<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>TEKNOLOJİ</title>
         <link>https://www.bakirkoygazetesi.com/teknoloji/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[İsrail'den gizli casusluk! Aracınıza erişim sağlayabilir]]></title>
			<description><![CDATA[İsrail basınının iddialarına göre siber güvenlik şirketleri, araçları takip ve dinleme özelliği geliştirerek istihbarat topluyor. Bu sistemler, araç içi kameralarınza kadar sızabiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İsrailli bazı siber istihbarat şirketlerinin, modern araçların dijital sistemlerine sızarak konum takibi yapabilmelerini ve araç içindeki kişileri dinlemelerini mümkün kılan gelişmiş teknolojiler geliştirdiği ve sattığı ortaya çıktı.

İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in araştırmasına göre bu sistemler "CARINT" (Araç İstihbaratı) olarak adlandırılan yeni bir istihbarat alanının parçası.

Modern araçlar SIM kartları, GPS sistemleri, Bluetooth bağlantıları ve üreticilerin uzaktan erişim sağlayabileceği dijital bileşenlerle donatılmış durumda.

İnternet bağlantısı olmadığında düzgün çalışamayan bu sistemler sürüş deneyimi kolaylaştırsa da ciddi bir mahremiyet ve ulusal güvenlik riski doğuruyor.



EN AZ ÜÇ ŞİRKET BU ALANDA FAALİYET GÖSTERİYOR

Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın kurucusu olduğu Toka'nın araçların multimedya sistemine sızarak konum takibi yapabilen, kablosuz mikrofon üzerinden içeriyi dinleyebilen ve araç kameralarına erişebilen bir ürün geliştirdiği belirtiliyor.

Şirket yetkilileri 2026 yılı için belirledikleri yol haritası gereği bu ürünü artık satmadığını iddia etse de teknolojinin piyasaya çoktan sürülmüş olduğunun altı çiziliyor.

Bir diğer İsrailli Rayzone firması da araç takip sistemi geliştirdi. Bu ürün doğrudan hackleme yöntemine başvurmasa da aracın SIM kartı, Bluetooth ve WiFi aracılığıyla yaydığı sinyalleri takip ederek veri füzyonu yaptığı aktarılıyor. Bu sayede binlerce araç içinden hedef kişi anında tespit edilebiliyor.

Lastiklerin basınç sensörlerinin yaydığı benzersiz sinyalleri analiz eden Ateros şirketi ise bu izi takip ederek bir aracın kimliğini ve hareketlerini dijital ortamda takip edebiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2026/02/israil-den-gizli-casusluk-araciniza-erisim-saglayabilir-9817.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2026/02/israil-den-gizli-casusluk-araciniza-erisim-saglayabilir-9817.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2026/02/israil-den-gizli-casusluk-araciniza-erisim-saglayabilir-9817-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2026/02/israil-den-gizli-casusluk-araciniza-erisim-saglayabilir-9817.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/israil-den-gizli-casusluk-araciniza-erisim-saglayabilir/15805/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 13:58:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakanların fotoğrafı gösterilerek 2 milyon Türk kullanıcı dolandırıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Herkesin kullandığı uygulamada skandal olay yaşandı. Facebook üzerinden yapılan dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin hazırlanan analiz paylaşıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İnternet dolandırıcılarının her geçen gün vukuatlar ortaya çıkıyor. Her gün yeni mağdurlar oluşuyor.

Gözlemevi İnternet ve Toplum Araştırmaları Merkezi, sosyal medya üzerinden yapılan dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin hazırladıkları analizi paylaştı.

“DOLANDIRICILIK GİRİŞİMİDİR”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, “Yatırım fırsatı”, başlığıyla sunulan ve gerçeklik algısını artırmak için Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) logolarının da kullanıldığı paylaşımlar hakkında, “Dolandırıcılık girişimidir” açıklaması yapmıştı.

 



Cumhuriyet’ten Rengin Temoçin’in aktardığına göre, Gözlemevi İnternet ve Toplum Araştırmaları Merkezi’nin analizi şöyle:

“Facebook üzerinden Türkiye’deki kullanıcılara reklam kampanyaları düzenleyen dolandırıcılar, Bakan Varank ve Selçuk Bayraktar gibi devletle ilişkili isimlerin fotoğrafını kullanıyor. BOTAŞ hisselerinin Türk vatandaşlarına sunulacağı iddia ediliyor. Güven uyandırmak için de Berat Albayrak, Kaan Yıldırım’ın da foroğrafını kullanıyorlar. En çok BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın foroğrafıyla sahte içerik üretiliyor.”

 

 

Gözlemevi İnternet ve Toplum Araştırmaları Merkezi’nin kurucusu Handan Uslu, “Facebook’un sorumluluğundaki bu olayda, 24’ten fazla hesaptan 2 milyon Türk kullanıcısı mağdur edilmiş” bilgisini paylaştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2023/08/bakanlarin-fotografi-gosterilerek-2-milyon-turk-kullanici-dolandirildi-7880.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2023/08/bakanlarin-fotografi-gosterilerek-2-milyon-turk-kullanici-dolandirildi-7880.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2023/08/bakanlarin-fotografi-gosterilerek-2-milyon-turk-kullanici-dolandirildi-7880-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2023/08/bakanlarin-fotografi-gosterilerek-2-milyon-turk-kullanici-dolandirildi-7880.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/bakanlarin-fotografi-gosterilerek-2-milyon-turk-kullanici-dolandirildi/14438/</link>
			<pubDate>Wed, 16 Aug 2023 13:22:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[WhatsApp çöktü: Mesajlar gitmiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye saati ile 10.00 sularında WhatsApp çöktü. Bazı kullanıcılar mesajların iletilemediğini ve "tek tıkta" kaldığını söylerken, bazı kullanıcılar ise mesajların iletildiğini fakat cevap verilemediğini açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Facebook, Instagram ve Messenger gibi platformları bünyesinde barındıran Meta’ya ait olan mesajlaşma uygulaması WhatsApp bugün çöktü.



WhatsApp’ın çökmesiyle Twitter’da paylaşılan fotoğraflar gündeme damga vurdu. Netflix dizisi Squid Game’den alınan karede benzer sorunlar yaşanınca herkesin hemen Twitter’a girmesine gönderme yapıldı.

Sosyal medya kullanıcıları WhatsApp’ın çöktüğünü Twitter üzerinden paylaşırken, şirketten bir açıklama gelmedi. Kullanıcılar gönderilen mesajların iletilemediğini fakat buna rağmen bazı mesajların geldiğini açıkladı.



WhatsApp ile ilgili veriler son saatler içerisinde bir sorun olduğunu gözler önüne seriyor.

 

WhatsApp’ın masaüstü bilgisayarlarda da kullanılan WhatsApp Web özelliğine de erişilemediği belirtildi. Öte yandan Twitter üzerinde paylaşımda bulunan bazı kullanıcılar bu durumun diğer ülkelerde de meydana geldiğini belirtti.

WhatsApp’ta yaşanan sıkıntının İspanya, Hollanda ve Hindistan gibi farklı ülkelerde de meydana geldiği açıklandı. Geçmişte de çöken WhatsApp genelde birkaç saat içinde tekrar kullanıma hazır hale gelmişti.

META’DAN AÇIKLAMA GELDİ

WhatsApp’ın dünyanın farklı ülkelerinde çökmesinden sonra bir açıklama Meta’dan geldi. Meta’nın sözcüsü, “Şu an kullanıcıların mesaj göndermede yaşadığı sorunların farkındayız. Şu an WhatsApp’ı herkes için olabildiği kadar hızlıca çözmek ve sistemi geri getirmek üzere çalışıyoruz” dedi.

Sosyal medya kanallarının ve platformlarının çökmesine dair verileri toplayan Downdetector isimli platform, Hindistan, Birleşik Krallık ve Singapur’dan hata sinyalleri geldiğini aktardı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/10/whatsapp-coktu-mesajlar-gitmiyor-3495.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/10/whatsapp-coktu-mesajlar-gitmiyor-3495.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/10/whatsapp-coktu-mesajlar-gitmiyor-3495-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/10/whatsapp-coktu-mesajlar-gitmiyor-3495.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/whatsapp-coktu-mesajlar-gitmiyor/13715/</link>
			<pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:39:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[n11.com'da skandal!]]></title>
			<description><![CDATA[Ünlü e-ticaret sitesi n11.com'un yüzlerce kullanıcısının kişisel bilgilerinin üçüncü kişiler tarafından ele geçirildiği ortaya çıktı. Durumun Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirilmesi üzerine ünlü siteye veri güvenliğini sağlamaya yönelik tedbir almadığı gerekçesiyle 165 bin liralık idari para cezası uygulandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ünlü e-ticaret sitesi n11.com'un yüzlerce kullanıcısının kişisel bilgileri üçüncü kişiler tarafından ele geçirildi. 2019 yılında N11.com ile bağlantısı bulunmayan kişi yada kişiler tarafından yüzlerce kullanıcının e-posta adreslerinin ve şifrelerinin ele geçirildiği tespit edildi. Skandal olayın şirket tarafından tespit edilmesinin ardından durum Kişisel Verileri Koruma Kuruluna (KVKK) bildirildi.



832 KULLANICININ BİLGİLERİNİ ELE GEÇİRDİLER

KVKK olayla ilgili geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Ünlü e-ticaret sitesinde yaşanan ihlalle ilgili yapılan araştırmalar kapsamında üçüncü kişiler tarafından ele geçirilen 832 adet kullanıcının kişisel bilgileriyle n11.com hesaplarına giriş yapılmaya çalışıldığı belirlendi. Ayrıca n11.com'un sahibi Doğuş Planet Elektronik Ticaret ve Bilişim Hizmetleri A.Ş., yapılan ihlale karşı siber istihbarat hizmeti aldığı güvenlik firmasından durumu araştırması için istihbarat raporu talep etti.



HESAPLARA ERİŞMEYE ÇALIŞTILAR

Şirket tarafından n11'e gönderilen istihbarat raporunda ihlal esnasında denenen kullanıcı bilgilerinin kayıt dışı pazarda dolaşıma açıldığı, ele geçirilen e-posta adresleri ile n11.com'da oturum açma denemesi yapıldığı kaydedildi.
 



Araştırma sonrasında sunulan rapor içeriğinde kayıt dışı Pazar olarak tabir edilen ve hackerlar tarafından kullanılan internet diliminde bir çok e-posta adresi paylaşıldığı ancak bunların tümünün n11.com müşterisi olmadığına dikkat çekildi.



KVKK ŞİRKETİ KUSURLU SAYDI

KVKK tarafından olaya ilişki yapılan soruşturma sonunda ise söz konusu ihlal sonrasında 832 kullanıcının e-posta adreslerinin ele geçirilerek veri ihlali gerçekleştiği, bu durumdan şirketin sorumluluğu bulunduğu ve ihlalin önüne geçemedikleri anlatıldı.
 



KVKK olaya ilişkin düzenlediği raporda her ne kadar şirketin söz konusu e-posta adreslerinin kendi siteleri üzerinden ele geçirlmediğini iddia etse de kişisel bilgilere erişim sağlandığını hatta kullanıcılara ait 'Hesabım', 'Sepetim', 'Favorilerim' ve 'Son Baktıklarım' gibi başlıklara erişebildiklerini belirtti.



165 BİN LİRA PARA CEZASI KESİLDİ

Söz konusu ihlal sonrası şirketin gerekli şekilde güvenlik sağlayamadığını ve 832 kişinin siber saldırıdan etkilendiğini ifade eden KVKK, n11.com'un sahibi Doğuş Planet Elektronik Ticaret ve Bilişim Hizmetleri A.Ş.'ye 165 bin liralık idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/n11-com-da-skandal-726.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/n11-com-da-skandal-726.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/n11-com-da-skandal-726-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/n11-com-da-skandal-726.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/n11-com-da-skandal/13160/</link>
			<pubDate>Mon, 02 May 2022 07:01:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Twitch'de vurgun: Kara para akladılar]]></title>
			<description><![CDATA[Twitch'le kara para aklama iddiaları kapsamında yapılan operasyon neticesinde, 848 bin dolar değerinde kara para aklandığı ortaya çıktı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geçtiğimiz aylarda kara para aklama iddialarıyla gündeme gelen son zamanların en popüler dijital mecralarından Twitch platformuna soruşturma başlatılmış, Twitch üzerinden kara para akladıkları iddiasıyla 38 kişi gözaltına alınmıştı.

 

Gözaltına alınanlar, 'oltalama' adı verilen çok bilindik bir siber dolandırıcılık yöntemini kullanıyordu. Önce vatandaşların telefonlarına kontör yüklemek için kullandıkları popüler bir süpermarketler zincirini gözlerine kestirdiler. Söz konusu şirket tarafından oluşturulan sanal bir GSM şebekesine ait internet sitesinin birebir taklidini yaptılar.

TRT Haber'in aktardığına göre şüphelilerin taklit siteyi meşru gösterip arama motorunda ilk sırada görünmesi için Google’a para dahi ödedikleri öne sürülüyor. Bu sayede kontör yüklemek için arama motoruna sanal GSM şirketinin adını yazanlar, logosundan web tasarımına kadar birebir aynı olan sahte siteyi tıklamış oluyordu. Sitenin isminde yalnızca bir karakter ya da harf değişikliği yapılıyordu. 

Sahte siteye giren mağdurlar kontör yükleyebilmek için kredi kartı ve kimlik bilgilerini girdi. Bu bilgileri girenler ise aslında kontör değil, kredi kartı bilgilerini teslim etmiş oluyorlardı.

Söz konusu kredi kartı bilgileri Discord gibi sosyal mesajlaşma platformlarında oluşturulan kapalı gruplarda paylaşılıyor. Bu gruplara ise güvenilir bir kişinin referansı ile dahil olunuyor. Daha sonra da anonim rumuzlar üzerinden Twitch yayıncılarına ulaşılıyor. Twitch yayıncılarıyla kurulan temasta elektronik posta da gönderildiği oluyor. O mesajlarda “YouTube ya da Twitch kanalınıza komisyon karşılığı her ay düzenli bit bağışı atacağım, düşünürseniz, bana mesaj gönderin” şeklinde ifadeler yer alıyor.



Şüpheliler gönderecekleri bağışların kaynağı için ise Amerika’yı işaret ediyor. Amerika’da reklam kasan bilgisayarlar kurduklarını, buradan elde ettikleri gelirler üzerinden bit göndereceklerini iddia ediyorlardı. Söz konusu tekliflere olumlu dönüş yapan yayıncılara ise, gönderilen bağışlardan yüzde 30 ile yüzde 50’ye varan komisyonlar veriliyordu. Kendi komisyonlarını alan yayıncılar, paranın geri kalan kısmını dolandırıcıların kripto para cüzdanına gönderiyor. Böylelikle kara para takibini yapmak da neredeyse imkansız hale geliyor.
Sistemde ortalama 100 bit 1 dolara denk geliyor. Kara para piramidinin en tepesinde kredi kartı bilgilerini çalıp, sahte siteyi tasarlayanlar yer alıyor. Bu kişilerin suç ortakları ise, çalıntı kredi kartlarıyla bit satın alanlar…

Sistemin üçüncü ayağını ise yayıncılara teklif götüren ve bitleri paraya dönüştüren kişiler oluşturuyor. Ayrıca yalnıza Türkiye vatandaşları değil, yabancılara ait kredi kartı bilgileri çalınarak da kara para aklanıyordu. Bu bilgilerin ise dark web gibi internetin karanlık yüzü olarak bilinen platformlarda da satışa sunulduğu tahmin ediliyor.

Tüm bu yaşananlar, 2021 Ekim ayında Twitch Türkiye’nin hacklenmesiyle başladı. Ardından bir forum sitesinde Twitch yayıncılarının kazandıkları paralar paylaşıldı.

TBMM’de Twitch üzerinden kara para aklandığına yönelik soru önergesi verilmesi, tüm dikkatleri bu dijital platforma çekti. Yapılan operasyon neticesinde 848 bin dolar değerinde kara para aklandığı ortaya çıktı. Kredi kartı bilgilerini çalan ve yayıncılarla irtibat kuran 2 şüpheli tutuklandı. Gözaltına alınan diğer 36 kişi için ise adli kontrol kararı verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/twitch-de-vurgun-kara-para-akladilar-1842.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/twitch-de-vurgun-kara-para-akladilar-1842.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/twitch-de-vurgun-kara-para-akladilar-1842-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/05/twitch-de-vurgun-kara-para-akladilar-1842.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/twitch-de-vurgun-kara-para-akladilar/13159/</link>
			<pubDate>Sun, 01 May 2022 22:08:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bakırköy'de TEGV’in, Arup’un desteği ile hayata geçirdiği ‘Düşler Atölyesi’ açıldı]]></title>
			<description><![CDATA[27 yıldır yaptığı çalışmalarla yaklaşık 3 milyon çocuğun nitelikli eğitimle buluşmasını sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) Bakırköy Ferit Aysan Eğitim Parkı’nda Arup’un desteğiyle kurulan Düşler Atölyesi, 12 Şubat’ta düzenlenen törenle açıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 

Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Arup’un desteğiyle kurulan Düşler Atölyesi’nin açılışını Bakırköy Ferit Aysan Eğitim Parkı’nda gerçekleştirdi.

Çocukların sanatın temel kavramlarıyla tanışmalarını ve sanata ilgi duymalarını amaçlayan Düşler Atölyesi’nin açılış törenine TEGV ve Arup temsilcileriyle birlikte çok sayıda eğitim gönüllüsü ve basın mensubu katıldı.

Düşler Atölyesi’nde çocukların, hazır şablon uygulamalardan uzak, farklı konular, malzeme ve uygulama biçimleri hakkında bilgi edinmeleri, ardından kendi yapabilecekleriyle ilgili keşiflerde bulunmaları ve haklarında bilgi edinebilecekleri bazı sanatçı ve eserlerini tanımaları hedefleniyor.

“24 farklı ilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz”

Düşler Atölyesi’nin açılış töreninde konuşan TEGV Saha Yönetimi Müdürü Bülent Belin, Arup ailesine katkılarından dolayı teşekkür ederek şunları söyledi:

“Öncelikle eğitim parkımıza ismini veren merhum bağışçımız Ferit Aysan’ı saygı ve rahmetle anmak isterim. Aynı şekilde alanı bize tahsis eden belediyemize ve sayın başkanımıza da buradaki varlığımızı sürdürülebilir kıldıkları için teşekkür ederim. Bugün burada bulunduğumuz eğitim parkımız, 2004 yılında Ferit Bey’in sağladığı fonla hayata geçti. Kuruluşundan bu yana Ferit Aysan Eğitim Parkı’nda, 4 bini aşkın gönüllümüzün desteğiyle 60 binin üzerinde çocuğumuza eğitim desteği verdik. Geride bıraktığımız 27 yıl içerisinde TEGV olarak ise 90 binin aşkın gönüllüyle 3 milyona yakın çocuğumuzu etkinliklerimizle buluşturduk. Hedefimiz etkin, fark yaratan eğitim programlarımızla ve sürdürebilir yapımızla ülkemizdeki tüm çocukların erişebileceği bir sivil toplum kuruluşu olmak.

Rakamları büyük büyük ifade ediyoruz ama bunun altında yatan en gerekli kavramlardan bir tanesi iş birliklerimiz. Operasyonun sürdürülebilirliği açısından gönüllülerimiz, bağışçılarımız, yerel yönetimler, Milli Eğitim teşkilatı, velilerimiz her biri bu operasyonun sürdürülmesine inanılmaz katkısı olan insanlar. Bugün Arup ailesi aramızda.

Kendileri TEGV’in mekân modeli süreçlerine inanılmaz katkılar sunan, her zaman erişebildiğimiz bir ekip. Arup ailesi 2020 yılında sadece fon sağlamakla kalmayıp Düşler Atölyesinin tasarımında da ciddi katkı sağladılar. Pandemi nedeniyle ertelediğimiz bu açılışı gerçekleştirmek bugüne kısmet oldu. Bu eğitim öğretim yılı başında çocuklarımız yeni atölyelerine kavuştular. Yine Arup’un desteği ile Denizli’de bir başka Düşler Atölyesi daha kurduk. O da bu eğitim öğretim yılı başında çocuklarımızla buluştu. Arup Mühendislik ile bir eğitim parkımızın yenilenmesi konusunda da iş birliği yaptık. Bu yılın sonunda, planlamamız o yönde buradaki yapıya benzer eğitim parkımızı, yine Arup’un katkılarıyla Van’daki çocuklarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Çocuklarımız adına en içten dileklerimizle Arup ailesine teşekkürlerimi sunarım. İyi ki varsınız.”

“Her zaman desteğe hazırız”

TEGV’le 2018 yılından bu yana tanıştıklarını dile getiren Arup Mühendislik’ten Elif Munir, ise açılışta, “Biz Arup olarak, 2018 yılında maratonda TEGV için koşuya katıldık. Hatta ekip liderimiz Serdar Bey kendisi de bizzat katılmıştı. O zamandan tanışıklığımız var. O yıllarda hevesle, çok güzel bir bağış topladık. Çok güzel bir sinerji yakaladık. Ondan sonra da TEGV ile hiç bağımızı koparmadık.

Daha sonra iki yıllık stratejik bir ortaklık kurduk. Bu ilk yılında buradaki Düşler Atölyesine, ikinci yılında Denizli’deki Düşler Atölyesine destek olduk. Bu yıl Van’daki eğitim biriminin kurulmasında ihale paketini inceledik. Biz destek olmaktan dolayı çok mutluyuz. Her zaman da desteğe hazırız.” dedi.


Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) hakkında:

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu. İlköğretim çağındaki çocuklara okul dışı eğitim desteği vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu.

TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından “izin almadan yardım toplama” hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı. Vakıf Türkiye genelinde, 22 ilde 8 Eğitim Parkı, 29 Öğrenim Birimi ve 18 Ateşböceği ile toplam 55 etkinlik noktasında çocuklara eğitim desteği vermeye devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/02/bakirkoy-de-tegv-in-arup-un-destegi-ile-hayata-gecirdigi-dusler-atolyesi-acildi-8061.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/02/bakirkoy-de-tegv-in-arup-un-destegi-ile-hayata-gecirdigi-dusler-atolyesi-acildi-8061.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/02/bakirkoy-de-tegv-in-arup-un-destegi-ile-hayata-gecirdigi-dusler-atolyesi-acildi-8061-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2022/02/bakirkoy-de-tegv-in-arup-un-destegi-ile-hayata-gecirdigi-dusler-atolyesi-acildi-8061.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/bakirkoy-de-tegv-in-arup-un-destegi-ile-hayata-gecirdigi-dusler-atolyesi-acildi/12754/</link>
			<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 17:20:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dünyanın en tehlikeli hacker ağı çökertildi]]></title>
			<description><![CDATA[Avrupa Birliği Polis Teşkilatının (Europol), ABD ve birçok Avrupa devletinin güvenlik birimleriyle ortaklaşa gerçekleştirdiği operasyonlar neticesinde "Emotet" isimli küresel hacker ağını çökerttiği bildirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Europol'den yapılan yazılı açıklamada, "dünya çapındaki işletmeleri milyarlarca dolar zarara uğrattığı" iddia edilen bilgisayar korsanlığı ağının tamamıyla çökertildiği belirtildi.

Europol ve Avrupa Adli İşbirliğini Geliştirme Ajansı (Eurojust) koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyona, Avrupa'dan Hollanda, Almanya, Fransa, Litvanya ve Birleşik Krallık polisinin destek verdiği açıklandı.

Europol ve Eurojust uzmanlarının, siber saldırılarda kullanılan ve uzaktan başkalarının bilgisayarına erişim sağlayan "Emotet" isimli robot ordusu (botnet) altyapısının kontrolünü tamamen ele geçirdiği ifade edildi.

1 kişi gözaltına alındı

ABD Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) bağlantılı olarak gerçekleştirdiği operasyonda, şebekeye mensup Kanada vatandaşı 1 kişinin gözaltına alındığını duyuruldu.

Gözaltına alınan kişinin, ABD'de okul, belediye, hastane gibi kurumların bilgisayar işletim sistemlerini etkisiz hale getirerek belirlediği fidye ödenene kadar kullanıcıların kendi sistemlerine erişimini engellediği kaydedildi.



 


Kanadalı şebeke üyesinin 500 bin dolarlık kripto parayı da ele geçirdiği bilgisi paylaşıldı.

"Emotet, 'şu anda küresel olarak en tehlikeli kötü amaçlı yazılım"

Siber Güvenlik şirketi Rendition Infosec'in Başkanı Jake Williams, Emotet'in daha önce bilinen metotlardan farklı çalıştığını ve siber saldırı alanında "oyunu değiştiren" konumda olduğunu belirtti.

Siber Güvenlik şirketi Recorded Future Analisti Allan Liska da "Emotet, dünyadaki en büyük komuta kontrol sunucusu ve kurbanlarına haftada yaklaşık 10 milyon spam e-posta yolluyor." dedi.

Almanya Federal Polis Teşkilatının açıklamasında, "Emotet, 'şu anda küresel olarak en tehlikeli kötü amaçlı yazılım' olarak görülüyor. Emotet altyapısının parçalanması, uluslararası organize internet suçlarına karşı gerçekleştirilen önemli bir darbedir." ifadelerine yer verildi.

Küresel olarak işleyen ağın ABD'de ve Avrupa'da bankalara yönelik gerçekleştirdiği korsan saldırılarda şu ana kadar mağdurlarını 2,5 milyar dolar zarara uğrattığı tahmin ediliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/dunyanin-en-tehlikeli-hacker-agi-cokertildi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/dunyanin-en-tehlikeli-hacker-agi-cokertildi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/dunyanin-en-tehlikeli-hacker-agi-cokertildi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/dunyanin-en-tehlikeli-hacker-agi-cokertildi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/dunyanin-en-tehlikeli-hacker-agi-cokertildi/11754/</link>
			<pubDate>Thu, 27 May 2021 10:31:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TÜRKİYE'DE BİLEŞİM OPERASYONU ]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul merkezli 12 ilde bilişim suçlarına karıştığı tespit edilen 59 şüphelinin yakalanmasına yönelik 16 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Yazılımcı çete lideri Doğukan E. ile birlikte 39 şüpheli gözaltına alındı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul merkezli 12 ilde bilişim suçlarına karıştığı tespit edilen 59 şüphelinin yakalanmasına yönelik 16 adrese eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Emniyet Müdürlüğü tarafından 70 ilde yapılan çalışmalar neticesinde çok sayıda kişinin, drop (kargo çalma), ship (başkalarına ait kredi kartı ile alışveriş yapma), mail order (bir malın uzaktan alınarak kart bilgileri ile ödeme yapılması), Phishing (oltalama yöntemi ile kredi kartı kopyalama), pos cihazından kredi kartı kopyalama, sahte kimlik kullanılarak yedek sim kart çıkarma, PTT den e-devlet şifresi alma, banka kartı çıkarma, mobil bankacılık hizmetlerini aktif hale getirerek hesapların boşaltılması ve dolandırıcılık suçlarına karıştığı tespit edildi.

Yapılan operasyonda 4’ü çocuk 39 kişi yazılımcı çete lideri Doğukan E. ve tüm yöneticiler yakalandı. Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 20 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/turkiye-de-bilesim-operasyonu.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/turkiye-de-bilesim-operasyonu.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/turkiye-de-bilesim-operasyonu_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/05/turkiye-de-bilesim-operasyonu.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/turkiye-de-bilesim-operasyonu/11753/</link>
			<pubDate>Thu, 27 May 2021 10:29:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[5 SİBER DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ]]></title>
			<description><![CDATA[Siber suçlular, para çalmak söz konusu olduğunda son derece yaratıcı olabiliyor. Her kimliğe bürünebiliyor ve güncel olayları kendi yararlarına kullanmak için hiç vakit kaybetmiyorlar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siber güvenlik kuruluşu ESET, sahtekarların yaygın olarak kullandığı 5 yöntemi paylaştı ve korunmak için bazı ipuçları aktardı. 

