Vefa ne boza, ne de bir takım, ne de bir semt ismidir! HİSSEDENE ve duyarlı olanlara tabiki…)

Ayrılan köşemde; sahifelere sığmayacak duygularımı haykırmak istiyorum satırlarımda…

Yazımdaki başlıklardan da anlaşılacağı gibi DUYARSIZLIK ve İLGİSİZLİĞE karşı, ilgili kurumlara medyaya ne söylesem? Ne yazsam? Az mı gelir diye düşünüyorum. Herkesin günahını da almak istemiyorum. Yarası olanlar gerekli hassasiyeti göstermeyen herkese dir sözüm…

1. Sonu hüsranla biten Enver Paşanın SARIKAMIŞ Harekâtında, verdiğimiz ŞEHİTLERİMİZ

2. 1930’da Nakşibendi tarikatından Derviş Mehmet ve müritlerinin Menemen’de ( Biz halife ordusuyuz- biz şeriat ordusuyuz diyerek) ŞERİAT eylemi yapan yobazlara karşı görevlendirilen Atğm. Mustafa Fehmi Kubilay’ın verdiği mücadelede maalesef başı kesilerek şehit edilmesi olayları…

Evet, bizler için savaşan, bu vatanı bize bırakmak için bu yola baş koyanlar, başını vererek Menemen’de, donarak Sarıkamış’ta bedenini ve ruhunu teslim edenlere karşı gösterilmeyen ilgi…

VEFA mı? Nedir bu duyarsızlık Allah Aşkına!

Askerlik Bedelli mi Bedeni ile mi?

Bedeni ve ruhu ile ülkem uğruna canı pahasına mı? Parası olan, kitabına usulüne uyan, çıkartılan bedelli askerlik ile ilgili kanununa göre 15 Bin TL maddi bedelle mi? Giden bedenlerin, canların bedeli…

Yoksa, Anaların kınalı kuzularının CANLARI mı gerçek BEDEL!…

Yatır paranı bankaya! Git askerlik şubesine ver banka dekontunu, işlem tamam.

Ancak imkânı olduğu halde bu yolu tercih etmeyenler yok değil. Bu tercihi anadan babadan aldığı terbiye/maya ile zül addedip normalde askere gelenlerde var.

Bedelli kanunu çıkmış. Kanunlara karşı müdahil hakkımız olmasa da… ( olamaz da…)

Yetkililerce istişare edilerek herkesin eşit ortamda ASKERLİK SÜRELERİNİN kısaltılarak eşit ve eşdeğer muamele sunulamaz mı? Bu konuya başka bir günde daha teferruatlı olarak değinmek istiyorum.

KUBİLAY Atğm. ‘in irtica eylemi yapan yobazlar tarafından başı kesilerek şehit edilmesini; Bizim gözümüzle sözcümüz, Sözcü’de Sn. Rahmi TURAN ve Sn. Emin ÇÖLAŞAN’IN KALEMİNDEN 23.12.2018 tarihli gazetenin internet sahifesinden okunabilir. Özetle, Değerli kalem ve yazarlarımızdan Sn. Rahmi TURAN ve Sn. Emin ÇÖLAŞAN’nın şehit Kubilay hakkındaki yazılarından alıntıları olduğu gibi aktarmak istiyorum.

“Ayaklanma niteliğindeki Menemen Olayı 23 Aralık 1930 günü meydana gelmiş, TÜRK Ordusu’nun kahraman genç subayı ve Cumhuriyet’in ülkücü öğretmen topluluğunun vatansever üyesi Kubilay’la birlikte iki mahalle bekçisi şehit edilmişti.

Bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş, olayı yaratan Derviş Mehmet ve suç ortakları tutuklanıp yargılanarak hak ettikleri cezaya mahkûm edilmişlerdi: İDAM!

AKP iktidarı bu tarihi olayın anılmasından ve ders kitaplarında yer almasından hoşlanmıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, Kubilay Olayı’nı bu yılın ortaokul ve lise “ TC. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük” ders kitaplarından neden çıkarttı, neden rahatsız oldu, anlaması zor değil!

Eğitimci Mustafa Solak’a göre: “ Bunun sebebi, cumhuriyetimizi yıkıp, padişahlığı ve halifeliği geri getirmek isteyen padişah yanlısı gericilerin suçlarını gizlemektir!” ( Rahmi TURAN )

“Olayın ardından Menemen’de devrim şehitleri yedek subay asteğmen Kubilay, bekçi Hasan ve Şevki adına görkemli bir anıt dikildi. Üzerinde şöyle yazar: “ İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”

Bugün, Menemen’de gerçekleşen irtica olayının 88. Yıldönümü.

İrtica yılanının başı, aradan geçen 88 yıla karşın henüz ezilemedi.

Yılan pusuda bekliyor. Başını bazen gömülü olduğu olduğu yerden kaldırıp tıslıyor, bazen şöyle bir boy gösteriyor, bazen de Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetiyor!

Ancak, günümüzde devletimiz ve milletimiz açısından irtica tehdidi artık kalmadı! AKP hükümeti aldığı kararla, irticayı Türkiye için ulusal tehdit olmaktan çıkardı. Gözümüz aydın, artık başımızda böyle bir tehlike yok!...

İzmir ve Ege’nin Atatürkçü, laik, yurtsever insanları ve çok sayıda sivil toplum örgütü bugün Menemen’de devrim şehitlerini bir kez daha anacak, onların önünde saygı duruşunda bulunacak, “Hükümet kararıyla yok sayılan(!)” irticayı bir kez daha lanetleyecek.

Devrim şehitlerimiz yedek subay Kubilay, bekçi Hasan ve Şevki’ye Allah rahmet eylesin. İyi ki bu günleri görmediler.” ( Emin ÇÖALŞAN)

Saygıdeğer kalemlerin eline, kalemlerine, beyinlerine sağlık derken; şehitlerimize de Allah’tan bir kez daha rahmet dilerim. Ruhları Şad olsun…

Bu yazı 378 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar