<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>Bakırköy Gazetesi</title>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com</link>
<description>Objektif, tarafsız, ilkeli doğru haberciliğin adresi ...</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.bakirkoygazetesi.com</copyright>
<image>
<title>https://www.bakirkoygazetesi.com</title>
<url>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/genel/logo_9.png
</url>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>CHP'de Omurgalılar ve Omurgasızlar </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>CHP’li arkadaşlar kızacaklar ama siyasetin en oynak tipleri maalesef kendi partilerinde bulunmakta.</p>

<p>Sol adına sol oportunist tipler…</p>

<p>Ajitasyon-propaganda donelerini beceremeyen basiretsizlik!</p>

<p>Kitle psikolojisi nedir, kriz yönetimi nedir, toplum refleksi nasıl harekete geçirilir bilmeyen, basiretsiz, popülizm içerisinde dalga kıran, sözüm ona siyasetçilerin gerçekte olmayan bir güçleri olduğu tavır ve edaları ile kendilerini dev aynasında görmeleridir; bu kadar sancılanmalarının yüklem’i.</p>

<p>Demokratik tepki-etki alanını hesaplayamayacak kadar geri, ama bir o kadar oportunizm…</p>

<p>Ne yazık ki iç hesaplaşmasını eleştiri-özeleştiri mekanizmasında görmeyip hizip, mezhep, mikro milliyetçilik çalışmasına döndürenler sadece başka merkezlerin (Chatham House, JFR, RSA) kontrolündedir…</p>

<p>Ortaya çıkan isimlere bakınca abilerinin sihirli değneğinin simlerinin üzerlerinde kaldığını görememek…</p>

<p>Kendi iç hizibini üreten, koltuğunu sağlam kazığa bağlamaya çabalayan, oportunizm batağında yüzen dalgıçlar…</p>

<p>İç içe geçmiş rant kardeşliği…</p>

<p>İç içe geçmiş derin ilişkiler…</p>

<p>Sorsan, sözde düşman; özde doymayan kürk kardeşliği…</p>

<p>Halk için, CHP için bir iken iki olamayan; devraldığı bayrağı iktidara taşıyamayan, yoksulların, milyonların Bağımsız Türkiye düşlerini siz, cebinden ve karnından (CFR – Council on Foreign Relations, Chatham House – The Royal Institute of International Affairs) bağlı kadrolarla mı gerçekleştireceksiniz?</p>

<p>Kızları Dubai’de şezlongda, oğulları after partilerde “devir bizim, devran bizim” şarkıları söyleyen kadrolarla mı gerçekleştireceksiniz?..</p>

<p>Sesinizi sadece zapt ettiğiniz salonlar, lüks otel lobileri duyar; alanlara taşıyamazsınız.</p>

<p>Sizinkisi hep gecelerde kalmak, sabah şarkıları söyleyememektir…</p>

<p>Geri dönüşü olmayan manevralar sadece çöküntüyü daha fazla derinleştirecektir…</p>

<p>İktidar tabanında olan sancı, paylaşım savaşları! Pelikanlar (yalılarda, villalarda oturan her dönemciler) viski, şampanya kadehlerini tokuştururken St. Tropez’de ıstakozlu kutlamalar, havyarlı kahvaltılar yaparken gerçek taban sur içinde ikinci çayı zor içiyor.</p>

<p>Bu durumları görmemek için siyasi kör olmak gerekiyor…</p>

<p>Peki ya CHP…</p>

<p>Türkiye sol hareketinin 80 sonrası ne idüğü belirsiz bir kitle ile temsil edilmeye çalışılması da düşündürücüdür.</p>

<p>Kimse bu ülkede “Nasyonal Sosyalizm”i ilericilik, sol, sosyal demokrasi olarak sunmasın, zira temeli faşizmdir…</p>

<p>CHP’nin bu süreçten sonra asli görevi, Nasyonal Sosyalistler ve şovmen, hırsız, egoist tiplerden kopmak olmalıdır.</p>

<p>Son aylardaki süreç ve bu süreci kurtarmak adına atılacak her adım, hatalara ivme kazandıracağı gibi tabansal tepkiler ve mırıldanmaları da fazlalaştıracaktır.</p>

<p>Mikro milliyetçi, şoven, kendine sol, popülist, arsız, hırsız sosyal medya milletvekillerinden ve halkın sürekli gözü önünde olup üç kuruşa dosya takip eden; çıkarlarına ters düştüğü için çeşitli mecralarda birlikte sandıktan çıktıkları belediye başkanlarını karalayan, itirafçı belediye meclis üyelerinden kurtulmadıkça, adalet parti içerisinde sağlanmadıkça yolun sonudur.</p>

<p>Maalesef CHP’nin basiretsiz ve güdümlü kadrolarca getirildiği durum, 5 kanat ile uçmaya çalışıyor olmaktan öte değildir…</p>

<p>Doğru tektir.</p>

<p>Hizip ruhunu atamamış yapılanma halka umut olamaz.</p>

<p>CHP’nin yegâne sorunu; omurgalılar (gerçek sosyal demokratlar) ve omurgasızlar (popülist, narsist, şoven, cebine solcu, hırsız, arsız vb.) savaşıdır.</p>

<p>Ne yazık ki CHP, halk partisi değil; koltuk severlerin partisi pozisyonuna düşürülmüştür.</p>

<p>Halktan uzak, küçük burjuva ruhlarla halka inemediniz, inemezsiniz.</p>

<p>Lümpen, popülizmde zirve yapmış sosyal medya vekilleriyle halkçı olunmuyor.</p>

<p>Ruhunuz; burjuvaziye, Londra çetelerine teslim olmuş.</p>

<p>Üzerine şoven, dar kalıp, güdümlü kadrolardan sos eklenmiş durumda.</p>

<p>Halk yığınlarının (varoşların) umudu olmadan, sol-sosyal demokrat olunmaz beyler…</p>

<p>Sahil ruhu; küçük burjuvadır, esnektir, değişkendir.</p>

<p>Bugün “laiklik elden gitmesin” diye sana oy veren merkez sağ düşünceli kitleyi tabanın görme.</p>

<p>Senin alanın emektir, emek…</p>

<p>Sen neredesin??</p>

<p>Belediye ihalelerinde, asansör önünde müteahhit tedarikinde…</p>

<p>Köylüden uzak, proletaryadan uzak…</p>

<p>Ama sorsan hepsi sol; aslan sosyal demokrat ya da kauçuk demokrat…</p>

<p>Halkçılık yapıp milyar dolar sahibi olanlarınızı gördük ve onları o varoş dediğiniz yerlerde gördü…</p>

<p>Kitlesine önderlik edemeyecek yapılar ve o yapıların figürleri sadece şovmendir, sadece benmerkezci zavallılardır…</p>

<p>Bu halk kendi iradesini ve kendi önderliğini (umudunu parçalamadan) şekillendirir…</p>

<p>Kimse vitrinim diye güvenmesin, zira vitrinler camdandır…</p>

<p>İçinde olunan süreç göz önüne alındığında CHP artık uzaklaştığı 6 okun özüne dönmek, tüm halkı kucaklamak zorundadır.</p>

<p>Ama neylersin ki sadece sözde CHP’li vekiller, sadece konuşuyor ve boş konuşuyorlar…</p>

<p>Sosyal demokrat-sol görünen, AKP karşıtı görünüp karanlık dehlizlerde gezen ve sadece kartvizitlerindeki CHP ismi büyük, kendi küçük canlılar…</p>

<p>Düzen siyasetinin en profesyonel oportunistleri ve kendilerine solcu zavallıları…</p>

<p>İç içe geçmiş rant kardeşliği…</p>

<p>İç içe geçmiş derin ilişkiler…</p>

<p>Sorsan sözde düşmanlar, gel gör ki özde doymayan kürk kardeşliği…</p>

<p>Görmeyen, bilmeyenlerin; görüp görmezden gelenlerin, bilip şahsi çıkar uğruna üç maymunun dördüncüsünü oynayanların hâl ve ahvali, başka bir güzergahta başka bir hattın otobüsünü beklemekten başka bir şey değil…</p>

<p> </p>

<p>Onlarınki de bir umut işte, ama olsun umut da güzel şey…</p>
]]></content:encoded>
<author>Uğur Kelleci</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ugur-kelleci/chp-de-omurgalilar-ve-omurgasizlar/148/</link>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 14:39:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜRK DEVLETİ,CUMHURİYETİN KURULUŞ FELSEFESİ KODLARINA HIZLA DÖNÜYOR!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />
<br />
<br />
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyıl da Dünya ne kadar bir köy haline gelmiş olsa da Ulus Devletler; operasyonel istihbarat savaşlarına, biyolojik operasyonlara ve düzensiz göç istilalarına karşı ULUSAL kimliklerini koruma adına Beynelmilel politikalardan vazgeçip <a href="https://www.turkdunyasi.tv/">MİLLİ DEVLET</a><a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/"> </a>yapılarına ve politikalarına yönelmiştir.<br />
<br />
Biz de Türkiye olarak kadim TÜRK DEVLET geleneğinden gelen kurucu düşüncesi<a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/"> TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ</a> olan devletimizi acilen kuruluş felsefesine dönmelidir.<br aria-hidden="true" />
<br />
Bu şiar ile hareket eden;<br />
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ 2023 yılı seçimlerinde son iki yıldır küresel güçlerin taşeronları olan Terör örgütlerinin siyasi temsilcileri olan Etnik,Kürtçü ve İslamcı olan HÜDA PAR ve Bölücü-Kürtçü HDP üzerinden TÜRKİYE siyasetini rehin almaya ve dizayn etmeye çalışan küreselci projelere karşı TÜRK MİLLİYETÇİLERİ insiyatif alarak TÜRK MİLLETİNİN kaderini tayin etme konusunda bütün projeleri bozmuştur.<br aria-hidden="true" />
<br />
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ sergilediği bu duruş ile Türk toplumunun; kurucu felsefesi olan TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ milletimizin daha fazla özümsemesinin baş mihmandarları olarak tarihi görevlerini yüksek hassasiyetler ile yapmıştır.<br aria-hidden="true" />
<br />
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ; <br />
2023 seçimlerinden sonra yeni yasama yılında kendi Meclisinde yapılacak yeni <a href="https://www.turkdunyasi.tv/">ANAYASA</a><a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/"> </a>çalışmalarında <a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">TÜRK </a>MİLLETİNİN milli amentüsü olan <strong>ANAYASA’NIN ilk dört maddesini ve 66 maddeyi hedef alan toplam oy potansiyeli % 10 civarı olan HDP ve irili ufaklı tüm partiler bu süreçte tasfiye edilerek </strong>TÜRK MİLLİYETÇİLERİ yaptıkları protokoller ile TÜRK  KİMLİĞİNİN Anayasal güvence altına almasının ve DEVLETİNİN ortağı olmadığını sağlayan ana unsur olmuşlardır.<br aria-hidden="true" />
<br />
<a href="https://www.turkdunyasi.tv/">TÜRK MİLLİYETÇİLERİ</a><a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/"> </a>tarihin kendilerine yüklediği görevi başarı ile yapmışlardır.<br />
ALPARSLAN TÜRKEŞ'İN dediği gibi “21. YÜZYIL TÜRK ASRI OLACAKTIR” hedefine doğru engel olan tüm küreselci projeleri tarihin çöplüğüne atmıştır.<br aria-hidden="true" />
<br />
VE TARİH YÜZYIL önceki gibi bugünde TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİ başarıları ile yazacaktır.<br />
<br />
<strong>KONU TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN GELECEĞİ OLURSA HERKES BİR ARAYA GELİR..</strong><br />
<br />
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞ FELSEFESİNDE ,RECEP TAYYİP ERDOĞAN-DEVLET BAHÇELİ-KEMAL KILIÇDAROĞLU  ...<br />
<br />
Başkan Erdoğan ilk seçimde %49,5 oy alması ve buna itiraz etmemesi ,kendisini Diktatörlükle suçlayan Batılı ülkelere  2 tur seçimine girerek Türkiye'de demokrasi olduğunu göstererek seçimi kazanması da dikkat çekici..<br />
(herkes istese başkan Erdoğan itirazlarla seçimi kazanırdı diyorlar)<br />
<br />
Son seçimlerde bunu gösterdi,Hiç bir zaman bir araya gelmeyecek olan siyasi partiler  <a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">CUMHUR İTTİFAKI </a>  <strong>   AKP</strong>-<strong>MHP</strong>-<strong>HÜDA PAR</strong>-YENİDEN REFAH -BBP   <br />
<a href="https://www.turkdunyasi.tv/">MİLLET İTTİFAKI </a><a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">  </a>    <strong>  CHP</strong>-GELECEK PARTİSİ-DEVA PARTİSİ-DEMOKRAT PARTİ -<strong>SAADET PARTİSİ</strong> ,<br />
bir araya getiren güç ile <a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ </a>'nin <a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">HDP</a> ile birlikte <strong>seçime girmemesini sağlayan</strong> üst akılların operasyonlarını başarıyla bitirdikleri görülüyor.<br />
<br />
Burada devlet üst akılları Türk Devletinin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine hızla getirmesini sağladıkları ve yeni Anayasanın yüzde 90-95 oranıyla kabul edileceğini garantilemiş gözüküyor..(eğer <strong>yeni anayasa değişikliği için referandum gidilse </strong>bu %90-95 oranı hayal olacak ve yeni 100 yıl anayasasının yapılması engellenecekti)<br />
<br />
<a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">Selahattin Demirtaş</a>'ın siyaseti de  bırakması da bu yönde değerlendirilmekte..<br />
<br />
Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Lideri <a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">Kemal Kılıçdaroğlu </a>ne demişti ''Bizim bir kişisel beklentimiz yok. <strong>Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. O vatanımızın güzelliğini, bağımsızlığını bütün dünyaya duyurmalıyız. Tıpkı Cumhuriyetin kuruluşundaki felsefe gibi. Büyük bir millet olduğumuzu göstereceğiz.''<br />
<br />
Şimdi CHP 'liler Kemal Kılıçdaroğlu'nun istifasını isteyeceklerdir , ama Kemal Kılıçdaroğlu şimdi CHP 'yi Kuvayi Milliye kodlarına geri getirmek için CHP içindeki Batılı ,ingilizleri tasfiye sürecine girecektir.<br />
<br />
Bu seçimde kimse kaybetmedi ,Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kuruluş felsefesi kodlarına geri dönüyor..</strong><br aria-hidden="true" />
<br />
<strong><a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR</a>..</strong><br />
<br />
<a href="https://www.bakirkoygazetesi.com/">NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE</a> !</p>
]]></content:encoded>
<author>Köyün Delisi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/koyun-delisi/28-mayis-cumhurbaskanligi-secimleri-ataturk-ve-silah-arkadaslarinin-kuvayi-milliye-kodlariyla-kurduklari-devlet-kodlarina-hizla-donerek-turk-milliyetcileri-ile-devlet-kurulus-felsefesine-donecektir/147/</link>
<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 13:23:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>(Çocuklarını göremeyen Şehit Babaları, babalarını göremeyen Şehit Çocukları…)</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir düşünün Babasını göremeyen halen okuyan tahsiline devam eden çocukları… Çocuklarını ve onları Mürvetlerini göremeyen Şehit BABALARI…</p>

<p>Hiç bir parti mevzubahis olmadan;</p>

<p>Askerliği meslek değil-YAŞAM TARZI olarak kabul ederek VATAN için namus ve ölümüne ANT içen hayatını kaybedenlerin çocuklarına sahip çıkmak adına bu satırlarımı karaladım.</p>

<p>ATATÜRK’çü düşüncenin dışında hiçbir siyasi parti vs. düşünmeden… Sadece çocuklarım gençler ATATÜRK’çü düşünce ile gelecek, devam edecek kuşaklarımız için…</p>

<p>Ayrıca; Gerçek yardım amaçlı, sağa sola çatmadan, harcamayı gerçek belgelerle ibraz eden tüm vakıflara ayırım yapmadan teşekkürlerimi sunarım.</p>

<p>Kurban Bayramı bağışlarının Mehmetçik Vakfına yapılmasını arzu ederek;</p>

<p>Mehmetçik Vakfına yapılan kurban bağışları, yüreği yanık insanlara, ailelerine, çocuklarına ulaşıyor. Şehitlerimize olan vefa borcumuzu da kısmen ödemiş olmaz mıyız diye düşünüyorum.</p>

<p>Türkiye’mizin geleceği için muhtaç öğrencilerimize sahip çıkanlara TEV (Türk Eğitim Vakfı) TSKMEV gibi ortak görüşleri ortak yerlerin gelir paylaşımlarını da ayrıca belirtmek isterim.</p>

<p>TSKMEV’in eski bir çalışanı olarak vakfa yapılan bağışların her kuruşunun dahi gelir ve giderlerinde nerede harcandığına dair açıklamaları internette kamuoyuna açık olarak görülebilir, sorulabilir, bilgilerinize arz olunur. Takdir, sizlerin kanaatleridir. Yapılan kurban bağışlarınız yardımlarınız hiçbir Şehidimizi geri getirmediği gibi hiçbir Gazimizin kaybolan bir uzvunu geri getirmez. Ancak Şehitlerimizi de gönüllerimizde yaşatıp ruhlarını şad ve yad etmiş oluruz. Şehitler vurulduklarında değil unutulduklarında ölürler. Unutmayalım.</p>

<p>Yardımlarımızı Allah kabul etsin şimdiden Bayramınızı kutlar Nice bayramlara erişmenizi temenni ederim.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/cocuklarini-goremeyen-sehit-babalari-babalarini-goremeyen-sehit-cocuklari/146/</link>
<pubDate>Wed, 06 Jul 2022 19:22:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>VEFA-SEFA-CEFA</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vefa’da oturanlar ve sporseverler Vefa’yı bir semt ve spor kulübü olarak yorumlayabilirler. Bende Galatasaray taraftarı olarak, tüm rakip takımlara karşı Vefalı ve saygılı olduğumu belirtmek lüzumunu hissediyorum. Fanatiklere karşı ders olsun düşüncesiyle…</p>

<p>Boza sevenlerin ise, Vefa denilince akıllarından geçen vazgeçilmez içecekleri olduğunu hatırlamamaları imkânsızdır.</p>

<p>Aslında VEFA; Ne boza ne semt ne de spor kulübüdür. Geçmişte kalan karşılıksız ve geçmişte görülen yaşanan, yaşatılan güzelliklere duyulan sevgi ve saygının (karşılıklı olarak) ifadesi olan Duygu’dur! Duyguların tezahürü bir sevgi saygı şeklidir adeta, sayamayacağım güzel sıfatların özelliklerin taşır. Baba ocağında, Ana kucağında Anasının helal sütü ile mayalananların duygusudur VEFA.</p>

<p>Konuyu uzatırsam SEFA ve CEFA ’ya yer kalmayacaktır. SEFA hep olsun da, hak eden sürsün diyorum. Ancak CEFA ‘yı üzüntüyü Allah kimseye vermesin diyorum.</p>

<p>Evet; SEFA, Haklı haksız her nevi ( iyi/kötü) duyguların maddiyatla beslendiği ortamlarda yaşamak, gezmek, tozmak hayatın tadını doyarcasına çıkartmaktır. Bu teşbih ile kimseyi taşlama kinaye etmiyorum. Doğru/dürüst, çalışan, yardımsever, toplumu ötekileştirmeden, her şeyi ben yaptım edasıyla adeta Tanrıya şirk koşarcasına tek adamlığa ben ne oldum havasına girmeyen ve de “ Aslı yok yaylasında 1000 ( Bin) koyunum var benim, Herkes kesesinden yesin içsin. SALTANIM-SARAYLARIM VAR benim diyerek”; bu ucuzlukta! Köprüler yaptırdım gelip geçmeye türküsüyle halay çekerken… Geçenden… TL geçmeyenden de ( bazına geçseydin düşüncesiyle) sözleşmeler gerekçesiyle ömür boyu gelir pardon gider olarak vergi kesenler (Uzakdoğu da bir ülke bu ülke) daha yazmak istemiyorum zira Uzakdoğu’da da basın özgürlüğü varsa da… Ne me lazım öküz altında buzağı arayanlar çıkabilir diyorum… Ama çok şükür ki Türkiye’m de Basın Özgürlüğü var!... Onlar adres belirtirken yanlış adres vermişler Uzak Doğudaki basın özgürlüğüne…</p>

<p>Evet, Sefa’dan Cefa ’ya geldik demeyeceğim. Gelmekte, çekmekte istemiyorum kimse için…</p>

<p>Sadece haksız yere Sefa sürüp, Cefa çektiren veren de beddua değil, Allah’ım akıl ihsan et diyorum. Bu ifadem de inşallah bir sürç-i lisan yapmamışımdır. Danışmanlarınıza danışabilir istişare yapabilirsiniz.</p>

<p>Haksız yere CEFA çekenleri 80 yaşından sonra, yıkılan satılan özelleştirilen fabrikaların yerine, yapılan hapishanelere koymak.<br />
<br />
Onlara ödül verilecekken bu cezayı müstahak görenlere de bir şey demiyorum... Ancak hukukçu değilim. Avukatları da olamam. Hakim savcı da değilim. O halde ne konuşuyorum niye yazıyorum ki?<br />
<br />
Allah’ıma dert yanıp ona yalvarmaktan başka çarem mi var? Allah herkesin iyiliğini versin diyelim. Su akar yolunu bulur. Ama emekli komutanlarım; Sn. CB.ımızın<br />
( Danışmanlarının açıklayamadığı) konuları arz etmelerini beklerim.</p>

<p>Örnek mi, maalesef halen mahkûm olan Ege Ordu K.nım benim Komando Alay Komutanlığı sancak törenine gelmesiyle şereflendiren komutanım ki “O” ve diğer komutanlar da onun gibi birlikleri sevk-i idare etti.<br />
<br />
Ege ‘de Yunanistan’a karşı Harp oyunu /plan tatbikatlarında harp planlarını uygulamak üzere çalışmış adeta hazır kıt a beklercesine…<br />
<br />
Gittikleri yer sizce uygun mu? Hak mı?<br />
<br />
Adalet mi bu cefayı anlatmaya dili, sözüm yetmiyor. Yazdıklarımla basın özgürlüğünü çiğnemek istemiyorum.</p>

<p>Yazacak daha çoook çok sözüm var ama… Ahh Basın Özgürlüğü… Ah ki ne ahlar, ne vahlar? Kimler anlar ki?! ...</p>

<p>Ne de olsa ilkokulu pekiyi derece ile bitirmiş diplomam ve ispatı; arkadaşlarımla fotoğraflarım da var. Benim okul arkadaşlarım beni bilirler…</p>

<p>Bu arada profesyonel gerçek gazetecileri, doğru bildiği ve belediği konuları, geleceğe ışık tutarak KALEMİYLE korkmadan (yaşadığımız ortamdaki BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE!....) serzenişte bulunduğumuz konuları bizden çok çok daha güzel yansıtan gazetecilerimizi özellikle belirtmek isterim.</p>

<p>Helal olsun gerçek gazetecilerimize, rahmet olsun şehit Tahsin YAZICI ve şehit gazetecilerimize…</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/vefa-sefa-cefa/145/</link>
<pubDate>Tue, 29 Mar 2022 15:35:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ASKERLİKTE YEMİN</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>(ANT)</p>

<p>ASKERLİK BİR MESLEK olmadığı, adeta bir yaşam tarzı olarak kabul edilmelidir. Bu cümlenin, kanaatin sahibi olarak ( E.li bir) Albaylıktan emekli olmuş bir vatandaşın, şahsi kanaatidir.</p>

<p>Her mesleğin kendine göre zor tarafları vardır. İşçi de, çiftçi de, mühendis, bürokrat, serbest meslek vs. her türlü mesleğin zorlukları vardır.<br />
<br />
Ancak görevin icabı yapamadığın, yapmadığın vatan savunmasındaki ihmalin gecikmenin bedeli satırlara sığmaz.<br />
<br />
Bir karış vatan toprağının kaybı senin benim hepimizin CANIDIR KANIDIR.<br />
<br />
Dolayısıyla bu konuda birlik adına görev alan Komutanlar sancak ve görev tesliminde, emrindeki Askerlerimizle birlikte Ant içerler.<br />
<br />
Bu AND ÖLÜMÜNE bir anttır.<br />
<br />
Sözdür namustur.<br />
<br />
Sonunda ölüm de olsa hiçbir şeyle değişilmez vatan toprağı ve Ulusumuzun bütünlüğü bu uğurda can veren Şehitlerimize Allahtan rahmet dilerken; aile yakınlarına da sabırlar diler sözün bittiği yere geliriz.</p>

<p>Babasını göremeyen çocuklar, çocuğunu göremeyen babalar ile onların ebeveynleri eşleri anaları babaları ve yakınlarına rahmet okurken o acıyı düşündünüz mü hiç!<br />
<br />
Allah düşmanıma vermesin Evlat- Ana Baba acısını derken; o halde niye asker oldun be arkadaş demeyin bana!<br />
<br />
Bu işin bedeli CAN’dır.<br />
<br />
Bu arada vatanımızın güvenliği için resmi görevi olan emniyet ve polislerimizi de unutmayalım!</p>

<p>Vatan savunması için ANT içen ölümüne göreve giden personel, insanımız Asker/Polis/Sivil fark etmez.<br />
<br />
Onlara, milletimiz şükran borçludur.<br />
<br />
Burada unutulmaması gereken küçük ayrıntıyı geçmeyelim.<br />
<br />
Meslek gruplarında Gazetecileri de yazmayı unutmayalım.<br />
<br />
Geleceğe ışık tutan korkmadan kalemiyle toplumu aydınlatan kişiler, Türk Ulusunun geçmişini bilinçli olarak yansıtarak ( geçmişini bilmeyen millet geleceğini göremez felsefesiyle) yazan kalemler üzerinde durmaya çalıştığım konuyu kalemleriyle daha güzel ele alacaklarından şüphem yok.<br />
<br />
Yaşasın Bağımsız Türkiye, Yaşasın Sansürsüz Hür Basın! Yaşasın Cesur Kalemler, ne yandaş, ne yoldaş! Varsa da yoksa da Atatürk’ün izinde ATATÜRKÇÜ Gençlik ve Gelecek!</p>

<p>Hepimizin bildiği üzere arz etmeye çalıştığım; yemin törenlerimizin ne kadar kutsal ve ulu olduğudur.<br />
<br />
Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin de parlamenter sisteminde de adet-i veçhile, yemin törenleri her seçim sonrası seçilenler tarafından ifa edilir. Yemin kutsaldır.</p>

<p>İnancımız: Demokrat, Doğruluk, Dürüstlük adına; herkese, vatandaşa verilen adeta bir teminattır. Ancak mecliste bu yemine sadık kalanlar; % 100 var mıdır, yok mudur? İrdelemek vatandaşa kalmıştır…</p>

<p>Örnek: Yeminde tarafsız kalacağına dair bir ifade geçer ki; Yanılmıyorsam, adına edilen yemin de, kim okur, kim söyler, nasıl yorumlanır? Dolayısıyla siyasete bulaşmadan uydurulur mu? Uygulanır mı?</p>

<p>Bir bilene, dinleyene, okuyana sormak gerekir mi? Anlatmak istediklerimi, bazılarından ötekileştirenlerden bahsediliyor mu? Var mı tarafsızlık?...</p>

<p>Onu da, vatandaşa, sormak gerekirse, varsa ötekileştirildiği söylenen, anketlerden daha da kesin çıkar! Zira yanlış hesap Bağdat’tan döner. Seçmen de bunları göremez ise: bu millet çektiğini iddia ettiği zillette katlanmak zorunda kalır.</p>

<p>Nereden nereye geldik? Onun için: “Asker siyaset yapmaz” düşüncesiyle, kalemim de yanlış yazmadan; Demokratik Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet devamını Allah’ımdan diliyorum.</p>

<p>Not: Okurlarım, belki alakası yok diyebilirsiniz ama, Tarihe Not düşercesine iddia ediyorum ki; Çeşitli esnaf dernekleri vs. dernek başkanlarının meydanlara çıkıp, hak, hukuk aradıkları bir ortamda: Komutanlarımız da legal yollardan giderek, hapiste tutsak tutulan vatansever komutanlarımız için mutlaka gerekli beyanlarda bulunarak silah arkadaşlarını savunacaktır. Bu bir provokasyon olarak değerlendirilmesin. Kimse öküz altında buzağı aramasın.<br />
<br />
Türkiye’mde Demokrasi ve Basın Özgürlüğü var!...</p>

<p>İlk MGK toplantısında görüşülecek istişare edilecek en mühim konulardan birisi olarak ele alınmasını istişare edilerek arz edilmesi Emekli bir asker olarak en büyük dileğimdir.<br />
<br />
Piyasa fiyatları ve tartışmalarının her gün yapıldığı ortamda konu insan olunca GÜNDEM deki konu</p>

<p>arz ettiğim gibi olması temennisiyle…<br />
<br />
İnsan faktörünün olduğu yerde başka konular 2. plandadır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/askerlikte-yemin/144/</link>
<pubDate>Sat, 26 Mar 2022 22:11:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Bu ROMA nerde ? İSTANBUL'A çıkıyor.</title>
<content:encoded><![CDATA[Köprüler,yollar falan bunun medeniyet ilerlemesi açısından önemi tartışılmaz.<br />
Fakat bu işlerin stratejik aklını düşünmezseniz devasa bir yıkımla karşı karşıya kalabilirsiniz.<br />
<br />
ABD, henüz dışardan bir işgale maruz kalmamıştır.<br />
<br />
İngiltere, henüz bir işgal yaşamamıştır.<br />
<br />
Yani, ABD ve İngiltere bu tür YOL STRATEJİLERİ için örnek teşkil etmez.<br />
<br />
Elimizde 1.Dünya ve 2.Dünya savaşlarında DEVASA YIKIMI yaptıkları YOLLAR üzerinden yaşamış iki ülke var.<br />
<br />
Üçüncü örneğimiz ise tabi olarak...<br />
<br />
Irak ve Libya örnekleri yakın tarihimizde...<br />
<br />
Hatta UKRAYNA örneği teşkili.<br />
<br />
Bu tür tecrübeleri yaşamış olan ülkeler , misalen POLONYA VE ALMANYA sık ormanlık araziler oluşturmuşlar.<br />
<br />
Buna sınır bölgeleri dahil. Bizde ise KEL AYNAK arazilere BETON DUVAR ÖREREK ,halkın sırtına borç yüklerini yüklemeye devam ediyoruz.<br />
<br />
Henüz 1. DÜNYA savaşı bitmemiştir .<br />
<br />
İkinci dünya savaşı ile devam etmiş ve 3. Dünya savaşı ile yeniden başlamış devam etmektedir.<br />
<br />
STRATEJİK AKLINIZ YOKSA halkınızı onlarca yıl BORÇ İÇERİSİNDE ,yabancı efendilere köle yaparsınız.<br />
<br />
Son 20 yılda GAP PROJESİ gibi bir proje üretilememiştir.<br />
<br />
Ve kredi alınmadan, öz kaynaklarla yapılabilsin.<br />
<br />
Halka ait olsun. Halkın sırtında BORÇ KIRBACI OLMASIN.<br />
<br />
Bugün yapılan yol ,köprü ve hastane gibi projeler halkın sırtında BORÇ YÜKÜ olarak yerini almış.<br />
<br />
STRATEJİK ters mühendisliği ise bir SAVAŞ durumunda LEHİMİZE gelişmeyecek olduğudur.<br />
<br />
Hitler'e Almanya otobanlarını borç verip yaptıranlar sonrasında o otobanlardan Almanya'yı işgal ettirmişlerdi.<br />
<br />
100 yıl önce Çanakkale'nin geçilememesinin stratejik nedenlerinden birisi ise yol olmaması.<br />
<br />
Kurtuluş savaşında yine bu önemli detay savaş stratejimiz içerisinde bize yardım eden en önemli stratejik yardım olmuştur.<br />
<br />
Hicaz demiryolu nasıl Osmanlı'ya savaşta ölüm olarak yağdıysa bugün bunlar unutulmuş.<br />
<br />
Bugün Irak ,Libya işgallerinde en önemli stratejik yardım işgal güçleri tarafından YOLLAR üzerinden sağlandı.<br />
<br />
Bu yollar hep yabancı krediler eliyle yabancı şirketler tarafından yapılmıştı.<br />
<br />
Alman askeri kurmay aklı Hicaz Demiryolu ile Osmanlı'yı kendi tıpraklarında kaybedeceğini bile bile savaşa sürüklerken yüz yıl önce olduğu gibi aynısı yaşanıyor.<br />
<br />
Bunun adı ALGI değil.<br />
<br />
Tarihin tekerrürü.<br />
<br />
Yüz yıl önce Çanakkale'yi geçemediler, fakat ABD UÇAK GEMİSİ full savaş uçağı dolu olarak EGE'NİN KUZEYİNE demirledi.<br />
<br />
Fransız Charles De Quel uçak gemiside yolda geliyor.<br />
<br />
ÇANAKKALE 'NİN TARİHİ adı TRUVA...<br />
<br />
MAHŞERİN 4 atlısının 3. ATI SİYAH AT VE 4.ATI SOLUK AT ...<br />
Çanakkale'de ...<br />
<br />
Bitmeyen bir savaşın yüzlerce yıldır süren çığlıkları duyulmalı.<br />
<br />
BOP’Un Türkiye’yi en çok ilgilendiren kısmı Büyük İsrail’i oluşturacak olan İsrail-Kürt devleti-Kafkas hattıdır. İsrail- Kürt devleti oluşumu Suriye ve Irak bileşeni tamamlanıyor .<br />
<br />
Sırada Genişletilmiş Ortadoğu Projesi ayağı kaldı .<br />
<br />
Karabağ merkezli başlayacak demiştim üç yıl önce. Azerbaycan - Türkiye Karabağ'ı işgalden kurtardılar.<br />
<br />
Kutlu olsun bize. Unutmayalım , İSRAİL bu savaşta Azerbaycan 'a silah ve mühimmat desteği verdi.<br />
<br />
Resimde veriyoruz.<br />
<br />
Planlanan iki mavi hat arasında kalan bölge Akdeniz -Karadeniz ve Hazar arasında Büyük İsrail ismini alacak şekilde projelendirilmiştir .<br />
<br />
Abdülhamit borca yaptırdığı Hicaz Demiryolu ile Osmanlı çökertildi.<br />
<br />
Yakında köprülerden çekilecek selfieleri seyrederiz.<br />
<br />
Bakınız ,Karadeniz'den Akdeniz'e inen MAVİ HATLI YOL projesi 1984 yılında İsrail Eski Başbakanı İsak Şamir'in kitabında yer alıyor.<br />
<br />
1.Dünya savaşı sonucunda oluşan VERSAY ANLAŞMASI bugün VERSAY DÜZENİ olarak yeniden uygulamaya sokuluyor.<br />
<br />
Anlattıklarımız yalansa , ben komplo anlatıyorsam...<br />
<br />
Turizm adı altında EGE ,AKDENİZ sahillerinde oturumlarını çoktan düzenlediler.<br />
<br />
Köprüler tamam.<br />
<br />
Bütün yollar ROMA 'YA çıkıyor.<br />
<br />
Bu ROMA nerde ? İSTANBUL'A çıkıyor.<br />
<br />
KUTLU OLSUN, ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ ...<br />
<br />
Bakalım geçişi hızlanacak olan konvoyların bayrağı ne olacak ?<br />
Hep beraber göreceğiz...<br />
<br />
252 milyon dolar boşa ödendi 153 milyar dolar daha ödenecek!<br />
<br />
2045 yılına kadar Türkiye müteahhitlere çalışacak gibi dursa bile PROJELERDE LONDRA HUKUKU GEÇERLİ, BU ŞU DEMEK, LONDRA TEFEFİLERİNE BORÇLANDIRILDIK.<br />
<br />
Bir ekonomik tetikçinin itiraflarında söylediği gibi bire bir aynısını yapıyorlar.<br />
<br />
Kapıyı KUR'AN VE ALLAH diyerek çalanlar, tıpkı yüz yıl önceki hatayı tekrar ettiler.<br />
<br />
Ülkeyi, Londra 'ya borçlandırdılar ...]]></content:encoded>
<author>Köyün Delisi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/koyun-delisi/bu-roma-nerde-istanbul-a-cikiyor/143/</link>
<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 22:05:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ANA BİZ SENİN MEHMEDİNİ KUMARDA KAYBETTİK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü, köşe yazımı “KORKUSUZ” gazetemizin, kalemi gibi dik duran adeta ortama ışık veren,</p>

<p>Düşüncelerimizin duygularımızın TERCÜMANI Sayın Memduh BAYRAKTAROĞLU’nun 10 Kasım tarihli</p>

<p>Köşe yazısından etkilenerek amatör kalemimle müsaadenizle ben de yazıyorum, sürç-i lisanım olursa</p>

<p>af ola…</p>

<p>“Savaş yılları, Türk Aydınlarının en yiğit en idealist, en eğitimlerini ölüme sürmüş, onlar geri</p>

<p>gelmemişti.</p>

<p>Birinci Dünya Savaşı’nın felaket tablolarından birini unutmuyorum. Bu tabloda Tarsus Tren İstasyonunda bir kadın görünür. Ordu, Kanal bozgunundan dönmektedir. Çul, çaput içinde, hasta, perişan vagonlarda çuvallar gibi istif edilmiş perişan vaziyette bir asker döküntüsü…</p>

<p>Ak saçlı bir ana, yazması omuzuna düşmüş, saçları darmadağınık, bir vagondan ötekine koşarak feryat ediyor.</p>

<p>“Mehmet’imi gördünüz mü?</p>

<p>Mehmet’im nerede?</p>

<p>Mehmet’imi gördünüz mü? “</p>

<p>Fail Rıfkı ATAY diyor ki, “ Ana biz senin Mehmet’ini kumarda kaybettik.” Türkiye Cumhuriyeti’nin talihsizliği… Çökmüş bir ekonomi, harabeye dönmüş bir memleket üzerinde kurulmasıdır.</p>

<p>“Büyüklüğü de bundandır.” diyor Sayın Memduh BAYRAKTAROĞLU kalemiyle… Bende düşüncelerimi buradan nereye geldik nereye gidiyoruz diye kendi kendimi sorgulayarak okuyucularımı da yormadan cevabımı vermek istiyorum.</p>

<p>ATATÜRK “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” veciz ifadesiyle BARIŞ içinde bir ülkeyi o günlerin zor şartlarında kurarken etrafımızdaki komşularımız olan devletler görmedi mi? Elbette gördü ve kritik stratejik konumumuzla; Kimseye ülkemizi yedirmemek yenilgiye uğratmamak adına o günkü şartlar da barış içeresinde bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devletini kurdu.</p>

<p>Bugün ise kurulan bu hazır düzen içerisinde stratejik müttefiklerimiz güya kâğıt üzerinde DOST, USA ve karşıt rakibi RUSYA ile devletlerarası görünür/görünmez esaslara göre: Kapalı kapılar ardında mütekabiliyet esaslarında olması gereken antlaşmalarda; adeta ipotek altına alınmış olan gizli mi/açık mı? Vatandaş tarafından ne olduğu tam bilinmeyen kararlar… USA’ya parası ödenmiş, yok efendim F35miş, yerine F16 mı, verilsin mi verilmesin mi?</p>

<p>Devlet arşivine konulması gereken bu “top secret” özel tercüman olduğu için ifadeleri ve konuları bilinmiyor, tam açıklanmıyor anlaşmalar kapalı kutu ne şiş yansın ne kebap. Bu hususları vatandaşın hepimizin bilmesi gerekmez mi?</p>

<p>Gerek PUTİN gerek BIDEN ile yapılan görüşmeler sonrası; olası anlaşmazlıklarda; Suriye’ye/Somali’ye Afganistan’a Askerlerimiz gönderilirken çok iyi düşünülmeli ki: Sonrası</p>

<p>ASKERLERİMİZİ, kınalı kuzularımızı MEHMETLERİM nerede diye analarımızı meydanlarda koşturmayalım. Mehmet’im nerde? Dedirtmeyelim Analara. Zira devletlerarası antlaşmaların mutabakata varılmasında mütekabiliyet esaslarında olması gerekirken; mütemadiyen gerek USA, gerekse Rusya bu müzakerelerde, kim kimden neyi alır, verir bilinmez. Bu bir kumardır. Evet Kumardır…</p>

<p>Kritik bölgelere, Conilere bir şey olmasın diye, Mehmetlerimizin gönderilmesi, yapılan anlaşmalarda, ödemesi yapılan silah ve teçhizatın teslimatında ki gecikme ve sürtüşmeler, kapalı kapılar ardındaki halkın kamuoyunun bilmediği, açıklanmayan, Vatandaş’ın da bilmesi gereken konular, kim kimden ne alır ve verir? İkili anlaşmalar bir kumardır. Bu kumar da kimin eli kuvvetli ise istediklerini alır. Karşıtına da suspayı misali… Söz de başarı diye alınanlar, yandaş medya da manşetler ne verdik hesabı var mı? Yok mu? Siz söyleyin.</p>

<p>Mehmetlerimizin bedeli tartışılamaz bu hususta yapılan en büyük yanlışlardan birini KORE’ de KUNURİ de verdiğimiz ŞEHİTLERİMİZ ve maddi manevi kayıplardır. Kazanç var diyenlerin tekzibi ve vereceği bilgilere saygılar teşekkürler…</p>

<p>Dolayısıyla oynanan kumarı ve oynanacak olan devamı kumarlarda; ATATÜRK gibi öngörülü gerek masa başı, gerekse HARB sahasında gösterecek olan Türk Silahlı kuvvetlerimizdeki komutanlarımızdır. Bu kumarın jokeri de Atatürkçü Askerimiz ve Ordumuzdur.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/ana-biz-senin-mehmedini-kumarda-kaybettik/142/</link>
<pubDate>Fri, 26 Nov 2021 12:22:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kimdir? ESK'r nedir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mensubu olmaktan şeref ve mutluluk duyduğumuz mesleğimizin; taşıdığı özellikler ve bizlere tevdi ettiği sorumluluklar, bunlara ait sözcüklerin baş harflerinden oluşan ASKER ( Türk Askeri) kelimesinin için de toplanmıştır.</p>

<p>Kelimenin aslı Arapça olup yazılışı ESKR’dir. Bilahare dilimize ASKER olarak yerleşmiştir. ORDU deyimi ile birlikte öz malımız olmuştur.</p>

<p>ASKER- (ESKR) kelimesi mensuplarından beklediği hasletleri ifade etmekte her bir harfin kapsadığı anlam; Kelimenin ilk harfi olan “E” ULVİYET-İ RUHUYE anlamını taşır.</p>

<p>Bu deyim her şey den önce askerin yüksek bir RUH yapısına sahip olduğunu ifade eder. Bu ruh yüksek duygu ve karakteri gösterir.</p>

<p>Bu ocakta askerleri; şan, şeref, haysiyet, namus, bayrak, vatan, millet ve hürriyet gibi yüksek duygularla yoğurularak hayatı ve ölümü bile hiçe sayan bir yüksekliğe ulaştırır.</p>

<p>ESKR kelimesinin “S” harfinin ifade ettiği anlam ise: SELAMET-İ FİKRİYE’dir. Asker sağlam muhakemesi ile daima doğru FİKRİ bulur ve savunur. Bir Asker için doğruluk ve mertlik esastır. Her türlü olumsuz fikir, bu fikir sağlamlığı karşısında erir ve kaybolur.</p>

<p>Asker Kelimesindeki “K” harfi ise KERAMET-İ TABİYE’dir. Bu deyim taktik buluculuk ve seziş anlamına gelir. İlmi esaslara dayanan buluculuğu ve insiyatifi esas alan askerlik sanatı en açık ifadesini tabiye ( taktik ve strateji) kaidelerini en iyi şekilde bilmek ve uygulamakla kendini gösterir.(ST-7/10-B)</p>

<p>ASKER kelimesindeki son harfi olan “R” harfi ise RİYAZAT-I BEDENİYE vücut sağlığı demektir. Askerin vücut yapısı her türlü tabiat şartlarına, yokluk ve zorluklarına alışmıştır. Kimseye askerlik dersi de verecek değilim, değiliz de.</p>

<p>Ancak “Her Türk Asker Doğar”, veciz ifadesini ATAMIZIN “Ne mutlu Türk’üm diyene” veciz ifadesi ile sahiplenen her Türk vatandaşının sahip olduğu hiçbir milletin askerlerinde olmayan olması da mümkün olmayan Bu haslet anaların kınalı kuzularında var olduğunu bilen bilmeyenlere anlatmıştır. Cenk meydanlarında Türkiye’nin kurtuluş savaşındaki cengâverlikleri ile şehit ve gazilerimizle…</p>

<p>Şimdi mi? Öz de değişen bir şey yok. Yok da… Ne var K. Hükmündeki Karar ve kararnamelerle uzun dönem, kısa dönem, bedelli mi, Beden-i ile mi Bedelli diye süresini benim bile ( E. Alb. Olmama rağmen karıştırdığım rakamlar), karıştırmadığım bir husus varsa; BEDELLİ mi BEDENi ile mi evet… Ne kadar TL verip… ? Güne indirgenen süre de bu ise; Bedelli ödeyerek ile Askerlik yaparak BEDENini kurtaramayan ŞEHİT verdiklerimiz.</p>

<p>Bedelli yapan hiç kimseye lafım sözüm olamaz, KANUN ÇIKMIŞ, herkes bu işi kanununa uydurarak yapar veya yapmaz…</p>

<p>Belki de şartlar bana uyarsa, ben de kanuna göre askerlik görevimi yapar mıyım? Yapmaz mıyım? Bilinmez…</p>

<p>Ancak; çıkan, çıkartılan kanun; HAK, HUKUK, ADALET derken, mükellefiyet olan ASKERLİK borcunu canını vererek ŞEHİT olanlar ile (… TL) bedeli ödeyerek ASKERLİĞİ bitirenlere bir şey diyemiyor ve de yorum yapmıyor, yapamıyorum…</p>

<p>Bu konuda gerek meslek durumu, gerek maddi durumu, gerek sosyal durumlar, gerekse Silahlı Kuvvetlerde olması gereken Asker mevcudu ile süre durumu taktik stratejik konu ve durum olarak askerlik süresinde yeniden hesap kitap yapılabilir diyorum. Örnek eskiden bildiğim kadarıyla, J. Gn. K. da ve K.K.K.’da 24 ay sonra 18 ay, J.da 2,5 yıl, Denizcilerde de 24 ay süre vardı.</p>

<p>ASKERLİK bir meslek değil, olmadığı da bilinmelidir. ASKERLİK BİR YAŞAM TARZI olduğunu da ayrıca müteakip yazımda, yaşantımızla değerlendirip, edinilen tecrübelerle aktarmaya çalışacağım.</p>

<p>Askeri okulların kapatılması nasıl bir hata ise; adli yargılamalar sonucu hata yapanların okuduğu hukuk fakültelerinin de kapatılması düşünülemez.</p>

<p>Komutanlarımızı yargılayanlar karar verenler nerede Avrupa’da, USA’da mı ne kazanır ne yer ne içer. Suç ve suçlu varsa suçluların cezalandırılması kim olursa olsun gerekir.</p>

<p>Askeri Okulların / Liselerin kapatılmasını da ayrıca eleştirmek gerekirse, genç yaşta, Askeri nosyon ve motivasyonu, bu işe gönül vereceklere aşılanacaksa West Point ( USA) ve diğer bazı devletlerde bu örnek uygulamaları tatbik etmek gerekir.</p>

<p>Şayet hata yapan, yanlış yapılan her uygulamadan sonra; okul kapatmak uygulanır, hatalar bir camiaya yüklenip teşmil edilirse: O zaman yanlış yargılamalar neticesinde, hukukun üstünlüğü diyerek, yargılamadan 2-3 yıl hapis yatanların günahını kim/kimler çekecek? Yargılananlar ve O hapis yatan Komutanlarımız, Askerlerimizden beraat edenler kaybolan yıllarını neyle telafi edecek bu hatayı yapan savcılardan halen Avrupa’da hakimlik mi Avukatlık mı ne yapıyor bilemem Zekeriya ÖZ ve ismini yazamadıkların hatalı kişiler yüzünden Hukuk fakültelerini mi kapatalım? Cevabım; Asla!...</p>

<p>Kapatma, yasaklama değil,; doğruyu uygulayalım doğru tektir. Aklın yolu birdir. O halde Hukuk’u adaleti koruyup yaşatalım. “ Zira, Adalet mülkün temelidir.” Eğer adaleti öldürürsek devleti de milleti de öldürürüz.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/kimdir-esk-r-nedir/141/</link>
<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 13:09:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TSK MEHMETÇİK VAKFI - TSKMEV ( Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı)</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Emekliyiz ama emeklemiyoruz diyen E. Albayımız ( T.A.) “ Canlarını bu vatan için feda eden şehitlerimizin Babaların/Çocuklarının tahsil hayatlarına destekle okullarını bitirebilmelerine ve Şehit-gazi ailelerine yardımcı olmak amacıyla; Kurban bağışlarınız ile destek olur musunuz? ... Serzenişinde bulunuyor.</p>

<p>TSK Mehmetçik Vakfına yapılan Kurban Bağışları, yüreği yanık Ailelere ( Analara/ Yetim Çocuklarına) babalarını göremeyenlere destek için… Ailelere desteğin bizzat ulaştığından bilgisayar ortamında bakarak emin olabilirsiniz.</p>

<p>ŞEHİTLERİMİZE olan vefa borcumuzu da ödemiş olur muyuz, olmaz mıyız? ...</p>

<p>Ancak unutmayalım; Gidenin gelmediği bir ortamda, ne yaparsak ne verirsek verelim ne Şehit’imizi ne de Gazi’mizin kaybolan bir uzvunu geri getiremeyiz, veremeyiz.</p>

<p>Ve de ŞEHİTLER VURULDUKLARINDA DEĞİL! UNUTULDUKLARINDA ÖLÜRLER. Sonrası mı? Şehitler ölmez vatan bölünmez deyipte sadece sloganlarla hiçbir şeyi geri getiremeyiz.</p>

<p>Bir ölür bin diriliriz!</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/tsk-mehmetcik-vakfi-tskmev-turk-silahli-kuvvetleri-mehmetcik-vakfi/140/</link>
<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 11:50:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>STRATEJİK ORTAKLIK MI DEDİNİZ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, Sadece; Ekonomik üstünlük ile değil;  Avrupa ve Dünya ülkelerinde ki saygınlık itimat ve güvenirlikte söz konusudur. Alınacak kararlarda ki etkinlik…</p>

<p>Zira; geçmişin-geleceğin şu anki ülke ekonomik durumun; bir de kozmik  odanın  geçmişin belgeleri ile geleceğin planlarını çözmüş  bir karşı taraf rakibin  varsa; sen istediğin kadar EY!….  EY!….  EY!….  Diye maval oku. Rakibine karşı kilon tutmaz, zayıf kalırsın.  Baştan göbeğin açık yenik düşersin. Güreş değil ki bu. Er meydanı Kırkpınar vs. de değil, sonra güreş te yapmıyoruz.</p>

<p>Şimdiki savaşlar; stratejik- ekonomik ve psikolojik oldu. Bırakın silahların menzilini, politikada siyaset masalarındaki mücadeleyi, DİPLOMASİ de gösterin tecrübeli diplomat ve elçilerimizle… Örnek: Hatay’ın Atatürk’ün diplomasi zaferi ile ilhakı, Kıbrıs Harekâtı ile şu anki durum… Arap Müslüman ülkelerinin bile hala tanımadığı, tanımak istemediği Kıbrıs’ım nerede? Zambiya, Uganda, Malezya, İran, Irak, Suriye vs. vs. Müslüman ülkeler dindaşlarımız</p>

<p>Para, para, para Avrupa Ekonomi Dolar Dolar Euro Euro 2009’da bastırılan 200 TL’lik banknotların değeri 139 Dolar’a tekabül ediyordu,  şimdi ise 31 dolar kadar…Yanlış hesap Bağdat döner, bugünkü dolar kurunu Türk  Lirasına karşı bir de siz hesaplarsınız iyi olur…</p>

<p>Devletlerarasında ortaklık söz konusu ise; bu tamamen karşılıklı menfaatlerin gözetilmesine dayanır. Adı üstünde <strong>ortaklık! </strong>Ortak olacak devletler, karşılıklı olarak ve de ( eşit) mütekabiliyet esaslarına göre ortaklığı kurar ve yürütür. Aksi olursa tek taraflı fesh etme hakkı olabilir. Şartlara göre(!)… Kapalı kapılar ardında başka bağlayıcı ( bizim) bilmediğimiz (top secret) anlaşmalar var sa… Bilemeyiz ki Papaz mı haklı- Yoksa Hoca mı? Kim ev, kim oda, kim müebbet hapis? Şartlı “ Görüşmeleri imzalayanlar hariç kimse bilemez karşılıklı anlaşmaların neyin mütekabiliyeti olduğunu…  Seneler sonra <strong>karakutu </strong>misali bulunur ve de açılırsa… Sonuçta, geçti Borun pazarı sür eşeği Niğde’ye misali…</p>

<p>Ortalıkta her ne kadar mütekabiliyet eşitlik esasları olsa da EKONOMİK üstünlüğü ağır basan/kimse  ( basan ülkelerin), ortaklık şartlarında kendi menfaatlerinde dayatma gücü ağır basar güçlü olanın… Örnek mi Amerika ve şimdiki Türkiye!  Bu örneği zamanın Başbakanlarından Rahmetli İsmet İNÖNÜ 1964 yılında Amerika Başkanı Johnson’un mektubuna karşılık “ Yeni bir dünya kurulur ve TÜRKİYE orada yerini alır.”  meşhur cevabı ile karşılığını vermiştir. KIBRIS’la ilgili durum da ikinci örnek 1974 Dönemin Başbakanı Rahmetli Bülent ECEVİT’İN Bakanlar Kurulu ve TBMM kararı ile cesaretli çıkışı ve Kıbrıs Barış Harekâtını başlatmasıdır.</p>

<p>Evet!  Sizler neden bahsediyorsunuz?</p>

<p>Stratejik Ortaklık diye. Kimse kuru-sıkı palavra atmasın. EY!… Ey… , EY… ! Diyerek,</p>

<p>Ne Kurt’tan post,  Ne Amerika’dan, ne de Rusya’dan dost olmaz misali, Bizlere hayır yok…</p>

<p>Gelin birbirimizi ötekileştirmeden;  Türkiye’nin –Türk’ün birlik beraberlik tavrımızı Dünya’ya duyuralım, Yakın tarihimizden örnekle; Ambargolara, restleşmelere karşı; İnönü’nün, Johnson’un mektubuna karşı tavrı Ecevit’in ABD rağmen KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI…</p>

<p>Ve RESTLERİ…</p>

<p>Son gelişmelerde Amerika’nın Papaz için ileri sürdükleri, tehdit tavırlarına karşı Devlet-Hükümet ve de Türkiye olarak bizim heyetle Amerika’ya gitmemiz(!)  El pençe durmamız değil… Amerikan heyetinin bize Türkiye’ye gelmesini bekleyerek  TAVIR koymamız  gerekmez miydi?…</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/stratejik-ortaklik-mi-dediniz/139/</link>
<pubDate>Wed, 07 Jul 2021 16:13:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Asker gözü ile "Kanal İstanbul"</title>
<content:encoded><![CDATA[<h1><br />
<span style="font-size:16px;">İktidarın <strong>“İnadım inat!”</strong> diyerek yapmakta ısrar ettiği <strong>Kanal İstanbul'</strong>un temeli bugün atılacak. Fakat…</span></h1>

<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu “Kimse kanmasın. Kanal İstanbul'un değil, çok önceden planlanmış bir yolun temelini atacaklar. Siyaseten günü kurtarma gayreti!”</strong> diyor.</p>

<p><strong>Kanal İstanbul</strong> projesinin yanlışlığını ve uygulanmasının getireceği sakıncaları uzmanlar ve bilim adamları, ciltler dolusu kitap olacak şekilde ortaya koydular…</p>

<p><strong>İmamoğlu “Bu proje İstanbul'a çok ağır ve geri dönülmez felâketler yaşatır.”</strong> diyerek açılacak kanalın sakıncalarını bir bir saydı.</p>

<p>Fakat iktidar <strong>“Çatlasanız da, patlasanız da bu kanal açılacak”</strong> diyor, başka bir şey demiyor. Devlet inatla yönetilmez ama burası <strong>Türkiye!</strong></p>

<p>★★★</p>

<p><strong>E. Albay Tahsin Ataizi</strong> kaleme aldığı <strong>“Asker gözüyle Kanal İstanbul”</strong> başlıklı uzun bir yazıyı bana yolladı. Hepsi bu sütuna sığmayacağı için özetle nakletmek istiyorum. Okuyalım:</p>

<p><strong>“Allah kimseye ‘keşke' dedirtmesin!</strong> <strong>Kanal İstanbul'</strong>u yapmak isteyenler de inşallah ileride <strong>‘Keşke' </strong>deyip pişman olmazlar!</p>

<p>Daha vakit varken <strong>“Kâr ve zarar”</strong> iyice düşünülmelidir. Sonucun <strong>Türkiye'm</strong> için derin bir hüsran olması ihtimali çok büyük!</p>

<p><strong>Trakya</strong> elimiz… Elimizi verip kolumuzu kaptırmayalım! <strong>Trakya'</strong>da yapılacak bu kanal, bir savaş halinde zırhlı birliklerimizin harekâtını engelleyerek savunmamızı güçleştirecektir.</p>

<p>Boğazları <strong>Montrö Antlaşması</strong> ile kontrolümüze almıştık. <strong>Montrö, Türkiye</strong>'nin emniyet süpabıdır. Kanal, <strong>Montrö</strong>'yü çiğnememiz anlamına gelir!</p>

<p><strong>Karadeniz</strong>'de <strong>Rus</strong> ve <strong>Amerikan</strong> gemileri arasında çıkacak bir patırtıda, karşılıklı salvo atışları ve hava taarruzları ile <strong>Trakya, İstanbul</strong> ve çevresi <strong>savaş alanına</strong> döner.</p>

<p>Üsteğmenliğimde <strong>Trakya</strong>'da görev yaptım. Bölgeyi iyi bilirim. <strong>Trakya</strong>'nın bir düşman saldırısına karşı savunması <strong>‘Askeri stratejik'</strong> bakımdan mutlaka hesaba katılmalıdır.</p>

<p><strong>“Kanal</strong> <strong>İstanbul” </strong>denilen çılgın proje gerçekleştirilirse:</p>

<p>–<strong> Seferberlikte askeri birliklerin kuvvet kaydırmaları güçleşecek, zırhlı birliklerin harekâtı felç olacaktır.</strong></p>

<p>–<strong> Montrö Antlaşması'</strong>nı ihlal durumu olacağı için <strong>Türkiye </strong>uluslararası alanda çok zor duruma düşecektir.</p>

<p>–<strong> Kanal yapımı ile bölge ada olacaktır.</strong></p>

<p>–<strong> Terkos</strong> ve <strong>Sazlıdere</strong> başta olmak üzere <strong>İstanbul</strong>'un su kaynakları azalacak, artan nüfusa yetmez hale gelecektir.</p>

<p>–<strong> Ekolojik denge bozulacak, doğa tahrip olacaktır.</strong></p>

<p>– Ekili araziler büyük zarar görecek, bölge halkı mağdur olacaktır.</p>

<p>–<strong> Arazide rant ve haksız rekabet artacaktır.</strong></p>

<p>– Fay hatlarında kırılma ve deprem tehlikesi büyüyecektir.</p>

<p>–<strong> Karadeniz'den Marmara'ya su sirkülasyonu doğal dengeyi bozacak, kirlenme artacaktır.</strong></p>

<p>– Deniz, balıkçılık yönünden ölü deniz haline gelecektir.</p>

<p>– Maliyet, geçilmeyen köprülerde olduğu gibi vergilerle zavallı halkımızın sırtına binecek, kanal ve çevresinin kaymağını yiyecek olan bir kısım kişiler ve şirketler daha da zengin olurken, insanlarımız fakirleşecektir.</p>

<p>★★★</p>

<p><strong>Tahsin Albay </strong>mektubunu; <strong>“Trakya'nın nimetlerini, ne Katar'ın, ne diğer emperyalist ülkelerin, petrol zengini Arapların kapmasına ve Kanal için tarihi Mimar Sinan Köprüsü'nün yıkılmasına izin vermeyeceğiz!”</strong> diye bitiriyor.</p>

<p><strong>TEBESSÜM</strong></p>

<h2>Pahalı evde nasıl oturulur?</h2>

<p>Temel , karısı Fadime'ye <strong> “Müjde karıcığım, müjde” </strong>der <strong>“ Hani, hep  ‘Daha pahalı bir evde oturmak istiyorum, diyordun ya…”</strong></p>

<p>Fadime heyecanlanır:</p>

<p><strong>“Evet,  ne oldu?”</strong></p>

<p><strong>“İstediğin olacak karıcığım, artık pahalı evde oturacaksın!”</strong></p>

<p><strong>“Nasıl yani? Daha pahalı bir eve mi taşınıyoruz?</strong></p>

<p>Temel acı acı gülümser:</p>

<p><strong>“Hayırrr! Ev sahibi kiraya zam yaptı!”</strong></p>

<h2>GÜNÜN SÖZÜ</h2>

<p><em><strong>Cahil insan cesur olur, çok bilenin derdi çoktur!</strong></em></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/asker-gozu-ile-kanal-istanbul/138/</link>
<pubDate>Wed, 07 Jul 2021 16:00:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜRKİYE VE DÜNYANIN NÜFUSU (2)</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de de durum Çin’den çok farklı değil…</p>

<p>Aslına bakarsanız Türkiye’de durum daha bir felaket…</p>

<p>Hen nüfus fazla; hem iş yok…</p>

<p>Birde üstüne üstlük nüfus hızla yaşlanıyor…</p>

<p>Şimd,ilerde Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip olammaız bir övünç kaynağı olamaktan çok bir sorunlar yumağının da tam göbeğinde.</p>

<p> Eğitimli nüfusun yarısından fazlası işsiz. Bu yarısından fazlası da soyut bir kavram ..</p>

<p>Çünkü issiz statüsüne sadece İş Kur’a kayıtlı olanlar sayılıyor…</p>

<p>Bir gençler arasında, “ev çocuğu” olgusu başımıza dert oldu.</p>

<p>Gençler evden çıkmıyor hiçbir sosyal  faaliyette bulunmuyor, iş aramıyor tüm günlerini dijital dünyada geçiriyor…</p>

<p>Ne evde nede dışarıda üretime katkısı yok…</p>

<p>OECD kayıtlarına göre;  20-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 33’ü ne bir okula ne de bir işe kayıtlı. Türkiye, 35 OECD ülkesi arasında eğitimde ve istihdamda olmayan gençler sıralamasında birinci.</p>

<p>    </p>

<p> </p>

<p>Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verileri Türkiye’de 20-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 33,3’ünün, ne bir okula ne de bir işe kaydı olduğunu ortaya koyuyor. Bir Bakışta Eğitim 2020 raporuna göre Türkiye, 2019 yılı verileri doğrultusunda kayıtlı bir işi olmadığı gibi eğitim de görmeyen 30 yaş altı genç nüfus sıralamasında 35 ülke arasında birinci sırada. 15-29 yaş aralığındaki genç nüfusta ise bu oran yüzde 28’den fazla. Üstelik bu veriler, raporda Türkiye’nin son 10 yılda en çok iyileşme kaydeden ikinci ülke konumunda olmasına rağmen ortaya çıkıyor.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayında yayınlanan en güncel verileri de tablonun geçen seneden bu yana değişmediğine işaret ediyor. TÜİK istatistikleri de 15-24 yaş aralığındaki genç nüfusun işsizlik oranını yüzde 26,1 olarak verirken ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 29. Bunun yüzde 36’dan fazlasını kadınlar oluşturuyor. </p>

<p> </p>

<p>Peki bu sorun çözülmeyecek kadar grift bir olay mı?</p>

<p>Elbette hayır…Çözülür, ama bunun için öncelikle  sürdürülebilir bir ekonomi gerekli…</p>

<p>Ve de doğal olarak “eşit paydaşlık” kavramını geliştirmek gerek…</p>

<p>Tüm bu verilere bakarak Türkiye’de de nüfus planlaması şart denebilir…</p>

<p>Ama 2030 ve 2050 yıllarında Türkiye üretime ,iç katkı sağlamamış bir çalışmasını bile bilmeyen insanları yaşadığı ihtiyar ve hantal bir ülke olacak…</p>

<p>Sonuç  ne mi; yazmak, söylemek, hatta düşünmek bile korkunç..</p>

<p>Bir başka sorun ise Türkiye’nin hızla doğurganlığı hızla azalan bir ülke olması…</p>

<p> </p>

<p>Türkiye’de tutulan ilk doğum istatistiklerine göer 1935 yılında tespit edilen nüfus artış hızı kimi kaynaklara gere %4.1, kimi kaynaklara göre ise %3.7…</p>

<p> Yıllar boyun nüfus artış oranları bu oranlara yakın seyretmiş…</p>

<p>TÜİK'in 2019 yılına ait toplam doğurganlık hızına ait açıkladığı verilere göre Türkiye'de 2001'de 2.38 olan toplam doğurganlık hızı 2019 yılında ilk kez 2.10 çocuğun da altına inerek, "1.88 çocuk" düzeyine düştü.</p>

<p>Bir başka deyişle, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2019 yılında 1.88 oldu.</p>

<p>TÜİK’e göre bu durum, “doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’un altında kaldığını gösterdi.</p>

<p>TÜİK’e göre canlı doğan bebek sayısı 2019 yılında 1 milyon 183 bin 652 oldu.</p>

<p>Türkiye’nin toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin toplam doğurganlık hızlarından daha yüksek olması bir teselli olabilir.</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2018 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1.88 çocuk ile Fransa olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1.23 çocuk ile Malta olduğu görüldü.</p>

<p>Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20.3 iken 2019 yılında binde 14.3 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20.3 doğum düşerken, 2019 yılında 14.3 doğum düştü.</p>

<p>2020 sonuçları ise daha da vahim. Doğum  oranı  Binde 13.00</p>

<p>Dünya genelinde de doğum oranlarında genel bir düşüş görülüyor.</p>

<p> Ortalama son 50 yılda 5.4 çocuktan, 2.1 çocuğa gerilemiştir. Yıllar itibarıyla Türkiye'deki doğum oranları şöyledir: 1980: ‰3.41, 1985: ‰2.59, 1990: ‰2.65, 2000: ‰2.53. Doğum oranı Fransa'da ‰13.1, Angola ve Mali'de ‰50, Hong Kong ve Ukrayna'da ‰8, Türkiye'de ‰17.3'tür…</p>

<p>Bir başka vahim nokta ise ölüm oranları doğum oranlarının üstünde seyretmesi.</p>

<p>Hadi bu istatistiğe Korona etkisini gerekçe gösterelim.</p>

<p>Ama toplumdaki yaygın inanca göre korona virüsünün erkeklerde  sperm, kadınlarda ise yumurta sayınsı azalttığı iddiası var ki; eğer bu doğruysa iyice 2 kere düşünmek gerek…</p>

<p> </p>

<p>  Avrupa’nın da nüfusunun azaldığı bizi kandırmasın…</p>

<p>Bizde istikrarsız ve görece çok küçük bir ekonomi, Avrupa’da ise bir sanayi ve sürdürülebilir yüksek bir ekonomi var…</p>

<p> </p>

<p>Yani sonuç biraz fazla karmaşık…</p>

<p>Bu nüfus bize yeter mi; yoksa rekabet için genç bir nüfus gerekli mi?</p>

<p>Yanıtı zor bir soru, ama cevap bulmamız şart… </p>
]]></content:encoded>
<author>Mehmet Aycan</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/mehmet-aycan/turkiye-ve-dunyanin-nufusu-2/137/</link>
<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 16:29:21 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DÜNYA'NIN NÜFUSU….(1)</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sorun sadece Türkiye’de değil ki;</p>

<p>Dünyada bir çok sorunla boğuşuyor…</p>

<p>Mesela Çin..</p>

<p>Orada da en büyük dert nüfus.</p>

<p>Türkiye’den tek fark o devasa nüfusa göre işsizlik sorunu yok denecek kadar az…</p>

<p>Son Nüfus sayımı sonuçlarına göre, Çin'in toplam nüfusu 2020'de 1,41 milyar oldu. Bir başka deyişle, Çin nüfusu bir yıl içinde 10 milyon, 2010'dan bu yana ise 72 milyon artış gösterdi.</p>

<p>Yani Çin çok kalabalık…</p>

<p>Hatta hatta Çin’in nüfusu tüm dünyayı korkutuyor…</p>

<p>Şimdi diyeceksiniz ki; Çin’de nüfus planlaması şart…</p>

<p>Haklısınız. Çin’de yeni bir nüfus planlaması yapıyor;</p>

<p>Türk ve dünya basının yer alan  habere  göre; Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin bir nüfus krizi yaşıyor. Üstelik bunun dünya için çok büyük sonuçları olabilir. Geçtiğimiz hafta başında Çin'den dünyanın dengesini değiştirebilecek bir açıklama geldi. Devlet Başkanı Şi Cinping'in, Komünist Parti'nin önde gelen yetkilileriyle yaptığı görüşmenin adından, ülkedeki evli çiftlerin sahip olabileceği çocuk sayısı sınırının üçe çıkarıldığı bildirildi.</p>

<p>Ülkenin resmi haber ajansı Şinhua, üç çocuk politikasının yanında bazı destekleyici önlemler alınacağını, bu sayede ülkenin nüfus yapısının iyileştirileceğini, yaşlanmakta olan nüfus sorunuyla başa çıkılacağını ve insan kaynakları zenginliğinden doğan avantajın sürdürüleceğini aktardı.</p>

<p>Bu karar;  Çin'deki gelişmeleri  takip edenler için  şaşırtıcı değil..</p>

<p>Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun açıkladığı, 2020 yılı nüfus sayımı sonuçları, Çin'in en büyük gücü olan nüfusunu kaybetmekte olduğunu net bir biçimde gözler önüne seriyordu.</p>

<p> </p>

<p>Nüfus sayımı sonuçlarına göre, Çin'in toplam nüfusu 2020'de 1,41 milyar oldu. Bir başka deyişle, Çin nüfusu bir yıl içinde 10 milyon, 2010'dan bu yana ise 72 milyon artış gösterdi.</p>

<p>Ülkede geçen yıl 12 milyon bebek doğdu. Bu sayı 1959-1961 yılları arasında Çin'i kasıp kavuran Büyük Kıtlık'tan bu yana en düşük seviye olarak tarihe geçti. Dahası yeni doğan bebek sayısında dört yıl üst üste düşüş kaydedildi. Bir önceki nüfus sayımının yapıldığı 2016 yılında doğan bebek sayısı 18 milyon, 2019'da doğan bebek sayısı ise 14,65 milyondu.</p>

<p>Çin'de tek çocuk politikası 1979 yılında yürürlüğe girmiş, o tarihten 2016'ya kadar devam etmişti. 2016'da ikinci çocuğa izin verildi, 5 yıl sonra ise üçüncü çocuk izni geldi. Ancak görünen o ki Çinli aileler ikinci çocuk izni çıkmış olsa da daha fazla çocuk sahibi olmaya sıcak bakmıyor. Zira sayım sonuçlarında ülkedeki doğurganlık oranının 1,3'e kadar gerilediği ortaya çıktı. Nüfusun stabil kalması için bu oranın 2,1 olması gerekiyor.</p>

<p>Diğer yandan Çin'in yaşlı nüfusu da artmaya devam ediyor. 60 yaş ve üstü vatandaşların oranı 2010 yılında yüzde 13,3'ken, 2020'de yüzde 18,7 oldu. 15-59 yaş grubunun oranı ise yüzde 70,1'den 63,35'e geriledi.</p>

<p> Yani yakın bir gelecekte Çin işe yaramaz ihtiyarlarla dolu hantal bir ülke olacak.</p>

<p>Elbette Çin’in, yaşlanmakta olan nüfusa alternatif araması kadar doğal bir şey yok.</p>

<p>Çin’in yaşlı bir dev olamsının dünyanın geri kalanı için önemli sonuçları var. Örneğin tam da üç çocuk kararının açıklandığı gün ülkenin İngilizce yayın yapan gazetelerinden South China Morning Post'ta yayımlanan bir haber, Pekin'in karşı karşıya olduğu sorunlardan birine odaklanıyor. "Çin'in gerileyen doğurganlık oranı ordunun yeni asker bulmasını zorlaştırıyor" başlıklı haberin detayları oldukça çarpıcı.</p>

<p>Habere göre, dünyanın en kalabalık ordusu olan Halk Kurtuluş Ordusu'nun bu statüsünü koruyabilmesi için, her yıl binlerce genci silah altına alması şart. Ancak doğurganlığın azalması ve nüfusun yaşlanması, ordunun üst düzey yetkililerini oldukça zorluyor.</p>

<p>Yani  dünyaya kafa tutan süper gücün  hiçbir savunma gücü olmayan hantal ve ihtiyar bir ülke olması, Çin dünya pazarlarındaki egemen ekonomik güç olmasını da sona erdiriyor…</p>

<p>Tabi dünyanın diğer süperlerinin üretim merkezide olamayacak…</p>

<p>Yani Çin’in ihtiyarlaması dünya içinde bir felaket…</p>

<p>Ama iki milyar nüfuslu Çin ise dünya için bir başka felaket…</p>

<p>Şimdi bu noktada durmak lazım …</p>

<p>Türkiye böylesi bir planlamada hangi noktada olmalı…</p>

<p>Genç Türkiye Çin gibi yaşlanan ülkeler grubuna girmek üzere…</p>

<p> Peki Türkiye’de durum nasıl?</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> Gelecek yazı Türkiye’nin nüfusu</p>
]]></content:encoded>
<author>Mehmet Aycan</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/mehmet-aycan/dunya-nin-nufusu-1/136/</link>
<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 16:28:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KEŞKE</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Allah hiç kimseye keşke dedirtmesin, Devleti-Ülkesi-Ortamı ve de şahsi bir işinden ve icraatlarından dolayı…</p>

<p>Kuran-ı Kerim de konusu İSTİŞARE olan bölüme dikkat buyurulursa… İnsanoğlu kendini ve yapacağı işlerde bir nebze olsun GARANTİ ye alır ki; KEŞKE deme olasılığı % olarak mutlak yok olsun, Olmaz ise de; hatalı davranış ve icraattan dönülmüş olur.</p>

<p>Zira : “ YANLIŞI NEREDE KESERSENİZ DOĞRUYU ORADA O ANDA BULURSUNUZ!” Bu benim şiar edindiğim, ASKERLİKTE astlarımla istişare ederek, Operasyon ve mücadele edeceğim konularda güç kazanarak, doğruyu bulmuş olurum. Çünkü “ Allah bir ve doğru tektir.” İtirazı olan var mı? Bir konuda iki doğru çıkmaz…</p>

<p>Değinmek istediğim konu: KANAL İSTANBUL. Bu hususta komutanlarım ve bu işin akademisyenleri ile yaptığım çalışma ve istişarelerde; KANAL İSTANBUL’UN TEMELLERİNİN Haziran sonunda atılacak olması anlatılamayan zarar/ziyan/ hatalar zincirinin hususlar sonrası; Kar mı? Zarar mı? Terazinin kefesine konulmadan! Bir durum Muhakemesi yapılarak kim? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Ne yapacağı Karar’ına varılmalıdır. Önceki yazımda: Mahsurları açıkça sıralamama rağmen konunun akademisyen komutan arkadaşlarıma sorularak danışılarak mütalaa edilmesi arz ve teklifimdir. Hiç kimse her şeyi tam olarak bilemeyebilir. Normaldir. Ancak Askeri Stratejik hususları dile getirilerek danışılacak kişi ve ekibi bence naçizane fikrim: Genelkurmay eski Bşk.ımız ve şimdiki M.S. B.’ımız Sn. Hulusi Akar’dır.</p>

<p>Konunun gündeme getirilmesi, daha vakit varken yoksa sonuç: Türkiye’m için hüsran acı olmasın. Trakya elimiz! Elimizi verip, kolumuzu kaptırmayalım… ( Bir harekat kanal, Zırhlı birlik harekatını engeller…)</p>

<p>Lozan’ın akabinde, Montrö ile lehimize kontrolümüze çevrilen Boğazlardan, Adeta Montrö’yü çiğnememize sebep olur. Rusya ‘nın özellikle USA’ya Hoş geldiniz Karadeniz’e bizi kontrol altına almak için aferin demez çıkacak bir patırtı da, Trakya Boks ringine döner. Tabiri caiz ise Rusya ve USA’nın karşılıklı SALUD Atışı ve Havalı taarruzları ile atışma ve lütfen lütfen … DİKKAT!</p>

<p>Torunlarımın- Çocukları “Ya benim” dedem de ne biçim Askermiş! demesin. Neden müdahil olmamış ki, Hem de Albaymış… Ama bu yazı tarihe bir not düşmek ise; “ Şöyle der herhalde, torunumun çocukları; “Müdahil olmak demokratik ülkeler de DARBE olarak yorumlandığı için yapmamıştır. Müdahale diye düşünür ve o zaman hayatta olmayan dedesi ve dedelerin günahını da almamış olur. Akademisyen komutanlarım lütfen dikkat Sn. Hulusi AKAR komutanım’a M.S.B. Selam sevgilerimle</p>

<p>Tğm. Ve Ütğm. Liğimde Trakya’da görev yapmış Trakya’nın, Askeri yönden stratejik konumu ile araştırması etüdü yapılmadan; Tğm. Ve Ütğm. Ligim döneminde görev yaptığım Trakya bölgemizi mütecavize karşı savunma da Askeri Stratejik yönden de değerlendirilmesi şarttır. Aksi taktirde sadece; coğrafi konum, topografik şartlar, deprem bölgesi, tarım arazilerinin ok olması, bölge trafiği, haksız rant elde edenler, Montrö anlaşmasına göre bu kanalın kullanıp kullanılmaması, getirisi-götürüsü, mail açıdan da hesap edilerek çevre mühendislik etütlerinin de mutlaka doğru ve tarafsız olarak değerlendirilmesini, İstanbul Boğazı varken; zorla bu kanalı kullandırmanın metazori olarak yapılamayacağı, Doğal gaz/Petrol boru hatlarını tamamlandıktan sonra gemi trafiğinin azalacağı, Konuya Rusya ve Amerika cephesinden de bakılmasını, zira Montrö bizim Türkiye Cumhuriyeti’nin boğazlardaki emniyet sibobumuzdur. Unutulmaması dolayısıyla USA’nın çok eski bu planın uygulanırdık derecesini Rusya açısından da ( USA’nın Karadeniz de adeta üsleneceği ve Rusya’yı kontrol altına alabileceği de düşünülerek, bu planın uygulanmamasını B.çekmece’de Ecz. arkadaşım Celal Öcal’ın İstanbul kanalına karşı düşüncelerini de aşağıdaki aktarmak istedim.</p>

<p>TÜRK MİLLETİ</p>

<p>Kanal İstanbul’u tanıtan bilgilerin paylaşılmasıyla bu projenin yanlışlığının ve uygulanmasının getireceği mahzurları uzmanlar ortaya koymuştur. Bu sebeplerin biri de, üzerinde bulunduğumuz tarihi Küçükçekmece Köprümüzün de yol olacağıdır.</p>

<p>Bu yönde tepki almak istemeyen AKP iktidarı bu gerçeği bildiği için Kanal İstanbul Projesi detaylarını paylaşmamıştır. Ancak basında yer alan haberlerde görüldüğü gibi bu projenin uygulanmasıyla üstelik hakkında devletimizin 1. No’lu Kültür ve Tabiat varlıkları Koruma kurulu kararı bulunan Köprümüz, devlet tarafından yok edilecektir.</p>

<p>Dünyanın hayranlıkla değerlendirdiği Sultanahmet, Şehzadebaşı, Selimiye Camileri hakkında yıkım kararı alınmasına benzer bir karar, asla kabul edilmez, mazur görülemez.</p>

<p>Bu projenin sahibi Sayın Cumhurbaşkanımıza çok sevdiğini söylediği Mehmet Akif Ersoy’un şiiriyle cevap veriyoruz.</p>

<p>“ Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,</p>

<p>İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,</p>

<p>Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,</p>

<p>Bir Sinan, bir de Süleyman gerek …”</p>

<p> </p>

<p>Siz benzer birçok yapı yaparsınız ama KÜÇÜKÇEKMECE KÖPRÜSNÜN BİR BENZERİNİ ASLA YAPAMAZSINIZ çünkü siz SÜLEYMAN DEĞİLSİNİZ VE YANINIZDA MİMAR SİNAN’INIZ YOK!</p>

<p>Kanal İstanbul, tarihi köprümüzü yok ederken, Küçükçekmece de yaşayan insanımızı da yapılacak en yakın köprüyü kullanmak zorunda bırakacak, evine işine gidişte çok uzak bir yolu kullanmaya mecbur kalacaktır.</p>

<p>Osmanlı dönemi ordunun sefere çıkarken, seferden dönerken kullandığı Menzil yolu üzerindeki Küçükçekmece Köprümüz: son dönem Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı, İstiklal Savaşı dönemlerinde de çok büyük hizmet gördü. Her gün binlerce insanımızın kullandığı köprümüz Kanal İstanbul için yok edilmek isteniyor. Bu tarih katliamını asla kabul etmiyoruz ve Küçükçekmece Köprüsünü yıkılmasına izin vermeyeceğiz. Sessiz kalmayacağız.</p>

<p>Yaşadığımız pahalılık, işsizlik, Türkiye’mizin demografik yapısının bozulmasını göz ardı eden Suriyeli sorunuyla boğuşmakta olan Türk Milleti, şimdi de Kanal İstanbul’la hayatının çok önemli bir parçası olan KÜÇÜKÇEKMECE KÖPRÜSÜNÜN YIKILMASINI İSTEMEMEKTEDİ ve YIKILMASINA DA İZİN VERMEYECEKTİR.</p>

<p>Bu konuyu Cumhurbaşkanımız R.T.ERDOĞAN’ın tekrar değerlendirmesini arz ediyor, Türk Milletini daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.</p>

<p>TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR ve İNSAN HAKLARI DERNEĞİ Başkanı Celal ÖCAL</p>

<p>Tiyatrocu Ahmet KAYA</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/keske/135/</link>
<pubDate>Fri, 04 Jun 2021 15:23:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ANDIMIZ!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Biz İLKOKULDA iken,</p>

<p>ANDIMIZ’ı bağıra bağıra okuyanlar;</p>

<p>Doktor olduk,</p>

<p>Avukat olduk,</p>

<p>Mühendis olduk,</p>

<p>Öğretmen olduk,</p>

<p>Sanatçı olduk,</p>

<p>İşçi olduk,</p>

<p>Esnaf olduk,</p>

<p>Polis olduk,</p>

<p>Asker olduk,</p>

<p>Gazeteci olduk,(İyi ki; Doğru Haberleri, kendileri gibi Dik kalemleri olan Gazeteciler var ki, bu satırları yazma fırsatı verdiler BANA… (Şu anki sonsuz Basın özgürlüğünde!…)</p>

<p>İnşallah son yazdığım meslek grubu GAZETECİLER sayesinde Topluma sesimi duyurabilirim diyebilirim…</p>

<p>Meslek grupları hiç mühim değil. Durumu vaziyeti idrak edecek derece iyi insan, vatana faydalı, büyüklere saygılı, küçüklerine sevgili olmayı hep yeğledik şiar edindik Ama; Asla ANDIMIZ DA Söylediklerimizden utanacak kadar ŞEREFSİZ olmadık. ATATÜRK’ümüzün Veciz İfadesi; “NE MUTLU TÜRKÜM DİYEREK” Bir ölür Bin Diriliriz.</p>

<p>İlkokul Çağlarımızda çoğumuzun anlamını kavrayamadığımız ve bugün dahi çok ihtiyaç duyduğumuz ANDIMIZ daki topluma da yol gösterici sözleri, ifadeleri uygulamalıyız. Okuduğumuz ANDIMIZI, düşman işbirlikçilerin dahi yapamayacağı YASAKLAMAYI kim, niye, niçin yaptı, yapıyor? Açıklasınlar ki; Bir sonraki yazımda CEVABINI vereceğim…</p>

<p>Okullarımızda, İstiklal Marşı Törenlerine Müteakiben; Hep birlikte ciğeri hançerimizi yırtarcasına okumayı da Arz ve teklif ediyorum.</p>

<p>GÜZEL TÜRKİYEM Vatanım için; Temellerine, yeminlerimle AND ile, taş değil!.. Ölümüne Baş koyarcasına…</p>

<p> </p>

<p>Tahsin ATAİZİ<br />
 </p>

<p>Biz İLKOKULDA iken,</p>

<p>ANDIMIZ’ı bağıra bağıra okuyanlar;</p>

<p>Doktor olduk,</p>

<p>Avukat olduk,</p>

<p>Mühendis olduk,</p>

<p>Öğretmen olduk,</p>

<p>Sanatçı olduk,</p>

<p>İşçi olduk,</p>

<p>Esnaf olduk,</p>

<p>Polis olduk,</p>

<p>Asker olduk,</p>

<p>Gazeteci olduk,(İyi ki; Doğru Haberleri, kendileri gibi Dik kalemleri olan Gazeteciler var ki, bu satırları yazma fırsatı verdiler BANA… (Şu anki sonsuz Basın özgürlüğünde!…)</p>

<p>İnşallah son yazdığım meslek grubu GAZETECİLER sayesinde Topluma sesimi duyurabilirim diyebilirim…</p>

<p>Meslek grupları hiç mühim değil. Durumu vaziyeti idrak edecek derece iyi insan, vatana faydalı, büyüklere saygılı, küçüklerine sevgili olmayı hep yeğledik şiar edindik Ama; Asla ANDIMIZ DA Söylediklerimizden utanacak kadar ŞEREFSİZ olmadık. ATATÜRK’ümüzün Veciz İfadesi; “NE MUTLU TÜRKÜM DİYEREK” Bir ölür Bin Diriliriz.</p>

<p>İlkokul Çağlarımızda çoğumuzun anlamını kavrayamadığımız ve bugün dahi çok ihtiyaç duyduğumuz ANDIMIZ daki topluma da yol gösterici sözleri, ifadeleri uygulamalıyız. Okuduğumuz ANDIMIZI, düşman işbirlikçilerin dahi yapamayacağı YASAKLAMAYI kim, niye, niçin yaptı, yapıyor? Açıklasınlar ki; Bir sonraki yazımda CEVABINI vereceğim…</p>

<p>Okullarımızda, İstiklal Marşı Törenlerine Müteakiben; Hep birlikte ciğeri hançerimizi yırtarcasına okumayı da Arz ve teklif ediyorum.</p>

<p>GÜZEL TÜRKİYEM Vatanım için; Temellerine, yeminlerimle AND ile, taş değil!.. Ölümüne Baş koyarcasına…<br />
<br />
<img alt="" src="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/files/2021/03/6054a766821b5.jpg" style="width: 180px; height: 279px;" /></p>

<p><strong>Tahsin ATAİZİ</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/andimiz/134/</link>
<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 16:27:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İstanbul Boğazı'nda "buz" kavgası</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim  insanlarımız (!) birbirini hoyratça hırpalamayı sever…</p>

<p>Aslına bakarsanız kendileri bir şey üretmedikleri için ve yazdıkları “ortaokul tahrir ödevine” benzer makaleleri ile “yayın yaptık”larını söyleyerek övünürler.. (tahrir: kompozisyon)</p>

<p>Uluslararası ciddi bilim dergilerinde hiç birinin ciddi bir makalesi yayınlanmamıştır.</p>

<p>Uluslararası literatüre giren bilim insanı sayımızda iki elin parmağı kadar falandır…</p>

<p>Onlar da genelde Türkiye’de yapılmış araştırmalarda değildir..</p>

<p>Bir prof’un tanımıyla “Biz bilim öğreten hocalarız. Bilim insanı bilim üretendir. Biz sadece üretilen bilimi öğretiriz. Ama bize bilim adamı denmesinden de çok hoşlanırız” demişti,</p>

<p>Haklı…</p>

<p>Şimdilerde de gazete sayfalarına yansıyan iki prof’un tartışması yargıya taşınsa “hakaret” sayılır ve ceza verilir.</p>

<p>Şimdi bir prof.’un, başka bir prof’un açıklamalarını  “saçmalık” deyip sonrada, ilkokul bilgileriyle onun tezini çürütmeye kalkışması bir başka garabet…</p>

<p>Konu; İstanbul boğazının yakın bir gelecekte buz tutması…</p>

<p>Küresel soğuma ile ilgili İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar çok konuşulacak bir iddiada bulunarak ‘2022, 2023 veya 2024 olur. Bu dönemlerde biz, mini soğumaya gireceğiz. Sıcaklık mola verecek. Bu molada, İstanbul Boğazı'nın donduğunu göreceğiz’ dedi</p>

<p>Buna cevap biraz sert geldi; İstanbul Boğazı’nın önümüzdeki yıllarda donacağı iddialarını ‘saçmalık’ olarak nitelendiren Prof. Dr. Orhan Şen bir tv kanalında canlı yayında ‘Bir buzul çağı artık dünyada yok! 20 bin sene sonra olma olasılığı var. O da nasıl olur eğer küresel ısınmayı durdurup sera etkisini ortadan kaldırırsak 20 bin sene sonra olur. Hele 2022, 2023’te olmaz bu. Akan suda da zaten buz durmaz. İkincisi tuzlu su da zaten buz tutmaz’ dedi.  </p>

<p> </p>

<p>İkisinin de unvanı prof. Anlaşılan akademik dünyada saygı kavramı rafa kalkmış…</p>

<p> </p>

<p>Bu saygı kavramını korona salgınının  ilk günlerinde de yaşamıştık. Bir prof’un dediğini diğeri “saçmalık” diyerek yalanlayınca vatandaşım kafası karışmış ve hastalık hızla yayılmıştı.</p>

<p>Konuya dönelim: bir başka akademik unvanlı kişi; İstanbul üniversitesi deniz bilimleri enstitüsü öğretim üyesi doç. dr. Cem Gazioğlu ise  2019 yılında bu tartışmaya değişik bazda katkı yapmış ve şöyle demiş: “Bizim bulunduğumuz enlemde o şartların oluşması mümkün değil. Deniz suyu sıcaklığı -4’e düşse bile çok ince bir zar şeklinde donar. komple sistemin dibe kadar donması mümkün değil. bizim bölgemizdeki hava sıcaklığının kuzey buz denizindeki seviyeye gelmesi mümkün olmadığından dolayı İstanbul Boğazı’nda donma olayı gerçekleşmez”</p>

<p>Yani, İstanbul Boğazı’nın buz tutmayacağı tezini reddetmiyor sadece  “iklim elverişli değil” diyor.</p>

<p>Elbette bizlerin bilgisi bu unvanlı kişiler kadar değil, Ancak Şen’in itirazının son cümlesine takıldık, galiba bizim bilgilerimiz eksik veya hocalarımız bize yanlış bilgi vermiş;</p>

<p> Ne diyor Şen, “Akan suda da zaten buz durmaz. İkincisi tuzla su da zaten buz tutmaz’</p>

<p>Biz devasa buzulların olduğu kutup denizlerinin tatlı su denizi olduğunu bilmiyorduk…</p>

<p>Şimdi gelelim iddialara; kısa bir süre sonra dünya mini buzul çağına girecek mi; Bu “haragüre” arasında bizde tartışmaya dahil olalım.</p>

<p>Hemen hatırlatalım; İstanbul Boğazı’nda, kayıtları günümüze dek ulaşmış ilk buzlanma M. S. 401’de oldu ve 20 gün sürdü. Boğaz ve Haliç bir çok kez 'dondu.' Sonuncusu 1954’teydi. 23 Şubat 1954 tarihli gazeteler, karın İstanbul’daki hayatı felce uğrattığını yazıyorlardı. Ama ertesin gün olacakları kimse tahmin etmemişti. 24 Şubat’ta Romanya’dan Karadeniz’e dökülen Tuna Nehri’nden koparak gelen buzlar, Boğaz’ın girişini kapladı.</p>

<p>500 metrekarelik alanı kaplayan buz parçaları aynı akşam Boğaz’dan içeri girmeye başladı. Önce Tarabya Koyu, gece yarısına doğru Kanlıca, Anadolu Hisarı ve Kandilli açıkları buzlarla doldu.</p>

<p>Her ne kadar Tuna nehri tatlı su akıntısıysa da Karadeniz tuz oranı yüksek bir deniz ve akıntı İstanbul’a kadar buzları taşıdı…</p>

<p>Yani ne akıntı ne de tuz o sertlikte buzulları eritebildi.</p>

<p>Elbette bu bir bilimsel iddia değil ama merak edilen ve nedeni açıklanması gereken bir soru…</p>

<p> </p>

<p>Şimdi gelelim ana konuya… Malum bir küresel ısınma söz konusu buzullar eriyor ve eriyen buzullar sıcak denizleri hızla soğutuyor…</p>

<p> </p>

<p>Avrupa ve ABD’yı kasıp kavuran aşırı soğuk havaların nedeni bu değişime bağlanıyor.</p>

<p>Küresel ısınma bu nedenle küresel soğumaya dönüşebiliyor.</p>

<p>Dünyada ise tartışma başka boyutlara çoktan taşındı.</p>

<p>Son günlerde Batı Avrupa'daki hava durumunu takip edenler, küresel ısınmaya gerçeğine inanmakta zorluk çekiyor. Çünkü küresel ısınma tezinin aksine havalar ısınmıyor, soğuyor. Son 15 senenin istatistikleri de küresel hava sıcaklığının düşüşte olduğunu gösteriyor. İngiliz Reading Üniversitesi Meteoroloji Bölümü Başkanı Ed Hawkins bu durumu şöyle açıklıyor:</p>

<p>“Küresel ısınmanın yavaşladığını söyleyebiliriz. Son 10 yılda fazla bir ısınma tespit edilmedi. Geçen 150 yıl içinde meydana gelen küresel ısınmanın nedeninin karbondioksit emisyonları olduğunu söylemek mümkün. Diğer yandan küresel ısınma nedeniyle her sene sıcaklığın artış göstermesini bekleyemeyiz. Küresel ısınma bazen yavaşlayan ve daha sonra tekrar hızlanabilen bir süreç. Bunun da birçok sebebi var.”</p>

<p>Biraz da uluslar arası bilim dergilerine yansıyan bu tartışmalar göz atalım;</p>

<p>Malum genel kanı Küresel bir ısınma var. O zaman niye; ABD eski Başkanı Donald Trump da dahil insanlar "O zaman neden bu kadar soğuk?" diye soruyorlar.</p>

<p>Bilim insanlarına göre; bu "küresel ısınma" terimiyle alakalı olabilir.</p>

<p>Ancak terim her zaman her yerde sıcak hava göreceğimiz anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre;  dünyanın ortalama ısısı endişe verici boyutlarda yükseliyor ve bu da hava durumlarında aşırı tablolar görmemize neden oluyor.</p>

<p>ABD'de en az 21 can alan aşırı soğuk hava dalgası da bunun bir parçası olabilir.</p>

<p>Kimi Bilim insanları kuzey kutbu ısındıkça soğuk havaların ve yoğun kar yağışının arttığını söylüyor.</p>

<p>Uluslararası medyaya yansıyan bilimsel görüşlere göre; ABD'nin orta batısındaki şehirleri etkisi altına alan ölümcül soğuklardan önce iklim uzmanları bu eğilimi, çok önceden öngörmüştü.</p>

<p>Pek çok araştırmada buradaki katalizörün ısınan Kuzey Kutbu olduğu ortaya kondu.</p>

<p>Küresel ısınma buzları çözülmüş okyanusun daha fazla ısı yaymasına neden oluyor ve bu da Kuzey Kutbu üstünde soğuk hava dolaşımını zayıflatarak bunun güneye kaçmasına neden oluyor.</p>

<p>Nature Communications dergisinde yayımlanan bir araştırmada, "Kuzey Kutbu daha ılımanken hem soğuk ısılar hem de yoğun kar yağışı kuzey kutbunun soğuk olduğu dönemlere kıyasla daha fazla. Ayrıca hızlanmış ısı yükselişi dönemlerinde kuzey kutbu ısınması üst troposfere ulaşıyor ve alt stratosfere ulaşıyor ve kış aylarında aşırı soğuklar artıyor" denildi.</p>

<p>Buzul kutup havaları ve kutup girdabı olarak bilinen hava koşulları güneye doğru iniyor.</p>

<p>2013 yılında Phys.Org dergisindeki bir araştırma da "Kuzey Yarımküre'de tahmin edilebilir biçimde dolaşmak yerine yüksek rakımdaki rüzgarlar tembel bir döngü patikası izleyip ABD, Atlas Okyanusu ve Avrupa üzerinde zikzaklar çiziyor. Döngülerin güney kesimleri soğuk hava kütlesine yakalanıyor ve yerinde kalıyor" öngörüsünde bulunulmuştu.</p>

<p> </p>

<p>Bazı çalışmalar kutup girdabındaki bozulmaya yönelik bilimsel açıklamaların tartışmalı olduğunu öne sürüyor.</p>

<p>2017 Amerikan Meteoroloji Cemiyeti, "Kutup girdabının kış döngüleri ve yeryüzü ısıları üstündeki kilit rolüne rağmen son dönemdeki soğuma eğilimleri üzerinde potansiyel stratosferik sayısal analiz eksik" açıklamasını yapmıştı.</p>

<p>İngiltere'de East Anglia Üniversitesi'de iklim araştırma biriminde çalışan Ben Webber yükselen ısının sıcak hava dalgalarını arttırdığının ispatlandığını söylüyor.</p>

<p>Webber, "Bu ayrıca soğuk havaların yoğunluğunu da artırabilir ancak bunun için daha fazla araştırma gerekiyor" dedi.</p>

<p>Ancak bilimin hemfikir olduğu bir konu var: o da dünyanın ısınması giderek daha sıklıkla aşırı havalara neden oluyor.</p>

<p>Ayrıca farklı faktörler de havadaki değişikliklerde rol oynayabilir.</p>

<p>Bunlardan biri El Nino etkisi ya da Pasifik ekvatorunun ortadoğusunun ısınması.</p>

<p>Bu yaşandığında iklim uzmanları, sebebinin küresel ısınma olduğunu düşünmüyor.</p>

<p>Ayrıca; <strong>Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 5. Değerlendirme Raporu</strong><strong>na göre ise önümüzdeki 80 yılın değerlendirmesi şöyle:</strong></p>

<p>Birçok aşırı hava ve iklim olayında 1950’den beri değişiklikler olduğu gözlenmiştir. Büyük olasılıkla, küresel ölçekte soğuk gün ve gecelerin sayıları azalmış, sıcak gün ve gecelerin sayısı artmıştır. Büyük olasılıkla, dünyanın bazı bölgelerindeki sıcak hava dalgalarının sıklığında artış gözlenmiştir. Olasılıkla kuvvetli yağış olaylarının sayısının arttığı kara alanları bu olayların azaldığı karalardan daha geniştir.</p>

<p>Küresel yüzey sıcaklığı değişikliği, 21. yüzyılın sonuna kadar, biri dışında tüm yeni IPCC senaryolarına dayanarak olasılıkla sanayi öncesi döneme göre 1.5°C’yi ve iki yeni senaryoya göreyse 2°C’yi aşacaktır.</p>

<p>Küresel ısınma, bir senaryo dışında tüm yeni IPCC senaryolarına dayanarak 2100 yılı sonrasında da sürecektir. Isınma, yıllar arası değişkenlikten on yıllık değişkenliklere kadar çeşitli değişkenlikler sergilemeyi sürdürecek ve bölgesel olarak türdeş olmayacaktır.</p>

<p>1986-2005 dönemine göre 2016-2035 dönemindeki küresel ortalama yüzey sıcaklığı değişikliği, olasılıkla 0.3°C ile 0.7°C aralığında olacaktır. Doğal içsel değişkenliğe göreyse, mevsimlik ortalama ve yıllık ortalama sıcaklıklardaki kısa süreli artışların tropikal ve subtropikal kuşaklarda orta enlemlerden daha büyük olması beklenmektedir</p>

<p>Elbette eriyen buzullar akıntıyla dünya denizlerine dağılacaktır. Doğal olarak ta hem deniz seviyelerinin yükseleceği hem de  deniz suyunun görece soğuyacağı kesindir. Soğuyan deniz havayı da etkileyecektir. Kimi öngörülere göre bu soğuma nedeniyle dünyada kısa sürelide olsa mini bir buzul çağını başlayacağı varsayımı da ağırlık kazanmaktadır…</p>

<p>Hatta iddialara göre özellikle Doğu Akdeniz, Ege, Marmara ve hatta Karadeniz bu soğumadan büyük oranda etkilenecek ve deniz yüksekliği kimi iddialara göre önemli ölçüde yükselecektir…</p>

<p>Belirtildiğine göre zaten Doğu Akdeniz 40 cm yükselmiş, birkaç ay önce yapılan ölçümlere göre de İstanbul Boğazı’nda su seviyesi 20 cm düzeyinde artmış…</p>

<p>Dünya Küresel Isınma raporunda Akdeniz’de ve Ege’de dev tropikal hortumların oluşacağı da yer almıştı. “Eskiden de vardı yerleşme yerleri olmadığı için haberimiz olmadı” savı ise sadece  “şaka” olarak kayda geçebilir…</p>

<p>İstanbul Boğazı’ndaki “buz baskını” konusunda  “olmaz olmaz”a bilgiçliği de böylesi bir anlayış olsa gerek.</p>

<p>Bu tür tartışmaların siyasi bir kaygısı var mı bilinmez..   </p>

<p>Zaten kimi ezoterik bilgiler de bu bilimsel verileri  destekleyen kayıtlar düşmektedir.</p>

<p>İzmirli prof’un iddiasına bir başka ekleme de şöyle yapılacaktır  gelecekte: Anadolu topraklarına kıyı kentlerimiz de ciddi deniz yükselmeleri olacak ve bazı bölgeler su altında kalacak….</p>

<p>Kısacası bizim görmezden geldiğimiz veya vatandaşı korkutmamak bir başka deyişle de siyasi nedenlerle açıklamaktan çekindiğimiz kısa vadeli küresel iklim felaketi kapımızda gibi görünüyor.</p>

<p>Dünya hızla önlem alıyor, bizim akademisyenlerde birbirini “cahil olmakla” suçluyor…</p>

<p>Biz bilim insanı değiliz ama bu “İstanbul’a ,ikinci boğaz” macerasına bir de bu gözle baksak daha doğru olmaz mı?…</p>

<p>Bu projenin ilk önereni, Bülent Ecevit bu bilimsel gerekçelerle  “boğaza ikinci boğaz “ rüyasından vaz geçmişti…</p>

<p>Son bir not: uzaydan çekilen görüntülere göre; Antik çağda Marmara ve Karadeniz iki boğazla birbirine bağlıymış. Sonra doğa gerekli görmüş ve birisini kapatmış…</p>

<p>Doğayla da savaşmaya pek gerek yok galiba..</p>

<p>Hele inada hiç gerek yok…</p>
]]></content:encoded>
<author>Mehmet Aycan</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/mehmet-aycan/istanbul-bogazi-nda-buz-kavgasi/133/</link>
<pubDate>Fri, 12 Mar 2021 12:54:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Tüm Şehitlerimizi Rahmetle anarken:</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm Şehitlerimizi Rahmetle anarken:</p>

<p>1990-1991 yıllarında Güneydoğu’da ŞIRNAK Bölgesi GABAR Dağı GÖRMEÇ’te Düşen ÇIĞ felaketi neticesinde ( 65) KOMANDO ASKERİMİZİ ŞEHİT vermiştik. Bu vesile ile;</p>

<p>Müsaade ederseniz; Tanıtımını yapmak istediğimiz KİTAP ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASINA kaleme alınmıştır. ( ÇIĞ Kitabı) ÇIĞ’dan kurtulan GÖRMEÇ-GÜNEYCE köyünde öğretmen olan Ahmet ÖZDEMİR tarafından yazılmıştır. Şu an kendileri BURSA Milli Eğitim Md.’de görevlidir.</p>

<p>Yazıma ilave olarak özellikle belirtmek istediğim konu: Takdir-i ilahe derler, 65 ŞEHİT’imizi verdiğimiz Taburun komutanı idim. Olayın (1) yıl öncesinde… Başka bölgeye Mardin/DARGEÇİT’te görevlendirilmiştim. Maalesef silah arkadaşlarımı ’da 1 yıl sonra KARLAR altında TOPRAĞA DEĞİL ( onları) GÖNÜLLERİMİZE GÖMDÜK…</p>

<p>ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN, Onlar ebediyen GÖNÜLLERDE YAŞAYACAKTIR.</p>

<p>Saygılarımla,</p>

<p>Not: Yazar: Ahmet ÖZDEMİR</p>

<p>Yayınevi: Özgür Yayınları</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Tahsin ATAİZİ</p>

<p>ÇIĞ (GÖRMEÇ’İN BEYAZ ÖRTÜSÜ)</p>

<p>‘ÇIĞ’ Konu itibariyle bir öğretmenin öğretmenliğe ilk başladığı yıl olan 1992 yılında, daha önceden terör örgütü tarafından okulunun yakıldığı için Bolu Komando tugayı tarafından onarılıp yerleşilen Şırnak Merkeze bağlı Görmeç Köyünde;</p>

<p>Güvenlik nedeniyle konuşlu askeri birlikle birlikte eğitim ve öğretimini sürdürürken, sömestre tatilinde yoğun kar yağışı nedeniyle yolların kapalı oluşundan dolayı köye gelen ama bir türlü piste inişi sağlanamadığından dolayı helikopterden sarkıtılan bir halat yardımıyla helikoptere binebilen, akşamına da köyün üzerine çığ düşmesi sonucu 21 gün boyu süren kurtarma çalışmalarına rağmen 65 asker arkadaşının şehit oluşunu ve bir o kadar da köylü ve öğrencisinin hayatını kaybetmesini konusu edinen,’ tamamıyla yaşanmış gerçek bir hayat hikâyesidir.</p>

<p>‘ÇIĞ’ İçi vatan ve millet sevgisi dolu bir öğretmenin yaşanan felaketin unutulmasının üzerinden geçen yıllar sonra kamuoyunun hafızasına seslenişi, adeta sessiz çığlığıdır.</p>

<p>Ayrıca;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Bir köylünün derme çatma eski bir evinde araç-gereçsiz olarak çaresizlikle ders anlatırken, odanın kenarındaki boşluktan alttaki ahıra düşen öğrencilerini yeniden derse katmaya çalışan bir öğretmenin;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Teröre destek vermedikleri gerekçesiyle köy meydanında teröristler tarafından hem babası hem abilerinin kurşuna dizildiği, kendisinin de çığın altında kalarak öğretmen olma hevesinin kursağında düğümlenerek kaldığı Halil İbrahim adlı öğrencinin;</p>

<p>‘Çığ’ Yaşanan felaket nedeniyle haritadan silinen kara bahtlı Görmeç Köyünün;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Birkaç ay sonra düğünü için Ankara orduevini kiralamış ve düğün için gün sayan kahraman bir bölük komutanı olan Üsteğmen Alaaddin SARAÇYAKOPOĞLU’nun;‘ÇIĞ’ Henüz öğretmenlik görevine başlayamadan vatani görevi için bu köye Asteğmen olarak gelen ve sonraları internette “Burada Yaşamak Zor Anne’ diye başlayan mektubu dolaşan Ömer Zeki VARAN’ın;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Hasta olan arkadaşının yerine nöbete giden ve nöbet esnasında çığa maruz kalarak 36 saat çığın altında yaşam mücadelesi veren ve en son eline geçirdiği bir çorba kaşığı ile yedi metrelik bir tünel kazarak karın üzerine çıkarken ‘Komando!’ diye haykıran ve o an köyde bulunan dönemin Başbakan yardımcısı Erdal İNÖNÜ ve Genel Kurmay Başkanı Doğan GÜREŞ’in takdirlerini toplayan Mehmetçik Nurettin TOPÇU’nun;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Gömlek alacak parası olmadığı için öğretmenin gömleğini alıp izne giden, on beş gün boyunca üzerinden çıkarmadığı gömlekle fotoğraflar çekinen ve dönüşte çığın altıncı günü çığdan cansız bedeni gülümseyerek çıkan er Yunus KESKİN’in;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Yine parası olmadığı için babasından mektupla para isteyen; ancak demirci ustası Şaban Amca’nın evin tek ineğini satamadığından oğluna para gönderemediği için izne ayrılamayan ve çığın beşinci gününde cansız bedenine ulaşılan yakışıklı kahraman Mehmetçik Ali İhsan MERCAN’ın;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Kader mahkûmu olduğu için askere biraz geç gelen, Ufra’da Oxford olmadığı için okuyamadığından dolayı iki basamaklı doğal sayıları toplayamadığı halde askeriyede kantincilik yapan ve cansız bedeni ancak çığın yirmi birinci gününde tüfeğine sarılı bir şekilde çıkarılan ve bir türlü ellerinden tüfeği alamadıkları için Şırnak Tugay Komutanlığına tüfeğiyle birlikte helikopterle gönderilen kara oğlan Cuma UÇAR’ın;</p>

<p>‘ÇIĞ’ Ve daha onlarca kahraman Türk Mehmetçiğinin gerek çığ üzerinde ve gerekse çığın altında geçen mücadele dolu acı hayat hikâyeleridir.</p>

<p>Eser için 1.Baskı önsözünde İstanbul Üniversitesi’nde öğretim görevlisi araştırmacı yazar Kemal BEK; “Ve Şırnak’ın Görmeç Köyünde başlayan bu serüvende karşılaştığı “Anadolu’dan İnsan Manzaraları’nı ÇIĞ’da anlatıyor; bir yoksulluk, bir eğitim, bir ölüm, bir doğa afeti, bir insan sevgisi ve özverisi… Ülke hala ayakta duruyorsa, ülküsünü yaşamının amacı yapan yurtsever askerlerin, öğretmenlerin sayesinde duruyor. ‘ÇIĞ’ işte bu özverili yurtseverlerden birkaçının öyküsü… Etkileyici, duygulandırıcı, öğretici, ustalıklı bir dille…” İfadelerini kullanmıştır…</p>

<p>Ahmet ÖZDEMİR</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/tum-sehitlerimizi-rahmetle-anarken/132/</link>
<pubDate>Wed, 27 Jan 2021 09:23:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Covid-19 Dönemi ve Sonrasında İstihbarat</title>
<content:encoded><![CDATA[İstihbarat nedir?<br />
 <br />
<br />
•Basitçe anlatırsak: Bilgi toplamaktır. Ne hakkında, kimler hakkında bilgi toplanacaktır? İhtiyaç nedir, hangi işte kullanılacaktır? Kimlere yön verilecektir?<br />
•Hangi bilgi istihbarattır? İstihbaratın hedefi alanı nedir?<br />
• İstihbaratın kapsamı ve çeşitlenen alanları neyi ifade etmektedir? Yeni ihtiyaçlar yeni teşkilatlanma seçenekleri ortaya çıkmaktadır.<br />
 
<h1><strong><em>Bilgi toplama</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim1_6267d2a56e9584648f14.png" /></em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>İstihbarat; bilgi toplamak bilgiye yön vermek</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em>•İstihbaratın alt dalları; görüntü istihbaratını da kapsayan yer-biçimsel istihbarat, insan istihbaratı, muhabere ve elektronik istihbaratı kapsayan sinyal istihbaratı, ölçme ve iz istihbaratı, açık kaynak istihbaratı, teknik istihbarat ve istihbarata karşı koyma olarak sıralamaktadır. </em></strong></p>

<p><strong><em>•İstihbarat süreci istihbarat çarkı olarak adlandırılmaktadır. İstihbarat süreci: planlama yönlendirme, toplama, işleme tabi tutma, analiz ve üretim,  yayım ve kullanma, değerlendirme ve geri besleme olarak birbirini bütünleyen altı aşamadan oluşur.</em></strong></p>

<p><strong><em> <img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim2_3f67e57980003e52bddc.png" /></em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>İstihbarat toplama vasıtalarının gelişimi</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim3_e3d975abb214ec4e40d8.png" /></em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>STRATEJİK İSTİHBARAT</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em>•Stratejik istihbarat, bir devlet için “gelecekte ortaya çıkabilecek fırsatları, tehditleri araştırıp tespit ederek ve öngörerek, karar alıcıların önüne olabilecekler ile ilgili ihtimalleri değerlendirerek, onların siyaset üretme sürecini daha doğru bir zemine çekmek amacı ile yapılan istihbarat” çeşididir.</em></strong></p>

<p><strong><em>•Stratejik istihbaratın sadece “tehlike” durumunda yapıldığıdır. Diğer bir yanlış inanış da stratejik istihbaratın sadece bir kurumda yapılabileceği veya sadece bir kurumun işi olduğudur. En büyük hatalardan birisi de stratejik istihbaratın sadece dış istihbarat ile ilgilendiği varsayımıdır.</em></strong></p>

<p><strong><em>•Stratejik istihbarat beka ile ilgilidir. Bütün zamanları kapsayan devamlı bir faaliyet olup, hayatın akışına göre şekillenir ve çeşitlenir. Dinamiktir. Mesela siber istihbarat…</em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em> Medya-sosyal medya stratejik istihbaratın alanıdır</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim4_70111d57d0328f30214a.png" /></em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>İSTİHBARATIN ZAMANI</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em>•Stratejik İstihbarat "Risk", “Tehlike” veya "Tehdit" Durumlarında Yapılmaz, her zaman yapılır.</em></strong></p>

<p><strong><em>•Stratejik istihbarat bir dış istihbarattır, stratejik istihbarat bir iç istihbarattır. Her mekanı, zamanı ve yeri kapsar.</em></strong></p>

<p><strong><em>•Teknik istihbarat, biyolojik istihbarat, siber istihbarat, açık istihbarat, gizli istihbaratı vs gibi her alanı kapsar.</em></strong></p>

<p><strong><em>•Sınırsız bilgi kayıt imkanı ve geri getirilmesi teknolojisini kapsar.</em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>ABD Genelkurmay Başkanı Milley: Virüsler biyolojik silah olarak kullanılabilir</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em>•Biyolojik savaş konusunda yaptığı konuşmada: Ulus devletlerin zaten böyle bir kabiliyet geliştirme kapasitesine sahip olduğuna işaret eden Milley, "Asıl daha büyük tehlike ise bir terör örgütünün veya sorumlu aktör gibi davranmayan birilerinin bunu kullanmasıdır. Bu çok büyük bir endişedir. Ayrıca, elinde hiç silah olmayan örgütlerin biyolojik silahlar geliştirip bunları kullanmalarını ve korkunç bir yıkıma neden olmalarını hayal etmek hiç de zor değil."</em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>SAĞLIK İLE İLGİLİ KOMLO TEORİLERİ - ŞEHİR EFSANELERİ</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em>•Aşılar üzerinden: Genetik kodların değiştirilmesinden, milyonlarca kişinin bedenine mikroçipler yerleştirmeye kadar birçok söylenti 'kulaktan kulağa' yayılıyor.</em></strong></p>

<p><strong><em>•Sosyal medyada aşılarla ilgili söylentiler, Koronavirüs aşısının DNA'mızı değiştireceğine ilişkin iddialar .</em></strong></p>

<p><strong><em>•BBC, üç bağımsız bilim insanına bu iddiayı sordu ve "koronavirüs aşısının insan DNA'sını değiştirmeyeceği" cevabını  aldı.</em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em> Yanıltıcı haber ve bilgiler had safhada</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim5_ee47bb80c53ff1e4e178.png" /></em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em> İnsanlar kafa karışıklığı içinde</em></strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><em><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim6_3a29fb630c3a4f5bf103.png" /></em></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong><em>Bu söylentilerin bir kısmı şehir efsanesi bir kısmı istihbarat örgütlerinin yanıltıcı psikolojik harp faaliyeti</em></strong></h1>

<p><strong>•«Aşı mikroçipi" diye bir şey yok.</strong></p>

<p><strong>•Aşıların insan ve hayvan ceninlerindeki bazı dokuları, özellikle de akciğer dokularını içerdiğine yönelik söylentiler.</strong></p>

<p><strong>• Söylentilerin ortaya çıkma nedeni, aşı geliştirme süreçlerinde laboratuvarda üretilen bazı hücrelerin de kullanılıyor olmasıyla ilgili olabilir. Bu hücreler embriyonik hücrelerin klonlanmasıyla oluşturulur. 1960'larda geliştirilen bu teknikte "bebeklerin 3 aylıkken kürtajla alınıp aşı çalışmalarında kullanılması" gibi bir durum hiçbir şekilde yaşanmadı.</strong></p>

<p> </p>

<h1><strong> Aşıya ve aşılamaya karşı çıkmak her zaman vardır.</strong></h1>

<p> </p>

<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim7_26f41cc87474473dec84.png" /></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong>Şehir efsanesi-komplo teorisi</strong></h1>

<p> </p>

<p><strong>•Sosyal medyada yer alan aşı karşıtı argümanlardan birisi de, "Eğer koronavirüsten ölme oranı bu kadar az ise aşı olmak gereksizdir" şeklinde formüle edilebilir.</strong></p>

<p><strong>•Aşının faydası yok.</strong></p>

<p><strong>•Birileri dünyayı kafasına göre şekillendiriyor.</strong></p>

<p><strong>•Ben aşı olmam, yasaklara uymam, maske takmam.</strong></p>

<p><strong>•Her devirde en iyi işlere bile muhalif olanlar çıkmıştır bunların bir mantığı vardır. Şehir efsanelerinde mantık göremiyorsunuz.</strong></p>

<p><strong><em>ÇEŞİTLİ YAYINLAR OLAYLARI ABARTARAK ESRARENGİZ HAVA VERİYOR</em></strong></p>

<p><strong>•CNN, Çin'den sızan gizli koronavirüs belgelerini yayınladı</strong></p>

<p><strong>•01.12.2020, Çin'den sızan gizli koronavirüs belgelerini yayınladı.<br />
•Meselenin gizlisi açığı kalmadı. Herkes biliyor ki Wuhan’da çıktığını bilmeyen kalmadı. Bu virüsün laboratuvar ürünü olduğu biliniyor.</strong></p>

<p> </p>

<h1><strong>Kovid 19 Sonrası İstihbarat Alanının Genişlemesi İç İstihbarat ve Dış İstihbaratta Biyolojik İstihbaratın Önemi</strong></h1>

<p> </p>

<p><strong>•Terör örgütlerinin, cinayeti hedefleyen satanist örgütler, memnuniyetsizler, narsist-sadist, ruhlu şahıslar her zaman mevcuttur.</strong></p>

<p><strong>•Stratejik istihbarat toplumun korunmasını ve bekasını hedefler; milli varlığı çürüten uyuşturucu ticareti-kullanımı, alkolizmle mücadele, ahlaki değerlerin korunması ve geliştirilmesi, kötü niyetli grup ve kişilerin KBN faaliyetlerinin takibi, siber suçlar-bunlarla bağlantılı dolandırıcılık faaliyetleri hem içte hem dışta istihbarat çalışmasını zorunlu kılmaktadır.</strong></p>

<h1> </h1>

<h1><strong> Biyolojik İstihbarat</strong></h1>

<p><strong>•Mikrop, virüs, bakteri ve her türlü canlı partükül üretiminin sıkı takibi.</strong></p>

<p><strong>•Aşı faaliyetleri ve bunlarla ilgili enstitülerin faaliyeti sütün zamanları kapsayacak şekilde sürdürülmesi.</strong></p>

<p><strong>•Dost- düşman ülkelerin KBN madde üretiminin sıkı şekilde takibi…</strong></p>

<p><strong>•NPT antlaşmasının bütün devletleri kapsayacak şekilde kapsama alanının genişletilmesi , sıfır nükleer kapasitenin kabul edilmesi.</strong></p>

<h1><strong> Gıda güvenliği -1-</strong></h1>

<p> </p>

<p><strong>•Beslenme, insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından biri olup sağlıklı yaşam sürecinin en temel dayanağıdır.</strong></p>

<p><strong>•Can, mal, sağlık  ve namus güvenliği, ekonomi, siber, gıda ve bio- güvenlik temel güvenlik sorunudur.</strong></p>

<p><strong>•Gıda işleme, üretim, dağıtım ve tüketim sürecinde meydana gelen köklü değişimler, dünyanın her bölgesinde ki tüketicilerin, tükettikleri gıda ürünlerinin güvenliği hakkında emin olmamakta ve gıdadan kaynaklanan sorunlar daha dikkatle takip edilmektedir.</strong></p>

<p> </p>

<p><strong> <img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim8_0ea37ede9df79c619163.png" /></strong></p>

<p> </p>

<h1><strong>Gıda güvenliği 2</strong></h1>

<p> </p>

<p><strong>•Gıda güvenliği üretimden tüketicinin sofrasına kadar gıdalarda ki fiziksel, kimyasal, biyolojik, mikrobiyolojik ve her türlü zararın öngörülmesi ve uzaklaştırılmasını temel alan tedbirlerin tamamını ifade eder!.</strong></p>

<p><strong>•Kötü niyetli kişiler her zaman vardır. Gıdanın tağşişi, çok kâr amacı, terör faaliyetleri, suyun, gıdanın zehirlenmesi, biyolojik ve kimyasal maddelerin kullanılması, üretilmesi söz konusudur. Bu konular istihbaratın temel faaliyet alanlarıdır.</strong></p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%">
	<tbody>
		<tr>
			<td id="lock">
			<h2><strong>Gıda güvenliği bütün bu alanları kapsar </strong></h2>

			<p> </p>

			<p><strong>•Devletin sağlık güvenliği-topyekûn beka</strong></p>

			<p><strong>•Suç ve uyuşturucu, kitle imha silahlarının yaygınlaşması ve terörizm</strong></p>

			<p><strong>•Küreselleşme ve ülkeler arasında karşılıklı bağımlılıkların (interdependency) artması nedeniyle küresel rekabet, mücadele ve hatta çatışma alanlardan biri de ekonomi olmuştur. Sanayi casusluğu istihbarat faaliyetlerinde günlük iş haline gelmiştir.</strong></p>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim9_f60835a90a21f637048f.png" /> </strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>Sağlık güvenliği -1-</strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong>•Bireyin sağlık bilgisi ve ilk yardım.</strong></p>

			<p><strong>•“Sağlıklı ve uyuşturucudan uzak bir nesil yetiştirme” stratejik hedefi olan bir devlet yapısı içerisinde, bu hedefe hizmet edecek stratejik bilgi ve istihbarat ile yapılacak hamle ve politikalar bir çok bakanlık ve genel müdürlük tarafından yerine getirilecektir</strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong> Uyuşturucu kullanımı</strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim110_a9abec1977d4b294db07.png" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>Sağlık güvenliği 2 </strong></h1>

			<p><strong>•Devletin sağlık güvenliği-topyekûn beka</strong></p>

			<p><strong>•Suç ve uyuşturucu, kitle imha silahlarının yaygınlaşması ve terörizm</strong></p>

			<p><strong>•Küreselleşme ve ülkeler arasında karşılıklı bağımlılıkların (interdependency) artması nedeniyle küresel rekabet, mücadele ve hatta çatışma alanlardan biri de ekonomi olmuştur. Sanayi casusluğu istihbarat faaliyetlerinde günlük iş haline gelmiştir.</strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>SİBER ALAN </strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong>•Siber istihbarat veya siber casusluk hedefin bilgisi ve izni olmaksızın siber uzaydaki ağlara, bilgisayarlara ve sair cihazlara hacking vb. teknikleri kullanarak sızmak, hassas verilerin toplanarak, istihbarat çarkından geçirilmesi faaliyetidir. Siber istihbarat sadece teknik faaliyetlerle değil, sosyal mühendislik, psikolojik harp ve sair unsurlar kullanılarak da oluşturulabilmektedir. Angaje edilmiş, hedef örgüt içinde görevli kişilerin, fiziksel olarak sisteme girmesi, trojan, spyware, virüs vb. zararlı yazılımları sızdırması ya da laptop, harici disk, sabit disk vb. depolama alanlarını çalması da siber istihbarat faaliyetleri arasında yer almaktadır.</strong></p>

			<p> </p>

			<p> </p>

			<h1><strong><em>SOSYAL MEDYA VE İNTERNET</em></strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong>•Siber uzay, “trade craft” olarak ifade edilen, espiyonaj yöntemlerinin farklı şekillerde kullanılabileceği bir alan haline gelmiştir. İnternetin, espiyonaj için en kullanışlı alan olduğu da ifade edilmektedir. (Wettering,2001)</strong></p>

			<p><strong>•18 Aralık 2010 tarihinde Tunus’da başlayan ve daha sonra Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen’de büyük çaplı, Moritanya, SuudiArabistan, Umman, Irak, Lübnan ve Fas’ta ise küçükçaplı olayların yaşandığı Arap Baharı sosyal medyanın etkinliğine gösterilebilecek en önemli olaylardandır</strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>Sivil örümceğin ağında-sosyal medya </strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim2210_811a5f55f6eae116af8b.png" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>SİBER İSTİHBARATA ÖRNEK</strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/uuuu_ae7eecf1bc62fb190f9e.jpg" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>ÇİN TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ</strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong>•Makalede, "Çin'in istihbarat ve güvenlik teşkilatlarının, büyük veri analitiği kabiliyetine sahip Alibaba, Tencent, Baidu gibi özel şirketlere, ABD kurumlarından korsanlıkla çalınan muazzam çapta bilgiyi işleme ve analiz etme emri verildiği, işlendikten sonra verinin derhal Çin kurumlarına geri döndüğü" belirtildi.</strong></p>

			<p><strong>•GOOGLE, MİCROSOFT ÖRNEĞİ</strong></p>

			<p><strong>•Yetkililer bu durumun, örneğin ABD'de Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) ve Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) Çin ordusu hakkında topladığı 10 veya 15 petabaytlık veriyi Google, Amazon veya Microsoft gibi şirketlere birkaç gün içinde analiz ettirmesi anlamına geleceğine, bunun imkansız olduğuna işaret edildi.</strong></p>

			<p><strong>•ABD Ticaret Bakanlığı, eylül ayında "ulusal güvenliği koruma" gerekçesiyle Çinli şirketlere ait sosyal medya uygulamaları TikTok ve WeChat'in yasaklamak için Federal Mahkemeye başvurmuştu.</strong></p>

			<p><strong>•Bakanlıktan yapılan açıklamada, Çin Komünist Partisi'nin ABD'nin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomisini tehdit etmek için bu uygulamaları kullandığı kaydedilmişti.</strong></p>

			<p><strong>•TİKTOK VE WECHAT DE DAHİL</strong></p>

			<p><strong>•Bu uygulamalara erişimin ortadan kaldırılması ve işlevlerinin önemli ölçüde azaltılmasıyla ABD'deki kullanıcıların korunacağına işaret edilen açıklamada, TikTok ve WeChat'in oluşturduğu tehditlerin aynı olmasa da benzer olduğu aktarılmıştı.</strong></p>

			<p><strong>•Açıklamada, her iki uygulamanın da kullanıcılardan konum, tarama ve arama geçmişleri de dahil olmak üzere veri topladığı belirtilerek, bu şirketlerin Çin Komünist Partisi'nin istihbarat servisleriyle zorunlu iş birliği içinde olduğu ifade edilmişti.</strong></p>

			<p><strong>•Bakanlığın açıklamasında "Bu durum WeChat ve TikTok kullanımının ulusal güvenliğimiz için kabul edilemez riskler oluşturmasına neden oluyor." değerlendirmesine yer verilmişti.</strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong> EKONOMİK İSTİHBARATIN ÇIKIŞ NEDENLERİ</strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong>•PAZARLAR DARALDI</strong></p>

			<p><strong>•REKABET KÜRESEL DÜZEYE ÇIKTI</strong></p>

			<p><strong>•YEREL KALARAK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MÜMKÜN DEĞİL</strong></p>

			<p><strong>•KÂRLAR DÜŞTÜ VE DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR</strong></p>

			<p><strong>•FİNANSAL GÜÇ STRATEJİK ÜSTÜNLÜK YARATMIYOR</strong></p>

			<p><strong>•TEKNOLOJİ VE ÜRETİM  DOĞUYA KAYIYOR</strong></p>

			<p><strong>•TİCARET SAVAŞA DÖNÜŞTÜ</strong></p>

			<p><strong>•TİCARİ BİLGİDE DEVRİM YAŞANDI</strong></p>

			<p><strong>•REKABET İSTİHBARATI KAVRAMI DOĞDU</strong></p>

			<p><strong>•BÜYÜK VERİ ÇAĞI BAŞLADI</strong></p>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/777_c6538701d6db5d0ac753.jpg" /> </strong></p>

			<p> </p>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/yyy_ecf4ff9c7115a165b424.jpg" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>BU BİLGİ STRATEJİK İSTİHBARAT BİLGİSİDİR</strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/yttttt_f55662ad7f316fe5e1b7.jpg" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong><strong>BU VARSAYIMLAR HANGİ BİLGİYE DAYANIYOR?</strong></strong></h1>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/resim10hhhhjpg_54bf5020dec2a815ed5d.jpg" /></strong></p>

			<p><strong>Haritaların yer aldığı 250 sayfalık rapora göre salgında en güvenli ülke İsviçre. Ardından Almanya, İsrail, Singapur, Japonya, Avusturya, Çin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Kore geliyor.</strong></p>

			<p> </p>

			<h2><strong>EN RİSKLİ ÜLKELER BELİRLENDİ!</strong></h2>

			<p><strong>Rapora göre salgına karşı en riskli 10 ülke ise Bahamalar, Laos, Kamboçya, Endonezya, Peru, Paraguay, Honduras, Cezayir, Fas, Brezilya ve Panama.</strong></p>

			<p> </p>

			<p> </p>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/wwww_fa58338fb01fed64684b.jpg" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h2><strong><em>On iki sene önce yazılan bir kitapta geçen bir paragraf: Öngörü mü, ne?</em></strong></h2>

			<p><strong><img alt="" src="http://bncmedyahaber.com/resimler/hjjjjjj_63d3b0a6d5f2c4a5459a.jpg" /></strong></p>

			<p> </p>

			<h1><strong>CORONA İLE MÜCADELE </strong></h1>

			<p> </p>

			<p>•Istırap verici tedavi süreçleri ve ölüm vakalarına sebep olması sebebiyle kanser gibi acı verici bir ölüm sebebidir.</p>

			<p>•Normal şartlarda kimin bağışıklık sistemi kuvvetlidir, kimin zayıftır bilinmediği için beklenmedik ölümlere sebep olmaktadır.</p>

			<p>•Toplumu kapanmaya zorlamak, iş yerlerini çalıştırmamak veya düşük devirde çalıştırmak üretim açığına sebep olmakta. Arz kaynaklı enflasyona sebep olmaktadır.</p>

			<p>•Küresel dış ticareti engellediği için mevzii açlık ve kıtlık sorunlarına sebep olmaktadır.</p>

			<p>•Turizm ve ulaşım temelli gelirlerin düşmesine neden olarak dünya ekonomisinin küçülmesine sebep olacak topyekûn fakirleşmeye yol açmaktadır.</p>

			<p>•Bu işlerden kârlı çıkan kimdir? Bunun araştırılması stratejik istihbaratın konusudur.</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
<author>Köyün Delisi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/koyun-delisi/covid-19-donemi-ve-sonrasinda-istihbarat/131/</link>
<pubDate>Sun, 27 Dec 2020 21:00:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KANAL İSTANBUL NEDİR?  NEDİR? FAYDALARI VE MAHZURLARI NELERDİR?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>· NEDİR? FAYDALARI VE MAHZURLARI NELERDİR? </p>

<p>KANAL İSTANBUL NEDİR? </p>

<p>Kanal İstanbul; Karadeniz ile Marmara Denizi’ni birleştiren doğal su yolu olan İstanbul Boğazın’a alternatif olarak açılması düşünülen suni bir su yoludur. </p>

<p>Böyle bir su yolunun açılması daha önce, 1550, 1916,1922,1950,1994 yıllarında ve en son olarak da 2011’de gündeme gelmiştir. </p>

<p>Bugün üzerinde konuşulan proje 27 Nisan 2011 tarihinde İstanbul / Haliç Kongre Merkezi’nde zamanın Başbakanı tarafından “ Çılgın Proje” sloganıyla açıklanmıştır. </p>

<p>Proje ,açıklanması ile birlikte bir “Tuhaflıklar ve Gizemler Perdesi” nin arkasında ve gölgesinde kaldı. Şöyle ki: “Proje ile ilgili Etüt Hizmetleri”, Kamu ihale Kanunu’nda görülmeyen bir yaklaşımla, yayım tarihinden sadece 4 gün sonra ve sadece 1(Bir) firmanın katılımıyla yapılan bir ihale ile o firmaya verildi. </p>

<p>ÇED ön raporu’na Kasım 2017’ye kadar erişilemedi. </p>

<p>Proje hazırlanırken ve değişiklikleri görüşülürken halka hiçbir açıklama yapılmadı, bilim insanları ve üniversitelerden hiçbir görüş alınmadı ve ÇED Raporu sadece 24 saat askıda tutularak indirildi. </p>

<p>Peki bu tuhaflıklar ve gizemler ile başlatılan projedeki kanalın öngörülen ve doğal su yolu olan İstanbul Boğazı’nın mevcut özellikleri neydi? </p>

<p>KANAL İSTANBUL İSTANBUL BOĞAZI </p>

<p>UZUNLUK 45 km 30 km </p>

<p>GENİŞLİK Yüzey 300 m Taban 275 m En geniş 2500 m En dar 700 m </p>

<p>DERİNLİK 21 m 110 m </p>

<p>GEMİ UZUNLUĞU </p>

<p>(Geçebilecek-azami) Uzunluk 300 m Yükseklik 58 m Su altı derinlik 17 m Uzunluk 415 m Su Üstü 60 m Su Altı ( Limitsiz) </p>

<p>Karadeniz kıyısında Terkos Gölü’nden başlayan ve Durusu- yeni Havaalanı batısı Arnavutköy doğusu- Sazlıdere ve Küçükçekmece hattını takip ederek Marmara Denizi’ne ulaşan ve İstanbul ilinin Avrupa’daki/ Rumeli yarımadası’ndaki topraklarını ikiye bölen Kanal İstanbul’un hayata geçmesi halinde yaratacağı sonuçları şimdi fayda ve mahzurları ile inceleyebiliriz. </p>

<p>KANAL İSTANBUL’UN FAYDALARI: </p>

<p>Kanal İstanbul’un 2 faydası vardır. </p>

<p>1. ABD’ye faydası </p>

<p>2. Kanal güzergahı tarafeyninde arazi kapatan rantiyecilere faydası. </p>

<p>1. ABD’ye Faydası: </p>

<p>Bilindiği üzere İstanbul Boğazı, bir içdeniz olan Karadeniz’i, Marmara Denizi’ne Çanakkale Boğazı ile de Ege Denizi’ne bağlayan stratejik önemi hain bir boğazdır. </p>

<p>Bu nedenledir ki tarih boyunca sadece sahildar ülkelerin değil uluslararası su yollarını kontrol altında tutmak isteyen tüm güçlü ülkelerin hedefinde olmuş ve bu kapsamda en son olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu şekillendiren Mondros Mutarekesi ve Sevre Antlaşması ile İngiliz hegomanyasındaki “Boğazlar Komisyonu”nun yönetimine bırakılmıştı. </p>

<p>Bu komisyonun kurulduğu 1919 yılından-1920’de TBMM açılmış, 1923’ün Temmuz’unda Lozan Antlaşması ile T.C.Devleti bütün dünyaca tanınmış, Ekim’inde Cumhuriyet ilan edilmişolmasına rağman- Boğazlardan geçişleri düzenleyen 20 Temmuz 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin imzalanmasına kadar Türkiye’nin Boğazlar üzerinde hiçbir egemenliği- hatta kontrol yetkisi hatta Boğazlara belli bir mesafeye kadar asker bulundurma yetkisi yoktu. </p>

<p>Ancak Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ayrıntısı ilgili açık kayanaklarda kolaylıkla bulunacağı üzere-Boğazlar üzerinde tam bir egemenlik tesis etti ve bu sözleşme ile; </p>

<p>· Savaş ve ticaret gemilerinin Boğazlardan geçişi: </p>

<p>- Savaş ve barış hallerine, </p>

<p>- Türkiye’nin savaşta olma/olmama; savaşa girme ihtimali olması/olmaması durumlarına göre; </p>

<p>· Boğazlardan geçecek savaş gemilerinin miktarları gemilerin sahildar olan veya olmayanülke durumlarına ve tek ve/veya tıoplu tonilato miktarlarına göre, </p>

<p>· Boğazlardan geçerek Karadeniz’e ulaşan sahildar olmayan ülkelerin savaş gemilerinin toplam tonilato miktarlarına ve orada kalabilecekleri azami gün miktarlarına göre kalıcı ve Türkiye’nin bu konulardaki düzenleme ve kontrol egemenliğini güçlendiren hükümler tüm ülkeler tarafından kabul edilmiştir. </p>

<p>Ancak Sözleşme’nin imzalanmasından bugüne kadar geçen süreç içerisinde Karadeniz’in ve Boğazların gerek askeri, gerek ekonomik, gerekse jeopolitik öneminin giderek artması ABD’nin Karadeniz’e kolaylıkla girip-çıkma isteğini kamçılamıştır. </p>

<p>Ancak bu isteğin gerçekleşmesinin önünde kale gibi duran Montrö Boğazlar Sözleşmesi, süreç içerisinde her daim ABD’nin hedefinde olmuş, ancak devletlerarası hukuk kuralları dahilinde başta SSBC/Rusya Federasyonu olmak üzere sahildar devletlerin açık ve kapalı dirençleri neticesinde hedefine ulaşamamıştır. Black Sea Force’a dahil olmak istemesinin Türkiye tarafından ( Türk Deniz Kuvvetleri) engellenmesi hedefe normal yollardan ulaşmasının mümkün olduğu gerçeğini pekiştirmiştir. </p>

<p>Bu durumda ABD, Montrö’yü delemeyeceğini öğrenince; Montrö’nün koruması altında olan İstanbul Boğazı’nın by-pass edilmesini esas alan bir kanalın açılması alternatifini bir proje olarak ele almış ancak bunun açıklanması ve inşasının taşeronluğunu da Türkiye Cumhuriyeti Hüküöetine vererek, kendisi geri çekilmiş ve gelişmeleri izlemektedir. </p>

<p>2. Kanal Güzergahı Tarafeyninde arazi kapatan rantiyecilere faydası: </p>

<p>Kanal’ın güzergahının nereden geçtiğinin çok iyi saklandığı ilgililerce söylense(!) dahi, bugüne kadar açık basında da yer aldığı şekilde; </p>

<p>a. Başta Katar Emiri’nin annesi olmak üzere, zengin Arap ailelerinin, </p>

<p>b. Hükümetin bakanlarının, ailelerinim, yakınlarının, </p>

<p>c. Hükümete yakın iş adamlarının ve bürokratların; güzergah boyunca uzanan tarla/mera statüsündeki arazileri ucuza alarak/kapatarak, proje hayata geçince ve de sonuçlanınca çok çok çok yüksek fiyatlardan satmaları anılan kesim için inanılmaz faydalar sağlayacaktır.( İBB Bşk.nın açıklamalarına göre 2011’den şu ana kadar burada yabancılara satılan arazi 30 milyon m2dir.) </p>

<p>KANAL İSTANBUL’UN MAHZURLARI: </p>

<p>1.Askeri Açıdan; </p>

<p>a. İstanbul ilinin, Trakya’da- Rumeli yarımadası’nda- kalan kısmı Kanal ile kesilmek suretiyle yarımadadan adaya dönüşecek ve bununla beraber Trakya’dan kopacaktır. Ada ile Trakya’nın bağlantısı için Kanal üzerinde 7 adet köprü tesisi öngörülüyorsa da bu yöntem: </p>

<p>1. Karayolu, </p>

<p>2.Demiryolu ulaşımı için yeterli olmayacak, </p>

<p>3.Ayrıca Kanal’dan gemi geçişleri esnasında köprülerin açık bulundurulması gerekecektir. </p>

<p>a. Bu husus Trakya’ya veya Trakya’dan kuvvet kaydırmalarını ve buralardaki birliklerin lojistik desteğini olumsuz yönde etkileyecektir. </p>

<p>b. Kanal’dan geçerek Karadeniz’e giren sahildar olmayan ülke savaş gemilerinin Montrö’yü ihlal eden eylemlerinin hesabı Türkiye’den sorulacaktır. </p>

<p>2. Siyasi Açıdan; </p>

<p>Kanal ile ölünerek Trakya’dan koparılacak ve ada konumuna dönüştürülecek alanda “ “Tarihi Yarımada” İstanbul’un ilk kurulduğu yer- burada da Hristiyan Ortodoks mezhebinin kalpgahı “Patrikhane” bulunmaktadır. </p>

<p>Patrikhane’nin konuşlu olduğu Fener/ Balat ve civarının restorasyonu için AB yıllardan beri “Kültür Varlıklarının Korunması” yaklaşımı içinde bölgeye finans desteği sağlamaktadır. </p>

<p>Bu gayretler, İtalya’daki Katolik Vatikan Devleti benzerinin Türkiye’de Ortodoks bir ekümenik debletin kurulmasına hazırlık olarak değerlendirilirse yanlış olmaz. </p>

<p>3. Coğrafi, Tarımsal ve Ticari Değerler Açısından; </p>

<p>a. Terkos Gölü ve Sazlıdere başta olmak üzere İstanbul’u besleyen su kaynakları bu vasıflarını kaybedecek artan nüfusla daha da artacak su ihtiyacının karşılanması zora girecektir. </p>

<p>SU KAYNAĞI YıllıkVerim (Milyon M3) Biriktirme Hacmi (Milyon M3) Havza Alanı Km2 Biriktirme Oranı % </p>

<p>TERKOS GÖLÜ 142 162 619 18.68 </p>

<p>SAZLIDERE 55 88 165 10.21 </p>

<p>* Bu iki su kaynağı İstanbul’un su ihtiyacının toplan %29’unu karşılamaktadır. </p>

<p>b. Binlerce dönüm tarım arazisi elden çıkacaktır. ( Yaklaşık 12.000 hektar) </p>

<p>c. Büyük oranda orman arazisi ve yaklaşık 2000 hektar çayır-merza yok olacaktır. </p>

<p>ç. Dünyanın sayılı lagünlerinden biri olan ve en önemli arkeolojik keşiflerin ilk 10 listesine girmiş olan ( 2009 yılında) Küçükçekmece Lagünü yok olacaktır. </p>

<p>Lagünden 10 km boyu 25 m. Derinliği ile toplam 115 milyon m3’lük dip çamuru kazıyarak çıkartılacak ve Kanal’ın kendi toprağı ile birlikte ada yapımı maksadıyla Marmara Denizi’ne dökülecektir. </p>

<p>Karadeniz, Marmara Denizi’nden 60-100 cm daha yüksek olduğundan Kanal’dan sadece Karadeniz-Marmara Denizi istikametinde akıntı olacak ( İstanbul Boğazı’nın altında Maramara Denizi- Karadeniz istikametindeki akıntı olmayacak). Lagündeki dip çamurunun Marmara’ya taşınması da bu akıntı ile olacaktır. </p>

<p>Bu çamurda Tuna Nehri’nin tüm Avrupa’dan getirdiği Mg., Cr., Mn., Fe.,Zn.,ve Cu gibi metalleri bir daha geri dönmemek üzere Maramara’ya aktaracaktır. </p>

<p>d.Kanal’da oluşacak akıntı lagünün kalan dip çamurunu da kazıyarak Marmara Denizi’ne taşıyacaktır. Kıyılar giderek aşınacak göçükler oluşacaktır. </p>

<p>e. Bölgede yaşayan ve geçimlerini tarım, hayvancılık, balıkçılık, ormancılık ile sağlayan insanların geçim kaynakları ellerinden alınacaktır. </p>

<p>f. ÇED Raporu’na göre Karadeniz’den Küçükçekmece Lagününe kadar olan Kanal için 1,5 Milyar m3 toprak kazılacaktır. ( Ağırlığı ise 2,55 milyar ton) </p>

<p>Proje süresi 5 yıl hafriyatın taşınma süresi 4 yıl olarak belirlenmiş. Bunu taşıyacak araçların azami kapasitesi 27 ton, azami uzunluğu 18,75 m olabileceğine göre bir saatte 2695 aracın yüklenmesi gerekecek, bunun da trafikte oluşturacak araç kuyruğu 50 km olacaktır. </p>

<p>g. Normalde deniz dibinde oksijen seviyesi % 4-5 olması gerekirken Marmara Denizi’ndeki dip oksijen seviyesi % 0,5’tir. Kanal’da oluşacak üst akıntı nedeniyle Maramara Denizi’ne Karadeniz’den gelecek besin değeri yüksek su ile ilk 10 yılda Marmara’daki balık miktarını önemli derecede artıracaktır. Ancak Çanakkale Boğazı’na kadar yüzeyden gidecek su burada İstanbul yönündeki alt su tabakasına karışacağından 2’nci ve 3’üncü on yıllarda Marmara’daki dip oksijen tamamen bitecektir. </p>

<p>Marmara Denizi’nde anoksik bir durum oluşacağından H2S ( Hidrojen Sülfür) açığa çıkacak, gerek bu deniz gerekse İstanbul Boğazı tamamen cansız bir özelliğe bürünecektir. Bu durumda buralarda denize girmek ve deniz ürünleri elde etmek imkansız hale gelecektir. </p>

<p>4.Gemi Geçişleri Açısından; </p>

<p>a. Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü İstanbul Boğazı Gemi Geçiş İstatikleri verilerine göre Boğaz’da –ÇED Başvuru Dosyasında iddia edildiği gibi yıllara göre bir artış değil- tam tersine özellikle son 10 yılda kayda değer bir azalış( % 22,46) gözlenmektedir. ( Bununla birlikte gemi büyüklüğü ve yük miktarı artmaktadır.) </p>

<p>Ancak yeni petrol boru hatları yapıldıkça, yenilenebilir enerjiye geçildilçe ve de hali hazırda Rusya’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği petrol ihracatının çıkış noktasını Baltık Denizi’ne kaydırmakta olması nedeniyle Boğaz’dan geçecek gemi miktarının azlması beklenmektedir. </p>

<p>b. Boğaz’dan geçen/geçecek gemi miktarında bu şekilde bir azalma olmasının yanında hali hazırda gemilerden Boğaz geçişleri esnasında alınan ücretin miktarı , geçiş ücreti ile finanse edilmesi düşünülen kanal İstanbul’un maliyetinin karşılanması açısından önemlidir. </p>

<p>Boğazlar’dan geçen her gemi fener, sağlık ve tahliyesi için para öder, kılavuz ve römorkör hizmetleri ise kullanılırsa faturalandırılır. </p>

<p>100.000 tonluk bir gemi için, 6 aylık süre için fener, sağlık ve tahliyesi hizmetlerinin bedeli yaklaşık 46.817 $ ‘dır. Kılavuz kaptan talep edilirse bedeli 16.000$’dır. </p>

<p>Durum böyleyken Kanal İstanbul’un finasmanı için her gemi geçişinden alınacağı iddia edilen 100.000 $’lık ücret uygulamaya geçebilecek özellikte görülmemektedir. </p>

<p>Kanal’ın yaratacağı tek avantaj geçiş için beklenen sıranın süresini azaltmak gibi görünse de gemilerin tonajlarının gittikçe artması nedeniyle Kanal derinliğinin yetersiz kalabileceği gerçeği karşısında avantaj özelliği azalmaktadır. </p>

<p>SONUÇ: </p>

<p>Sayılan bu kadar mahzurunun yanında ülkeye ve vatandaşa tek bir faydası olmayan Kanal İstanbul Projesi kapsamında ilk ihale olarak “ Dursunköy ve Odabaşı Köprülerinin Rekonstrüksiyon” ihalesi 26 Mart 2020 tarihinde yapılmış olup, “ Kanal İstanbul İhalesi”nin de 2020 yılının sonuna kadar yapılacağı açıklanmıştır. </p>

<p>Dünyanın ve dolayısıyla Türkiye’nin de virüs salgını kapsamında diğer bir çok alanda olduğu gibi özellikle ekonomik alanda büyük sıkıntılar çektiği ve ayrıca Büyük İstanbul Depremi’nin olduğu bir dönemde –şimdilik olarak- maliyeti 75 Milyar $ olarak açıklanan dışgüç kurgulu bu ütopyadan Türkiye’nin bir an önce vazgeçmesi ve bunu tüm dünyaya beyan etmesi gerekmektedir. </p>

<p>Bugün ( 17 Kasım 2020) Çevre ve Şehircilik Bakanı, Kanal’ın “ Yap, İşlet, Devret Modeli”yle yapılacağını bildirmiş-devlete maddi bir yük getirmeyeceğini kastederek-olmasına rağmen bu modelle yapılmış yol, köprü, tünel, hastane,havaalanı vb. nin hazineye getirdiği inanılmaz yük herkesin malumlarıdır. </p>

<p>Bu nedenle devlet buraya harcayacağı parayla salgının yaralarını sarsa ve de deprem öncesi tüm İstanbul’da kentsel dönüşümü tamalasa ülkeye ve vatandaşa en büyük hizmeti yapmış olur ki anılan Kanal maliyeti tutarı bu iki büyük ihtiyacı fazlasıyla karşılayacak miktardadır. </p>

<p>Bu arada; beklenen Büyük İstanbul Depreminin şiddetin,in 7,1 ile 7,4 arasında olacağı ve olası şiddete göre de İstanbul’daki binaların %25 ile % 43’ünün yıkılacağı bununla bağlantılı olarak Kanal İstanbul’un yatağının kazılması esnasında yapılacak yeraltı tahriplerinin: </p>

<p>- Deprem fay hatlarını daha erken ve daha şiddetli olarak harekete geçireceğini, </p>

<p>- Yeraltı sularının kaybolmasına ve/veya kalitelerinin bozulmasına neden olacağı, ehil ve yetkili nice bilim insanları sürekli gündeme getirmektedir. </p>

<p>Başkasının heves ve menfaatine alet olmak yerine aklın ve bilimin sesine kulak vererek ülke ve vatandaşın sağlık ve refahını düşünmek bir insanlık gereği ve görevidir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/kanal-istanbul-nedir-nedir-faydalari-ve-mahzurlari-nelerdir/130/</link>
<pubDate>Fri, 18 Dec 2020 12:40:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ASKER GÖZÜYLE ( KANAL İSTANBUL) </title>
<content:encoded><![CDATA[<p>1. Asker gözüyle Kanal İstanbul’a EVET mi? HAYIR mı?</p>

<p>2. Asker gözüyle Kanal İstanbul Devlet Projesi mi?</p>

<p>3. MONTRÖ ANLAŞMASINA KARŞI AMERİKA’nın KARADENİZ’e sorgusuz sualsız geçiş izni müsaadesi mi?</p>

<p>4. KANAL İSTANBUL’dan paralı geçiş olsa da; Amerika’nın Rusya’yı ( Balkan ülkelerinde Romanya- Bulgaristan’da üsler kurarak Rusya’yı bölgedeki doğal kaynaklar dahil marke ederek) kontrol altına almak…</p>

<p>5. Rusya’nın bu işe karşı tavır koyar koymaz, bilinemez ama ikili menfaatleri doğrultusunda Türkiye bir kenara bırakılarak “Tavşana kaç, tazıya tut” misali kendi menfaatlerinde hareket tarzı ihtimali…</p>

<p>6. Montrö Antlaşmasını kendi menfaatleri doğrultusunda delmek.</p>

<p>7. Rusya’nın sıcak denizlere açılmak için serbest ulaşım yolu bulmaları Amerika ile ikili anlaşmalar doğrultusunda KANAL İstanbul’u okeylemeleri…</p>

<p>8. Kanalın açılması ile Trakya bölgesi yarımada, İstanbul’da ADA durumunda kalınca, Trakya’yı savunmak için ( Kanal üzerindeki köprülerin imhası durumunda) İstanbul Kanalı’nın batısındaki zırhlı birlikleri hareket kabiliyeti dolayısıyla savunma planlarımızı Atıl hale geleceği, Gelecek Taarruzi Harekata mütecavize karşı konulmasının taktiksel olarak zorluğu…</p>

<p>9. Netice de “İstanbul Boğazı” Boğazlar ile ilgili MONTRÖ Antlaşması; Bizim Türkiye’mizin emniyet sübapı olduğu düşünülürse maalesef bu Kanalın açılması:</p>

<p>Trakya’nın Askeri yönden stratejik konumu ile araştırması yapılmadan, sıralı maddeler halinde belirttiğimiz, konumlar şu an da görev Komutanlıklar ve Genel Kurmay Başkanlığı ile de istişaresi yapılarak Kanal İstanbul’a karar verilmelidir. Aklın yolu (1dir Doğru da tektir 2 doğru olmaz)</p>

<p>Montrö anlaşmasına göre, sadece coğrafi konum, topografik şartlar, deprem bölgesi, tarım arazilerinin yok olması, haksız RANT elde edenler Montrö anlaşmasına göre bu kanalın getirisi götürüsü mali açıdan hesap edilerek, çevre mühendislik etüdlerinin tarafsız ve doğru olarak değerlendirilmesi mutlak gereklidir. Zira Montrö bizim Türkiye Cumhuriyetimizin boğazlardaki emniyet sübobumuzdur.<br />
 </p>

<p>Tğm.liğim ve Ütğmliğimde; Tarkya’da 1.nci Zırhlı Tümen –B-Zırhlı Muharebe grubu bölgesinde görev yaptım. Bu bölgede görev yapan o zamanın ve hali hazır şimdiki Komutanlarımızın durumu çok daha iyi mütalaa ettikleri ve edeceklerinden kimsenin şüphesi olmasın mütecavize karşı TRAKYA’nın Savunma-Taarruz, stratejik planları konuşlanmaya göre mutlaka ilgilerce birlikte mütalaa edilmelidir. Bu planlar ilgili birliğin, birliklerin KOZMİK odalarındadır. Allah’tan; edinilen tecrübelerden sonra; bahsettiğim KOZMİK ODA! Yol geçen hanı değildir artık…. Malum kozmik odayı duymayan bilmeyen kalmadı. Dolayısıyla ders alındığı için hali hazır KOMUTANLARIMIZ odaları açmazlar- Açtırmazlarda…<br />
 </p>

<p>Zira mesleğimiz- Askerlik yeminimizde namus ve şerefimiz üzerine edilen YEMİN gereği ( bizlerin yatak odası olarak değerlendirilen) odaya girmeye çalışana da girene de ne şekilde hareket tarzınını lüzumunda o birliğin Komutanı ve maiyeti, bildikleri uygulamayı!... gerektiği şekilde Canı pahasına yapar.</p>

<p> </p>

<p><strong>KANAL İSTANBUL derken; Nereden nereye geldik…</strong></p>

<p> </p>

<p>KOZMİK ODAya… Sürç-i lisan olduysa kusura bakmasın kimse… Gerçi kusur da olsa; AF OLA!... Fikri, vicdanıu, düşünce de hür olan T.C. vatandaşı olarak ; ülkemdeki BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE!... güvenerek yazıyorum. Ve de bu satırlarımda dahi KOZMİK ODA’ya giremedim bilesiniz. ( Zira görevli ve yetkili değilim…) İşi bilmeden zorla giren olsa dahi; bazı planlar artık odalarda değil. Beyinlerde kilitlidir kimse açamaz. Yeri gelince açarlar. Kapanması gerekeni de kapatırlar. Ağzını da kapatırlar. Kimin mi? Sormayın.</p>

<p><strong>İstanbul Kanal derken,</strong></p>

<p>Proje sahibi kimse; Mehmet Akif ERSOY’un şiiriyle cevap vermek gerekirse; ( (İstanbul Kanalı güzergahına yapılacak kazılacak arazi kesimi ve güzergahta yıkılacak olası tarihi yerlere izafeten)</p>

<p>Hadi gel yıkalım şu SÜLEYMANİYE’yi; desen</p>

<p>İki kazma kürek, iki de ırgat gerek;</p>

<p>Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen;</p>

<p>Bir Sinan, bir de Süleyman gerek…</p>

<p>Malum Kanal İstanbul( güzergahtaki Büyükçekmece köprüsünüde götürüyor. 2 kazma 2 kürekle gidecek. Bu arada tarihi mirasla ekmeğini yediğimiz güzel trakya’nın nimetlerini de; ne KATAR’a ne de ARAP’a yaptırtmaya yıkmaya KÜREK değil YÜREK İSTER YÜREK…</p>

<p>Bu konuyu Ocak 2020’de de gazetelerde gündeme getirmiştim.</p>

<p>Yazımın 2. Bölümünde;</p>

<p>Akademisye K.larım General Silah arakadaşlarımla yaptığım istişare ve aldığım bilgiler doğrultusunda devamı var.</p>

<p>Ancak kozmik odaya yine giremeyeceksiniz ben dahil!... Meraklanmayın.</p>

<p>Devamı yazımda konu ile ilgili</p>

<p>1) Ekolojik Denge</p>

<p>2) Arazi Rantı</p>

<p>3) Devlet Projesi</p>

<p>4) Ekili arazi toprak</p>

<p>5) Olsaı, farkında olmadan bilinçsizce KATAR-Arap ülkelerine satılan arazi</p>

<p>6) Karadeniz’den Maramara Denizi’ne su sirkülasyonu akıntısı,Denizin Kirlenmesi</p>

<p>( Marmara Denizi)</p>

<p>7) Dolayısıyla Balıkçılık</p>

<p>8) Deprem/ Fay Hattı</p>

<p>9) Hafriyat</p>

<p>10) Maliyet diye devamı olacaktır.</p>

<p> </p>

<p>Saygılarımla,</p>

<p>Tahsin ATAİZİ</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/asker-gozuyle-kanal-istanbul/129/</link>
<pubDate>Tue, 08 Dec 2020 15:16:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Emekli Bir Albay'dan Şehit ve Gazi Çocuklarımızın için</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Emekli Bir Albay’dan Şehit ve Gazi Çocuklarımızın için</p>

<p>Mehmetçik Vakfına yapılan her yardım, onlar adına kurban bağışları yüreği yanık insanlara, ailelerine, çocuklarına ulaşıyor. Şehitlerimize olan vefa borcumuzu kısmen de olsa ödemiş olur muyuz olmaz mıyız?</p>

<p>Yardımlarınızla, yetim kalan o ailelerin çocukları da tahsillerini tamamladıktan sonra; Bu vatan için CANLARINI feda etmiş babalarının izinden giderek vatana olan borçlarını yapacakları hizmetleri ile ödeyeceklerdir… Ancak şunu da unutmayalım ki O borcu babaları canı ile ödediğinden çocuklarını borçlarının kefili bizler ve sizlersiniz.</p>

<p>Peki, ya bizler yaptığımız yardım kurban ve bağışlarımızla Şehitlerimize, Gazilerimize vefa borcumuzu kısmen de olsa ödemiş olur muyuz? Olmaz mıyız?</p>

<p>Takdir; sizlerin kanaatleridir. Yapılan kurban bağışlarınız yardımlarınız hiçbir şehidimizi geri getirmediği gibi hiçbir Gazimizin kaybolan bir uzvunu geri getirmez. Ancak Şehitlerimizi de gönüllerimizde yaşatıp ruhlarını şad ve yad etmiş oluruz. Şehitler vurulduklarında değil unutulduklarında ölürler. Unutmayalım.</p>

<p>Yardımlarınızı Allah kabul etsin Bayramınızı kutlar Nice bayramlara erişmenizi temenni ederim.</p>

<p>Eğer uygun görürseniz; her zaman ki etkileyici yazıtlarınızla TSKMEV adına yapılacak yardımların sevabı hepimize olsun…</p>

<p>Malum; birçok ailenin, ekonomik yönden KURBAN olduğu için herkes KURBAN kesmiyor.</p>

<p>Bu vesileyle kesilecek kurbanların sevabından ( maddi değil) manevi sevabından sizi de kendimi de SEVAP ortaklığında birlikte olmayı teklif ediyorum.</p>

<p>Bu teklif kanal İstanbul proje ortaklığı ve Ayasofya Müze gelir ortaklığı değil.</p>

<p>Gönül-Görüş-Fikir: Sevap Ortaklığı</p>

<p>Selam Teşekkürler</p>

<p>E.Albay</p>

<p>Tahsin ATAİZİ</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/emekli-bir-albay-dan-sehit-ve-gazi-cocuklarimizin-icin/128/</link>
<pubDate>Thu, 30 Jul 2020 17:12:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Biz Avukatız</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Selam sevgi Saygılarımla KORKUSUZ’un KORKUSUZ yazarı Sayın Ahmet TAKAN’a E. Bir Albayın serzenişleri</p>

<p>Eline kağıt kalem alan gazeteci oldum diye Tv’ler de Gazeteler de (Basın da) beyanat verince kendi mi tutamıyorum.</p>

<p>Ben de amatörce (Yerel Gazeteler de basın da) yazsam da kendimi gazeteci olarak göremiyorum. Zira gazeteci olmak; hele hele BABA’lar gibi yazıp BABA gazetecilerin yerini de asla alamam ve gazeteciyim diye geçinemem…</p>

<p>Emekli bir ASKER olarak düşünce ve birikimlerimi yazmaya çalışan bir okur yazarım... Gazetecilik doğru yazmak Korkusuzca yazmak; Askerlikten aşağı kalamaz. Eşdeğer olarak yorumlanırsa: Korkusuzca ölümüne mücadeledir…</p>

<p>Öyle bir mücadele ki, silahın menzilinden uzun, dik ve doğru kalemlerin mücadelesi… Galibi ise; ebedi üstünlüğü, daima doğru kalemlerin galebesidir…</p>

<p>Sadede gelecek olursak (kendini gazeteci sıfatı ile tanıtarak basında tv’lerde) Askerler için yaptığı çirkin benzetme ve yakıştırmayı yapan kişiden bahsetmek istiyorum. Ki O kişi geçmişte kim ne yaptıysa; şimdi görevde olanlara, iktidarın yanında olarak Eşşek gibi (maalesef bu kelimeyi kullandım) arkalarında olacaksınız diyen Zat-ı muhterem den!... bahsetmek istiyorum. Teşbihte hata olmaz sözüne sığınarak söylenen bu kötü benzetmeyi, ben şahsım olarak asla hazmetmiyorum. (Komutanlarımızın da aynı fikirde olduğundan eminim).</p>

<p>Bahse konu olan kişi; Askerlere karşı hakaretamiz, galiz ifade kullanan AKİT Gazetesi Haber Müdürü Murat ALAN ismini zikretmek zorunda kaldım. Bir TV programında ALİ TARAKÇI’yla tartışan M.ALAN “O hizaya gelmeyen GENERALLERİNİZ hepsi Erdoğan’ın arkasında saf tutuyor. Oynaya oynaya eşek gibi de saf tutacaklardır ifadesini kullanmıştı. Esefle karşıladım. Asil milletimizin de esefle üzüntüyü paylaştığınıda asla şüphemiz olmadığı gibi, Tüm Silahlı Kuvvetleri mensupları: Bizler, konuya hedef olan komutanlarımız, generallerimiz de aynı üzüntüyü çektiklerinden şüphem yok. Ancak; ”Sükut ikrardan (kabullenmekten) gelir.” Derler, Ne derlerse desinler, sustuysak ikrardan değil terbiyemizden , asaletimizdendir.</p>

<p>Komutanlarımın da o kişiyi muhatap kabul etmemeleri ve onların seviyesine düşmemek içindir. Zira o kişinin seviyesine inerlerse, LUT Gölüne düşmüş gibi olurlar çünkü Lut Gölü de deniz seviyesinden aşağı da olduğu için , seviye yoktur adeta ÇUKUR’dur. Bizler –Askerler de; çukur ve çukura düşenlerle muhatap olmayız. Ayrıca AKİT’in okuyucusu ne der?nedir bilmem ama AKİT’i, Vakit bulursam okurum belki… Ama Akit’e vakit ayıracak ne vaktim ne de Nakitim var.</p>

<p>Düşüncem: Hatayı, eğer ben yaptıysam; şahsım zikredilerek gerekli suçlamalar (hakaret etmeden yapılır) icabında yargı yolu ile hak aranabilinir. Aksi takdirde Askere, Askerlere, Komutanlarımıza, sonuçta tüm TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) Mensuplarına teşmil edilecek şekilde suçlama ve yakıştırmayı kimse YAPAMAZ. YAPTIRMAZLARDA…</p>

<p>Eğer bana, “-Siz avukat mısınız ki? Komutanlara ve TSK mensuplarına karşı yapılan hakaretlere karşı ne derseniz? Cevabımı, Savunma mı, “Biz Avukatız diye mesleğini, hançeresinden gelen sesle savunan Sayın Mehmet DURAKOĞLU’na bırakıyorum.”</p>

<p>Bana; “Sana ne be Tahsin Albayım, bırak komutanlarını Müdafayı, Kötü sıfata karşı kendi kendilerini kendi savunsunlar, Kendilerini savunamazlar mı? Sükut ikrardan gelir” derler. Sana ne diyen profesyonel gazetecilere? “Bu konu da, ikrarı kabullenmiyorum. Bizler bir bütünüz TSK camiası olarak parçalanamaz ve bölünmeyiz.” Tek yumruk olarak bu vatanın bölünmez bütünlüğü için işimizi</p>

<p>(mesleğimizi) tercih ederken meslek değil yaptıklarımızla adeta Yaşam Tarzı olarak tercih yapmışız.” Komutanlarım da o kişiye cevap vermediyse, vermek istemiyorlarsa muhatap olmamak ve o kişi ile aynı seviyeye düşmemek içindir. Bu yaşam tarzında çoluk çocuk eş yakın akraba demeden Vatanı uğruna Can veren Şehitlerimiz adına da; Er’in den Generaline kadar Şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımız adına da savunmamı yaptım.</p>

<p>Askerlikte selam her şeyin ama her şeyin ( maddi-manevi) sonsuz bedeli karşılığıdır. Benim selam verdiğim kişi komutan ve selamını aldığımız astın selamların manası “BEN SENİN İÇİN ÖLÜRÜM!” Karşılığı mı ? “BEN DE SENİN İÇİN…” izaha gerek var mı?</p>

<p>Not: Mehmet DURAKOĞLU’nun 5 nisan Avukatlar Gününde Biz Avukatız konuşmasını izlemenizi isterim. İzledikten sonra komutanlarımın da; BİZ ASKER’iz diye haykırdıklarını göremedim duyamadım ama! hissettim. Dolayısıyla; komutanlarımı Neredesiniz diye içimde hissettiğim için aramadım.</p>

<p>Komutanlarımın da kendi mesleğini savunan “ Biz Avukatız” diye haykıran M. DAVUTOĞLU gibi “BİZ ASKERİZ.” diye Askerlik meslek değil yaşam tarzımızdır. Diyerek Toplum aydınlatıcı mesajları tarihte askerler olarak ders vermiş olsak dahi; yeniden yine yeni yeniden hep birlikte haykırmayı arzuluyorum.. Askerini hor gören gafillere hadlerini bildirmek için…</p>

<p>Not1: Bu yazımı tamamlamada; Askerliğini EĞİRDİR komando Okulun daki eğitiminden sonra HAKKARİ’ de görevini tamamlayan Yeniçağ Gazetesinden Orhan UĞUROĞLU dan gelen mesajla bitirmek istiyorum. Konu hakkında bazı bilgileri aldığım Yeniçağ’ımızın korkusuz kalemi için komando Gazeteci Orhan UĞUROĞLU’ na da selam sevgi saygılarımla…</p>

<p>Not2:TV programı notlarından ; Akit gazetesi Haber Müdürü Murat Alan'ın önceki akşam bir tartışma programında sarfettiği sözler tepki çekti. Gazeteci Ali Tarakçı'yla tartışan Murat Alan, "O hizaya gelmeyen apoletli Generalleriniz hepsi Erdoğan'ın arkasında saf tutuyor. Oynaya oynaya eşek gibi saf tutacaklar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, Akit gazetesi Haber Müdürü Murat Alan’ın katıldığı televizyon programında askerler için kullandığı ifadeleri kınadığını açıkladı. Açıklamada, “Yasal sınırları aşan açıklamayı, hukuki tüm yollar saklı kalmak kaydıyla şiddetle kınıyor, yasal süreçlerin yakından takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ediyoruz” denildi.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/biz-avukatiz/127/</link>
<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 13:44:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Atatürk havalimanı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Korona virüs nedeniyle yapılması planlanan sahra hastanelerinden bir tanesi için yer olarak Atatürk Havalimanı belirlenmişti. Hastane inşaatı ani bir kararla havalimanın iki pistinin ortasına taşındı. E. Korgeneral Erdoğan Karakuş, Atatürk havalimanının önemine işaret etti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"> Korona virüs nedeniyle yapılması planlanan sahra hastanelerinden biri Atatürk Havalimanı olarak belirlenmişti. Havalimanı alanı içerisinde Yeşilköy tarafında boş bir araziye yapılması öngörülen hastane inşaatı ani bir kararla havalimanın iki pistinin ortasına taşındı. İnşaat sahası için ortalama 4 milyar dolara mal olan iki pist kırıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Atatürk Havalimanının önemini ve pistlerin ortadan kaldırılmasının ne gibi sorunlara yol açacağına ilişkin Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş ile konuştuk. Atatürk Havalimanının pistlerinin yok edilmesine en çok dış güçlerin sevineceğini belirten Karakuş, bu havalimanının İstanbul için çok önemli olduğunu ve bu hatadan derhal geri dönülmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>İSTANBUL HAVALİMANINDA KAZA OLURSA?</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>-Atatürk Havalimanına sahra hastanesinin yapılmasına ne diyorsunuz? Pistin yok edilmesi çok tartışılıyor. Pistlerin, meydanların ve Atatürk Havalimanının önemi nedir?</strong></em> </span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Erdoğan Karakuş: </strong>Medyanlar ve pistler ülkenin kurtarıcılarıdır. Atatürk Havalimanı oldukça önemli bir yer. Şunu hatırlayalım: Sabiha Gökçen Havalimanında bir vaka vukuu bulmuş, kaza olmuştu. Bu kazadan sonra pist kullanılamayınca birçok uçak Ankara’ya geri dönmek zorunda kaldı, bir kısım uçak da İstanbul Havalimanına indi.</span></p>

<p> </p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>TÜRK MİLLETİNİN BOŞA GİDEN SERVETİ’</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;">İstanbul Havalimanı ileride çok önemli bir hale geleceğini söylediler. Planlama o yönde. Trafiği çok yoğun olacak. İstanbul Havalimanında da bir kaza olduğunda uçakların inebileceği en uygun meydan Atatürk Havalimanıdır. Hemen oraya uçaklar inebilirler. Çok yakın oldukları için de uçaklar çok fazla yük oluşturabilecek yedek yakıt almaz. Normalde bir uçağın bir yerden bir yere giderken, yedek meydana gidebilecek ve aşağı yukarı da yüzde 50 yakıt kalacak şekilde bir planlama yapılır. Yedek meydan ne kadar yakın olursa, o kadar iktisadi kullanırsınız uçaklarınızı. Dünyanın yüzde 2 yakıtını uçaklar kullanıyor.  Yedek meydanınız yakınsa uçak biletlerini de ucuzlatırsınız.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’dan İstanbul’a giderken, kaza olması nedeniyle uçağı geri Ankara’ya döndü. Eğer Atatürk Havalimanı kullanılabilseydi o kadar fazla yakıt yakılmayabilirdi. O yakıt paradır, Türk milletinin parasıdır.</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>ATATÜRK HAVALİMANI PARK EKSİKLİĞİNİ GİDERİYORDU’</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>– Yedek havalimanı olmasının dışında başka önemi nedir?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bir önemi daha var. Dikkat ettiyseniz, şu anda 60-70 uçak var Atatürk Havalimanında. Neden? Çünkü İstanbul Havalimanının park yeri bütün uçakların park edebileceği kadar büyüklükte olmadığı için. Gelmişler, oraya inmişler. Daha önce hiç uçak yokken, şu an 70 kadar uçak, park olmaması nedeniyle Atatürk Havalimanına inmiş. Havalimanı kurtarıcı olmuş.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak asıl bir konu var ki, o en önemlisi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>ATATÜRK HAVALİMANI’NDA ÖZELLİKLE HARP DURUMUNDA DA KULLANILMAK ÜZERE SIĞINAKLARIMIZ VARDI, YIKILDI’</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>-Nedir o?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İstanbul’un korunması Atatürk Havalimanına aittir. Daha önce orada 20 civarında uçak sığınağı vardı. Bir savaşta düşman uçakları tarafından vurulmaması için sığınaklar yapılmıştı. Bunların tamamı park yeri ihtiyacı var diye 5-6 sene evvel yıkıldı. Parçalandı sığınaklar. Onun yerine 850 dönüm bölgeye 06 pistinin güneyine park yeri yapıldı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Şu masraflara bakın! Neden yaptığınız o zaman, yeni havalimanı yapılacak idiyse.</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>İSTANBUL HAVALİMANI’NDAN İSTANBUL’U SAVUNAMAZSINIZ!’</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>-İstanbul Havalimanı güvenlik için kullanılamaz mı?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kullanılamaz!</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>– Neden?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Çünkü İstanbul Havalimanı deniz kıyısında, deniz topçusunun etkisi altındadır. En basiti… Bırakın havadan taarruzu denizden bile gelebilecek bir tehdidin altında. Dünyada asla ve asla kimin ne zaman ne yapacağını bilemezsiniz. Sizin devamlı savunmanızı hazırlamanız, tedbirinizi almanı gerekir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İşte Rusya ile ilişkilerimiz bir uçak krizi sonrası sıkıntıya girdi. Yeniden düzeldi ama hiç aramız bozulmaz derken bir de İdlib olayı çıktı karşımızda. Rusya ile gerginlik bir anda yeniden tırmanıverdi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Onun için İstanbul’un korunması daha önce 8 tane füze filosuyla Atatürk havalimanına aittir. Herhangi bir gerginlikte.</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA YEŞİLKÖY NASIL KULLANILDI?</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;">Mesela Ege’de sorunlarımızın olduğu bir Yunanistan var. Yunanistan ile ilgili bir olayda dahi Atatürk Havalimanı fevkalade kurtarıcı bir limandır. Öyle sevinen ülkeler, uluslar vardır ki, bu havalimanının iki pistinin devre dışı bırakılmasından, öyle mutlu olanlar vardır ki, haddini hesabını söyleyemem.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gelelim Birinci Dünya Savaşına. Osmanlı Devleti o zaman 450 uçak kullandı. Şimdi herkes şunu bilir. Çanakkale’de kara harekatı bittikten sonra Fransızlar, İngilizler çekildi, savaş bitti. Halbuki bölgede savaş bütün şiddetiyle devam etmektedir.</span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>– Nasıl devam etti savaş?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bozcaada ve Gökçeada’da Fransızlar ve İngilizlerin elindeydi. Bu iki ülkenin bu iki adada 5 meydanı vardı. Bakın, 5 tane. Kara gücü çekildikten sonra Fransız ve İngilizlerin hedefi İstanbul olmuştur. Buradan kalkan bu uçaklar 3 yıl boyunca İstanbul’u bombaladılar. İstinye’de bir gemimizi de batırdılar. Yeşilköy daha Osmanlı dönemindeyken yapılmış bir meydandır. Oradan kalkan uçaklarımızla başkentimizi korumaya çalıştı. Napalm bombaları bile kullandılar. Yani bu meydanın ne kadar önemli bir meydan olduğunu tasavvur ediniz. Çok kıymetli meydandır. Bu iş İstanbul Havalimanından yapılamaz.</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>KONU HAYATİDİR HATADAN DÖNÜLMELİDİR’</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;">Devlet yöneticilerinin bunu görmesini istiyorum. Bir yanlışlıktır bu diye düşünüyorum. En kısa zamanda inşaat belirli bir noktaya gelinmeden bu işten geri dönülmesinde yarar vardır. İstanbul ve ülkemiz için bu çok hayati bir durumdur.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>HASTANE YAPACAK BAŞKA YER Mİ KALMADI!</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>– Bu pistlerin yapımı zor mu? Yani geri dönülemez bir şey mi? Ya da Sahra Hastanesini başka bir yere yapamaz mıydık?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sahra hastanesi her yere yapılabilir. İlla o iki pistin sökülerek oraya yerleştirilmesi akıl alır gibi değil. Nasıl verildi bu karar? Sayın Cumhurbaşkanına danışmanları ne dedi de bunun yapılması kabul edildi? İstanbul’da bu hastanenin yapılacağı başka bir yer mi kalmadı da bu iki pisti tahrip ediyoruz. Nasıl bu noktaya gelebiliyoruz?</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>PİST YENİDEN AÇILABİLİR Mİ?</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;">Farz edelim hastaneyi tamamladık ve bir tehlikeyle karşı karşıya geldik. Bu pistlerin kullanılması gerekti. Bu hastaneyi yıkacaksınız! Yazık değil mi? O pistlerin açılması için o hastaneyi yıkmanız gerekecek.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>– Pist yapımını kolay bir iş mi sandınız?</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pist yapımı hiç kolay bir iş değildir. O betonun kendisinin kıvamını alması lazım. Hava Kuvvetleri olarak biz bu işi çok iyi yaparız. Ama bir pistin düzeltilmesi zaman alır. Betonun kaynaması için zaman gerekiyor. Şu anda vazgeçilirse ve pistler düzeltilirse bundan büyük mutluluk duyarız. İstanbul’un korunması çok önemli, bizim can damarımızdır. Neyin ne olacağı belli mi? İstanbul’u havadan savunmak durumunda kalamaz mıyız?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bir kaza durumunda İstanbul Havalimanında Atatürk kullanılmak durumundadır. Sevk edilmesi gerekir. Zaman da çok kısıtlıdır. Bunu görmek gerekir. Bir kaza olunca ayıklayın pirincin taşını. Orada sapasağlam bir havalimanı varken…</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><em><strong>Bir diğer Sahra Hastanesi de Sarıgazi’de yapılıyor.</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">O da askeri havalimanı. Oradaki havalimanı ortadan kaldırılarak yapılıyor. Havalimanları ülkenin can damarıdır. Ülkede her şey havaalanlarına uygun olarak yapılmalıdır. Demiryolu da, limanlar da, kara yolları da…</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İstanbul Havalimanı da uygun değildir. Tartışmalar olurken de söylemiştim. Orası rüzgâra açıktır, kırağı ve şeffaf buzlanma en fazla olan yerlerden birisidir. İlgililer görüşlerini belirttikten sonra karar verilip yapılmıştır pek tabii. Ama bizler havacıyız. Mutlaka doğru bildiğimiz şeyler vardır. Hayatımız bunlarla geçti çünkü.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Mesela Atatürk havalimanında buzlanma sorunu yaşanmaz. Güneyde olduğu için lodos vardır. Ancak inişler de ona göre ayarlanabilir bir meydandır.</span></p>

<h2><span style="font-size:16px;"><strong>MUHAREBE DURUMLARINDA DOĞACAK ZAFİYETLERİ DIŞ GÜÇLER KULLANIR. ( MÜDAHİL HAVALİMANI EKSİKLİĞİNDEN VE UZAKLIĞINDAN DOLAYI)</strong></span></h2>

<p><span style="font-size:16px;">Tehlikeli günlerde elimizde güç olarak kalmalıdır Atatürk Havalimanı. Bunu dış güçler kullanır. Atatürk Havalimanı pistlerinin ortadan kaldırılması dış güçler tarafından bilinir ve takip edilir. Dış güçler bunu kullanır. İnanın çok mutlu olmuşlardır. Açıkça bunu söylemek istiyorum. Bu da bizi havacı olarak üzmektedir. Orda ki yapılan inşaatın ısrarı  ( gizli bölümlerin tahribi dolayısıyla) bir bahane de olabilir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Atatürk havalimanı/126/</link>
<pubDate>Wed, 13 May 2020 19:02:40 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ATATÜRK HAVA LİMANI VE KORONAVİRÜS HASTANESİ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>1970 HARBİYE (Harp Okulu) Sınıf Arkadaşım E.T ile yapığım söyleşi;</p>

<p>Şuan da gündem de olmasına rağmen, paylaşılmayan üzerinde durulmayan hatta Hükümet tarafından da adeta devre dışı bırakılarak, askeri stratejik yönden çok büyük öneme haiz (harp zamanı) Atatürk Hava Alanının yedek meydanı olarak kullanılması dahi düşünülemiyor.</p>

<p>Milyarlarca dolara mal olan pistler iptal edilerek; sanki yapılması gerekli Koronavirüs vs gibi hastanelere başka arsa arazi yokmuş gibi…</p>

<p>Konu; Atatürk Hava limanı eski yerine hastane bahanesi ile Atatürk isminin adeta unutturulması adına bazı statlardan silinip başka isimlerle rant uğruna değiştirilmesi(!) Hatta rant uğruna önce hastane sonra postane park vs deyip, Toki – Moki adına inşaatların yapılması değil Düşünülmesi akla zarar ziyan, facia, felaket diyorum ve sözü pilot arkadaşıma bırakıyorum.</p>

<p>Ben 22sene silahlı kuvvetlerde görev yaptıktan sonra emekli olup,22 sene de fiili olarak THY ‘da görev yapan, toplam 24.000 saat uçuşu takiben kaptan pilot olarak emekli oldum.</p>

<p>Bir haftadır ATATÜRK hava limanına yapılacak olan hastane ile ilgili gelişmeleri ve yapılan çok büyük yanlışı içim sızlayarak takip ediyorum. Dünyanın en ilkel toplumunda dahi bu yanlışı yapan hiçbir ülke olamaz.</p>

<p>Nasıl bir düşünce, nasıl bir hıyanet anlaşılır gibi değil. Koca ülkede inşaat yapacak bir karış yer kalmasa dahi bu güzelim pistleri harap etmek kimin aklı bilmiyorum.</p>

<p>Hastane için her türlü imkânı olan; Sağlıkçılar için otel, ulaşım için metro, binlerce araç için otopark, her türlü kullanıma hazır insani ihtiyaçlar, hele hele uçuşlar için trilyonluk tesisler, uçakların iniş ve kalkışı için en uygun şartlar ve meteorolojik şartlar, daha nice imkanlara haiz bir serveti katletmek nasıl bir akıl ürünüdür?. Yazıktır, günahtır. Hava limanının her üç pistinin teker koyma noktalarını kazarak neyin öcünü almaya çalışıyorlar , biri çıkıp bunu izah etse!..</p>

<p>Ayrıca Kaptan Pilotluğundan önce;</p>

<p>1976 yılında Erzincan hava alayında meydan harekat subayı iken Erzincan pistinin yapılışını bizzat izledim. Zeminden 4 m kazılarak çeşitli dolgu malzemeleri ile haftalarca katmanlar sulanıp silindirlerle sıkıştırılarak en son katı kalın hasır demirler üzerine beton dökülmüştü.</p>

<p>Çünkü Cm kareye tekabül edecek tonlarca (abartmıyorum) basınca göre inşa edilmişti. Basında çıkan “2 trilyon dolarlık pistler” sözü hiç abartı değil.</p>

<p>Kısacası ülkeye en büyük düşmanı getirseler bu kadar kötülüğü yapamazlardı.</p>

<p>Arkadaşım E.T İsminin yazılmasını reklam olmasın diye belirtmek istemiyor, yoksa kimseden korktuğu, çekindiği için değil. Yine de yazılmak istenirse de hiç üzülmeyeceğini belirtirmiştir . Selam ve saygılar sunuyorum.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/ATATÜRK HAVA LİMANI VE KORONAVİRÜS HASTANESİ/125/</link>
<pubDate>Tue, 05 May 2020 23:41:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İMAR'DA PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALACAK…</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bakın, der Hoca, ders olsun size çocuklar. Parayı veren düdüğü çalar !</p>

<p>20 Şubat 2020 tarihinde resmî gazetede yayınlanan “Coğrafi Bilgi Sistemleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile imar uygulamalarında yeni düzenlemeler geldi.</p>

<p>Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz hükmü getirildi.</p>

<p>Ancak, ada bazında tapu sahiplerinin tamamının talebi üzerine ayrıcalıklı imar planı yapılabilecek.</p>

<p>Yapılacak ayrıcalıklı imar planı değişikliği sonucunda arsanın artan değeri, değer artış payı olarak vatandaştan alınıp Bakanlık ve ilgili Belediyeler arasında paylaşılacak.</p>

<p>İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından, mevcut plan koşullarındaki değer tespiti ile birlikte değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idare tarafından oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenecek.</p>

<p>Taşınmazın değer artışına tabi olduğu tapu kütüğüne şerh olarak yazılacak.</p>

<p>Kıymet takdir komisyonunca belirlenen değer artış payı, ödeme tarihinde her takvim yılı için, bir önceki yıla ilişkin olarak tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere arttırılarak uygulanacak.</p>

<p>FARKLILIK RANTI PEŞİN ÖDENECEK</p>

<p>Yeni imar planına göre hazırlanan projelerde “farklılık rantı” ödenmeden yapı ruhsatı verilmeyecek.</p>

<p>Ayrıcalıklı imar planı ile sağlanan değer artış payı, en geç taşınmazın ilk satışında veya ruhsat aşamasında taşınmaz maliklerince; Bakanlık hesabına yatırılacak.</p>

<p>A• Yatırılan paranın; Büyükşehir belediyesinin olduğu illerde; %25’i büyükşehir belediyesinin ilgili hesabına,  %25’i ilgili ilçe belediyesinin hesabına, %25’i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Hesabına aktarılacak.</p>

<p>B• Büyükşehir belediyesi olmayan illerde ise; %40’ı imar planı değişikliğini onaylayan idareye, %30’u Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Hesabına aktarılacak.</p>

<p>C• Bakanlıkça onaylanan imar planı değişikliğinden kaynaklanan değer artışının %75’i Bakanlığın Dönüşüm Projeleri Hesabına, kalan değer artış payı; büyükşehir belediyesinin olduğu illerde %15’i büyükşehir belediyesi hesabına, %10’u ilgili ilçe belediyesi hesabına;</p>

<p>Büyükşehir belediyesi olmayan yerlerde ise Bakanlık payının dışındaki kalan değer artış payının tamamı plan değişikliğinin yapıldığı yerdeki ilgili idarenin hesabına aktarılacak.</p>

<p>A bendine göre kalan değer artış payının %25’i, B bendine göre kalan değer artış payının %30’u ile imar planı değişikliğinin diğer genel bütçeli idareler tarafından onaylanması durumunda değer artış payının tamamı genel bütçeye gelir kaydedilecek.</p>

<p>PARAN KADAR İMAR</p>

<p>Kanun ile uygulamaya konulan “paran kadar imar” uygulaması, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına açıkça aykırıdır.</p>

<p>Belirli alanlarda nesnel bir nedene dayanmadan, kaynak yaratmak amacıyla verilen ayrıcalıklı yapılanma hakları, planların tarafsızlık ilkesi ile bağdaşmaz.</p>

<p>Ada bazında alınacak plan tadilatı kararları, bölgede birbirinden farklı ve ayrıcalıklı imar hakları ile yapılmış yapılar meydana getirecek, bölgedeki nüfus, yapı ve trafik yoğunluğunu arttıracaktır.</p>

<p>Bugün gelinen noktada planlama, ada bazında yapılacak imar planı değişikliklerini ekonomik kaynak olarak gören, rant üretimini kolaylaştıran yeni bir görev üstlenmiştir.</p>

<p>Planlama aldığı bu yeni görev ile kentlerdeki bütüncül planlama yaklaşımından uzaklaşacaktır, ada bazında kentsel rant yaratma ve rantı dağıtmanın açık aracı haline gelecektir.</p>

<p>Hoca’nın dediği gibi; Parayı veren düdüğü çalacak !</p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Köyün Delisi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/koyun-delisi/İMAR&amp;#39;DA PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALACAK…/124/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 23:58:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ASKERİN POLİTİK GÖRÜŞÜ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset’te, Politik davranışlardaki kavram kargaşalarında ve yorumlarda; ASKER nerede olmalı? Nasıl durmalı?  “Duruşu; RAHAT ta mı? ESAS DURUŞ ta mı olmalı? Yoksa, sivillerin yakıştırdığı bir tabir ( Her şeye sessiz kalıp bitaraf olanlar için) <strong>KURŞUN ASKER misali mi</strong>”  olmalı?</p>

<p>Öncelikle ASKER, “ Siyasetin; ne derseniz deyin, Asker Politikanın içinde de dışında da politik görüşlerde olmamalı, olamaz da!…” Deseler de… Hele hele İÇ HİZMET KANUNU 35. Md.  yeni uygulaması değişikliği sonucu ve ( 13 Temmuz 2013-6496 Sayı 18. Md.) kurala uymayan ASKER kişileri her an Silivri, Maltepe, Kartal…  vs. Huzurevlerinde dinlendirilmek üzere kampa çekebilirler…</p>

<p>15 Temmuz sonrası; bazı yetkililerin(!) Değişen iç Hizmet Kanunu 35.  Md. si gereği( Ergenekon-Balyoz suçlamalarından) yapılan yanlış uygulamadan dolayı; “Biz Yanlış yaptık, yanıldık” vs. özür dilemeler olsa da O Komutanlardan ( Hiç suçu olmayanlar, sonra beraat edenler) Ailelerinden, uzakta Silivri vs. de zorunlu kampta TUTSAK olarak 3–4 yıl  ayrıgeçirenler…  Ailece ıstırap çeken O komutanların vebalini karşılayabilirler m?..<strong>Özür dileseler dahi!…</strong></p>

<p>Vefat eden, namus ve şereflerine leke getirildiği için intihar edenler ile hastanede vefat eden O,“BABA” komutanlar ve sonuçta yalnız kalan eş ve çocuklar!…</p>

<p>ASKER de insan be! Yaptığı iş, meslek değil ki, YAŞAM TARZI olduğu unutulmamalı…</p>

<p>Neymiş? Asker; yemez, içmez, gülmez, acıkmaz düşünür ama her düşündüğünü  desöylemez, bilse de söyleyemez, icraatını yapmaz, yapamaz zira iç Hizm. K. 35. Md.  değişikliği, değişik yorumlarla kaale alınırsa!… Sonuç mu?… (  Yazmak istemiyorum bu konuyu 35. Md’nin  eski ve yeni değişikliğini müteakiben yazarak,  yorumunu okuyucularımıza bırakıyorum.</p>

<p>Güzel Ülkem TÜRKİYEM için…</p>

<p><strong>ASKER Bu milletin ülkenin OMURGASIDIR! Kırıldı mı, kırıldık mı? Hepimiz herkes zarar görür. Bu VATAN  hepimizin. Başka TÜRKİYE  yok unutmayalım!…</strong></p>

<p>Temiz siyaset yapılmaz, ASKER de gerginliğe siyasi polemiğe girerek beyanatlar vererek karışır ise; Ne mi olur?  ( Hemen Darbe- marbe gelmesin Akıllara)… Zira  aşağıdaki sorunlarla-konularla ilgilenecek yetkili ve de çok etkili, hesap kitap bilen kişilerin bağlı olduğu bakanlıklar şüphesiz verdikleri beyanatlar,kuru sıkı atmalarla çözüm getireceklerdir.</p>

<p>Olumsuzluklar, ekonomik, siyasi vs. sorunlar basın özgürlüğünün sonsuz olduğu (!) güzel ülkemde: Her şeyi herkesi halledeceklerdir. Onun için ASKER’inbu olumsuzluklara karışıpta yapacağı bir husus yoktur. Dolayısıyla,</p>

<ol>
	<li>Enflasyonun (+) arttığından değil, tek rakamlı hatta 0 ( SIFIR) olduğu</li>
	<li>İşsizliğin sorun olmadığı, işsiz kimse kalmadığı işi beğenmediği, için adeta işsizler ordusunu teşekkül ettiği ( Silah verip savaşmak üzere Libya’ya gönderebiliriz)</li>
	<li>Gayri Safi Milli Hasılanın kişi başı İskandinav ülkelerinden bile fazla olduğu…</li>
	<li>EYT ( Emeklilikte Yaşa Takılanlara) ve <strong>İşçilerin Maaşlarına JESTler yapılacağı…</strong></li>
	<li>Asgari geçim ücretlerinin tavan yaptığı…</li>
	<li>Akdeniz’de Petrol doğal gaz bulunduktan sonra Libya ile yapılan mutabakat sonucu (aracı olanlara) akaryakıtın doğal gazında % 50 indirimli promosyon olarak verileceği vs.</li>
</ol>

<p>Yetkililerce maddeler halinde yapılan açıklamalarda;</p>

<p>Bu <strong>vaatlerin ve jestlerin</strong> bizleri, toplumu ne kadar rahatlattığını bu köşede belirtmek yazmak, Türkiye’deki sonsuz Basın Özgürlüğünün(!)Gazetecilere verilen bir imkânı olduğunu bilmenizi isterim. Dolayısıyla bu satırları yazarken de huzur buluyorum adeta…</p>

<p>Ayrıca, hala benim gibi değil,<strong>daha doğru</strong>,teferruatlı yazan<strong>gerçek gazetecilerin gerçekleri dile getiren dik kalemlerin hala içeride, dışarda olanların da tutuksuz yargılandıklarını düşünecek olursak;</strong> Ne yazsam,  ne söylesem? Diye düşünüyorum. Davulun sesi gibi,  dışardan hoş gelse de; BOŞ mu HOŞ mu olduğunun… Cevabını, değerlendirmesini sizlere bırakıyorum.</p>

<p>Sonuçta problemlerimiz çok olabilir? Problemleri örtbas edip, etrafı susturmak, Benim gibi bu problemleri hayt-huyt-heyt diyerek baskı altına almak için herkese adeta posta atarak,  HOŞ görünüp, BOŞ konuşup yazdığıma bakmayın. Beni mazur görün.</p>

<p>Sorunumuz Var mı? Yok Mu? Fırından ekmek, tanzim satışlarından domates, kasaptan et aldığınız da her şeyin güzel, muazzam ucuzluk ve de ortamın günlük güneşlik olduğunu söyleyebilirim…</p>

<p>Yalandan kim ölmüş diyenlere!…“Doğruyu yazsam da kim okur, kim görür?” diyerek; matematiğim de zayıf, hesap bilmem ama,<strong>problemleri çözerim iddiasındayım…</strong></p>

<p>Hoş mu? yoksa Boş mu?konuşarak yazarak biraz teselli verebildiysem ne mutlu bana…</p>

<p>Not: İç ve dış politika da zart-zurt, Heyt-Hayt demeyin bazıları gibi! Yoksa <strong>TRUMP’u </strong>örnek alan <strong>PUTİN</strong> de bir mektupta sizlere yazarsa diye…</p>

<p>Öyle bir şey olursa; bana (mail adresime) yazın lütfen uçak biletimi de alırsanız USA’ya da, Rusya’ya da gider,TRUMP’ın suratına milletim adına mektubu suratına çarptığımız gibi (!) PUTİN’e de aynı hareketi ben yapmazsam namerttim(!)…</p>

<p>Yazıtımla kimseye ne yol göstermek,  ne akıl vermek ne de provoke etmek haddim değil. Sadece Türkiye’m de basın özgürlüğünün sonsuz olduğu(!) Ortamda; Fikri, vicdanı hür düşüncemi aktarıyorum o kadar…</p>

<p><strong>Evet, Asker siyasete girmez. Politika yapmaz onun yeri; Vatan savunması için, İç ve dış mihraklara karşı CENK meydanlarında savaş vermek mücadele etmektir.</strong></p>

<p>Asker siyasete girmeden  üniformasını çıkartır, emekli olur.  Ya da istifa sonucu; Bakan olarak seçilirse, kabineye de dışarıdan iştirak eder…</p>

<p><strong>İktidar olsun, muhalefet olsun; siyasetin temiz yapılması naçizane görüşlerimin ifadesidir. Kendilerini seçen seçmeyen, tüm seçmenlere karşı saygılı olmak, karşılıklı hitaplarında da, aşık saz şairleri gibi atışmadan, bazıları gibi küfürleşmeden, temiz siyaset yapacakları, icraatlardada asla  Askere buluşmadan…Askeri bulaştırmadan!…</strong></p>

<p>“<strong>Her şey vatan için diyerek söz konusu Vatansa gerisi teferruattır.”           </strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/ASKERİN POLİTİK GÖRÜŞÜ/123/</link>
<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 15:44:35 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Adaletin bu mu dünya!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ailece, sizin ve ailelerinizin Yeni Yılınızı kutlar, Saygılarımızı sunarız.</p>

<p>Türkiye’mizde Özgür Basın! Ve Adalet Var (!)Zira bu basın hürriyetin de(!) benim-bizim devamlı okuduğumuz yazarlarımızı yasaklamak, tutsak tutmak bizleri de mağdur eder.</p>

<p>FETO için herkesi uyaran aydınlatan köşelerindeki yayım, yazılarını okuyarak bugünlere geldik. Hayret! Malum şahıs (F) için bağlantısı olan, siyasi AYAKlar, onları gözyaşları ile Türkiye’ye davet edeneler, sonrasında da; Biz de yanılmışız deyip köşelerinde saklanan, yetkili-yetkisiz, sorumlu-sorumsuz, yandaş-yoldaş medya vs. nerede?</p>

<p>Biz ve bizi aydınlatanlar YANILMADI. Bizleri de yanıltmadı. Ama yargının verdiği kararlar, hapisler bizleri okurları yanılttı. Hem de çok, ama çok üzdü!</p>

<p>Acaba korkusuzca SÖZCÜ okuyoruz diye, Bizi de mi suçlarlar diye korkmuyorum. Doğru yazanı- söyleyeni 9 Köyden kovsalar dahi Bizler Doğrularımızla ölümsüzleşiriz toplum olarak ötekileştirmeden, Herkesin ve doğruların yanında doğru doğru dosdoğru diyenlere selam olsun, özgür Basına, Adalete, yargıya herkese… Malum… İnanıyordum. Adaletin kestiği parmak acımaz diye. Evet! Parmak değil, Kolumu da kessen adalet ise acımaz…</p>

<p>Ancak Vicdanımı, özgür düşüncemi, benliğimin kabul görmeyen yerde… Fikri hür, Vicdanı hür bir vatandaş; vicdanında mağdur ise DİKKAT!... Gebe kalır bu toplum haksızlıklarda… Olmasını tahmin dahi etmeyeceğimiz olaylara ve tepkilere …</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Adaletin bu mu dünya!/122/</link>
<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 12:50:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İSTİKLAL MARŞI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Spor yazarı değilim. Skor yazarı da olmak istemem. Maçın ruhunu, seyirci, futbolcular ve tüm sporcular ile yaşamak isterim.</p>

<p>Ya sizler diye sormuyorum… Zira yazdıklarımı; heyecan ve duygularımı anlatabilirsem siz okuyucularımın da benimle aynı fikirde olduğunu hissediyorum sanki…</p>

<p>Bahse konu olan maç: FB-GS derbisiydi.</p>

<p>Müthiş derbide; maç başlamadan atılan gol gördünüz mü hiç? Evet, o gol YILIN GOLÜ. Maç başlamadan MAÇ SERONOMİSİNDE; İSTİKLAL MARŞI söylenirken FB’li KRUESE tarafından atıldı… Olur mu? Nasıl bir şey demeyin de kısaca anlatmaya çalışayım. 11 GS’li yabancı futbolcunun sahada yerini aldığı, FB’de 7 yabancı futbolcunun bulunduğu takımda KRUESE öyle bir gol attı ki!.. İSTİKLAL MARŞIMIZIN stat hoparlörlerinden anonsla 50 bin seyirci ile söylenmeye başlamasıyla (Milli Marşımızı daha önceden okumaya çalıştığını söyleyen) Alman uyruklu KRUESE’nin de Milli Marşımızı okuması; Bana göre YILIN GOLÜYDÜ… Teşekkürler KRUESE…</p>

<p>TEŞEKKÜRLER FB, bireysel bir performans gibi gözükmesine rağmen, O’na (Kruese) Milli Marşımızın öğretisinde destek verenlere, alkışlayan, beğenen, gururlanan herkesedir teşekkürlerim.</p>

<p>Bir GS’li olarak maçın neticesi ne olursa olsun; Seremonideki bu güzellik her türlü neticenin üstündedir bence…</p>

<p>Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un “Allah bir daha bu millete bir istiklal Marşı yazdırmasın” dediği sözleri balık hafızalar dâhil hatırlanırsa, yabancı uyruklu bir sporcunun ülkeme, milletimize karşı saygısı, duruşu ders olmalı. Hele son zamanlarda Cumhuriyeti bize devrimleri ile hediye eden ATATÜRK’ümüzün heykel ve büstlerine saldırıda bulunanlar ile Atatürk’ün ismini (değil ağzına almak) söylemekten dahi imtina edenlere karşı; tekrar ediyorum KRUESE’nin duruşu ders olsun bazılarına…</p>

<p>İnanın ki maçın 90. dakikasında marşımızı söyleyen kişi (FB’li Kruese) kaçırdığı golü atsaydı hiç üzülmezdim (GS taraftarı olsam dahi), milli marşımızı benimle aynı duygularla söyleyenin golüne üzülmezdim. Bilakis alkışlardım.</p>

<p>Bu arada, Teknik direktör ya da antrenör olmamama rağmen; naçizane görüşlerimi (nasihat değil) sadece 4–2–4, 3–5–2,1–9–1 vs. taktikleri ile değil örnek sporcu davranışını ve Milli Marşımızın stat hoparlörlerinden anonsu ile birlikte ne şekilde durulacağını da (taktik öncesi ve sonrası) anlatması Ulusumuza ve hepimize saygının bir tezahürü olduğu öğretilmeli. Ülkemde vergi vermeden kulüplerimizi borca sokacak kadar para alan meşhur(!) Futbolcuların öğrenmesi ve öğretilmesi</p>

<p>gereklidir. Ülkemin Milli Marşının okunduğu yerde söyleyemeseler de Saygılı DURUŞ… Bizler için ESAS ve esas duruştur.</p>

<p>Yoksa , kiminin eli belinde, ağzında çikletiyle sallananı SALLAR bu millet…</p>

<p>Derbiler ve tüm maçlarda ezeli rekabetler ebedi olsun saygı çerçevesinde…</p>

<p>Renkler, Takımlar A olur, B olur. Birbirimizi Milli Birlik Beraberlik içinde kırmadan ÖTEKİLEŞTİRMEDEN!...</p>

<p>50 bin seyircimize iştirak eden Alman sporcunun bizimle birlikte hep birlikte coştuğu Milli Marşımız da olduğu bir olalım birlik olalım.</p>

<p>Bazı siyasi liderler(!) gibi asla birbirimizi ÖTEKİLEŞTİRMEYELİM!...</p>

<p>Spor yazarı değilim diye başladım, skor yazarı da olamam zira benim tayin etmediğim sonucu skoru yazsam ne olur yazmasam ne olur?...</p>

<p>Ama yine de derbi maçın sonucunu sorarsanız maç 0-0 bitti ama, esas biten: Maalesef karşılıklı sevgi, saygı mı bitti acaba? Sonumuz hayrola!....</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/İSTİKLAL MARŞI/121/</link>
<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 15:45:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Fırat'ın Doğusundaki "Barış Pınarı" Harekâtı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Fırat’ın doğusuna yapılacak harekâta dair.</p>

<p>Olası bu harekâtın en önemli özelliği;</p>

<p>Türkiye’nin üniter yapısı, toprak bütünlüğü, varlığı, geleceği ve güvenliği gözardı edilerek ve TEHDİT ALTINDA BIRAKILARAK gerçekleştirilen DİZAYN’a MÜDAHALE ETMESİDİR.</p>

<p>Stratejist Abdullah Ağar: "Harekât, Türkiye'nin küresel dizayna müdahale etmesidir!"</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fırat'ın doğusuna yönelik, "Talimatlarımızı verdik. Sözün bittiği yerdeyiz" açıklamasının ardından HABERTÜRK, Güvenlik Stratejisti Abdullah Ağar ile bölgedeki son durumu askeri-politik açıdan ele aldı. Ağar, "İstiklal Savaşımızın ardından bu harekât, Türkiye'nin küresel dizayna karşı yaptığı en büyük ve en uzunlu operasyon olacaktır" dedi. Ağar, "ABD, Türkiye'yi karşısına alamaz" diye konuştu. İşte Fırat'ın doğusunda son durum...</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Kızılcahamam'daki 29. İstişare Toplantısı'nda, Fırat'ın doğusuyla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır. Hem karadan hem havadan bu harekâtı yürüteceğiz. Talimatlarımızı verdik; sözün bittiği yerdeyiz" dedi.</p>

<p>"TALİMATLARIMIZI VERDİK" SÖZÜ</p>

<p>HABERTÜRK, bu açıklamanın ardından Uluslararası Stratejist ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar ile olası harekâtın neden ve sonuçlarını konuştu. İşte Ağar'ın tespitleriyle son durum...</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanı'nın "Talimatlarımızı verdik" ifadesi gelinen yeni bir aşamaya işaret ediyor ve bir karara varıldığına vurgu yapıyor. Bundan sonrası için artık topun Türk Silahlı Kuvvetleri'nde olduğunu kendileri belirtiyor.</p>

<p>"HAREKÂT KÜRESEL DİZAYNA KARŞI YAPILIYOR"</p>

<p>Öncelikle bu operasyonun niteliğine bakmak gerekir ki; bu harekât; küresel dizaynın dışında bırakılan, Türkiye'nin üniter yapısına, toprak bütünlüğüne, geleceğine ve varlığına yönelik kasta karşı zaruri olarak hayata geçiriliyor. Bölgede Türkiye, hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmadan yapılan dizayna açıkçası Türkiye müdahale ediyor.</p>

<p>HAREKÂTIN ADI: "BARIŞ PINARLARI MI?"</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanı'nın cümlesinde 'Barış pınarları" ifadesi geçti ki; bu harekâtın adı olabileceği gibi tek noktadan değil çok eksenli bir operasyon olabileceğini akıllara getiriyor.</p>

<p>TSK'DAN 85 BİN ASKERLİK YIĞINAK</p>

<p>Türkiye-Suriye arasındaki 480 kilometrelik sınır hattında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), 85 bin kişilik bir yığınak yaptığı biliniyor. Bölgede 60–110 bin aralığında bir terör unsuru bulunuyor. Bu teröristlerin elinde ise yine ABD ve Batı tarafından verilen konvansiyonel silahlar var.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>15–20 BİN KİLOMETRELİK BİR ALAN</p>

<p>Bu operasyonu ben, İstiklal Mücadele’sinden sonra gerçekleştirilen en büyük harekât olarak görüyorum. Bunun nedeni, 30 km'lik derinlikte harekât alanının 15 bin, 40 km derinlikte ise 20 bin kilometrekarelik bir bölgeyi kapsaması. Karşınızda konvansiyonel bir güce sahip terör örgütü var.</p>

<p> </p>

<p>"BÖLGE, FIRAT KALKANI VE ZEYTİN DALI'NIN 4 KATI"</p>

<p>Bu nedenle de harekâtın uzun soluklu olabileceğini düşünüyorum. Mevcut bölgenin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarında TSK'nın temizlediği alanın 4 katı olduğunu vurgulamak gerekiyor. TSK, bölgede tehdit değerlendirmesini, terör unsurlarının durumunu ve kendi kuvvet unsurlarına bakarak bu operasyonu gerçekleştirecektir.</p>

<p> </p>

<p>"HAREKÂT ATEŞ DESTEK VASITALARIYLA BAŞLAYABİLİR"</p>

<p>BM'nin açıklamasına göre Suriye topraklarının yüzde 27-28'i terör örgütü PKK'nın elinde bulunuyor. Bun karşın ise Kürt nüfus ise ülkenin yüzde 5'ini oluşturuyor. Yani burada Suriye'nin diğer bileşenlerine karşı bir yok etme söz konusu. Türkiye ateş destek vasıtaları ve hava harekâtıyla operasyona başlayabilir. Bunun değerlendirmesini TSK yapmıştır. Arazi müsait, her türlü harekâtı TSK ortaya koyar.</p>

<p> </p>

<p>"ABD, TÜRKİYE'Yİ KARŞISINA ALAMAZ"</p>

<p>Harekât sırasında ABD'nin, ABD askerlerinin ortaya koyacağı iradeyi hep birlikte göreceğiz. Bunu bilmiyorum ancak ABD'nin bir müdahalesi olursa bu Atlantik eksenini bitirir. Türkiye'nin NATO sürecini sonlandırır ve NATO'nun güneydoğu ayağı çöker. ABD, Türkiye ve Türkiye üzerinden elde ettiği kazanımların hepsini kaybeder.</p>

<p> </p>

<p>"DÜNYA HÂKİMİYETİ ALT ÜST OLUR"</p>

<p>Yine böyle bir şeyin söz konusu olması durumunda Milli birlik ruhunun buna tepkisi olur. ABD'nin istemese bile pragmatik yaklaşımının gerek siyaset gerekse ordu nezdinde hakim olacağını düşünüyorum. Aksi takdirde NATO dağılır ve ABD'nin dünya hâkimiyeti de alt üst olur.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Fırat&amp;#39;ın Doğusundaki &amp;quot;Barış Pınarı&amp;quot; Harekâtı/120/</link>
<pubDate>Wed, 09 Oct 2019 19:44:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İslam ahlak ve fazilet dinidir</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>“İslam ahlak ve fazilet dinidir. “Türkler İslam olduktan sonra ahlaklı ve faziletli olmadı . İslam öncesi Türk hukuku, cinsel tecavüz ve ırza geçmeyi, bağlı atı çalmayla birlikte adi suç sayıyor ve bu suçları da ölümle cezalandırıyordu. Tecavüze uğrayan kadın toplumdan dışlanmıyor, ona sahip çıkılıyordu. Tecavüz nedeniyle çocuğu olursa, kadın ulu bir ağaçla evlendiriliyor, doğan çocuk bu yolla meşrulaştırılıyordu. Yaş farkı çok olan evliliklere izin verilmiyor; yaşlı kuşaktan erkek, genç kuşaktan bir kadınla evlenemiyordu. Evlilik, kesin olarak nikâha ve tek eşliliğe dayanıyordu.Cahiliye Arap toplumu diri diri kız çocuklarını toprağa gömerek, ne kadar vahşi olduklarının göstergesi olduğu tarihi bir gerçektir. İslam olan Arap toplumunda Siyasi erk sahipleri ve maddi durumları iyi olanlar , savaş esiri kadınlardan istedikleri kadar satın alıp cariyeleri yapabiliyorlardı. Evliliklerde Çok yaş farkı olması yadırganacak durum da değildi. Günümüzde cariyelik kalmadığı üzere... Yine aynı zihniyetin devamı olarak Siyasi güç sahiplerinin elindeki imkanları ve maddi zenginlik içerisindekiler de gayri meşru hayat nizamını kendi mentalelitelerine uydurarak meşrulaştırma yolunu seçtiler. Hiç bir ahlak ve etiğe sığmayan Türk İslam örf anane ve inanç sistemine uymayan filimler, tv dizileriyle toplumsal harabiyetlere sebeb oldular. Kapitalizm yeni düzenin adı konulmamış dini oldu. Sapkınlıklar, cinsel istismarlar, taciz ve tecavüzler normalleşme sürecine girdi sanki. Evlilik dışı ilişkiler İster kadın olsun İster erkek yadsınamaz oldu. Her geçen gün toplumsal dejenerasyon çığ gibi büyümekte. Cinsiyet eşitliği , kadın hakları üzerinde yapılan hukuki düzenlemeler ile erkekler kadınları üzerinde söz sahibi olması dahi söz konusu değildir... Namus kavramı literatürdeki anlamını yitirdi. Boşanmalar evliliklerden çok daha fazla olduğu mahkeme kayıtlarından çıkmaktadır. Geleneksel Türk İslam aile yapısı darma dağın oldu. Zina suç olmaktan çıktı . Daha yüzlerce örnek verilecek vakaları sayabiliriz. Biz müslüman Türkler için vatan , bayrak , ailemiz namusumuzdur. Her kim vatana, bayrağa ve namusumuza yan gözle dahi baksa cezası katli vaciptir. Öyle ise içinde bulunduğumuz bu ahir zamanda kim ki; diline , eline, beline sahip çıkamazsa , o dil kesilmeli, o el kırılmalı, o bel felç edilmelidir . Kamuda , özel sektörde ve siyasi partilerde yetki ve etki sahipleri konum ve durumlarını kullanarak , astlarını taciz edemez. İş için kapısını çalanın namusuna göz dikemez. Siyasilerin kapısını çalan biçarelerin üzerinde gayri ahlaki zaaflarından dolayı tahakküm kuramaz. Diyoruz; ama her gün kuşağımıza gelen onlarca vakalar var. Bizzat ağlayarak uğradıkları tacizleri utanarak anlatanlar var. En acısı da bunların yaşandığı yerlerden birisi de MHP gibi bir ulvi Türk İslam Ocaklarında yaşanmasıdır. Biz üzerimize düşenlerin gereğini yapmaya çalışıyoruz. Üzerinde yetki sahibi olanlar da sorumluluklarının gereklerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Kimi şikayetleri ilgililere sözlü kimini yazılı olarak iletiyoruz. Bilinsin ki; MHP de yaşanacak en küçük bir gayri ahlaki, gayri nizami davranış hak ettiği şekilde cezasını bulmalı ve bulacaktır. Şimdilik bu kadarıyla yetinelim ve bitirelim. Her konunun takipçisi olduğumuz da bilinsin.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ayhan Dalyaprak</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ayhan-dalyaprak/İslam ahlak ve fazilet dinidir/119/</link>
<pubDate>Wed, 18 Sep 2019 11:06:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Asker Gözüyle Fırat'ın Doğusu ve Operasyonlar</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>“Fırat’ın doğusundaki güvenli bölgeyi tamamladığımızda 1 ( bir) milyon insanı iskân etmeyi planlıyoruz” diyor Cumhurbaşkanı…</p>

<p>Ayrıca kendi yurttaşlarımıza veremediğimiz imkanları 100-150 m2 bahçeli, 250- 300 m2 evleri ( belki de dayalı döşeli) savaştan kaçan ülkesini savunmayan kahraman(!) Suriyelilere vermeyi düşünen planlayan yetkililerimiz var. Medyanın TV’lerin yalancısıyım. Benim de bir ilave fikrim var oldu olacak iskan ettiklerimiz Suriyeli ailelere de bir-iki (1-2) dönüm toprakta verelim ki; tanzim satışlarından daha ucuza; Domates- Patates mi hıyar mı? Salatalık yer benim halkım… Vah vah zavallı halkım.; demeye dilim varmıyor. Halkım milletim asla ZAVALLI olamaz, olmamalı da… Verilen kararlar planlar ortak anlaşmalar ne olursa olsun!</p>

<p>Sonuçta: Eğer bölge fiilen güvenilir bölge olarak hâkimiyet sağlanması halini de Abdullah AĞAR’ın kaleminden okuyalım;</p>

<p>Türkiye’yi Irak/Suriye/Orta Doğu üzerinden Mezhepçi-Sünnici-İhvancı-Siyasal İslamcı-Cemaatçi-Tarikatçı-İdeolojik İslamcı-Halifeci-Osmanlıcı GAZ ve RÜZGÂRLARLA/SİYASET ve STRATEJİLERLE dünya jeopolitiğinde konumlan(dırıl)mak Türkiye ve KARAR VERİCİLERİNE kurulmuş bir tuzaktır.</p>

<p>Türkiye’yi çözümün bir parçası olmaktan çıkartıp, sorunun bir parçası haline getirmek, eksenleştirip karşıtlaştırarak, radikalleştirip HEDEFLEŞTİRMEK amacıyla küresel ve bölgesel bazı kurgulayıcılar ve uygulayıcılar tarafından tasarlanmıştır.</p>

<p>Ne bileyim?</p>

<p>Daha önce söylemiştim, ama dün-bugün Suriye/Türkiye ve bölgesel jeopolitikteki dalgalanmaları görünce, yarın olabilecekleri düşününce tekrar söylemeyi düşündüm.</p>

<p>Türkiye bu tehdidi kuruluş aşamasında görmüş ve oluşturduğu kimya ile bu kavramsal ve jeopolitik tehdidi etkisiz hale getirmişti.</p>

<p>Ama benzer bir oyun bu dönemde yeniden kurgulanmış ve uygulamaya konmuştur.</p>

<p>Ümit ederim rahatsız etmedim.</p>

<p>Saygı ile iyi akşamlar</p>

<p>Fırat’ın doğusunda MÜŞTEREK KARA DEVRİYESİ:</p>

<p>‘Bu şekliyle kalır veya bu haliyle devam ederse’</p>

<p>DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ</p>

<p>Taktik görüntülü idari bir faaliyetten ibarettir.</p>

<p>Analizim.</p>

<p>Yapılan kara devriyesinin sembolik olarak bir değeri var.</p>

<p>Ama sadece sembolik!</p>

<p>Türk bayrağı 2 saat 40 dakika Fırat’ın doğusunda dalgalanmış oldu.</p>

<p>O kadar!</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Asker Gözüyle Fırat&amp;#39;ın Doğusu ve Operasyonlar/118/</link>
<pubDate>Mon, 16 Sep 2019 13:52:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SİYASİ DEPREMLER</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce yayımlanan Tabii Afetlerden DEPREMLERDEN korunmak; en az maddi zayiat ve yıkımla, can kayıplarına sebep olmadan alınması gereken tedbirleri, ilgilileri uyarmak adına kaleme almaya çalışmıştım.</p>

<p>Malum; iş başa gelince yumurta kapıya sıkışınca derler ya… Her işimizi tedbir almadan Allah’a havale ederiz!... Her işimizi tedbir almadan Allah’a havale ederiz!... Dolayısıyla; Avrupa Birliği üyeleri de bizleri kendi bünyelerine dahil etmeyerek; Nasıl olsa “Dünyadaki en yaygın SİGORTA SİSTEMİ ve SİRKETİ zaten TÜRKLERDE/TÜRKİYE’DE. Adı da ALLAH Korusun.” diyerek bizler de her işimizde olduğu gibi çalışmadan önlem almadan Allah’a HAVALE( Tedbir alanları tenzih ederim…) Eeee, Allah razı gelir mi; tedbirsizlere?!....</p>

<p>Deprem konusu hakkında; ilgililere ve yurttaşlarımıza MGK ( Milli Güvenlik Kurulu) da görevli C. Sabrioğlu silah arkadaşımın sistem-yöntem ve gerekli ikazlarını aktarmış olduğum için vicdanen müsterihim.</p>

<p>Şimdi konuyu, günün koşullarında bir Sistem Analizi yaparak SİYASİ DEPREMLER tehlikelerinden bahsetmek istiyorum.</p>

<p>“Bu da nerden çıktı şimdi?” demeyin,</p>

<p>· İşsizlik</p>

<p>· Ekonomik Durum</p>

<p>· Kişi başı gayrisafi milli hasıla,</p>

<p>· İşçi-Memur Maaşları</p>

<p>· Zamlar Doğalgaz-Elektrik-Ulaşım</p>

<p>· Binlerce Üniversite mezunlarının gençlerin istihdamı</p>

<p>· Memura %4, işçiye</p>

<p>· Milletvekiline? Ayıp olur yazmıyorum…</p>

<p>Ve Feto’nun siyasi ayağı vs-vs derken…</p>

<p>Bu siyasi Depremden kim kimler nasıl etkilenir? Söylemeye gerek var mı? Tabii ki benim HALK’ım aziz milletim… Bu deprem kaç şiddetinde olur bilemem ama siyasi depremin sonucunun her partinin kendi merkezinde, partinin kendi bünyesinde olacağı kaçınılmaz, en büyük zararı da senelerce iktidarda yükümlülüklerin mesuliyetini taşıyan iktidarın çekeceği de kaçınılmaz diyorum.</p>

<p>Siyasetteki depremin ilk belirtileri şu an bölünme parçalanma ve yeni bir parti adı altında yapılanma düşünen AKP’deki yanardağın lavları püskürmeye başladı bile. Ahmet DAVUTOĞLU’nun salvo atışları ile, bu salvo atışlara karşılık asrın liderimiz! Sn. RTE’de “Bagajlarında ne varsa döksünler.” diyerek yaylım ateş atış ve saldırılara cevap vermekte…</p>

<p>Defter açılırsa herkes eteklerindeki taşları dökerse kim-kimler insan içine çıkar veya çıkarmaz sonucu erken/veya/vaktinde yapılacak seçimlerde HALK oyları ile verecektir. HALK YANLIŞI nerede keserse DOĞRU’yu o an bulur. Yanlışta ısrar edilirse: “OY ANAM OY” diye türkü çığırtmaya hep birlikte!...</p>

<p>ALLAH korusun hepimizi! Zamlardan, zamlardan, zamlardan!... Güzel günlere güzel şarkılarla , türkülerle, Oy anam demeden!...</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/SİYASİ DEPREMLER/117/</link>
<pubDate>Thu, 05 Sep 2019 11:07:03 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SİYASİ DEPREMLER</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce yayımlanan Tabii Afetlerden DEPREMLERDEN korunmak; en az maddi zayiat ve yıkımla, can kayıplarına sebep olmadan alınması gereken tedbirleri, ilgilileri uyarmak adına kaleme almaya çalışmıştım.</p>

<p>Malum; iş başa gelince yumurta kapıya sıkışınca derler ya… Her işimizi tedbir almadan Allah’a havale ederiz!... Her işimizi tedbir almadan Allah’a havale ederiz!... Dolayısıyla; Avrupa Birliği üyeleri de bizleri kendi bünyelerine dahil etmeyerek; Nasıl olsa “Dünyadaki en yaygın SİGORTA SİSTEMİ ve SİRKETİ zaten TÜRKLERDE/TÜRKİYE’DE. Adı da ALLAH Korusun.” diyerek bizler de her işimizde olduğu gibi çalışmadan önlem almadan Allah’a HAVALE( Tedbir alanları tenzih ederim…) Eeee, Allah razı gelir mi; tedbirsizlere?!....</p>

<p>Deprem konusu hakkında; ilgililere ve yurttaşlarımıza MGK ( Milli Güvenlik Kurulu) da görevli C. Sabrioğlu silah arkadaşımın sistem-yöntem ve gerekli ikazlarını aktarmış olduğum için vicdanen müsterihim.</p>

<p>Şimdi konuyu, günün koşullarında bir Sistem Analizi yaparak SİYASİ DEPREMLER tehlikelerinden bahsetmek istiyorum.</p>

<p>“Bu da nerden çıktı şimdi?” demeyin,</p>

<p>· İşsizlik</p>

<p>· Ekonomik Durum</p>

<p>· Kişi başı gayrisafi milli hasıla,</p>

<p>· İşçi-Memur Maaşları</p>

<p>· Zamlar Doğalgaz-Elektrik-Ulaşım</p>

<p>· Binlerce Üniversite mezunlarının gençlerin istihdamı</p>

<p>· Memura %4, işçiye</p>

<p>· Milletvekiline? Ayıp olur yazmıyorum…</p>

<p>Ve Feto’nun siyasi ayağı vs-vs derken…</p>

<p>Bu siyasi Depremden kim kimler nasıl etkilenir? Söylemeye gerek var mı? Tabii ki benim HALK’ım aziz milletim… Bu deprem kaç şiddetinde olur bilemem ama siyasi depremin sonucunun her partinin kendi merkezinde, partinin kendi bünyesinde olacağı kaçınılmaz, en büyük zararı da senelerce iktidarda yükümlülüklerin mesuliyetini taşıyan iktidarın çekeceği de kaçınılmaz diyorum.</p>

<p>Siyasetteki depremin ilk belirtileri şu an bölünme parçalanma ve yeni bir parti adı altında yapılanma düşünen AKP’deki yanardağın lavları püskürmeye başladı bile. Ahmet DAVUTOĞLU’nun salvo atışları ile, bu salvo atışlara karşılık asrın liderimiz! Sn. RTE’de “Bagajlarında ne varsa döksünler.” diyerek yaylım ateş atış ve saldırılara cevap vermekte…</p>

<p>Defter açılırsa herkes eteklerindeki taşları dökerse kim-kimler insan içine çıkar veya çıkarmaz sonucu erken/veya/vaktinde yapılacak seçimlerde HALK oyları ile verecektir. HALK YANLIŞI nerede keserse DOĞRU’yu o an bulur. Yanlışta ısrar edilirse: “OY ANAM OY” diye türkü çığırtmaya hep birlikte!...</p>

<p>ALLAH korusun hepimizi! Zamlardan, zamlardan, zamlardan!... Güzel günlere güzel şarkılarla , türkülerle, Oy anam demeden!...</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/SİYASİ DEPREMLER/116/</link>
<pubDate>Tue, 03 Sep 2019 18:58:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEPREM</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıma başlarken bile başlıktaki kelime ile adeta sarsıldığımı hissediyorum.</p>

<p>   Evet, geçmiş tarihlerde Türkiye'mizde vukua gelen depremlerde 1939'da Erzincan'da 32.962, 1999'da Marmara'yı sarsan depremde ise 50.000 kişi hayatını kaybetmişti.</p>

<p>    Madden büyük manen telafisi imkansız yüzlerce vatandaşımızın ölümü ile sonuçlanan<strong> DEPREMLERDEN</strong> ne yetkililer, ne de halk olarak hala ders almışa benzemiyoruz. Ve de işin şakasının olmadığını da bilmemize rağmen; yeniden yapılanma, imar afları, kaçak kat/binalar ne derece sağlıklı kontrolsüz!</p>

<p>     Meçhul betonlaşma v.s  den sonra, kaleme almaya çalıştığım Marmara depreminde MGK (Milli Güvenlik Kurulu) Genel Sekreterliği'nde görev yapmış olan çok değerli silah arkadaşım Cemal Sabrioğlu'nun birikimleri ile olayları yaşayan, okuyan ve yazarak geleceğe ışık tutan kalem ve düşünceler olarak, pek tabii dir ki bizler toplumun yansıyan aynasıyız diyerek  C.Sabrioğu'nun kaleme aldığı yazıtını aktarmayı vazife addediyorum.</p>

<p>     Dolayısıyla 1999'da 20. yılını acılarıyla yaşadığımız ve de tekrar yaşanmaması için (tabi afette en az zayiatla) neler yapabiliriz. Önlemleri köşemden aktarmaz isem;<strong> "Sesimi duyan var mı!" diye sesimi duyurmazam" </strong>sesimi ve yazımı kaale almayanlar ise yetkililerle birlikte kendimde suç ve vebalini üzerimde görür ve hissederim.</p>

<p>  Marmara depreminde hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabırlar dileyerek, yapılması gerekenler için, söz Cemal Sabrioğlu'nun...</p>

<p>UZUN BİR DEĞERLENDİRME YAZIM. NOKSAN KALAN HUSUSLARI DA SİZ EKLER MİSİNİZ? OKUMAK ZAHMETİ GÖSTEREN DOSTLARA TEŞEKKÜRLER</p>

<p>Değerli dostlarım,</p>

<p>Dün de bu konuları içeren bir yazımı sizlerle paylaşmıştım. Tabi'dir ki bizler, toplumun, kamunun aynasıyız. Okumaktan, okuyunca fikirlerimizi açıklamaktan hep kaçınırız. Sonunda da zararını gene bizler ve toplumumuz çeker. Bu anlamda bir yazımı, revize ederek sizlerle paylaşmak ve bir farkındalık yaratmak amaçlıyorum.</p>

<p>Saygılarımla. "BENİ ARTIK HERKES DUYSUN!" ......... Bugün, 1999 yılının 17 Ağustosu’nda meydana gelen BÜYÜK MARMARA DEPREMİ yıldönümlerinden 20'ncisi. İçimize gömdüğümüz acılarla ve yapılan / yapılamayanların mukayesesiyle yaşamımız yaprak yaprak dökülüp, akıp gidiyor. Hergün, yetkililerin verdiği “ÇOK YOL ALDIK, ÇALIŞIYORUZ” mealindeki konuşmaların ardından yapılamayan en küçük ayrıntıları gördükçe, ranta yönelik deprem dönüşüm faaliyetlerinden öte gidemeyen yıkımları yaşadıkça olumsuzluğum, umutsuzluğum, mutsuzluğum hızla artmakta. Hani Avrupalılar diyorlar ya; “DÜNYADAKİ EN GÜÇLÜ, YAYGIN SİGORTA SİSTEMİ ve ŞİRKETİ TÜRKLERDE / TÜRKİYE'DE. ADI ALLAH KORUSUN!” Değerli dostlar, 17 Ağustos 1999 sabahı deprem haberinin bizlere evlerimizde, bir şekilde ulaştırılmasının ardından, derhal MGK Genel Sekreterliği’ndeki görevimizin başına gittik. Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekretaryası, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Başkanlığında, Genelkurmay Başkanlığı, tüm Bakanlık, kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla yavaş yavaş toplanmaya başladı. Unutamadığım tek şey, bazı gelen görevlilerin koltuklarının altındaki günlük gazeteleri ile bize sordukları “BEN ŞİMDİ NE YAPACAĞIM?” sorusuydu.</p>

<p>Evet, ne yapacaklardı? Nasıl öyle bomboş, sorumluluklarının ne olduğunu bilip öğrenmeden gelmişlerdi? Onlarla birlikte koordinatörlüğünü yapacağımız bu büyük depremin altından kalkmak için neleri, kimlerle, nasıl, hangi olanakları kullanarak koordine edecek, uluslararası camiayı yardıma çağıracak, ve bu asrın felaketinin altından kalkmaya çalışacaktık? 1998 yılı Haziran ayında yaşanan "Batı Karadeniz Sel Felaketinde" de kurulan ve çalıştırılan Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Sekretaryası, bu sefer biraz daha deneyimli olarak göreve başlayacaktı. Böyle düşünüyordum. Aslında, ilk anda ortaya çıkan ve hep üzerine parmak bastığımız “EĞİTİM ŞART!” ilkesi idi. Az da olsa, o tarihe kadar yeni yeni yapılması planlanan ve gerçekleştirilen afet / deprem eğitim ve tatbikatlarında “BİRLİKTE ÇALIŞMA KÜLTÜRÜNÜN SAĞLANAMAMASI, YASAL GÖREVLERİN, KARŞILIKLI OLARAK TAM ANLAMIYLA BİLİNEMEMESİ, ANLAMA GAYRETİNDE BULUNULMAMASI, ETKİN BİR MUHABERE SİSTEMİNE NE YAZIK Kİ GEREK SAHADA, GEREKSE KURUM, KURULUŞLAR ARASINDA SAHİP OLUNAMAYIŞI, HERKESİN KENDİ BİLDİĞİNİ, MUHTARİYETLERİNİ İLAN EDEREK YAPMA TELAŞI, EŞGÜDÜMSÜZLÜK, BASININ VE SÖZCÜLÜK MÜESSESESİNİN ÇOK İYİ / HATTA HİÇ KULLANILAMAMASI, HALKIN DOĞRU BİLGİLENDİRİLEMEMESİ, HALKLA İLİŞKİLERDE ZAAFİYET, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ CAN SİPERANE ÇALIŞMASINA KARŞIN, YETERLİ TEÇHİZATLARININ BULUNMAMASI, SEVK VE İDAREDE YAŞANAN HATALAR VE NOKSANLIKLAR, ORTAYA ÇIKAN ORGAN MAFYASI, İNSAN KAÇAKÇILIĞI, ÇADIRKENT, PSİKOSOSYAL YARDIM GİBİ YENİ KRİZ NEDENLERİ, LOJİSTİK DESTEK KAVRAMLARININ ETKİN OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEMESİ, YARDIMLARIN DAĞITIMDA YAŞANAN BÜYÜK SIKINTILAR, İHTİYAÇ OLAN MALZEMELERİN YERİNE İSTENMEYEN HER TÜRLÜ MALZEMENİN GÖNDERİLMESİ VE STOKLAMA SIKINTILARI YAŞATMASI, YEREL YÖNETİCİLERİN ÖNCELİKLE BELİTMELİYİM Kİ YETERSİZ DENEYİM VE EĞİTİMLERİ, BİR KISMININ DEPREM NEDENİYLE KAYIPLARINDAN DOLAYI YAŞANAN YÖNETİM VE GÖREVLENDİRME ZAAFİYETİ, YERLERİNE YENİLERİNİN GÖREVLENDİRİLMESİNDE SÜRATLİ VE UYGUN OLUNAMAMASI, BUNUNLA İLGİLİ ÇALIŞMALARIN ÇOK ÖNCELERDEN PLANLANAMAMASI / YAPILMAMASI, ULUSLARARASI YARDIMLARIN KOORDİNASYONUNDA YAŞANAN SIKINTILAR, DİL VE TEKNİK TERİMLERİ KULLANAN PERSONEL YETERSİZLİĞİ VB. KONULARA İLAVETEN BİRAZ DA VURDUM DUYMAZ HALİMİZİN YENİDEN SAPTANMASI”, bizi kendimizi yeniden tanımaya, geliştirmeye itti. O günlerde kurulan TAY Genel Müdürlüğü, prematüre bir çocuk olarak, dere geçerken önümüze konulan yeni bir attı ve böyle doğmuştu. Öyle de sürdü gitti.</p>

<p>Bugünlerin AFAD Başkanlığını kurarken; ortadan kaldırılan “AFET İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, SİVİL SAVUNMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ” gibi deneyimli personeli olan, bu işler için oluşturulmuş kuruluşlar, başarılı hizmetlerinden, personelinden edildi. Sanki cezalandırıldı daha iyiye ulaşabilmek adına. MGK Genel Sekreterliği koordinasyonunda ciddiyetle ve deneyimli personelin katılımıyla planlanan ve ortaya çıkacak yeni yeni şartların araştırılması, geliştirilmesi ile çözüm odaklı, ulusal ve uluslararası nitelikli afet / deprem eğitim ve tatbikatlarının planlanarak TÜRKİYENİN DEPREM VE DİĞER AFET RİSKİ TAŞIYAN BÖLGELERİNDE / İLLERİNDE, BİR PLAN DAHİLİNDE EĞİTİMİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ çalışmaları, yeni yapılanma sonucu durduruldu. AFAD Başkanlığının yeniden oluşturulmasında, sık sık değiştirilen üst düzey yöneticiler ve odaklandıkları, öncelik verdikleri esaslar, ülkemizi ileri götürecek eğitim ve uygulama adımlarında ne yazık ki olumsuz etkiler yaşattı / yaşatmaktadır. Deprem ve afetleri yaşayacak illerin kendi planlarını, bina envanterlerini vb. çıkarmadıklarını, buralarda halen yeni yapılanma esaslarına göre kullanılmaya devam eden Sivil Savunmacıları biliyoruz.</p>

<p>Bununla beraber bir de "kentsel dönüşüm projesi" de kendisi bir yıkıntı olarak işin içinde rant ve talan alanı olarak sürdürülmektedir. Afet ve acil durumlar ile depremlerde görev yapan/alacak olan tüm Sivil Toplum Kuruluşlarının, devletle beraber çalışma esaslarının, maddi olarak, personel desteği yapılarak desteklenmesi ile daha bir çok konuda yetersiz kalındığı da malumlarımızdır. Daha etkin görev yapmaları, sistematik bulunmaları gibi hususlara daha bilinçli el atılarak koşulların, sistemlerin geliştirilmesi çok çok gereklidir diye düşünüyorum. Üniversitelerimizin sosyal konularla uğraşan fakültelerindeki öğrencilerin, yapılacak eğitim programları ile halkla iç içe çalışması, elele tutuşmaları, çocuklar ve annelerinin FARKINDALIK EĞİTİMLERİ ile eğitilmesi çok önemlidir. İmamlar, sağlık kuruluşları da bu konuda örgütlenerek deprem riski altındaki yerleşim yerlerinde MAHALLE AFET GÖNÜLLÜLERİ oluşturulabilmesinde, plan dahilinde yardımcı olmalıdır. İllerde “MOBİL DEPREM SİMİLASYON MERKEZLERİ” oluşturularak vatandaşın ayağına giderek halkı eğitmesi de çok çok önemsenmeli, doğu Anadolu, Batı Anadolu’da AKUT ve HÜRRİYET Gazetesi uygulamaları benzeri yaptırılacak EĞİTİM TIR’larıyla eğitime katkı sağlanmalıdır. Değerli dostlar, Daha yazacak o kadar çok şey var ki sizinle paylaşılması gereken. Bunları bir PANEL’de, SÖYLEŞİDE yetkililerle tartışıp paylaşabilirim.</p>

<p>Devletin hafızasını niye kullanmadıklarını, var olan AFET PLANLARINA NEDEN İTİBAR ETMEDİKLERİNİ, ELDEKİLERİ GELİŞTİRMEDİKLERİNİ SİTEMLE SORMAK İSTERİM KENDİLERİNE. AMERİKA’NIN YENİDEN KEŞFEDİLMESİ Mİ? ELDE MEVCUTLARIN EŞGÜDÜM İÇERİSİNDE GELİŞTİRİLİP KULLANILMAYA DEVVAM EDİLMESİ Mİ? Sizce hangisi? Ben, bu depremin öncesinde ve sonrasında hizmet ve emekleri geçen Halk Gönüllülerini, STK’ların çalışanlarını, kamu çalışanlarını, askerlerimizi saygıyla anarken; HAYATLARINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZI DA RAHMET VE SAYGIYLA YAD EDİYORUM. AKLIN VE MANTIĞIN BİR OLDUĞU YOLDA ELELE YAŞAMAK VE YAŞANANLARI GELİŞTİRMEK DİLEKLERİMLE.</p>

<p><strong>" Saygılarımla, Ö.Cemal SABRİOĞLU"</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/DEPREM/115/</link>
<pubDate>Tue, 20 Aug 2019 16:10:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>89 KAHRAMANLARI GERİ DÖNDÜ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>23 Haziran Seçimi sonrasında Sn.Kılıçdaroğlu na yöneltilen bu başarı sonrası erken seçim talebiniz olacak mı sorusuna Kılıçdaroğlu; Hayır 89 sendromu yaşamak istemiyoruz cevabını verdi...</p>

<p>Akabinde...</p>

<p> İBB de yaşanan atamalar, açıklamalar, dışarıda kalanların stemleri vsvs...</p>

<p>Neyse...</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlunun duyurduğu belediyenin yeni yönetim kadrosu tartışma yaratmıştı.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun açıkladığı isimler arasında özellikle  İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri A.Ş.’ye (iSBAK) atanan Bahaddin Yetkin ismi tepki çekmişti. Kamuoyundan gelen yoğun tepkilerin ardından Yetkin, istifa ederek görevinden ayrılmıştı.</p>

<p>Bahaddin Yetkin’in sosyal medya hesapları üzerinden de, CHP ve İYİ Parti Genel Başkanları hakkında yapılan hakaretleri beğendiği ve Gezi Parkı direnişe karşı tutumu, ezanın ıslıklandığı yalanına desteklediği mesajları da dikkat çekmişti.</p>

<p>Yetkin, daha sonra yaptığı açıklamada ise, attığı Tweetlerden pişman olmadığını dile getirmişti.</p>

<p>Yetkin ile ilgili bir iddia da istifanın ardından ortaya atıldı.</p>

<p>Ataması kamu oyunda yankı yaratan Bahaddin Yetkin'in CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün kardeşi Sertaç Bingöl'le ortak olduğu ileri sürüldü.<br />
İTO kayıtlarına göre, Sertaç Bingöl ile Bahaddin Yetkin'in, NOVELTY adlı Avcılar merkezli bir şirket kurarak ihaleler aldığı yazıldı...<br />
Gel gör ki Bingöl ortak değilim şirketi satın aldım,<br />
Abim in adı neden geçiyor anlamış değilim demiş...</p>

<p>Yersen...</p>

<p>Şimdi ister istemez insanın aklına bir kurt düşüyor...<br />
Ankara da geçmişte yapılan ucube kapılar, saçma sapan saat heykelleri, beştepe nin bahçe duvarları...</p>

<p>2014 te ansızın yapılan elimizde bazı sandık tutanakları malesef yok açıklaması ve Mansur Yavaş ın kazandık dediği seçimi sabah a karşı İ.Melih Gökçek in kazanması...</p>

<p>Kurt ya işte düşer aklına kemirir de kemirir...</p>

<p>Tıpkı bir dönem CHP nin tüm sosyal medya hesaplarının bizle bir alakası yok dedikleri meczup ta olması gibi...</p>

<p>Hani beşiktaş maçı sonrası kalleş saldırı da toprağa düşen can lar için bu işte bir mit yeniği var tweet ini atan meczup.</p>

<p>Neyse...</p>

<p>Uzun uzun yazılacak Derin dehlizler de kaybolmuşluklar...</p>

<p>Bak şu Kurt un ettiklerine birden düşürdü aklıma; Sahi şu Orwells in talebeleri ekstra sessizler, acaba wc kapısı mı bekliyorlar???</p>

<p>ANLAYANA...</p>

<p>Vay arkadaş, kurt düştümü kemiriyor işte beynini nereden nereye geçiriyor insanı...</p>

<p>İstermisin bu kurt şimdi bizi bir de 1 tl lik Wc için kapı dolaşan PM üyelerinin, MYK üyelerinin maceralarına geçirsin...</p>

<p>Aman diyim...</p>

<p>CHP Genel Merkezinden talimat çıkmış ya, zarar verecek konulara girmeyin, kısaca bilseniz de bilmeyin örtün pisliklerin üstünü, anlamında...</p>

<p>Örtmeyin kardeşim örtmeyin gözlerine gözlerine sokun ki o doymaz gözleri kör olsun.<br />
Kör olsun ki...</p>

<p>Bir daha Ortaklarını, Kasalarını İstanbul un en güzide en garanti yerlerine Belediye Başkanı olarak atayamasınlar..</p>

<p><br />
Kör olsunlar ki... </p>

<p><br />
Eş, Dost, Akraba, Kirvelerine WC kamuflajı ile bir sokağı peşkeş çekmeye kalkamasınlar...</p>

<p>Sadede gelecek olursak...</p>

<p>Bir yandan İmamoğlu nu gelecekte siyasi rakip görüp şimdiden ön almaya çalışmak, bir yandan Kaftancıoğlu nu cilalayıp, parlatma projeniz tutmaz.<br />
İmamoğlu o atamaları niye yaptı, niçin yaptı ve ne zaman bitirecek siz herkesten iyi bilirken, iğrenç siyasi kavganızı triplere yaptırmayın...<br />
CHP iç muhalefet kavgasını, Ekrem İmamoğlu üzerinden yapmayın Karnından ve dahi cebinden illaha burnundan ABD ye bağlı bay popülist ve egoistler...<br />
Çekin o trollerinizi..</p>

<p>Parlatmaya çabaladığınız o acuze kadrolardan ne genel başkan ne de il başkanı olmaz...<br />
Mahir in FKF kongresinde Türkiye siyasetinin en büyük fırıldağına dediği gibi; Adam olacak çocuk b.... belli olurmuş. Biz sizlerin ne b.. olduğunuzu ÇOK İyi biliyoruz..</p>

<p>Anlayacağınız sizden bir şeycik olmaz...</p>

<p>Siz,populizm batağında çırpınan zat-ı muhteremler bilesiniz ki, sizleri getirip CHP ye bırakan o TURUNCU gemi batıyor...<br />
Sonra afişe olmuşuz haberimiz olmamış demeyin, YAKALANDINIZ...</p>

<p>Zira büyüktür Halkın elleri,öylesine büyüktür ki..<br />
Gerisi Hayat...</p>
]]></content:encoded>
<author>Uğur Kelleci</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ugur-kelleci/89 KAHRAMANLARI GERİ DÖNDÜ/114/</link>
<pubDate>Mon, 19 Aug 2019 16:14:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TSKMEV (TSK Mehmetçik Vakfı)</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmetçik Vakfına yapılan her yardım, onlar adına kurban bağışları yüreği yanık insanlara, ailelerine, çocuklarına ulaşıyor. Şehitlerimize olan vefa borcumuzu kısmen de olsa ödemiş olur muyuz olmaz mıyız?...</p>

<p>Yardımlarınızla, yetim kalan o ailelerin çocukları da tahsillerini tamamladıktan sonra; Bu vatan için CANLARINI feda etmiş babalarının izinden giderek vatana olan borçlarını yapacakları hizmetleri ile ödeyeceklerdir… Ancak şunu da unutmayalım ki O borcu babaları canı ile ödediğinden çocuklarını borçlarının kefili bizler ve sizlersiniz.</p>

<p>Peki, ya bizler yaptığımız yardım kurban ve bağışlarımızla Şehitlerimize, Gazilerimize Vefa Borcumuzu kısmen de olsa ödemiş olur muyuz? Olmaz mıyız ?</p>

<p>Takdir; sizlerin kanaatleridir. Yapılan kurban bağışlarınız yardımlarınız hiçbir Şehidimizi geri getirmediği gibi hiçbir Gazimizin kaybolan bir uzvunu geri getirmez. Ancak Şehitlerimizi de gönüllerimizde yaşatıp ruhlarını şad ve yad etmiş oluruz. Şehitler vurulduklarında değil unutulduklarında ölürler. Unutmayalım.</p>

<p>Yardımlarınızı Allah kabul etsin Bayramınızı kutlar Nice bayramlara erişmenizi temenni ederim</p>

<p><strong>Emekli Bir Asker</strong></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/TSKMEV (TSK Mehmetçik Vakfı)/113/</link>
<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 17:03:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HER ŞEY GÜZEL OLACAK ! MI ?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>HER ŞEY GÜZEL OLACAK! MI ?</p>

<p>İnançla, inanarak,</p>

<p>Dürüstlük, kararlılıkla,</p>

<p>Liyakat esasına göre, kimseyi ötekileştirmeden…</p>

<p>ATAMIZIN İLKELERİ doğrultusun da olduktan sonra… Neden olmasın?</p>

<p>Kimseler gölge etmesin başka ihsan gerekmez.</p>

<p>Aklıma gelen; beylik bir ifadeyle yazımda, köşemi sizlerle paylaşmak istedim.</p>

<p>Gerçek bir YİĞİDİ MERMİ DEĞİL, “ YİĞİT’İ KÖTÜ SÖZ ÖLDÜRÜR. “ Kem gözden, kötü sözden hepimizi ALLAH KORUSUN derken; Ne sözden ne mermiden kimsenin ölmesini de asla istemem...</p>

<p>Demirden korksaydık Tren’e binmezdik. Mecazi ifadeyle yazıma devamla; cevap veriyorum. Nedeni mi? İnsanı mermi öldürmüyor. Öldürmeyen ALLAH bağışlıyor, bağışlıyor ama; yanlış düşünen ve yanlış yorum yapanlara da BEYİN de vermiyor ki; ( Yanlış yapanlara da daha fazla yanlış yapmasınlar diye herhalde…) kötü düşünceler üretip toplumu negatif yönlendirmemesi için…</p>

<p>Ben de “ HER ŞEY GÜZEL OLACAK DİYENLERİN ve Bu SLOGANI destekleyen Pozitif düşünen Beyinlere SELAM OLSUN !” diyerek Dualar ile desteklerimde</p>

<p>Allah’ım, Her şey güzel olacak sözlerinin aksine yönlenen ve yönlendirenlere de, affedersiniz OT a , B…k a hiçbir şeye karışıp karışmadığı belli olmayan, (paraya tapan biat ı esas alıp liyakata önem vermeyenlere, Önünden Otları alınan koyunların MEeeeee dediği yerde; hak, hukuk, adaletin yok edildiğinde; bu NE diyemeyenlere!</p>

<p>AKILLI ve BEYNİ olanlarla; AKLIN YOLU BİRDİR, diyerek Ekrem İMAMOĞLU’NA (onun avukatı olmama rağmen) OY verenlerle herkes hepimiz kazandık, (Birlik Beraberlik ve iyi niyetler adına) TEŞEKKÜRÜ bir borç biliyorum fikirdaşlarımıza... Bu arada bir konuya da değinmek istiyorum, Magazin basınında Üstad Türkücü İbrahim TATLISES’in seçim öncesi E. İMAMOĞLU hakkındaki söz ve yorumuna “ İmamoğlu’na OY VERİRSENİZ BENİ KAYBEDERSİNİZ” sözlerine karşılık; Halkın gerçek virtüöz ses sanatçısı YILDIZ TİLBE’nin cevabı yorumunu aktarmak istiyorum; “( Bazılarının) kafasına kurşun isabet etti ama, Kurşun yarım saat o kafada BEYİN arasa da BİR BEYİNE RASTLAMADI” Herhalde… Allah’ım herkese sağlık afiyet vermesini dileyerek…“ ÖLMEK KOLAYDIR, HEM de DAHA KOLAYDIR YAŞAMAKTAN” Ölmek yaşamak kadar kolay gibi gözükse de yaptıklarımız, yapıtlarımız, sözlerimiz ile öldükten sonra da YAŞAMAK GÖNÜLLERDE olmak çok ZORDUR. Tercih, bu günler ve YARINLAR için HEPİMİZ için düşünmeye değer mi değmez mi?</p>

<p>Heykellerini kırmaya, resimlerini makam odalarından kaldırmaya adeta öldürülmeye çalışılan ancak gönüllerde hala yaşattığımız, yaşatacağımız ATATÜRK’ümüzü yaptıkları, yapıtları ve bizlere bugünleri hediye eden ATA’mızı örnek almak bu kadar mı zor gelir bazı hazımsızlara!...</p>

<p>Yaşadığım bu ortamda Evet Ata’mızın izinde onun inkılapları ve yolunda devamla ve ısrarla gidilirse HER ŞEY GÜZEL OLACAK. İnanalım ki düşlerimiz gerçek olsun.</p>

<p>Tahsin ATAİZİ</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/HER ŞEY GÜZEL OLACAK ! MI ?/112/</link>
<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 16:11:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Haliç Üniversitesinde Mezuniyet coşkusu</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>İki Bölüm halinde düzenlenen tören;</p>

<p>Ulu Önder Atatürk ve Şehitlerimiz için saygı duruşuna müteakip İstiklal Marşımızın okunması ile başladı.</p>

<p>Tören Programına göre;</p>

<p>Mezun olan öğrenciler adına Mustafa Özdemir</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Melek Güneş Yavuzer</p>

<p>Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Naci Topsakal’ın</p>

<p>Konuşmaları ve konservatuar öğrencilerinin konseri…</p>

<p>Program konuşmacılarına gerek yol gösterici hitapları gerek konservatuar öğrencilerinin verdikleri konser Törene apayrı bir hava kattı.</p>

<p>Öğrencilerin büyük bir coşku ile keplerini sevinç içerisinde havalara fırlattıkları geleneksel kep atma uygulamaları, adeta öğrencilerin en yüksek zirvelerde olma isteği ve de hedeflerinin göstergesini simgeliyordu sanki…</p>

<p>Bu istek ve arzu da tribünlerdeki binlerce Haliç Öğrenci velisinin yerinde duramamalarına sebep oldu… Sevinç çığlıklar Haliç Kongre Merkezinden taşıyordu adeta…</p>

<p>İnşallah bu sevinçler kimsenin kursağında kalmayacak, herkesin Haliç Üniversitesi’nde yetiştirildiği branşlarda Türkiye’m güzel ülkem için faydalı olacaklarına inanarak okuldaki başarılarını da iş hayatlarına yansıtırlar.</p>

<p>Kurulduğu günden bugüne kadar 16 bine yakın mezun veren Haliç Üniversitesi, bu yıl 18’incisi düzenlenen mezuniyet töreniyle, öğrencilerini geleceğe uğurladı.</p>

<p>Bu yıl 18’inci mezunlarını veren Haliç Üniversitesi’nin Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği mezuniyet töreni renkli görüntülere sahne oldu. Törene, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Naci Topsakal, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melek Güneş Yavuzer, Bizim Lösemili Çocuklar Vakıf üyeleri ve aileler katıldı. Törende konuşan Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Naci Topsakal, eğitim sisteminde, ticari kaygılar ile hareket edilmesini reddeden yaklaşımın temel prensipleri olduğuna vurgu yaptı.</p>

<p>“YENİ NESLE GÜVENLE BAKIYORUZ”</p>

<p>Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Naci Topsakal, Türkiye’nin geleceğini tanımlayacak, muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak, dünyayı okuyan, geleceği kuşatan bir gençlik yetiştirme amacında olduklarını söyledi.</p>

<p>Yeni nesle güvenle baktıklarının altını çizen Topsakal, “Özgüveni olan, ülkesini merkeze almış, dünya vatandaşları yetiştireceğiz. Yük olan değil, yük alan bir anlayışa sahip gençlere ihtiyacımız var. Medeniyetimizin insanlığa yaktığı ışık ne yazık ki son birkaç yüzyıldır, dünyayı aydınlatamıyor. Bu nedenle dünya yeterince aydınlık değil. Medeniyetimiz bize önce güzel insan olmayı, sonra da inançlı olmayı emrediyor. Biliyoruz ki; kendisini Dünya’nın gerekli kıldığı nitelikler ile teçhiz edememiş bir kuşak, inançlarını da hayata geçiremez. Biz Haliç Üniversitesi olarak, ecdadımızın en güzel miraslarının başında gelen vakıf geleneğimizin, özüne uygun olarak yaşaması için örnek olacağız. Şeffaf, kendini sorgulatan ve sorgulayan bir üniversite prensibine sıkı sıkıya bağlı kalacağız. Eğitim sisteminde, ticari kaygılar ile hareket edilmesini reddeden bir yaklaşım, temel prensibimiz olacaktır. Vakıf geleneğimizin özü, fedakarlığa ve paylaşmaya dayanır” diye konuştu.</p>

<p>“GELECEĞE KATKI SAĞLAYACAK VİZYONA SAHİBİZ”</p>

<p>Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Melek Güneş Yavuzer ise, Türkiye’nin hedeflerine katkı sağlayacak gençler yetiştirmek için yepyeni bir vizyona sahip olduklarına dikkat çekti.</p>

<p>Eğitim sisteminin ve üniversitelerinin iyileştirmeye açık alanlarını tanımlayacaklarına vurgu yapan Yavuzer, sürekli iyileştirme metodolojisi ile çalışacaklarını belirterek, “Şimdiye kadar verdiğimiz 16 bin mezunumuzun yanında, gelecekte ülkemizin milli hedeflerine hizmet edebilmek için, Dünya’yı tanıyan, geleceğin gerektirdiği melekeler ile kendisini teçhiz etmiş bir gençlik profili için gayret edeceğiz. Yerelde sağladığımız başarıyı evrensel ölçeğe taşıyacağız” dedi.</p>

<p>Tören, Haliç Üniversitesi Konservatuar öğrencilerinin verdiği mini konser ve gençlere diplomalarının takdim edilmesi ile sona erdi.</p>

<p> </p>

<p><img alt="" src="/images/files/uploads/5d523ca6-03a4-4345-8c4c-c54430460b89.jfif" style="width: 650px; height: 488px;" /><img alt="" src="/images/files/uploads/6b74b6d2-790e-41cd-9e87-c4b6abc5ca19.jfif" style="width: 650px; height: 434px;" /><img alt="" src="/images/files/uploads/9e6663e5-c5af-4515-972c-04e68f564f21.jfif" style="width: 650px; height: 434px;" /><img alt="" src="/images/files/uploads/0101bb3a-b6e3-4d7d-8bcc-6f0c291bf30d.jfif" style="width: 650px; height: 434px;" /><img alt="" src="/images/files/uploads/990b6de1-c5b3-4d0d-a674-5a79884bfd95.jfif" style="width: 650px; height: 434px;" /><img alt="" src="/images/files/uploads/2980b450-d39b-41a8-9cc1-2c1c49d37936.jfif" style="width: 650px; height: 867px;" /><img alt="" src="/images/files/uploads/f867c9d4-5411-43e1-82d3-52b082e67b4b.jfif" style="width: 650px; height: 488px;" /></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Haliç Üniversitesinde Mezuniyet coşkusu/111/</link>
<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 17:16:24 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CUMHUR VE MİLLET İTTİFAKLARI</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Seçim Öncesi İstişare Etselerdi Neler Olurdu?</p>

<p>Milletin geçim-siyasilerin seçim derdinde olduğu bu ortamda seçimi kaybedende kazanırdı diyorum. Nasıl mı?</p>

<p>Malum; müsabakalarda iki ihtimal vardır. Ya galip, yahut ta mağlup…</p>

<p>Ancak istişare edilipte,</p>

<p>Boşa sarf edilen reklam, afiş, pano, billboard vs.lerde; yok efendim “ İstanbul Bizim Aşkımız”, “Biz yaptık yine yaparız”, “Yolları biz yaptık yine yaparız”, (Ancak Tren kazalarını önleyemesekte bunun billboardu yok) sansür kusura bakmayın!</p>

<p>Sadede gelirsek;</p>

<p>Her iki taraf Cumhur ve Millet İttifakında olanlar; bu elektronik çağda TV’lerin sabahlara kadar yayın yaptığı yerde; gerek var mıydı bu panolara, billboard, bayrak ve flamalara verilen paralara?</p>

<p>“Her şeyin güzel olması temennisiyle…”Rum, Pontus, Sisi, Misi, Misisi pi vs. demeden…</p>

<p>Taraflara oy verenleri de töhmet altına sokmadan, kimseyi ötekileştirmeden!... Gerek açık oturumda olduğu gibi, Teke Tek topluma 82 Milyona istediğiniz kanallarda reklamlarınızı (A) adayı da (B) adayı da, tanıtımınızı yapabilirdiniz. Medeni ölçülerde tartışmalara mahal vermeden açık açık çekinmeden söyleşi yaparak bu kadar masraflarınız boşa gitmezdi.</p>

<p>Zira biriniz kaybedeceksiniz, birisi kazanacak “Türkiye’m için her şeyin güzel olması adına ve temennisiyle…”</p>

<p>O masrafları bir havuzda toplayabilirdi, havuzda toplanan müşterek para ile de okul mu, Hastane mi, Aşevleri mi fakirlere yardın mı, Vakıflara ortak yardım mı? Vs. vs.</p>

<p>Sonuçta kaybetseniz de;</p>

<p>Kaybedenler de kazananlarla birlikte sevap kazanacağınız hiç aklınıza gelmedi mi?! Siyaset, politika her ne yapıyorsanız; bağımsızlığa, tarafsızlığa yemin etmiş herkes için naçizane tavsiyemdir…</p>

<p>Bu belediye seçimlerinde olmadı ama: Bu Geçim derdinde TÜRKİYE’M daha çok SEÇİMLER görecektir. Bu millet; Millet miyiz? İllet miyiz? Yoksa zillet miyiz? Demeden Müttefik, İttifak ve istişare( dinimizde de) kelimelerinin anlamlarını da kısaca bahsedersek;</p>

<p>İstişare:</p>

<p>Birinin veya bir heyetin fikrine müracaat etme; fikrini, görüşünü alma; danışma anlamına gelir.</p>

<p>Hazret-i Ali buyurur;</p>

<p>“Seni yoksulluğa düşmekle korkutarak iyilik yapmana mani olan cimriyi, büyük işler karşısında azmini kıracak korkağı ve gözünü hırs bürümüş kimseleri istişare heyetine alma!”</p>

<p>İstişare ve önemi;</p>

<p>Hizmette istişare ile hareket etmek, ilahi bir emir ve mühim bir sünnettir. İstişareyi Kuran-ı Kerim de tavsiye ediyor.</p>

<p>Peygamber Efendimizin istişareleri; Bedir ve Hendek savaşları da, kendi arzusu Savunma Harbi olmasına rağmen; istişare neticesi düşmanı Medine dışında karşılama şeklinde tezahür ettiği için bu görüşe uymuş ve onunla emel etmiştir.</p>

<p>Peygamber Efendimiz;</p>

<p>“İstişare yapan hüsrana uğramaz.”</p>

<p>“İstişare eden pişman olmaz.”</p>

<p>“İktisatlı olan fakir düşmez.”</p>

<p>“Bütün hizmetleri ben yaptım demek yanlıştır.”</p>

<p>Müttefik:</p>

<p>Bir konu hakkında işbirliği yapan veya yapanlar topluluğu.</p>

<p>İttifak:</p>

<p>Bir konu hakkında ortak bir gaye de anlaşma, fikir birliği.</p>

<p>Geç kalmış olan bu yazımı; bir daha ki seçimler için de şimdiden yazmış olayım diyerek, istişareler neticesi yapılacak bağışlarla belki vakıflara katkı olacak sevaplardan 1 damla alırsam ne mutlu! Sağlıcakla kalın bir daha ki seçimde görüşmek üzere!...</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/CUMHUR VE MİLLET İTTİFAKLARI/110/</link>
<pubDate>Thu, 20 Jun 2019 18:02:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DOSTÇA UYARI!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>
<style type="text/css">p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 33.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a}
p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 33.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a; min-height: 33.0px}
p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 33.0px; font: 14.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a; min-height: 16.0px}
p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a}
p.p5 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a; min-height: 33.0px}
p.p6 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 14.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a; min-height: 16.0px}
span.s1 {font-kerning: none}
span.s2 {font: 27.0px Times; font-kerning: none; color: #000000; -webkit-text-stroke: 0px #000000}
span.s3 {vertical-align: -5.5px; font-kerning: none}
</style>
</p>

<p>İstanbul'da fark göründüğü gibi fazla değil, AKP'nin bahanesinin kalmaması için büyük bir fark olmalı.</p>

<p>”%53 e %46 gibi”</p>

<p>Rehavete girmeden şu birkaç gün iyi değerlendirilmeli. Öyle ki geçmişte refah partisinin yaptığı gibi seçmen ile birebir  temas halinde olunmalıdır. Günümüz teknolojik artıları elbette ki faydalıdır ancak “doğru kullanıldığında” toplumun herkesimi sosyal medya ile yönlendirilemez ve sosyal medya paylaşımları saha da birebir temas kadar gerçek etki yaratamaz. Zira senin yaptığın caps lerin farklı boyutlarını, antipropogandasını rakibinde yapıyorken…</p>

<p> </p>

<p>İlk günkü heyecan ile 5 gün sadece 5 gün durmak, dinlenmek bilmeden çalışılmalıdır…</p>

<p>Unutulmamalıdır ki alınacak her + oy, ülkenin demokrasi yoluna daha hızlı girmesini sağlayacaktır.</p>

<p>Dikkat edin Bu rehavet tehlikeli...</p>

<p>AKP bu rehavettenden memnun, son 5 gün Güç zehirlenmesi ve popülist öz güven, seni yanlışlara sürükler Sn.İmamoğlu…</p>

<p> </p>

<p>Yanlış piar yaptırır, yanlış hamlelere yönlendirir...</p>

<p> </p>

<p>Dostça uyarı…</p>

<p> </p>

<p>Her şey bitti,biz kazandık ruh haline bürünürseniz 24 haziran sabahı şok ile uyanırsınız…</p>

<p> </p>

<p>Güç zehirlenmesinden ve popülizm den uzak durun son düzlükte yıkılmayın…</p>

<p> </p>

<p>Hafta sonu, Türkiye de 17-18 yıl sonra yapılan, adayların bir araya geldiği Tv programın seçimlere etkisi yok denilecek kadar az olur…</p>

<p> </p>

<p>Neden mi??</p>

<p> </p>

<p>En başta Sn.Binali Yıldırım çok gergindi, hem sahada hem yayında geride olduğunun farkında. Dolayısı ile rakibini provoke edip hanesine artı yazdırma gayretiyle çabaladı başaramadı.</p>

<p>Sn.Ekrem İmamoğlunun ise iyi hazırlanmış bir görüntüsü vardı. Öyle ki rakibinin kavga isteğinden uzak durarak gerginliği dengede tutmaya çalıştı. Rakibinin atak yapmasına izin vermedi ve atak oynadı. Yıldırım ise savunmada kaldı ve sorular ile alakasız cevaplar verdi…</p>

<p> </p>

<p>Israrla tekrarlanan bir nüans da gözlerden kaçmadı"sn küçükkaya 20 saniye alacaklıyım"</p>

<p>ve CHP de16 nisan referandumu gecesi sandıklara itiraz edecek kimse bulunamamışken…</p>

<p>24 Haziran seçimlerine damgasını vuran ADAM KAZANDI Sms den sonra 20 saniyesini bile gasp ettirmeyen İmamoğlu gerçeği…</p>

<p> </p>

<p>İmamoğlu program boyunca zaten önde olduğunu biliyordu durumu devam ettirmeyi istedi, başardı.</p>

<p>Yıldırım Sayıştay raporuna önce yalan dedi ,İmamoğlu raporu gösterdi. Ysk Çaldılar  demediği halde neden Çaldılar diyorsunuz sorusuna verilmeyen cevap ve Mal varlığını kamuoyuna açıklamak  mecburi değildir  demesi Binali Yıldırım’ı bitirdi.</p>

<p>Program sonrasında sosyal medyada ve lağım medyasında başlayan tipik troll operasyonları İmamoğlu vali ye küfretti den öte geçemedi…</p>

<p>Peki Milletin a..... koyacağız diyen müteahhit Türk Milletinden özür diledi de biz mi duymadık acaba?</p>

<p>O küfürden sonra milyar dolarlık işleri aldı....</p>

<p>Vatandaşına gavat diyen vali özür diledi mi?</p>

<p>Yakın Geçmiş te derdini anlatan vatandaş’a TAKLA AT İNANAYIM diyen (ESKİ)İç İşleri Bakanı özür diledi mi…</p>

<p>Yada Mustafa Kemal ATATÜRK ün kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİnde valilik yaparken ATATÜRK e hakaret ettiği iddia edilen bir vali çıkıp hayır ben öyle bir şey yapmadım dedi mi?</p>

<p> </p>

<p>Peki çok güzel,</p>

<p>İmamoğlu'nun montajla it dediğini ispat bile edemezken…</p>

<p> </p>

<p>AKP nin elinde kala kala devşirmeler kaldı, AKP nin etrafı öyle boşaldı ki, AKP tabanı şizofrenleri akil adam görür oldu.</p>

<p> </p>

<p>Örnek mi ???</p>

<p>Almanya'da yaşayıp, AKP belediyelerinin finansı ile güya konferans veren, Ankaranın 15 Temmuz dan sonra istifa eden eski belediye başkanının oğluna kurduğu TV sine çıkartılıp, Atatürk'ün mülteci ve ilticacı olduğunu söyleyen Acuze..</p>

<p> </p>

<p>Bir Tv de Sayıştay ı fetö cü ilan edebilecek ruh haline sahip sözde gazeteciler..</p>

<p> </p>

<p>Maalesef AKP aydınları artık bu trollerdir…</p>

<p> </p>

<p>Sn.Dr.Devlet Bahçeli Bey in söylediği gibi Bu seçim İBB seçiminden farklı bir evreye geçmiş midir…</p>

<p> </p>

<p>Yada kimilerinin söylediği gibi bir yerde CUMHURBAŞKANI Sn.Erdoğan ve AKP nin güven oylaması mıdır...</p>

<p> </p>

<p>Her fazla bir oy, yol kavşağına gelmiş Türkiye'nin,çıkmaz yola değil, demokrasi yoluna girmesini sağlayacak mı dır…</p>

<p> </p>

<p>Gün ola harman ola…</p>

<p> </p>

<p>Seçimler,belediye başkanlıkları,millet vekillikleri ve dahi iktidarlar gelip geçici. Ortak payda, ortak çaba tam bağımsız TÜRKİYE CUMHURİYETİ olmalıdır.</p>

<p>Gerisi Hayat…</p>
]]></content:encoded>
<author>Uğur Kelleci</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ugur-kelleci/DOSTÇA UYARI!/109/</link>
<pubDate>Tue, 18 Jun 2019 20:08:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İMAMOĞLU ELBETTE BİR PROJE!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>
<style type="text/css">p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 24.0px Helvetica}
p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 24.0px Helvetica; min-height: 29.0px}
p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 33.0px; font: 24.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a}
p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 33.0px; font: 24.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a; min-height: 29.0px}
span.s1 {font-kerning: none}
</style>
</p>

<p>  Ekrem İmamoğlu bir Cumhuriyet projesidir…</p>

<p>Türkiyenin en ücra köyünde ki yerleşim yerinden evladını alıp eğitip, yetiştirip, hazırlayıp Türkiyenin önüne-dünyanın önüne sunarak, ihtiyaç olduğu zaman bu evlatlarıyla karşısına çıkan sorunları çözmeye yönelik anlayış Cumhuriyetin projesi dir…</p>

<p> </p>

<p> İmamoğlu, Karadeniz in bir köyünden çıkıp olanaksızlıklar-güçlükler karşısında yılmamış Devletin kurumlarında okumuş, eğitilmiş.</p>

<p>Cumhuriyet, her evladına yeteneklerinin onu götürebileceği yere kadar göndermeyi kendisine görev edinmiş bir anlayış…</p>

<p> </p>

<p>  Bu onur da bir Cumhuriyet ürünüdür…</p>

<p> Cumhuriyet kendi amaçlarına uygun olarak aldığı bir evladını hazırlayıp İstanbul gibi dünyanın en büyük metropollerinden birine belediye başkanı olacak kadar, hatta nobel ödülü alacak kadar eğitip, yetiştirip ortaya çıkarır. </p>

<p>İmamoğlu kendiliğinden çıkmadı. Arkasında Cumhuriyet var, Cumhuriyet in eğitim politikası var, Cumhuriyet in Vatan anlayışı var.</p>

<p> Kısacası arkasında Türkiyenin en sağlam temeli,dayanağı olan böylesine güçlü bir değer olan CUMHURİYET var…</p>

<p> </p>

<p>  İmamoğlu ile ilgili bu sözler Deniz Baykal a ait…</p>

<p> </p>

<p>Son günlerde lağım medyasında sürekli İmamoğlu proje söylemlerine Baykal dan ince bir gönderme, umarım bunu anlarlar…</p>

<p> </p>

<p>Anlayacaklarını zannetmem, hele patronları Belediyelerden öylesine fütursuzca beslenirken…</p>

<p> </p>

<p>İGDAŞ-İSKİ sayaç okuma hizmeti veren,Araç kiralama da tekel olan, İett garaj inşaatı, Metro ihalesi, Atık toplama, Kiptaş gn.müdürlük binası işlerini yaptığını sağır sultanın bile duyduğu firmanın medya kanadında sözde yazı işleri müdürü olan biri de kalkıp 15 Temmuz u kim yapmışsa Ekrem İmamoğlunu sahaya sürenler de onlar deme acizliğinde.</p>

<p> </p>

<p> Ama gayet normal…</p>

<p> </p>

<p>Bu telaş ve fütursuzluklarının sebebi 23 Haziran dan sonra patronlarının palazlanma sebebi olan İBB deki rantları kesilecek olması. Patronaj işsiz kalınca, Pelikanlarının da haliyle yalı da viski yudumlamaktan sur içinde çay ısmarlayacak bir tanıdık arama durumuna düşecek olması…</p>

<p> </p>

<p>Allah kimseyi onlar gibi onursuz-kişiliksiz duruma düşürmesin…</p>

<p> </p>

<p> 15 Temmuz da bu Ülkeye yaşatılan travmanın failleri belliyken ve Emperyalizm in tasmalı köpekliğini yapan onursuz tayfasına geçmişte yalakalık yaparken yazdıkları her yazı da, her konuşmalarında kutsallaştırdıkları, sırf yaranabilmek için yakınlarının cenazelerinde salya sümük ağlayıp ağıtlar yaktıkları MECZUP u alıpta şimdi CHP ye ve adayına yamamaya çalışıyor olmak….</p>

<p> </p>

<p>Acziyet in daniskası…</p>

<p> </p>

<p>Bu konular uzar da uzar, aslolan 23 Haziran da yenilenecek olan yerel yönetim seçimleri sonrasında kimin-hangi adayın İstanbul a değer kazandıracak, TÜRKİYE ye  katkı koyacak projeler üretiyor olmasıdır..</p>

<p> </p>

<p>Mesela…</p>

<p> </p>

<p> İstanbul’un artık çileye dönüşmüş trafik keşmekeşi için…</p>

<p> </p>

<p>7/24 Ulaşım</p>

<p>Yeni Metro Hatları</p>

<p>Deniz Ulaşımı</p>

<p>Transfer Merkezleri</p>

<p>Akıllı Ulaşım Sistemleri</p>

<p>Şehir İçi Lojistik Sistemi </p>

<p>Ulaşım Yönetim Planı…</p>

<p> </p>

<p> İstanbul un hatta Türkiyenin karşılaşacağı kaçınılmaz Deprem gerçeği için…</p>

<p> </p>

<p>Afet Bilgi Merkezi</p>

<p>Gerçek anlamda Deprem toplanma alanları  </p>

<p>İstanbulluların bulundukları konuma en yakın toplanma alanına ulaşılabilecek ve konum paylaşılabilecek mobil uygulamalar</p>

<p>Herkese Temel Afet ve İlk Yardım Eğitimi…</p>

<p> </p>

<p>İstanbul un dinmek bilmeyen kanayan yarası olan çarpık yapılaşma ve kentleşememe sorunu için…</p>

<p> </p>

<p>İstanbul un mevcut mükevven durumu için elzem olan kentsel dönüşümü bilimsel doğrular çerçevesinde ve yaşayanların söz hakkının da olduğu</p>

<p>Yerinde yaşam garantili..</p>

<p>İmar planı ve tapu sorununa çözüm..</p>

<p>Projelerde İBB garantörlüğü..</p>

<p>Bunlarla paralel doğrultu da göz ardı edilemeyecek gerçekler olan İstanbulun Mahallerinde Çözüm Merkezleri ve Hukuki Destek…</p>

<p> </p>

<p>İşte yerel yönetim seçimleri öncesi, sorular ve sorunlar bu çerçeve de ele alınıp adaylar irdelenmelidir. Kimin kimlerin projesi olduğu laf ı güzaf..</p>

<p>Aslolan İstanbul için hangi aday hangi projelerle yola çıkmış onlara bakmak lazımdır..</p>

<p>Milli mücadele yıllarında nasıl bir Millet uyandı ise, Bir süreçte bazı noktaları cemaat-hizmet kamuflajlarıyla tarikatlar ve dış mihrak hizmetkarlarınca sekteye uğratılmaya çalışılmış olsa da Bir DEVLET uyanmıştır…</p>

<p>Gerisi Hayat…</p>
]]></content:encoded>
<author>Uğur Kelleci</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ugur-kelleci/İMAMOĞLU ELBETTE BİR PROJE!/108/</link>
<pubDate>Thu, 13 Jun 2019 16:56:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İMAMOĞLU! KİBİR VE AZAMET YALNIZ YÜCE ALLAHA MAHSUSDUR…</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>
<style type="text/css">p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 26.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 26.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 18.0px}
p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 32.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 32.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 33.0px}
p.p5 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 32.0px; font: 27.0px 'Helvetica Neue'; color: #14171a; -webkit-text-stroke: #14171a}
span.s1 {font-kerning: none}
</style>
İstanbulun son seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu İstanbul’a aday gösterildiğin ve sokağa çıktığın ilk günden oldukça uzaksın.</p>

<p>Yakaladığın ivme seni de değiştirdi(!!!)</p>

<p>Bu yük, galiba sana ağır geldi.</p>

<p>Halktan uzak, karşı ses çıkaranı tokatlayacak,Seninle resim çekilmek için yanına gelen kadın erkek,yaşlı-genç demeden dudağında yalancı bir tebessüm sonrası HADİ BAKALIM TAMAM,TAMAM durumuna gelmen yalnızca kibirden(!!!)</p>

<p>DİYEMEYECEĞİM,KİMSE KUSURA BAKMASIN...</p>

<p> </p>

<p>Hoyratça tepene tepene eleştirileri indirebilmek keyifli olurdu belki ama,</p>

<p>Neylersin ki sokak seni sevdi, yüce gönüllü Halkım seni sevdi be. Üstelik Öylesine sevdi ki, ailelerinden biri, kardeşleri, abileri, oğulları, torunları görmeye başladı.</p>

<p>Sokağın(Halkın)bu tutumu-tavrı, İBB den Rant’ı kesilmesin diye çabalarken dönüp yalan ve iftiralar dökenleri rahatsız ederken, senin yaklaşan bayram’a yırtık ayakkabılarıyla girecek sabi ye göz yaşı dökmen…</p>

<p> </p>

<p>Halkın parasıyla bir oğluna milyonlarca Dolar değeri olan TV kanalı alan, bir oğluna canı sıkılmasın diye milyonlarca euro transfer parası ödettiği futbol takımı(bilinen) alan müflis siyasetçiler İmamoğlunun sosyal medya da paylaştığı çocukluk resmine bile bir kulp takma peşinde sözde eleştiriyor,kendince hakaret ediyor.</p>

<p>Herkesi kendisi gibi biliyor...</p>

<p>Biri çıkıp Esenyurt düşerse, Mekke düşer, Kudüs düşer diyor…</p>

<p>Esenyurt düştü, ne Mekke'ye ne de Kudüs'e bir şey olmadı...</p>

<p> </p>

<p>Biri çıkıp hayırdır, Ayasofya yı mı söz verdin yunanlılara da seni destekliyorlar diyor sonra yunanistan da ki gazetenin sahibi başka birinin yakın arkadaşı çıkıyor…</p>

<p> </p>

<p>Şehitler için Kur an okuyorsun, Adli sicil kaydı yüz kızartıcı olan biri çıkıyor: "Kim dini alet ederek para,ikbal kazanıyorsa Allah ona lanet etsin!”diyor…</p>

<p> </p>

<p>Yalnız Şunu net anladım ki, bunlar kesin ateist,inansa bu kadar rahat beddua etmez kendine...</p>

<p> </p>

<p>Ulan terlik, yanmaz kefen ve Jet Fadıl ile devre mülk satan kim? desem zıp zıp zıplayacaklar…</p>

<p>Para,kesilecek rant ve ikbali uğruna bilmediği araştırmayı dahi akıl edemediği konu da ahkam kesiyor zavallı acuze"İl başkanı devlet e seri katil dedi, İmamoğlu kazanırsa o kadın eş başkan olacak. Baksana sürekli yanında hatta kazandık yine kazanacağız diye beyan veriyor"derken CHP tüzüğünü ve hiyerarşisini bilemeyecek kadar fukara.</p>

<p>Zira İl başkanı siyasi hiyerarşi de belediye başkanlarından da İlçe başkanlarından da önde gelir.Kaldı ki İmamoğlu her ne kadar titr i gasp edilmiş olsa bile ADAY…</p>

<p> </p>

<p>Bu arada İl başkanı nın söylemleri kesinlikle tasvip edebileceğim sözler değildir…</p>

<p> </p>

<p>Biri çıkıp şanlı TSK komutanlarına çatal-bıçak rütbe,oynaya oynaya,eşşek gibi diyor...</p>

<p>M.İnce, o generalin apoletlerini sökeceğim dediğinde troller,lagım yazarları ortalığı yıkmıştı...</p>

<p>Şimdi o güruh un TSK komutanlarına hakaretler eden Akit Gazetesi müdürü Murat Alan için sesleri çıkar mı???</p>

<p> </p>

<p>Şimdi Ben cezaevinde olan fetöcü komutanlara dedim diyor..</p>

<p>Cümlesinde ise,şimdi Erdoğanın arkasında eşşek gibi saf tutuyorlar diyor. Sn CUMHURBAŞKANI Erdoğan cezaevinde olmadığına göre…</p>

<p> </p>

<p>Peki Beka beka diye gezinen,vatan millet ve milliyetçilik adına mangalda kül bırakmayanların,TSK komutanlarına hakaretler eden için sesleri çıkar mı???</p>

<p> </p>

<p>Öyle bir karmaşa ve açmaz içerisindeler ki kaybedeceklerini- kaybedince rantlarını,bankamatiklerini,lüx jeep lerini kaybedeceklerini görüyorlar. Bu korku ile yaptıkları tüm oyunlar ayaklarına dolanıyor,kaş yapıp iktidara ve adayına yaranayım derken göz çıkartıyorlar…</p>

<p> </p>

<p>Görünen o ki başvurdukları hiç bir senaryo pratiği çare değil.O kadar acizler ki, başka yalan bile bulamıyorlar...</p>

<p>Halk kazanacak…</p>

<p> </p>

<p>24 Haziran ın ilk saatlerinde, iktidar ve yanaşması mensuplarından, halkımız partili başkanlık sistemini uygun görmemiş, parlamenter sisteme dönmemiz gerekmektedir açıklamasını duymak uzak ufuklarmıdır…</p>

<p>Yarın Bayram,Her Şeyin Çok Güzel Olduğu Mutlu-Huzurlu Bayramlarımız olsun.</p>

<p>Gerisi Hayat….</p>
]]></content:encoded>
<author>Uğur Kelleci</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ugur-kelleci/İMAMOĞLU! KİBİR VE AZAMET YALNIZ YÜCE ALLAHA MAHSUSDUR…/107/</link>
<pubDate>Mon, 03 Jun 2019 17:29:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ANNEM-ANNEM  ANALARIMIZ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Anneler günü diye kutlamalarını yaptığımız bu özel gün, bir güne sığar mı sanıyorsunuz? Neymiş? Anneler günü olarak “ Senede Bir Gün” şarkı sözünde bile ifadesi bana göre çok ters: Sizce de öyle olduğuna inanarak ANNELERİN GÜNÜ Her gün, her an, her dakikadır. Onlara olan sevgimiz borcumuz bir güne tahsis edilmiş gibi olur mu?</p>

<p>Hele oğullarını askere gönderen kınalı kuzular misali askerden dönünceye kadar,( af buyurun) adeta 9 doğuran ANALAR… Kızını elin oğluna kocaya verip te her günün akşamı, o kızanlarını düşünen ANALAR unutulur mu? Bir güne sığar mı onları sadece ANNELER günü diye anmak?…</p>

<p>Dolayısıyla “ CENNETİN ANALAR ayağı altında olduğu söylenen O ANALARIMIZ, Sağ olanlara sağlıklı uzun ömürler, Rahmetli olanlara da, dualarımızla mekânlarının CENNET olması temennisiyle… Bizleri bu günlere getiren tüm Annelerimize, satırlarımdaki veciz ifadeler ile ATASÖZLERİNİ dualarımla hediye ederken; sevgi, hasret ve en güzel duygularımla ellerinden öperim. Her türlü haklı övgülere layık ANALARIMIZA, ATASÖZLERİ ve ATATÜRK’ümüzün veciz sözleri ile tüm Anneleri bir Asker selamıyla saygı ile selamlıyorum.</p>

<p>ANNEM’e,</p>

<p>Anam benim; bizleri yetiştirip göçüp gittin. Seni rahmetle anarken ( Anneleri rahmetli olmuş herkes gibi) gönlümüzde yaşatıyoruz. Rahat uyu merak etme! Torunlarını yetiştirme, nöbet ve görevini senden öğrendikleri ile gelin kızın ve ( tüm gelinlerinde aynı görevi üstlendiğine inanarak) tükenmeyecek sevgi ve dualarımla satırlarıma son veriyorum.</p>

<p>ANAlarımıza ithafen:</p>

<p>Analı Kuzu, Kınalı Kuzu( ALLAHIM Askerlerimizi, Anaların Kınalı kuzularını koru)</p>

<p>Ağlarsa Anam Ağlar, gerisi!… ( Allah kimseyi ne yalandan, ne de gerçekten ağlatmasın)</p>

<p>Ananın bastığı yavru incinmez.</p>

<p>Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz.</p>

<p>Anadan olur daya, Hamurdan olur Maya.</p>

<p>Ana ile kız, Helva ile Koz.</p>

<p>Ana kızına taht kurar, Kız bahtı kocadan arar.</p>

<p>Ana Kalbi Çocuğun Okuludur.</p>

<p>Kadının en büyük vazifesi ANALIKTIR. “ Atatürk”</p>

<p>Türk Milleti öyle Analara sahiptir ki; Her devrin büyük adamlarını O Analar yetiştirir. “ Atatürk”</p>

<p>Şuna inanmak Lazımdır ki, Dünya yüzünde gördüğünüz tüm güzellikler Kadının eseridir.“Atatürk”</p>

<p>Bir ulusun istikbali Anaların Elindedir. “Atatürk”</p>

<p>Cennet Anaların Ayağı Altındadır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/ANNEM-ANNEM  ANALARIMIZ/106/</link>
<pubDate>Sun, 12 May 2019 13:13:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>"ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ"</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>“Ağlarsa Anam Ağlar, gerisi…” klasik ifade ile kaleme aldığım bu yazımda;</p>

<p>Bir şehidimizin evladı, şimdi hepimizin evlatları olan şehit çocuklarımızın duygularını şiir olarak yansıtan silah arkadaşım Albay Ömer ERBIYIK’ın Şehitlik ziyaretinde içindeki hislerini dışarıya vuran tezahürleriyle yine bizleri gözyaşlarına boğdu…</p>

<p>Dökülen bu gözyaşları, duygudan yoksun, adeta RUHSUZ tabir edeceğim, olayları canlandıramayan, anlamayan, yaşamayan, RUHSUZLARIN gönüllerini sulasın da, azcık yandırsın diye! Ben de bu satırlarımda serzenişte bulundum.</p>

<p>Ömer ERBIYIK Albayımız; Bir şehidimizin çocuğunun kabristanında dua ederken, izlenimlerinde kaleme aldığı şiiri!</p>

<p>“ Ağlarsa Anam Ağlar: Gerisi mi?” Hiç sormayın! Mutlaka yalan olmasa da; bir yerden düşenin, kaybolan kaybedilen CAN, CANLAR ve onların yakınları ile Gazete-Radyo TV vs. medyada bazen 1–2 cümle, satırla geçiştirilen, sahifelerde haberleri küçük bir sütuna sığdırılan, Koca CAN ve CANLAR okuyan, izleyen, öğrenenler arasındaki FARK: “ Ağalarsa Anam Ağlar, Değil mi sizce?”</p>

<p>Bu farkı, empati yapan/ yapması gereken hiç kimseye nasip ve başa getirmesin bu elem dolu yaşamı…</p>

<p>Sonuçta; “ ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ” sloganları ile uğurladığımız ŞEHİTLERİMİZİN eş ve yakınlarına anlık, günlük, belirli zaman periyotları sınırlaması ile değil, onların acısın hafifletmek için onların daima yanında olduğumuzu hissettirebilmeliyiz…</p>

<p>Sadece cenaze korteji sonrası ve telefonlarla göstermelik olmamak kaydıyla, yanlarında olabilmek ve rahatsızlık vermeden hissetmek ve hissettirebilmek… Naçizane görüşlerimdir.</p>

<p>Evet, Bu husustaki duygularım Ömer ERBIYIK arkadaşımın şiirine girizgâh tarzı ifadelerim sahifelere sığmaz… Arkadaşımın Şehitlikte kaleme aldığı doğaçlama yazdığı, BİR ŞEHİT ÇOCUĞUNUN yaşadıklarını ve içinde yaşattıklarını, dualarını okuduğu içerisindeki haykırış ve serzenişleri adeta aktaran, BİR ŞEHİT ÇOCUĞUNUN DUYGULARI ( şiiri) Aşağıdaki mısraları okurken; gönüllerimizde şehitlerimizi yaşatmak ülkemizi ayakta tutarak ŞEHİTLERİMİZİN ailelerine ve VEFA borcumuzu ödememiz gerektiğine inanıyorum.</p>

<p>Zira kim ne verirse versin devletin bile verdiği maddi vefat parası vs. be parası verirseniz verin; Dünyaları verseniz, seveninizi, sevdiğinizi Allah’ın verdiği Can’ı kimse geri getiremez. Diyerek Ömer ERBIYIK’ın şiiri:</p>

<p>ŞEHİT ÇOCUĞUNUN DUYGULARI:</p>

<p>Annem beni yarın babama götüreceğini söylemişti.</p>

<p>Heyecanlı mı heyecanlıydım.</p>

<p>İçim içime sığmıyordu.</p>

<p>Çünkü ertesi gün, yani bayram sabahı babama gidecektim.</p>

<p>Babama kendisini özlediğimi söyleyecektim.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Her gün yatmadan ona bakar,</p>

<p>Fotoğrafını okşadıkça okşar,</p>

<p>Gözlerimden damlar yaşar,</p>

<p>İç çekerek ağlar, ağlar.</p>

<p> </p>

<p>Bir damla gözyaşı bile ne çok şey anlatır değil mi?</p>

<p>Bazen öfke, bazen özlem.</p>

<p>Bazen sesleniş, bazen de çaresizlik.</p>

<p> </p>

<p>Sekiz yaşıma geçen ay girmiştim.</p>

<p>Ertesi gün erkenden kalktık,</p>

<p>Babamı çok özlemiştim.</p>

<p>Annemden saçlarıma örgü yapmasını istemiştim.</p>

<p>Çünkü babamın saçlarımı böyle sevdiğini söylemiştim.</p>

<p> </p>

<p>En güzel elbiselerimi de giyinmeliyim,</p>

<p>Ne de olsa babama güzel görünmeliyim,</p>

<p>Hiç bayrağımı almayı ihmal eder miyim?</p>

<p> </p>

<p>Otobüse bindik. Heyecanımdan tirtir titriyor,</p>

<p>Annemin her zamanki gibi gözlerinden yaşlar dinmiyor,</p>

<p>Hüzünlü hüzünlü dışarı bakıyor,</p>

<p>Dudakları titriyor, göz göze gelmek istemiyordu.</p>

<p> </p>

<p>Durak babama yakın bir yerde.</p>

<p>Durağın yerini de ezberlemiştim zaten önceki gelişimizde.</p>

<p>Kendimi tutamadım;</p>

<p>“Anne babama geldik” diye haykırdım durağa geldiğimizde.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Otobüs durağa yanaştı. Annem elimden sımsıkı tuttu.</p>

<p>Heyecanımı o da hissediyordu.</p>

<p>Otobüsten indik.</p>

<p>Yavaş adımlarla babama yaklaştık.</p>

<p>Yani babamın mezarına.</p>

<p>Annemin elini bırakarak koştum yanaştım mezar taşına.</p>

<p> </p>

<p>Evet, babam oradaydı.</p>

<p>Uzanmış yatıyordu boydan boya,</p>

<p>Sarıldım mezarına doya, doya.</p>

<p>Yorganı toprak, mezarının başında vardı Al bayrak.</p>

<p>Hasretliğimi gidermeye çalıştım ona, mezar taşına sarılarak.</p>

<p> </p>

<p>“Babacığım ben geldim, yani kızın.</p>

<p>“Seni çok seven, seni özleyen kızın.”</p>

<p>“Kokladıkça doyamıyorum” dediğin o kızın.</p>

<p>Rüyalarımda hep sarıldığın, okşadığın, kokladığın kızın.</p>

<p>“Gidiyorum bekle yine geleceğim” deyip de gelmediğin,</p>

<p>Seni bekleyen o kızın.</p>

<p> </p>

<p>Evet, babamı çok ama çok özlemiştim.</p>

<p>Mezar taşındaki fotoğrafını okşadıkça okşadım.</p>

<p>Bayramını kutladım.</p>

<p>Sarıldım mezar taşına, kapandım toprağına.</p>

<p>Yasemin kokan mezarına.</p>

<p> </p>

<p>Götürdüğümüz suyla mezarındaki yaseminleri suladım.</p>

<p>Ayrılmak istemiyordum yanından, yanı başından.</p>

<p>Bir avuç toprak aldım mis kokulu yorganından.</p>

<p>Koydum cebime,</p>

<p>Annem bana baktı “ Ne yapıyorsun” dercesine.</p>

<p>“ Babamı eve götürüyorum anne,</p>

<p>Kahraman babamı evimize,</p>

<p>Ayırmayım hiç ama hiç yatağımın başucumdan” dercesine.</p>

<p> </p>

<p>Annemin göz pınarları kurudu ağlamaktan.</p>

<p>Hiç mutlu değildi onsuz yaşamaktan.</p>

<p>Ama her defasında diyor;</p>

<p>“Sağ olsun, var olsun vatan”</p>

<p>Artık söyleyeceğim baba “ Ben Şehit çocuğuyum”</p>

<p>Gururlu mu gururluyum.</p>

<p> </p>

<p>Dönerken bir amca geldi yanıma.</p>

<p>“ Ben babanın arkadaşıyım” dedi kulağıma</p>

<p>İrkildim sordum o amcaya;</p>

<p>“Babamı biraz bana anlatsana.”</p>

<p>Amca başladı ağlamaya,</p>

<p>“ Kızım ben de subayım ama,</p>

<p>“Seninle dertleşmek istedim” aslında.</p>

<p>Başladı kendi hayatını anlatmaya.</p>

<p>Okşadı başımı babam gibi dakikalarca orada.</p>

<p>Kaçınız okşadı bir şehit çocuğunun başını.</p>

<p>Sordumu hiç yemeğini aşını.</p>

<p>Unutmayınız ki mahzundur hep onlar.</p>

<p>Bizleri bazı günlerde de olsa neden hatırlamazlar.</p>

<p>Vatanı korumak için babamın ki gibi olmalıdır mangal bir yürek,</p>

<p>Gerekirse şehit olmak gerek.</p>

<p>Bunun için de vatanı, bayrağı sevmek gerek.</p>

<p>Şehit olmak demek,</p>

<p>Bayrağımıza renk veren kan demek.</p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/&amp;quot;ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ&amp;quot;/105/</link>
<pubDate>Fri, 10 May 2019 11:15:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>
<style type="text/css">p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 26.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 18.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 18.0px}
p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 18.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 22.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p5 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 22.0px; font: 16.0px Arial; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 18.0px}
p.p6 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 16.0px 'Helvetica Neue'; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p7 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 16.0px 'Helvetica Neue'; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 18.0px}
p.p8 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 14.0px 'Helvetica Neue'; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p9 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 16.0px; font: 14.0px 'Helvetica Neue'; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 16.0px}
p.p10 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 18.0px; font: 16.0px 'Helvetica Neue'; -webkit-text-stroke: #000000}
p.p11 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; line-height: 18.0px; font: 16.0px 'Helvetica Neue'; -webkit-text-stroke: #000000; min-height: 18.0px}
span.s1 {font-kerning: none}
</style>
</p>

<p>12 Eylül sonrasında kurulan SHP, ANAP, DYP, REFAH, DSP vs vs siyasi yapıların çöküşüne çok şahit olduk.</p>

<p>Ama 16 Nisan sonrası iktidarın hızlı çöküşü gibi bir duruma şahit olmadık.</p>

<p>Yandaş “ mış” gibi görünenler her ne kadar gördüklerini dile getiremeseler de adeta bir yıkıntı yaşanılıyor. </p>

<p>Türkiye artık çok farklı bir siyasi iklime girmiştir...</p>

<p>Buz güneşi gördü...</p>

<p>Geri dönüşü olmayan manevralar, sadece çöküntüyü daha fazla derinleştirecektir. </p>

<p>Kısaca ülkede siyasal iktidarın durumu, Demirören li Futbol Federasyonunun durumundan farklı değil... </p>

<p>İktidar tabanında olan sancı, paylaşım savaşları.Pelikanlar(yalıda oturan her dönemciler.)Viski, şampanya kadehlerini tokuştururken(!!)gerçek taban sur içinde ikinci çay ı zor içiyor.Bu durumları görmemek için siyasi kör olmak gerekiyor...</p>

<p>Havayı koklamak için yerel seçimlerin erkene alınacağı söylentileri artıyor.Ama, sonucun daha fazla çöküşe neden olacağı aşikardır...</p>

<p>OHAL in kalkması ile birlikte parti içi tasfiye ve istifalar hız kazanacak gibi duruyor.Bu durumda AKP içinden yeni bir oluşumun doğmasına şaşırılmamalıdır...</p>

<p>Mental veya Metal...</p>

<p>Adını ne koyarsanız koyun, o yorgunluk değil, ileriye yönelik karamsarlığın başlangıcıdır...</p>

<p>Bu süreci kurtarmak adına atılacak her adım, hatalara ivme kazandıracağı gibi tabansal tepkiler ve mırıldanmalar fazlalaşacaktır.</p>

<p>(17 Ekim 2017) </p>

<p>Bu görüşümüzü paylaştığımız günlerde haliyle yarası sancıyan, kuyruğu acıyıp zıplayanlar da olmadı değil hani…</p>

<p>Ama olsun…</p>

<p>Bakmak ile görmek arasındaki farktı sadece…</p>

<p>Onlar, ANLAYAMADILAR…</p>

<p> </p>

<p>Türkiye de, Türkiye siyasetinde 68 çok doğru bir siyasal sentez yaratmıştı. Atatürkçülük, milliyetçilik ve sosyalizm birlikte savunuluyordu. Bugün solcuyum diyen örgütlere bulaşmış “sivil toplumculuk”, “Ordu düşmanlığı”, “Kürtçülük”, “Avrupacılık”, “halk düşmanlığı” gibi virüsler 68’de yoktu...</p>

<p> </p>

<p>Türkiye’de sol 68 de gerçekten de Türk solu idi.</p>

<p>Türk’tü.</p>

<p>Türklüğü ile gurur duyuyordu.</p>

<p> </p>

<p>Milliyetçi idi…</p>

<p> </p>

<p>Ay yıldızlı bayrağını taşımadan eyleme çıkmıyordu.</p>

<p> </p>

<p>Atatürkçü idi..</p>

<p> </p>

<p>Hep Atatürk’ten örnek alıyor, onun verdiği Kurtuluş Savaşı’nın devamcısı olarak görüyordu kendisini...</p>

<p>Anti Emperyalist idi...</p>

<p>Her tür Amerikancı - Avrupacı - işbirlikçi düşünceye karşı mücadele ediyordu.</p>

<p> </p>

<p>Devrimciydi...</p>

<p> </p>

<p>Cahil, yoksul, dingin, korkutulmuş halkını küçümsemiyor; köylere, kasabalara, fabrikalara akın akın giderek halktan öğrenip, halkı örgütlüyor-bilinçlendiriyordu.</p>

<p> </p>

<p>Sonraki yıllar ve süreçlerde Halk tan uzaklaşmalar,içkili yemekli lüks salon toplantıları, halk’a umut vermeyen cılız projeler, kişiliksiz yanar döner adaylar halkın sol’ a bakış açısını köreltmiştir. Muhalefet te emperyalizm’e kafa tutup iktidar da söylediklerini bir bir yutanlar, hastalığında amerika ya uçanlar meydanlarda anti emperyalist sloganlar atar olunca halk sol a soğuk bakar oldu…”iktidar da derken, yerel yönetimler de iktidar olunan bölgelerde ki yöneticilerin burjuva yaşamlarına ince bir göndermedir”</p>

<p> </p>

<p>Kongre zabıtlarında dünya yı tazelemeyi, yeryüzüne depremler düşürmek ve halkın umudu olmak zannederek geçen onlarca yıl…</p>

<p> </p>

<p>Şehri yiğit bir türkü gibi dolanabilmekti aslolan, cebini doldurup çekip gitmek değil…</p>

<p> </p>

<p>Gün gelir bu halk kendi iradesini ve kendi önderliğini (umudunu parçalamadan) şekillendirir derken hemen hemen her yazının sonlarında, işte tam da bu günleri anlatmaya çalışmak…</p>

<p> </p>

<p>Sonunda Kitle psikolojisi nedir, toplum refleksi nasıl harekete geçirilir bilmeyen, basiretsiz, popülizm içerisinde dalga kıran, sözüm ona siyasetçilerin içerisinden sıyrılıp,onların karanlık gecelerini yırtıp gelen Halk’a gerçekten umut olacak biri çıktı.</p>

<p>Maalesef Ülke'de muhalefet partisi yoktu.Sadece kendi iç hizibini üreten, koltuğunu sağlam kazığa bağlamaya çabalayan bireylerin partisi vardı.</p>

<p>Öyle ki Siyaseti ajitatör ve hiciv ekseninde bütünleştirmiş şovmenlerin oluşumlarıydı ve sadece mevsimsel esen rüzgar olmaktan bir karış öteye gidemediler. Nihayetinde Lümpen, Küçük burjuva zaafı taşıyanlar halka değil, sadece egolarına ve paraşütçülerine hizmet edebilecek kadardır…</p>

<p> </p>

<p>Seçim dönemlerinde Bulvarlara saçılan bildiriler, yapılan Adalet yürüyüşleri-miting afişleri, cesur pankartlar (!!) akabinde harcanan emek ve değerler…</p>

<p> </p>

<p>Bir gece yarısı çıkartılan vergilerle boynu biraz daha bükülen halk'a parlayan güneş, bir umut olamayacak güdümlü siyasetçilerle nereye kadar? Halk'ın sonsuz dağları eriten sabrı, merhameti daha nereye kadar suistimal edilecek bakalım???</p>

<p>Derken…</p>

<p>Kılıçdaroğlu’nun bu risk analizini iyi okuyabilmesi…</p>

<p> </p>

<p>Halk için CHP için bir ken iki olamayan, devraldığı bayrağı iktidara taşıyamayan, yoksulların,işçilerin kısaca milyonların, Bağımsız Türkiye düşlerinin cebinden ve karnından ABD ye bağlı kadrolar ve onların dikte ettiği isimler ile gerçekleşmeyeceğini nihayet anlaması…</p>

<p>Seslerini sadece zapt ettikleri salonlar, lüks otel lobilerinde duyurabilenlerin,alanlara taşıyamayanların aksine halkın nabzını tutan ne istediğini bilen,dertlerine derman olabilecek bir isimle yola yeniden başlanması gerektiğini görebilmesi…</p>

<p> </p>

<p>Yapılacak yerel seçimde hatasız çalışacak,proje üreten,belediyeciliği bilen,seçmenin küskünlüğünü giderecek,halkın sorununu bilen, Atatürk ilke ve inkılablarını özümsemiş,Türkiye siyasetini,68 leri iyi analiz etmiş bir isimle yola çıktı.</p>

<p>Aday doğru idi sıra halk ta karşılık bulmasındaydı,o da adaya kalmıştı(!!)İmamoğlu bunu Başardı,toplumun her kesiminde karşılık buldu ve kazandı..</p>

<p> </p>

<p>Sonrası…</p>

<p> </p>

<p>Olur böyle şeyler, bahar ayları metabolizma da değişikliklere yol açar hazımsızlık yapar…</p>

<p>Halisünasyon gördürür, oturup da halkı seyrettikleri Kaf Dağını Halkın ellerinden büyük zannettirir…</p>

<p> </p>

<p>Artık, Hep gecelerde kalmak sabah şarkıları söyleyememek yerine,İstanbul sokaklarında Umudun türküsünü söyleyen çocuklar görmek..</p>

<p> </p>

<p>Başka bir güzergahta,başka bir hattın otobüsünü bekleyip hep, olsun umutta güzel şey demek yerine HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK diyen halkım…</p>

<p>Gün olur yorgun bir ıslık öper şehrin alnını ve gün olur gelincik yağmurlarıyla döner çocuklar gerisi hayat olur ve HERŞEY ÇOK GÜZEL olur…</p>

<p> </p>

<p> Unutmayın ki büyüktür Halkın elleri,öylesine büyüktür ki…</p>

<p> </p>

<p>GERİSİ HAYAT…</p>
]]></content:encoded>
<author>Uğur Kelleci</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/ugur-kelleci/HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK/104/</link>
<pubDate>Thu, 09 May 2019 16:16:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SİLİVRİ Kampı</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta içerisinde, devre arkadaşım Org. Nusret Taşdeler’in kardeşi Tüm General Nevzat Taşdeler için ziyaret maksadıyla SİLİVRİ Kampı (!)na doğru yola çıkmıştım.</p>

<p>Malum, Demokratik, laik Türkiye Cumhuriyetimizde Adaletin vaktinde zamanında uygulanarak hukukun üstünlüğünün tartışılmaz olduğu (!) Basın Özgürlüğünün de sonsuz (!) olduğuna inanarak. (Şüphesi olan mı var?)(Sakın düşündüğünüz herşeyi söylemeyin kaş yapayım derken göz çıkarmayalım… Naçizane tavsiyem arkadaşlarımadır…)</p>

<p>Geldim-Gördüm-Yendim</p>

<p>(Veni)-(Vidi)-(Vici)</p>

<p>Jul Sezar ‘in veciz sözünü sanki örnek alırcasına!... Ama kimseyi yenmeye de gitmedim. Sadece (görevde iken ve sonrasında selam alıp verdiğim arkadaşlarımın) gönlünü almaktı niyetim. Gönül değil havamı aldım. Maalesef silah arkadaşımla görüştürülmeden Silivri’den üzüntümü içime gömerek ayrıldım. Silivri kampından!...</p>

<p>Tek tesellim; ısrarlarım üzerine Sayın Savcı (M.M) ile “ismi bende mahfuz istenirse yazarım.” görüştüm. Beni dinlemek lütfunda bulundular sağ olsunlar.</p>

<p>Sayın savcımız; söylendiğine göre Amerika ‘dan dahi ziyaretçi geldiği halde; değil tutuklularla, savcımızın kendisi ile bile görüşme imkanı olmadığını sonradan öğrendim.</p>

<p>Benim kabulüm ise, Savcımıza emanetim olduğu için odasına kabul edildim. Emanet benden istense dahi emanetin paket vs. olmadığını emanetin dilimde saklı olduğunu söyleyince makama kabul edildim.</p>

<p>Merak edilmesin diye söz konusu emanetin bir selam olduğunu söylemeliyim…</p>

<p>Kimden Mi? Giriş ve görüşmenin yasak olduğu bu kampta(!) selamın manasını savcımızında mutlaka bilmesine rağmen; bende, askerlikte, hatta genel de, karşılıklı SELAM alıp vermenin manasının “Selam verip alanların karşılıklı olarak ben senin için ölürüm” ifadesi karşılığındandır. Veren içinde selamı alan için de…</p>

<p>Dolayısıyla ölümüne birbirimize selam verdiğimiz kişiler olarak silah arkadaşlarımı göremeden maalesef tornistan yaptım.</p>

<p>Şimdi düşünüyorum. Atatürk’ü, ülkesini, milletini, askerini en az benim kadar değil, benden fazla SEVEN akademisyen arkadaşım, arkadaşlarım, benim küçüğüm olsa da, ileride yanlış yapılmış diye beraat ettirildiğinde ben o arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakarım, nasıl selamlarım, Yalan olmaz mı geçen onca yıllara… Vefasızlığa…</p>

<p>Allah adalette, hukukta kimseye yanlış yaptırmasın Affı olamaz.</p>

<p>Allah kimseye “Allah’ım ben nerede yanlış yaptım” Kayahan’ın şarkısının mısralarını söyletipte! Biz de yanılmışız, bizi de aldatmışlar dedirtmesin ÂMİN</p>

<p>Anasının babasının rahmetinde, onu son yolcuğuna uğurlamaktan da mahrum etmesin…</p>

<p><img alt="" src="/images/files/uploads/tahsin%20albay.png" style="width: 650px; height: 388px;" /></p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/SİLİVRİ Kampı/103/</link>
<pubDate>Tue, 19 Mar 2019 11:38:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çanakkale Geçilmez</title>
<content:encoded><![CDATA[<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{151}" paraid="2117798253">Bu hafta köşemde kaleme almak istediğim konu: “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.” Öyle ki bu destanı yazanlara bizleri bu günlere taşıyanlara ne yazsak ne söylesek az olduğu gibi, TARİHE SIĞMAZ Kahramanlarımızı da tabii ki ne benim ne de başkalarının köşelerinde kitaplarına da sığmaz. </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{169}" paraid="257991838">Silah arkadaşlarımdan Albay Ömer Erbıyık’ın yazmış olduğu “ÇANAKKALE NE DEMEK” şiiri hepimizin duygu ve düşüncelerini adeta galeyana getiren mısraları… Öyle sanıyorum ki sizleri de duygu seline kaptıracaktır. </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{177}" paraid="2096648599">Dolayısıyla ONLAR tarih yazdılar. Bizler de geçmişi onlarla yaşayamadık ama, geleceğe güvenle bakmamız için o tarihi, o zamanı (yaşamasak dahi) o havayı teneffüs edercesine terennüm etmek gerekmez mi?.. </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{185}" paraid="1432435052">Aksi taktirde; geçmişini bilmeyen ATA’sını anmayan ATATÜRK’ün adını anmaktan imtina edenlere; Bizler de konuşma ve yazılarımızda imtina edersek: Ne mi olur? </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{201}" paraid="1774196114">“Geçmişini bilmeyen bu uğurda ŞEHİTLERİMİZİ de yad etmeyen TOPLUMLAR hiçbir zaman geleceğini de göremez” adeta hayattan tarihten kopar diyorum. </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{209}" paraid="927420040">Çanakkale şehitlerimize ithafen; </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{217}" paraid="450814413">Tüm Şehitlerimize </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{221}" paraid="498950138">Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{225}" paraid="972075591">Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın… </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{229}" paraid="1885487173">Derken Allahtan rahmet dileyerek </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{233}" paraid="750729914">E. Alb. Arkadaşım Ömer Erbıyık’ın  </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{241}" paraid="1995123029">“ÇANAKKALE NE DEMEK” ŞİİRİ: </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{245}" paraid="1143002112">ÇANAKKALE NE DEMEK? </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{249}" paraid="1730831961"> </p>

<p paraeid="{091a0a75-4d4e-4438-baed-2611f86aac93}{251}" paraid="1549953772">18 Mart 1915 Çanakkale deniz savaşları . </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{2}" paraid="1163355630">Denizden geçemeyen Küffar  bu sefer 25 Nisan 1915’de  karadan şansını deniyor. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{10}" paraid="983959303">Silahta, mühimmatta, teknolojik imkanlarda,insan gücünde, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{18}" paraid="617849447">Giyimde kuşamda,yiyecek dahil lojistik bütün imkanlarda bizden kat ve kat üstünler. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{26}" paraid="2068424427">Ama karşılarındaki yürekleri vatan sevgisi ve iman dolu, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{30}" paraid="2065376304">Mermiye göğüs geren, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{34}" paraid="440732002">“Ya istiklal ya ölüm” diyen mehmetleri hiç düşünmemişler. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{42}" paraid="1710570096">Şu husus unutulmamalıdır ki ;”En  Güçlü Silah Ölümü Göze Almış İnsandır.” </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{50}" paraid="171397149"> </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{52}" paraid="425691795">* * * </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{56}" paraid="1786721934">Evet şimdi başlayalım  ne demektir Çanakkale? </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{64}" paraid="1874960839">Çanakkale demek ; </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{70}" paraid="99217763">Vatanı uğruna canını vermiş yüzbinlerce şehit demek, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{74}" paraid="1250508520">Parçalanmış kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{78}" paraid="1066144480">Eli ve ayağı ,parmağı kopmuş,gözleri kör olmuş ,bağırsakları dışarı çıkmış yüzbinlerce yaralı, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{90}" paraid="1444667588">Her yer cesetlerle dolu,  </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{94}" paraid="1199925533">Doktor ,sağlık malzemesi  ,morfin çok kısıtlı, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{100}" paraid="481204511">Sadece yaşama şansı olan askerlerle ilgilenebilen doktorlar,  </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{104}" paraid="323734441">Yaralı çok, ağrıdan kıvranan,her tarafta  yankılanan feryatlar, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{112}" paraid="1238373706">İnin inim inleyen yaralılar, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{116}" paraid="1350371864">Sadece kurtulma ihtimali  olanlara , kullanılan ağrı kesiciler, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{124}" paraid="515876643">Kurtulma ihtimali olmayan yaralı Mehmet’lerden yükselen feryatlar ,  </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{136}" paraid="437485399">Nihayetinde ruhunu teslim eden Mehmetler. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{140}" paraid="2013372633">İşte Çanakkale bunlar demek. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{144}" paraid="1571515515"> </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{146}" paraid="1612644032">* * * </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{150}" paraid="1351956620">Bu yaralılardan yarası çok ağır bir nefer, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{154}" paraid="575040122">Getirildiği doktora “ babaa ,babaa” der, </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{166}" paraid="1380577261">“Tanımadın mı baba beni ,ben senin oğlunum”  </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{174}" paraid="1024040851">Evet bu ifadelerin ağızından zorlukla döküldüğü o nefer. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{180}" paraid="48969615"> </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{182}" paraid="752543884">* * * </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{186}" paraid="151290166">Doktor, çaresizlik içinde oğlunun kanlı yüzünü siler. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{190}" paraid="669160187">Oğlu çok acı çekiyor ,hem de çok. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{198}" paraid="1071202356">Kurtulma ihtimali  zayıf mı ,hem de çok zayıf. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{206}" paraid="327623074">Oğulunun yarası çok ağırdır.Kurtulma şansı yoktur. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{216}" paraid="765658918">Yaralı askerleri ameliyat eden doktor sedyecilere  seslenir; </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{226}" paraid="1264833340">“Bunu gölge bir yere kaldırın” der. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{230}" paraid="1778755593"> </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{232}" paraid="848132190">* * * </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{236}" paraid="1812798282">Baba elindeki  ağrı kesiciyi çok acı çeken oğluna değil,  </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{244}" paraid="118581455">Sadece kurtulma ihtimali olanlara  şırınga eder. </p>

<p paraeid="{7e06c209-2993-4af6-ad4b-ce060bd0c384}{252}" paraid="1974927297">Saatler geçmiş ,doktor bitap düşmüştür artık.  </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{5}" paraid="1331028360">Görevini başka bir doktora teslim eder. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{9}" paraid="431444811">Koşarak gölge bir yere bırakılan oğlunun yanına gider. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{13}" paraid="639596487">Oğlu son nefesini vermiştir artık. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{17}" paraid="1057944042">Doktor baba kanlar içerisindeki oğluna sarılarak hıçkıra hıçkıra  göz yaşı döker. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{25}" paraid="1513733091"> </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{27}" paraid="376828385">* * * </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{31}" paraid="314018833">İşte ölmek üzere olan oğluna  kısıtlı miktarda olan  ağrı kesiciyi vurmayan, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{39}" paraid="684158357">Kurtulma ihtimali olan Mehmet’lere  o morfini saklayan, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{49}" paraid="1225107236">Fedakâr  böyle  doktorlar  demektir  Çanakkale . </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{55}" paraid="1103688598"> </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{57}" paraid="1469737444">* * * </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{61}" paraid="1220854069">18 bile yoktu çoğu askerin yaşı, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{65}" paraid="935799010">276 kg. mermiyi sırtlayarak topa yerleştiren Seyit Ali yani Seyit onbaşı, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{69}" paraid="1502075114">İngiliz gemisi Ocean’ı batırır 3’üncü atışında  o Seyit onbaşı. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{81}" paraid="1332577706">Karşılığında sorar komutanı ; “Ne istersin” Ey Seyit onbaşı? </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{85}" paraid="1169525902">Karnı aç olduğu için bir ekmek ister. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{89}" paraid="1280680258">Sonrada “Arkadaşlarımın hakkı geçer” diye onu da almaz o asker. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{93}" paraid="355255658">Evet Çanakkale yeryüzünün  henüz böylesini görmediği Seyit onbaşı demektir. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{101}" paraid="1923339244"> </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{103}" paraid="1452846">* * * </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{107}" paraid="836008013">Havada çarpışan  mermiler, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{115}" paraid="946563523">Birkaç dakika sonra şehit olacağını bilebile “Allah Allah” nidalarıyla taarruza geçen  Mehmet’ler, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{127}" paraid="2076209314">Yüz binlerce etrafa yayılan şaraplen parçası, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{135}" paraid="2131994872">Parçalanmış kafalar,kopmuş kollar ve de bacaklar, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{143}" paraid="552003545">Dışarı fırlamış iç organlar, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{147}" paraid="2103584394">Şahadet getiren dudaklar, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{151}" paraid="1759363636">Silah arkadaşının,komutanının kollarında son nefesini veren o kınalı kuzular demektir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{159}" paraid="218862605"> </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{161}" paraid="186866293">* * * </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{165}" paraid="1653753747">Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinden Halil Helvacı. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{169}" paraid="2144565623">27. Alayda Arıburnu cephesinde 9 ay  düşmanla çarpışmıştır. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{177}" paraid="2040750815">Bir keresinde 3 gün süngü harbi yaparlar düşmanla. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{181}" paraid="1404975411">Üç gün sonunda Koskoca alaydan 7 kişi kalmıştır. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{185}" paraid="1175645758">Bunlara  10 er daha verirler ve Halil’i  çavuş yaparlar. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{191}" paraid="848244763">Bir gün düşmana Arıburnu'ndaki mevziden ateş ediyordur çavuş Halil. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{195}" paraid="1691667695">Tetiği çekiyor ama  tüfek patlamıyor. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{203}" paraid="1290000172">Yanımdaki arkadaşa “Tüfek bozuldu galiba”  der. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{207}" paraid="1669732192">Arkadaşı kontrol ettikten sonra yüzüme acı acı bakar. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{211}" paraid="398341469">“Senin tüfekte bir şey yok, tetiği çeken parmağın kopmuş be adam”  deyice Halil çavuş; </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{215}" paraid="963326614"> Parmağımın acısını o an duydum." diye anlatır o anı. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{219}" paraid="1531072364">Bir kurşun gelmiş tetiği çektiği parmağını alıp götürmüş orta yerinden. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{223}" paraid="566834367">Savaşırken parmağının dahi koptuğunu anlamayan kahraman Halil çavuş’tur Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{231}" paraid="237481994"> </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{233}" paraid="1167744403">* * * </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{237}" paraid="353856741">Çanakkale demek binlerce yan yana, sırt sırta yatan Mehmetçikler, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{241}" paraid="1600811225">Bir hilal uğruna batan binlerce güneşler, </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{245}" paraid="802666214">Anasına ,babasına,evladına eşine doyamadan vatanı için canını veren babalar ,evlatlar ve de eşler , </p>

<p paraeid="{f2dab78e-fc10-4d38-b1c7-5495e0fbb9a7}{255}" paraid="44303191">Siperlere mermi, silah taşıyan analar ,kadınlar, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{8}" paraid="186407351">Evlatlarını “Ya gazi ,ya  da şehit olacaksınız “diyerek gönderen o yürekli analar, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{16}" paraid="1155583598">Köylerde, kasabalarda  erkeğin kalmadığı,  </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{24}" paraid="1746019692">Diğer cephelerden asker getirilemediğinden, en yakın çevreden başlayarak,  </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{28}" paraid="1951206628">Gençliklerinin baharındaki 15 YAŞINDAKİ GENÇLERİN dahi, Çanakkale’ye sevk edildiği yerdir  Çanakkale. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{36}" paraid="1611013708"> </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{38}" paraid="718365193">* * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{42}" paraid="91716227">Hey on beşli on beşli.  </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{46}" paraid="1388086176">Tokat yolları taşlı . </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{52}" paraid="302934980">Onbeşliler gidiyor . </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{60}" paraid="755349372">Kızların gözü yaşlı . </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{66}" paraid="1107740267">Türküsünün düğünlerde oyun havası olarak dinleyip UTANMADAN oynadığımız  bir ağıtın öyküsüdür Çanakkale. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{74}" paraid="1156251036"> </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{76}" paraid="1149991316"> * * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{80}" paraid="1595636096">Takım Komutanı şehit düşünce komutayı  üstlenen 28 yaşındaki Yahya Çavuş, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{88}" paraid="1206617197">Geri kalan 67 askeri öyle bir şekilde siperlere yerleştirmiştir ki, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{92}" paraid="1289180316">İngiliz Generali Nepier,  </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{100}" paraid="1347905169">Yahya Çavuş ve askerlerinin yoğun ateşi karşısında, karşılarında bir Türk Tümeni bulunduğunu zanneder. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{104}" paraid="432285182">Yahya Çavuş ve 67 askerin cephaneleri biter ve hepisi savundukları tepede şehit düşerler. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{112}" paraid="701935695">  </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{116}" paraid="1334685757"> * * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{120}" paraid="1169664270">Ertuğrul Koyu'na çıkarma yapan 3000 askerden oluşan İngiliz kuvvetini, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{124}" paraid="1251415157">Komutasındaki 67 askeriyle On saat  durduran, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{132}" paraid="2043036529">Çıkarma yapılan koyun sularını o çıkarma yapan düşmanın kanı ile  kırmızıya boyayan, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{140}" paraid="1731458887"> “Ezineli Yahya Çavuş ve 67 askeri” dir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{148}" paraid="1268045221"> </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{150}" paraid="2108181814"> * * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{154}" paraid="1299283030">“Bir kahraman takım ve de Yahya Çavuş'tular. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{158}" paraid="17516807">Tam üç alayla burada gönülden vuruştular. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{162}" paraid="614279203">Düşman tümen sanırdı bu şahane erleri. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{166}" paraid="2109818287">Allah'ı arzu ettiler, akşama kavuştular” </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{170}" paraid="1039058537"> </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{172}" paraid="348817803"> * * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{176}" paraid="685445771">Başındaki “Enveriye şapkası” oldukça büyük olan, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{184}" paraid="1169818391">Üzerindeki askeri kıyafeti çok bol gelen 13- 15 yaşlarındaki Gönüllü Bombacı Ali Reşat Çavuş. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{188}" paraid="1117540989">Gecenin karanlığında siperlerden çıkar, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{192}" paraid="270346792">Düşman askerlerinin,özellikle subaylarının yerlerini bulur ve bombasını atardı. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{200}" paraid="1045015876">Yaşı küçüktü ama cesareti ve  yüreği büyüktü. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{208}" paraid="906891125">Savaşta göstermiş olduğu yararlıklardan dolayı kendisine  çavuş rütbesi verilmişti. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{216}" paraid="1019031200">Çanakkale cephesinde, Arıburnu ve Anafartalar bölgesinde  kahramanlıklar göstermiş bir genç olan Gönüllü Bombacı Ali Reşat Çavuş’tur Çanakkale. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{224}" paraid="911653291"> </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{226}" paraid="658264068"> * * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{230}" paraid="1623624322">Conk bayırında düşmanın büyük kara çıkarmasını durduran, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{236}" paraid="157489888">Kendisinden 5 kat büyük olan düşmana savaş meydanını dar eden, </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{240}" paraid="793674192">Dünyanın en kahraman birliği olan ve tamamı şehit olan  57. Alaydır Çanakkale. </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{248}" paraid="1174079512"> </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{250}" paraid="507938535"> * * * </p>

<p paraeid="{598f372f-21e2-411c-b86d-eb2afc9d13f4}{254}" paraid="797345146">“Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.  </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{3}" paraid="1112935177">Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.” </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{7}" paraid="784301998">Diyerek 57.Alayın karşı saldırıya geçmesi için  Mustafa Kemal’in emir verdiği yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{15}" paraid="77541835"> </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{17}" paraid="921154705"> * * * </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{21}" paraid="1556522427">Avustralya’nın Melbourne müzesinse sergilenen 57.Alay sancağı altına düşülen not aynen şöyledir; </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{29}" paraid="149695318"> “Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirilmiştir.Ama esir edilmemiştir. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{37}" paraid="1778402972">Türk Ordusu’nun geleneklerine göre  bir alayın sancağı,alayın son eri ölmeden teslim  edilemez. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{45}" paraid="1793568162">Bu sancak,sonuncu muhafızın  da  altında ölü olarak yattığı bir ağacın altında  asılı olarak bulunmuştur. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{53}" paraid="1479647978">Kahramanlık timsali olarak  karşınızda duran bu Türk Alayı Sancağını  selamlamadan  geçmeyin.” </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{61}" paraid="281067636">Son eri şehit oluncaya kadar düşmanın teslim alamadığı  dünyada emsali olmayan 57. Alayın  sancağıdır Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{69}" paraid="1393721953"> </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{71}" paraid="18804470"> * * * </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{75}" paraid="2116130281">Esir alınan yüzlerce Türk Mehmetinin İngiliz ve Avusturalya’lılar tarafından toplu  halde üzerlerine benzin dökülerek  yakıldığı, </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{91}" paraid="1828342911">Buna rağmen İngiliz ve Avusturalya’lı esirlere ise komutanlarımızın  insanlık örneği gösterip misafir muamelesi yaptığı yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{103}" paraid="1648913413"> </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{105}" paraid="1914270053"> * * * </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{109}" paraid="1727924161">Yüreği yufka Mehmetin yaralı Anzak askerini İngiliz siperlerine kadar kucağında taşıyarak  teslim ettiği, </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{125}" paraid="553366215">Yaralı askeri teslimden sonra  kendi siperlerimize  dönen mehmetlerimizin İngiliz askerlerince sırtından vurduğu yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{137}" paraid="1090610476"> </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{139}" paraid="1817343479"> * * * </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{143}" paraid="174456998">Conkbayırı’nın güneyindeki 261 rakımlı tepe. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{149}" paraid="2101900281">Bir müfreze asker sahilin gözetleme ve korunmasıyla görevli olarak orada bulunmaktadırlar. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{153}" paraid="1407719430">Mermisi biten bu askerler  Conkbayırı’na doğru koşarak kaçmaktadırlar. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{163}" paraid="461399453">İşte bu askerlerin koşarak kaçtığını  görür  Mustafa Kemal. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{171}" paraid="174676455">  </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{175}" paraid="1509245595"> * * * </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{179}" paraid="1772845579">Mustafa Kemal olayı şöyle anlatmaktadır; </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{183}" paraid="406862874">Bu askerlere; </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{187}" paraid="663108128">-Niçin kaçıyorsunuz? dedim. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{197}" paraid="204436426">-“Efendim düşman askerleri.” dediler </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{201}" paraid="801068075">-Nerede? </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{207}" paraid="1322493642">-“İşte “diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{211}" paraid="519236164">Kaçan askerlere; </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{215}" paraid="2042200051">- Düşmandan kaçılmaz, dedim. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{221}" paraid="109995248">- “Cephanemiz kalmadı.” dediler. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{227}" paraid="433303762">- Cephaneniz yoksa süngünüz var,dedim. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{235}" paraid="1306739551">Ve bağırarak bunlara süngü taktırarak yere yatırdım. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{239}" paraid="2061667634">Bu askerler süngü takıp yere yatınca, düşman askerleri de yere yattı.  </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{243}" paraid="1554814015">KAZANDIĞIMIZ AN, BU ANDIR.”diye anlattığı yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{251}" paraid="1268319598"> </p>

<p paraeid="{f651726b-b773-4311-b537-3020eee4aadf}{253}" paraid="2107023695"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{2}" paraid="868264373">Yer Conkbayırı.( Conkbayırı Çanakkale İli Eceabat İlçesinde bir mevki adıdır.) </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{14}" paraid="1854619722">Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal harekatı tepe üzerineden  izlemekte ve yönetmektedir. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{24}" paraid="1276563619">Bir şarapnel parçası  gelir tam kalbinin üzerine çarpar. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{32}" paraid="553786466">Elini göğsüne götürür.Kan akmıyordur.  </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{40}" paraid="440790563">Kalbinin  üzerinde cebinde bulunan saat paramparça olmuştur. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{46}" paraid="814775116">Büyük önderin parçalanan cep saati sayesinde  şans eseri mutlak bir ölümden kurtulduğu yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{54}" paraid="312067130"> </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{56}" paraid="1228439896"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{60}" paraid="1922934759">253 bin şehidimizin  koyun koyuna yattığı , </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{66}" paraid="935436705">Düşmanın Çanakkale geçilir sandığı , </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{72}" paraid="1361330817">Askerinin,silahının ve mühimmatının  fazla olmasına kandığı, </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{78}" paraid="1071442394">Askerlerimizin Düşmana  “Çanakkale geçilmez “ dedirttiği , </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{84}" paraid="347803522">"Geldikleri gibi gittikleri” yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{88}" paraid="1306259200"> </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{90}" paraid="575764350"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{94}" paraid="828373735">Boğaza döşediği mayınlarla hem savaşın hem de ülkenin kaderini değiştiren Nusret Mayın Gemisi, </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{98}" paraid="1409789461">Nusret mayın gemisine komutanlık  yapan, </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{106}" paraid="1473115573"> 26 adet  mayını gecenin karanlığında boğaza döşeyen  Tophaneli Yüzbaşı Hakkı ‘dır  Çanakkale. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{114}" paraid="878827385"> </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{116}" paraid="849146644"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{120}" paraid="572475813"> “Allahaısmarladık” diyerek bir daha Geri Dönmemek üzere giden kınalı kuzular demektir Çanakkale”. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{124}" paraid="573814768"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{128}" paraid="1818608850">18 Mart 2018’de Çanakkale Zaferi’nin 103. yıl dönümü kutlandı. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{132}" paraid="290022614">Ama kutlamaların içinde Mustafa Kemal  anılmadı. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{140}" paraid="413946135">Mart 2018 deki Çanakkale Zaferi hutbelerinde de camilerde  Atatürk'ten bahsedilmedi. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{148}" paraid="987775494">Hiç kimse unutmasın ki Türkiye’nin ölümsüz  tek bir  Başkomutanı vardır; </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{156}" paraid="1414384667">“O da Mustafa Kemal Atatürk'tür.” </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{160}" paraid="1212477824">Atatürk ,içimizdedir , kalbimizdedir. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{166}" paraid="1022548150"> </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{168}" paraid="1939029636"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{172}" paraid="1068947964">İsmail Kahraman’ın  TBMM Başkanlığını yaptığı Meclis'in tarihini anlatan kitap basılır. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{180}" paraid="826471802">İçinde Abdülhamit'in adı geçer,  </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{184}" paraid="1428962395">Ancak TBMM'nin kurucusu Atatürk'ün adı geçmez. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{188}" paraid="447446954">Bir zamanlar  ne demişti TBMM Başkanı İsmail Bey,: </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{194}" paraid="173945741">“Yeni anayasada laiklik olmamalı!” </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{198}" paraid="235509214">Böyle kişiler Atatürkü ,Cumhuriyeti  hiç sevebilirler mi? </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{208}" paraid="263684728"> </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{210}" paraid="1855387239"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{214}" paraid="1030165914">Tarih 18 Mart 2018.  </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{218}" paraid="777878874">Mecliste sergilenen Çanakkale konulu tiyatroda, kadın sanatçıların sahneye çıkması engellenmiş, </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{222}" paraid="168904938">“Laiksiz anayasa” isteyen Meclis Başkanı İsmail Kahraman, şimdi de “kadınsız tiyatro” istemişti. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{230}" paraid="377742731">TBMM Başkanı İsmail Kahraman kadın oyuncuları “Çanakkale ruhunu uymuyor” diye sahne­den indiriyor. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{234}" paraid="1407758724">Çünkü  kendisi Çanakkale ruhunu  yeterince bilmiyor. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{240}" paraid="663718051">Ama Çanakkale’de vatanı için savaşan ,şehit olan binlerce kahraman Türk kadını vardır. </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{248}" paraid="532912453"> </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{250}" paraid="210943196"> * * * </p>

<p paraeid="{a5b7d024-a6eb-45af-adc6-7f70642e53c0}{254}" paraid="436525603">Çanakkale ; </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{3}" paraid="325756765"> Nezahat On­başı’dır, </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{11}" paraid="1424091182">Zeynep Mido Çavuş’dur, </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{23}" paraid="1900294981">Saçlarını sıfıra vurdurup “Ahmet” ismiyle savaşa katı­lan , </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{29}" paraid="1918279942">Anafartalar 56. Fırka'da silahıyla mücadele veren Mücahi­de Hatice Hanım , </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{39}" paraid="705646087">Baş Hemşi­re Safiye Hüseyin Elbi’dir. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{47}" paraid="1318890950">Acaba bu kadın kahramanlarımızı biliyor mudur ismail Kahraman?  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{55}" paraid="90360590"> </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{57}" paraid="1644023933"> * * * </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{61}" paraid="1435937350">Mustafa Kemal Atatürk’ün 18 Mart 1934 yılında “ANZAK “annelerine hitaben yazdığı mektupta; </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{65}" paraid="1168964589">"Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar;  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{69}" paraid="72163150">Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz.  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{77}" paraid="1432010759">Sizler Mehmetçik’lerle yan yana, koyun koyunasınız.  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{85}" paraid="1934943379">Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar;  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{89}" paraid="358055867">Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bağrımızdadır.  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{95}" paraid="2017295553">Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır.  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{99}" paraid="1314949919">Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{103}" paraid="506972508">diyerek kendi topraklarımızı işgale gelenlerin ailelerine Türk’ün düşmanına dahi olan alçak gönüllülüğünün anlatıldığı yerdir Çanakkale. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{109}" paraid="885918273"> </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{111}" paraid="467016032"> * * * </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{115}" paraid="1079408075">ANZAK (Anzac) sözcüğü, Avustralya ve Yeni Zelanda kolordusu (Australian and New Zealand Army Corps) kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir kısaltmadır. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{143}" paraid="269245272">  </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{147}" paraid="862454420"> * * * </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{151}" paraid="311072281">Her yere 15 Temmuz afişleri astıranlar, </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{155}" paraid="872413681">Bu afişlerdeki yazıya;”15 Temmuz Destanı.” yazdıranlar, </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{159}" paraid="206953222">Bu afişlerde Türk ordusunu korkak, , dayak yiyenler olarak resmedenler, </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{163}" paraid="2113314226">Ama Çanakkale zaferini geçiştirerek  layıkıyla   kutlamayanlar , </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{169}" paraid="1651622312">18 Mart 2018 deki afişlere ; “Çanakkale  Destanı” yazdırmayanlar. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{177}" paraid="1659630533"> </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{179}" paraid="838404744"> * * * </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{183}" paraid="1655450168">Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyanet’in yaz eğitim programında yaptığı konuşmada ; </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{189}" paraid="1170706761">“18 Mart 1915’i yaşamadınız.Ama 15 Temmuz’u yaşadık. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{197}" paraid="186569496">Dolayısıyla bu bizim için (Çanakkale savaşından) çok daha anlamlı. “diyordu. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{201}" paraid="1862991336">AKP’li bir çok belediyenin meydanlara astıkları afişlerde,yazılarda ise; </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{209}" paraid="722284049">“15 Temmuz  Destanı” yazmaktadır. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{217}" paraid="2082106118">Bir tarafta Çanakkale’de  destan yazan ,”Çanakkale geçilmez “dedirten dedelerimiz, </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{225}" paraid="1404669088">Diğer tarafta 15 Temmuz 2016’yı  Çanakkale  Destanından  daha anlamlı gören büyüklerimiz. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{233}" paraid="1838719275"> </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{235}" paraid="416267799"> * * * </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{239}" paraid="1200022013">Çanakkale’ de  ülkemizi işgale gelen emperyalist güçlere karşı savaşılmıştır. </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{247}" paraid="1100998312">15 Temmuz’da ise : </p>

<p paraeid="{dad0346d-126a-4465-9262-c0a3b48190e3}{253}" paraid="270751968">Ordumuzun içerisine Bİ-LE-REK  ve İS-TE-YE-REK  iktidar tarafından yerleştirilen , </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{4}" paraid="705560859">Ordumuzdaki komutanlar  cemaat mensuplarını  ordudan atmak  istediğinde , </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{10}" paraid="307612575">İktidarın ilgili mensuplarınca atılmasına şerh konulan bu FETÖ’cülerle  mücadele edilmiştir .  </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{22}" paraid="317984393">  </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{26}" paraid="448034972"> * * * </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{30}" paraid="268208467">Sonuç olarak; </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{34}" paraid="1330647209">Çanakkale  demek 18 Mart 1915’de ,25 Nisan 1915’de yazılan destan demek,  </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{42}" paraid="9149354">Ancak 15 Temmuzu Çanakkale destanıyla  kıyaslamak demek, </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{50}" paraid="765878293">Çanakkale Destanının  nasıl yazıldığını yeterince  bilmiyor olmak demek. </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{58}" paraid="1122239021">Çanakkale Destanını yazanlara saygısızlık demek. </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{62}" paraid="692509570"> </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{64}" paraid="1503120413"> </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{66}" paraid="214496357">E.Alb  Ömer ERBIYIK </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{77}" paraid="286260535"> </p>

<p paraeid="{a5c40384-0cfb-4048-9748-e8446c8bf498}{79}" paraid="1802081145"> </p>
]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Çanakkale Geçilmez/102/</link>
<pubDate>Mon, 18 Mar 2019 13:31:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Fotoğraflarlardaki GS'lı ve FB'li Albaylara dikkat</title>
<content:encoded><![CDATA[<div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="199654404" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{154}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: justify; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Dostluklarda öyle anlar vardır ki;&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeapedaabvzdnvzdnv="" waaach5bauaaamalaaaaaafaaqaaaiinc2qchykqgeaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">“ Hayali</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;bile cihana değer”. Hayatımızın her döneminde olduğu gibi; sporun her branşında da “Hayali bile cihana değer benzetmeleri özlemiş olarak köşemizde geçmişten bugüne tarihten bir yaprak misali aktarmak istiyorum</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeapedaabvzdnvzdnv="" waaach5bauaaamalaaaaaafaaqaaaiinc2qchykqgeaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">. ,</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;Emekli ama emeklemeyen iki (E.) Albayımızın hatırası ile, güzide iki kulüp başkanları&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">FB’li</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;Ali ŞEN ve&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">GS’li</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;Faruk&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">SÜREN’nin</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;fotoğraflarını DOSTLUK NİŞANESİ adına geçmişi ibretle a</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">nabiliriz</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">.</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="199654404" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{154}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: justify; text-indent: 36px;"><img src="http://www.bakirkoygazetesi.com/images/makaleler/dca1117a4a9933499a4a870b4190065a1549616845.jpg" style="width: 848px;"><img src="http://www.bakirkoygazetesi.com/images/makaleler/dca1117a4a9933499a4a870b4190065a1549616868.jpg" style="width: 848px;"><img src="http://www.bakirkoygazetesi.com/images/makaleler/7055eced15538bfb7c07f8a5b28fc5d01549616869.jpg" style="width: 653px;"><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"=""><br></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Albaylardan Koyu FB’li (E.Muhabere Alb.) Adnan MERTTÜRK Komando Alay Komutanlarından (E. Kom. Alb.) Tahsin&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">ATAİZİ’nin</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;nostaljik özel fotoğraflarını,&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">FB’li</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;ve&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">GS’li</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;olarak iki taraf</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">t</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">arın karşılıklı jestlerini sporda fanatizme FREN yapmak adına söyleşilerinin de ebedi DOSTLUK adına olduğu düşüncesindeyiz.</span></span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="103563374" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{163}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: justify; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;"><br></span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">Fotoğraflarlardaki</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">DS’lı</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;ve&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">FB’li</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;="" font-variant-ligatures:="" none="" !important;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;Albaylara dikkat</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":2,"335551620":2}"="" style="background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center; margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 20.5042px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" paraid="1779925777" paraeid="{a52ffa8d-a68b-41a2-a1bf-17c38caa9196}{10}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: center;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;"></span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":2,"335551620":2}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 20.5042px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1187722607" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{173}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">“Evet, Koyu GS’lı&nbsp; Alb. Tahsin ATAİZİ&nbsp; ile Koyu FB’li&nbsp; Alb. Adnan MERTTÜRK’ün&nbsp;&nbsp;</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1145675461" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{177}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">forma&nbsp; değişikliği ile fair play adeta kardeşlik göstergesi.. Fanatiklere&nbsp; ders olsun”</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1600055718" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{181}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: right;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;Tahsin ATAİZİ</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":3,"335551620":3,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1778755593" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{185}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;"></span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="281965580" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{187}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">“</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Ezeli rekabetten edebi dostluğa. Sayın Komutanım, Alb. Tahsin ATAİZİ’nin&nbsp; talebi üzerine, bir FB taraftarı olarak GS formasını Cizre’de şerefle giymiştim. Kendisi&nbsp; de benim ricam üzerine bir GS taraftarı olarak FB forması ile Ankara’da çekildiği fotoğrafını&nbsp; bana göndermişti. İşte Metin OKTAY- Can BARTU kardeşliğinin&nbsp; getirdiği ebedi dostluk. Sayın Komutanımın da dediği gibi, Fenersiz bir lig tad vermez, karanlık olur.</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1513733091" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{193}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: right; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 20.5042px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Adnan MERTTÜRK</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":3,"335551620":3,"335559731":540}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 20.5042px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1995157688" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{195}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: justify; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Ulu Önder ATATÜRK’ümüzün düşüncesindeyiz, “Ben sporcunun Zeki, Çevik ve Ahlaklısını severim.” veciz ifadelerine de Albaylarımızın söyleşi ve resimleri ile fanatiklere bir şeyler anlatmak istemiştik. Anlatabildiysek ne mutlu bizlere…&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">“</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Ki;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">mağlupta olunsa</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="ContextualSpellingAndGrammarError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeapedaabvzdnvzdnv="" waaach5bauaaamalaaaaaafaaqaaaiinc2qchykqgeaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">dahi;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;galip sayılır bu yolda</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;mağlup</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">…</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">” derken...</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1835476985" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{226}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: justify; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Centilmence mücadele eden ekip ve sporcuların, galibiyet ve&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">şampiyonluklarıda</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">asla&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">unutulmaz!&nbsp; Ama o takımların ve sporcuların centilmenlikleri&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="SpellingError SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-repeat: repeat-x; background-position: left bottom; background-image: url(" data:image="" gif;base64,r0lgodlhbqaeajecap="" 8aaaaaaaaaach5baeaaaialaaaaaafaaqaaaiilgaxcchrtcgaow="=" );"="" border-bottom:="" 1px="" solid="" transparent;="" background-color:="" inherit;"="">ni</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">de&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">ilelebet&nbsp;</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">tarih yazar…</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div><div class="OutlineElement Ltr SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow: visible; cursor: text; clear: both; position: relative; direction: ltr; color: rgb(0, 0, 0); font-family: " segoe="" ui",="" "segoe="" ui="" web",="" arial,="" verdana,="" sans-serif;="" font-size:="" 12px;"=""><p class="Paragraph SCXW211293901" paraid="1352732952" paraeid="{52ac2ae2-dc45-4f66-9fac-62fd7a2cfe46}{248}" style="margin-bottom: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; overflow-wrap: break-word; vertical-align: baseline; background-color: transparent; color: windowtext; text-align: justify; text-indent: 36px;"><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">Türk&nbsp; sporunda, e</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">zeli rekabetler</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">in</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">&nbsp;devamında</span></span><span class="TextRun SCXW211293901" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-variant-ligatures: none !important; font-size: 12pt; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;="" line-height:="" 28.5px;"=""><span class="NormalTextRun SCXW211293901" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; background-color: inherit;">; ebedi dostlukların nice yıllara, sonsuza dek temennisiyle…</span></span><span class="EOP SCXW211293901" data-ccp-props="{" 335551550":6,"335551620":6,"335559731":540,"335559740":360}"="" style="margin: 0px; padding: 0px; user-select: text; -webkit-user-drag: none; -webkit-tap-highlight-color: transparent; font-size: 12pt; line-height: 28.5px; font-family: " times="" new="" roman",="" "times="" roman_msfontservice",="" serif;"="">&nbsp;</span></p></div>]]></content:encoded>
<author>Köyün Delisi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/koyun-delisi/Fotoğraflarlardaki GS&amp;#39;lı ve FB&amp;#39;li Albaylara dikkat/101/</link>
<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 16:14:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dünya Gazeteciler Günü Kutlandı Mı?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Dünya “Gazeteciler Günü” kutlandı.<br></p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Nerede mi? Tabi ki Dünyamızda.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Peki, TÜRKİYE bu yer kürede değil mi? Uzayda mı, yoksa başka bir gezegende miyiz?</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Olaylara ışık tutan, bilinmeyenler, kapalı kapılar ardında gizli kalmış olayları kalemleriyle</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Aydınlatan, toplumsal meseleleri çözen, topluma doğru yolu gösteren (taraflı-tarafsız, yanlısı-yandaşı;</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">eğrisiyle doğrusuyla) GAZETECİLERİMİZİN gününü kutlayabildik mi?</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Kutladıysak bu coşkuyu gazetecilerimizle, halkımızla birlikte yaşayabildik mi? Hapiste tutsak</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">olan gazeteciler aklımızdayken; bugünü içimize sindirebildik mi? Kendimi; bu hususta ayrı tutarak</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Bertaraf(!) olma pahasına bi-taraf olarak görüyorum. Çünkü ben; GAZETECİ değilim. Emekli bir</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Asker vatandaş ve okuryazar olarak yazıyor, yazmaya çalışıyorum.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">En ileri DEMOKRASİNİN uygulandığı(!) dünya güzeli ülkemizde...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Türkiye'de ÇALIŞAMAYAN MI desem, ÇALIŞTIRILMAYAN mı desem, yoksa herkes tarafından</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">hissedilen BASKILAR altında olanlar mı?... Ne desem ki? İşte bu mazereti olan gazetecilerimiz.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Ancak mazeretlere sığınmadan istediğini cesur kalemleriyle kılıçtan keskin, mermi menzilinden</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">uzun, sonsuza dek gidecek doğru fikirlerini yansıtan duayen gazeteci büyüklerimize, bizleri</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">aydınlattığı için saygılarımla teşekkürlerimi sunmak istiyorum.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Bazı medya patronlarınca ÇALIŞTIRILAMAYAN (Pardon, güdümlü çalıştırılanlara) ”ÖZEL</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">GAZETECİLER GÜNÜ(!)” tahsis edilmesini istiyorum. En büyük gazete patronlarımızdan</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">İyi-kötü, kim ne yazarsa yazsın herkese saygı duyarak; ÇALIŞANA da, ÇALIŞTIRILMAYAN</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">GAZETECİLERİMİZE de “Dünya çalışan Gazeteciler Günü” gecikmiş de olsak tekrar kutlu olsun.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Neden mi? Kim duydu kimler kutladı ki bu emekçilerimizi? Gerçek ve doğruyu yazan, doğru fikir ve</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">analizleriyle hedefi 12'den vuran, toplumu; gelecek kuşakları dahi yazdıklarıyla aydınlatan</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">GAZETECİLERİMİZE HELAL OLSUN! Bize gösterdikleri yolları da bahtları da AYDINLIK olsun. Yazdıkları</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">ve Fikirleri ile TUTSAK olanların da ÖZGÜRLÜKLERİ YAKIN VE SONSUZ olsun.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">ALLAH doğruyu düşünüp korkmadan cesurca yazanları;</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">baskılardan, tehditlerden, zorluklardan, ayak oyunlarından, kumpaslardan korusun. AMİN...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Malumunuz, 21 Ekim 1860 dan beri DÜNYA GAZETECİLER GÜNÜ olarak DÜNYA’ da kutlanmaktadır. TÜRKİYE de mi? O konuyu yazımın girişinde açıklamaya çalıştığım gibi…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Ne derece, kutlandı mı kutlanmadı mı? Hâlihazır “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ’ müzde !” gördüğünüz bildiğiniz gibi çok ilginçtir ki; 21 Ekim 1860 tarihinde çıkartılan Tercüman-ı Ahval de ilk özel gazetedir.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">21 Ekim 1960 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, PTT idaresi ile 1960 da bastırdığı PUL, (1860 da ki dünya gazeteciler günü) 100. Yıl anısını yaşatmak – anmak için tedavüle çıkartılmıştı.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">1960 dan beri, 10 Ocak ta “Çalışan Gazeteciler Bayramı” 1971 e kadar kutlanmış, 1971 Askeri Muhtıra darbesinden sonra; bugüne kadar da “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak kutlanmaktadır.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Kim ola kim bile? Bu basın özgürlüğünde (!) Sağcısı, solcusu, Muhafazakârı, futbolcusu, yandaşı!, yoldaşı HANGİ ÇOŞKUYLA, BU ÖZGÜRLÜĞÜ KUTLAYANLAR nerede? Layık Vechile kutlandı da biz mi GÖRMEDİK?</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">HAYDİ ÖZGÜR BASINIM!</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">TÜRKİYEMİN ÖZGÜR SESİ,</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">ORTAMI TOPLUMU AYDINLATAN IŞIK SAÇAN KALEMLER!...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">SES verin be! SES! Birlik beraberlik içerisinde istişareler yaparak doğruları yansıtın be arkadaşlarım. (Not bu yazıyı yazan; asker kişiliğimle sizlere kalem arkadaşı diyemiyorum Keşke kabul etseniz. Ben ve bizim gibiler naçizane yerel basının TÜKENMEZ Kalemleri, SİLAHLARA VEDA edip Askerlikten emekli olsak ta EMEKLEMEYENLER olarak yanınızdayız.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Doğru 1 dir doğru tektir. Tek noktadan sonsuz vektör geçer. 2 noktadan da (!) bir doğru geçer. Gelin birleşin doğru yolda…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Vektörel kuvvetlerden EN KUVETTLİ BİLEŞKE yi bulalım elde edelim. Bulamaz isek, bu yola baş koymadan taş koymayı göze almayanlar; kırsın kalemlerini Baskıya karşı. Gelsinler görüşelim TÜRKİYEM için… UZLAŞIRIZ. Biz biriz yerinde Ülkemiz için bir ölür Binler diriliriz.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Kimse kimseyi ötekileştirmesin.</p>]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/Dünya Gazeteciler Günü Kutlandı Mı?/99/</link>
<pubDate>Thu, 10 Jan 2019 11:12:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SARIKAMIŞ ve ŞEHİTLERİMİZ</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay K.lığı görevinden sonra Tümgeneralliğe kadar yurtiçi ve yurtdışı görevlerde bulunmuş değerli silah arkadaşı ve Komutanlarımızdan (E.) Tümgeneral Cihangir AKŞİT’in SARIKAMIŞ Harekatı ile ilgili paylaşmak istediğim tarihi belge niteliğindeki kaleme aldığı yazısını köşeme taşıyarak ben de okuyucularımızla paylaşmak istedim.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">“Tarihimizde 104 yıl önce doğu cephesinde 1914 Aralık ayının 19’undan beri birkaç haftadır derin karda ve korkunç tipilerin altında çok zor ilerleyebilen "Üçüncü Osmanlı Ordusu", Rus ordusunu bir kolordusuyla cepheden tespit ederken, diğer iki kolordusuyla 2.500 metre rakımlı Soğanlı ve Allahuekber dağlarından gelerek onları yandan ve geriden kuşatmaya çalışıyor. Ancak mevcutların çok azalmasına rağmen "askerde panik olmuyor, insan takatinin sonuna gelmiş olmasına karşın düşmana sırtını asla dönmüyorlar, kumandanlarıyla beraber ya donarak ya da çarpışarak toprak oluyorlar."</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Başkumandan Enver Paşa hatalar yapıyor. Mevsim kış; çok zor ve bata çıka ilerleyen Mehmetçik Sarıkamış kasabası önlerindeki karlı sarıçam ormanları içinde, tepelerin zirvelerinde, eksi otuz derecede, sürekli açıkta sabahlıyor. Asker hiç dinlenememeden, korunmalı sıcak yerlerde savunan çok iyi teçhizatlı çarın askerlerine karşı gece gündüz, aç biilaç ve üstelik parça parça taarruz ettiriliyor.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Özellikle de oradaki Kilise bölgesine mevzilenmiş Rus topçuları ise; açıktaki bu çok aç ve uzun yol yorgunu, tipiden ve soğuktan korunmak için her tarafına sarıp sarmaladığı buzlaşmış paçavra parçalarıyla askerden başka her şeye benzeyen sağ kalan son Mehmetleri, yüksekten açtığı o dehşetengiz görerek ateşleriyle ve projektör destekli ara vermeyen mitralyöz tarakalarıyla acımasızca biçip duruyorlar... Enver Paşa'nın o meşhur “Aradığınız her şey hedefte; ileri!” keskin emri nedeniyle askerlerinin en önünden süngü hücumuna kalkan 88'inci Alay Kumandanı Bahaeddin Bey yaklaşan acı sonu artık görüyor ve "Allah’ım bana bu günü gösterme!" diye yalvarıyor.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">O başlangıçta yüz bin mevcutlu koskoca Üçüncü Ordu erimiş; ayakta ölüyor... Umutsuzluk cephede artık iyiden iyiye hissediliyor. Bitlenen askerlerin sayısının çok artmasıyla yayılan tifüs illeti soğuktan daha fazla can almaya başlıyor. Şehit olacağını anlayanlar, kanlı süngüleri ellerinde, yarı donuk, karlı buzlu çukurlara, kaya diplerine kıvrılıp son dualarını ederek ruhlarını teslim ediyorlar...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Karlı sarp dağları aşıp Rusların yan ve gerilerine düşmeye çalışan, 9 ve 10’uncu Kolorduların 50-60 binlik mevcutlarından sağ kalmayı her nasılsa başarabilmiş, işte o son kalan 3-5 bin kişiyi geçmez bir avuç memleket evladı, günlerdir doğru dürüst uyumamasına rağmen, yine de Sarıkamış’ın kenarındaki Dikenli tabya sırtlarından derin karların içinden bata çıka aşağılara akarak son bir süngü hücumuna daha kalkıyor. Hatta Sarıkamış tren istasyonunu ele</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">geçirmeye bile muvaffak oluyor. Az sayıda da olsa Sarıkamış içine girebilen Mehmetler oluyor... Çarın askerleri şaşkın…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Ama heyhat! Başarı çok sürmüyor; Sarıkamış'ı takviye gelmiş, sırtı pek, karnı tok, muflonlu kaputlu, buz nalçalı deri çizmeli, yün eldivenli, şaraplı peksimetli, badem konserveli, güzel teçhizatlı çarın askerleri birkaç saat sonra karşı hücumla tekrar geri alıyor o istasyonu...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Sarıkamış'ın hemen Batı yanındaki Sarıçamur deresi bölgesinde bulunan garnizon hangarlarıyla ve depolarının bir kısmını son bir gayretle ele geçirmeyi başaran çok yorgun, diğer bir avuç Mehmetçik ise, çatıya çıkan çarın istihkamları tarafından oralara yerleştirilen patlayıcılarla bir anda havaya uçuruluyor...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">İşte şimdi Sarıkamış’ın kuzey girişindeki o iki kilit arazi; Taşlı tepe ve Makinalı tüfek tepe ve de Yukarı Sarıkamış köyü gece gündüz kanlı süngü hücumlarıyla defalarca el değiştiriyor, ağırlığınca insan yiyor.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Mağlubiyet ve acı sonuç, çok düşen birlik mevcutları nedeniyle artık giderek her tarafta anlaşılmaya başlanınca, “oradaki alay sancaklarının düşmana kaptırılmaması” fikri bile doğuyor. Birkaç fedakâr çavuş vasıtasıyla, o an ulaşılabilen sancaklar katlanıp sarılıp karanlıktan yararlanılarak cephe gerilerine kaçırılıyor...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Üstelik Oltu’yu aldıktan sonra kimseye haber vermeden "Rusları çok daha güzel kuşatayım!" diye kuşatma kolunu 13 kilometre daha uzatan ve askeri bir anda sarp ve buzlu dağlara vuran Hafız Hakkı Bey’in 10'uncu Kolordusunun kurmay başkanı Nasuhi Bey bir anda çarın askerlerine esir düşüyor ve yanında bulunan Enver Paşa'nın gizli harekât planı da Rusların eline geçiyor. Baskın şeklinde düşünülen kuşatma artık tamamen açığa çıkıyor ve Ruslar gerilerinde kalan Sarıkamış’ı sürekli cepheden, daha geriden takviye ediyor...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">"104 yıl önce 1915 ocak ayında"; yetersiz kış teçhizatıyla kara kışın ortasında Mehmetçik, çok aç ve yorgun. Ne yazık ki koca Ordu, makamı büyük ama deneyimsiz birkaç kumandanın elinde tümüyle yok olmak üzere... Çünkü Çarın ordusu, artık karşı taarruzlara başlıyor…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">İşte ordusunu tükettiğini fark eden Enver Paşa emir komutayı hemen, paşalığa terfi ettirdiği Hafız Hakkı’ya devrediyor ve İstanbul’a gitmek üzere, cepheden apar topar ayrılıyor. Kendisi de daha sonra tifüsten ölecek olan Hafız Hakkı Paşa ise kısa bir süre sonra kurşun vınlamaları içinden canını zor kurtarıyor, tamamı yok olmak üzereyken ordunun arta kalanlarını son bir çabayla cepheden geriye çekebiliyor. Ancak 9’uncu Kolordu kumandanı İhsan Paşa karargahıyla beraber esir düşüyor. Şaşkın Çarlık Rus ordusu, güçlükle çekilen 3. ordu artıklarını neyse ki takip etmiyor ve “tam imhayı” kaçırıyorlar.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Sarıkamış’ta yapılan hata çok büyük ve sonuç ise tam bir felaket... Enver Paşa bile durumu, kendisini Ulukışla’dan uğurlamaya gelen amcasının oğlu Halil Paşa’ya “Kuvveyi külliye mahvoldu!” diyerek özetliyor. Ama Başkumandan vekili Enver Paşa, gerçekleri halktan, herkesten gizliyor ve elinde bulundurduğu basına da katı sansür uyguluyor… Halk uzun süre bilgisiz bırakılıyor.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Evet, bu acı deneyimden çok önce Enver Paşa, alay tümen kolordu gibi sıralı kumandanlıkları yapmadan tecrübesiz ve tepeden inme gelerek sadece 33 yaşında başkumandan vekili (Başkumandanlık her zaman padişahlara aitti) ve ordu kumandanı olmuştu. Kendisine yapılan gerçekçi uyarıları hiç dikkate almayan, Almanların büyük tesiri altında bulunduğu belgelerle iyice anlaşılan; ancak teşkilatçılığı ve Balkanlarda çete harplerindeki kahramanlıklarıyla ün salan Babıali baskıncısı, Edirne fatihi, damadı şehriyarı Enver Paşa, Yavuz ve Midilli’li Osmanlı Karadeniz donanmasını emrine verdiği Alman Amiral Suchon’a da hükümetin bilgisi olmadan “Karadeniz’e açılıp Rus donanmasını vurmak” gizli yazılı emrini bizzat vermişti (2014 yılında belgeyle kanıtlandı).</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">İmparatorluğu 1. Dünya savaşına böylece tek başına bir oldu-bitti ile sokan Başkumandan, Köprüköy’de zaten savaşmakta olan ordu kumandanını pasif bulduğu için, doğruca doğu cephesine karargâha gidiyor. Geldiğinde de "Kışı bekleyelim, yazın taarruz edelim!" diye neredeyse yalvaran ordu kumandanı Hasan İzzet Paşa’yı da aynı görüşteki diğer üst rütbelilerle birlikte derhal topluca emekli ediyor ve emir kumandayı bizzat kendisi devir alıyor.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">"Balkan harbi mağlubiyetinin kara lekesini silmek, çok inandığı askeri dehasıyla yeni bir Tanenberg zaferi yaratmak için ve de 36 yıldır Rus işgalinde bulunan serhat diyarı Kars'ı (daha uygun yaz koşullarını bile bekleyemeden) alelacele kurtarayım" derken Enver Paşa mevcut durumun çok daha kötüleşmesine bizzat sebep oluyor. Kısacık bir başkumandanlık süresi içinde kendi emrindeki, daha seferberliğini bile tam tamamlayamamış dile kolay 60 bin ocak, memleket evladı dağda taşta tipide ve Sarıkamış'ta resmen yok oluyor. Yani, Sarıkamış bozgununun hemen sonrasında ve sadece bir buçuk yıl içinde, çarın ordusu Anadolu’nun böğrüne doğru taarruzunu sürdürüyor ve ne yazık ki tam tersine bir durumla üstelik Erzurum, Erzincan, Trabzon dahil çok büyük bir toprak parçası Çarlık Rusyasına terk edilmek zorunda kalınıyor. Üstelik o işgal yıllarında oralarda çok büyük acılar da yaşanıyor …</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Daha sonraları Falih Rıfkı, ancak Kurtuluş savaşı sayesinde yine kanla ele geçirilecek olan o kaybedilen topraklar ve verilen ağır zayiat için; “Biri yumruklarını sıkıp sorsa ve de dese ki, dostlar siz ne yaptınız, şu ordularca Türk’e nasıl kıydınız? Bu seçkin askerler yaşasaydı da Mustafa Kemal Paşa düşmanı denize daha önce ve kolay dökseydi daha iyi olmaz mıydı?”. Bugün bu akılcı soruya aramızda hayır diyebilecek kaç kişi vardır ki acaba?</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Mehmetçiğin hedefine ulaşmak doğrultusundaki o insanın dayanma gücünün çok çok üzerindeki uzun yürüyüşleri ile çelik iradesi ve cephede panik olmaması hariç, bu ağır mağlubiyeti sonucu itibarıyla, hala net bir mağlubiyet</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">değil de sanki bir destanmış gibi göstermek, korkunç bir felaketten neredeyse şovence bir zafer çıkartmak kimin, ne işine yarayabilir ki? Yakın tarihten bugüne yönelik dersler çıkartmak yerine, yine benzer destanlar mı yazılsın? Moda olduğu için ani türeyen tüm sözde tarihçilere duyurulur…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Belli bir kesim günümüzde sürekli, " Ama Enver Paşa önceki 1877-78 Osmanlı Rus savaşında kaybettiğimiz Kars’ı Sarıkamış harekatıyla geri almak istedi! Hem 1. Dünya harbine istesek de istemesek de zaten girecektik! " diyerek, her şeye rağmen bizim için kuşkusuz bir değer olan Enver Paşa'ya bazı bahaneler üretip, bugünlere yönelik ağır ve haksız siyasi roller yüklemeye çalışmaktadır. Onun Sarıkamış'taki büyük hatası da duygusallık içinde ısrarla bugün de görmezden gelinmeye çabalanmaktadır…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Enver Paşa kışın ortasında alelacele, bizzat kendi inisiyatifiyle bir anda Sarıkamış kuşatmasını başlatınca “60 bin ocağın sönmesi pahasına da olsa” her şeye rağmen o cüretkarlığıyla ilk başlangıçta şaşkına dönen Ruslara, 30 binden fazla asker kaybettirmiştir. Böylece de bu cephedeki Rus ordusunun Sarıkamış bölgesindeki bir kolordusunu ‘Doğu Almanya cephesine takviyeye göndermekten’ de vaz geçmek mecburiyetinde bırakmıştır. Enver Paşa’nın bu olağanüstü gayreti sayesinde, Almanların Doğu Avrupa/ Rus cephesindeki yükü ise, daha da hafiflemiştir. Ancak Çar, böyle sıkıştıkça İngiltere ve Fransa’dan daha fazla yardım istemiş ve bu da Süveyş, Çanakkale, Galiçya vs. gibi diğer cephelerin açılmasına da sebep olmuştur. Sonunda, bu çok can ve kan sebil ettiğimiz teşebbüs, Sevr anlaşmasına, yani Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasına kadar giden bir yolun açılmasına da neden olmuştur.</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">İşte hayalleri gerçeklerin önüne geçmiş, bazı makul tarihçilerin söylemiyle “hatalı kahraman” Enver Paşa’nın, hırsla cepheye gelip, sorumluluğu devir alarak sadece 4-5 hafta için kumandanlık ettiği ve resmi kayıtlarımıza göre 60 bin memleket evladının feci şekilde sebil olduğu, doğru adıyla “1914 Sarıkamış Kış Kuşatması Seferi” tepeden inme bir hırs ve keyfi kararlar zincirinin sonucunda oluşmuştu. Günümüzde 90 bin kayıp lafını edenler ne yazık ki Çarlık Rusya’sının başarısını gerçek dışı olarak arttırmış olmaktadırlar….</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Rusların tarihi dostları “General kış” karşısında bu benzeri koşulları yaşayarak ordularını karda tipide yitirip perişan olan başka hatalı ve hırslı başkumandanlar da vardır tarihte... Mesela; Napolyon’un büyük hırsı ve hatasıyla 400 bin askerini yok ettiği 1812 Moskova/ Rusya kış seferi; ya da Hitler’in yine büyük hırsı ve hatasıyla 627 bin askerini kaybettiği 1943 Moskova Stalingrad kış seferi bozgunları çok benzer örnekler olarak karşımıza çıkar. Napolyon hayranı Enver Paşa, Napolyon’un o bozgunundan hiç ders almamıştır. Hitler ise ne Napolyon’dan ne de Enver Paşa’nın o korkunç kış felaketlerinden ders almamıştır. Burada söylemek istenen şudur: “Ya ileride, bir başka yerde ve başka koşullarda veya çapta, bir başka çılgın kumandan tarafından tarih yine tekrar ettirilirse? Bu, insanlık için iyi mi olur, kötü mü olur?”</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Peki ama Fransızlar, bizim neredeyse yedi katımız zayiat veren 1812 Moskova kış seferi bozgununu veya aynı şekilde Almanlar, bizim neredeyse Sarıkamış’a kıyasen on kat fazla zayiat vererek koskoca doğu ordular gurubunu kaybettiği 1943 Moskova kış seferi felaketini neden her yıl bizim gibi destanlaştırarak zafer gibi kutlamazlar?</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Biz hemen söyleyelim nedenini; “Halk olarak tarihlerinden ders aldılar ve aynı gafleti bir daha asla kolay kolay tekrar etmezler!” ve halk olarak onlar artık iyi bilirler ki, “Sürekli düşman yaratarak asla ayakta kalınamaz! Hele, birinin ardına takılıp çocuklarını, eşlerini babalarını yani askerini, karda kışta, düşüncesizce ve hazırlıksız olarak çok riskli maceraya atmak, onu sebebi ne olursa olsun düşman ellere kırdırmak, yerlere serdirmek asla ülkeye hayır getirmiyor! Bu tür maceraların sonu da o neslin gencecik fidanlarını yok ettiği gibi, sonraki nesillerine de miras kalacak büyük yüz karası, azap ve hüsrana dönebiliyor…”</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Sonuç olarak kıssadan hisse; aynı hataları yapmamak için “bir mağlubiyetten gerçekçi dersler çıkartarak, olup bitenleri objektif olarak ve cesurca askeri, siyasi ve sosyal açılardan sorgularken, bu arada bir milli tarih bilinciyle şehitlerimizi de hatırlamak” hoş bir yaklaşımdır. Ancak bunu böyle yapmayıp, sanki büyük bir zafer kazanılmış gibi Sarıkamış 1915’te kumandan hatalarıyla pisipisine yitirilen onca şehit ve sönen ocak için “Bu tür bir son, zaten onların kaderiydi. Ne mutlu onlara şehitlik şerbeti içtiler!” der gibi hiçbir şeyi sorgulamadan, korkunç bir felaketin asıl nedenlerinden tek kelime bile bahsetmeyip, “Şüheda için Sarıkamış Harekâtı gençlik yıldönümü kutlamaları, zafer yürüyüşleri yapmak” en azından eksik bir uygulama olmaktadır, kanaatindeyiz...</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Keşke yurt sathında tüm valiliklerin ve bakanlıkların organizasyonunda son yıllarda ilk kez binlerce katılımcı vatandaşla anılan anmalarda, “Sarıkamış sonrası tarihten alınan dersler” gerçek “harp tarihi uzmanlarının” da katılımıyla uzun uzun konuşulsaydı da bizler de bunları kanallarda izleseydik, gazetelerde okusaydık ya!</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Ayrıca, şehitlerimizi aralarında Sarıkamış, Çanakkale, o cephe- bu cephe- şu savaş vs. diye ayrım yaparak sınıflandırmak ve duruma göre farklı derecelerde kutlamak ya da anmak ise, daha da büyük yanılgı olmuyor mu? Tam 43 yıldır “Sarıkamış Harekatının ders alıcı bir mantıkla anılmasının bayraktarlığını yapan” bu konuda yazan çizen, oraları yerinde gidip adım adım görüp[1] sorgulayan bir yazar olmak sıfatıyla; eğer bu gün Sarıkamış’ta o felakette şehit olanları tıpkı önceki Çanakkale ve Kutülamare zafer anmaları gibi böyle artık “toplu yürüyüşlerle toplantılarla” anabiliyorsak eğer, her yıl “Mustafa Kemal Atatürk ile özdeşleşen dünya tarihinde bir millet iradesi olarak eşi benzeri görülmeyen Sevr’den Lozan’a Ulusal Kurtuluş savaşımızın, yani İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz zaferlerimizin de müthiş organizasyon ve katılımlarla en az bu seviyede katılımlı coşkulu yürüyüşlerle yerlerinde anılıp, zaferlerin keyif veren şenliklerle kutlanmasını” da bekleriz doğrusu…</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">Bu faaliyetlerin asıl amacı eğer ‘ülkede birlik beraberliği güçlendirmek’ ise bizce, bunu bir dizi hata ve gafletler zinciri sonucu oluşan Sarıkamış’taki acı mağlubiyeti sanki zafer gibi coşkuyla kutlayarak değil de insanımızı “doğru bilgilendirerek, orada olanları saygıyla anarak” yapalım. Eğitim sistemiyle insanımızda siyaset üstü, milli, sorgulayıcı, ders alıcı çağdaş bir tarih bilinci yaratalım… Hepsinin aziz ruhları şad olsun…”</p><p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Times New Roman"; font-size: medium;">“[1] Bana ilk İstiklal Harbi malul gazisi dedem anlatmıştı o yaşanan acıyı. Sonra 1975-1978 yıllarında Sarıkamış köylerinden Filit Ağa, Seyfal Demirci gibi o son yaşayan gazileri bizzat yerinde gidip gördüm ve dinledim gerçekte olanları. O günleri, çok acı çekerek zar zor anlatmışlardı. Görev yaparken, Sarıkamış harekatının geçtiği o arazileri, “yıllardır bunu anan bir ordu geleneği olarak” bizzat 57’inci Dağ ve Kış Alayı olan birliğimle de defalarca yürümüştüm. Bunu ise sonra romanlaştırdım (Sarı Sessizlik)…”</p>]]></content:encoded>
<author>Tahsin Ataizi</author>
<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/yazarlar/tahsin-ataizi/SARIKAMIŞ ve ŞEHİTLERİMİZ/98/</link>
<pubDate>Wed, 26 Dec 2018 16:13:40 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>