Online alışveriş dolandırıcılığı

Pandemi esnasında özellikle maske ve el dezenfektanı gibi bazı ürünlerde tedarik sıkıntısı yaşanması nedeniyle pek çok online dolandırıcılık olayı yaşandı. Bundan başka sahtekârlar örneğin, sahte bir internet sitesi oluşturarak ünlü markaların lüks ürünlerini oldukça düşük fiyatlarla sunabiliyor. Ancak buradan sipariş verdiğinizde ürün elinize hiç ulaşmayabilir, hatta daha da kötüsü, kredi kartı bilgileriniz suçluların eline geçerse kartınızdan yüklü miktarda para çekilebilir. 

Bu gibi dolandırıcılıklarda para kaybetme ihtimalini azaltmak için satıcıların hizmet sözleşmesini ve iade politikalarını inceleyin. Müşteri yorumlarına göz atın. Çok fazla kişisel bilgi paylaşmanız isteniyorsa, şüpheyle yaklaşın. 

Para kuryesi dolandırıcılığı

Suçlular, pandemi günlerinde normalleşen evden çalışma kavramını veya online arkadaşlık hizmetlerini kullanarak kişilerin aklını çelmeye çalışırlar. Güven kazandıktan sonra para veya bir çek yollarlar, daha sonra kurbanın bunu başka birine yollamasını isterler. Bu durumun çeşitli sonuçları vardır. İlk aşamada temiz olan bir çek, daha sonra sahte çıkabilir ve banka bu çeki sizin ödemenizi isteyebilir veya bir suç olayının parçası olan bir parayı taşıyor olabilirsiniz. Kendinizi yasal anlamda sıkıntılı bir durumun içinde bulabilirsiniz.

Burada verebileceğimiz tavsiye aslında çok basittir; istenilen iş için bir müşteriden sözde başka bir müşteriye veya taşerona para transferi yapılması isteniyorsa, bu görevi kabul etmeyin. Ya da online randevu ile tanıştığınız kişi, sizden kendi adına bir yere para göndermenizi istiyorsa bu durumdan şüphelenin ve reddedin. 

Piyango ve ödül dolandırıcılığı

Bu tür dolandırıcılıklar genellikle potansiyel kurbanın, para veya lüks bir ödül kazandığını belirten bir e-posta, telefon veya metin mesajı almasıyla başlar. Mesajda kısıtlı bir zamana sahip olunduğu belirtilir, ödülü almak için vergi, gönderi masraflarını veya başka hayali masrafları karşılamak üzere bir miktar para ödemesi istenir. Ancak kurban, istenenleri ödedikten sonra hiçbir ödüle kavuşmaz.

Başka bir yöntemde ise; kurbanlardan büyük ödül kazandıran bir yarışmaya veya piyangoya katılması istenir. Kazanma şansını yükseltmek veya çekilişe daha fazla katılım hakkı sağlamak amacıyla ödeme yapmaları söylenir. Ancak bu durum, kurbanın dolandırılmasıyla sonuçlanır. 

Zorlukla kazandığınız paranızı bu gibi dolandırıcılıklarda kaybetmemek için bir spam filtresi kullanabilirsiniz. Bu sayede dolandırıcılıkla ilgili birçok e-postanın, posta kutunuza ulaşmasını engellemiş olursunuz. Ancak yine de bu e-postalardan bazıları gelen kutunuza gelirse, herhangi bir yarışmaya veya piyangoya katılmadığınızdan emin olun ve bu e-postayı spam olarak işaretleyin. 

Vergi dolandırıcılığı

Popüler taktiklerden biri, yerel bir vergi kurumunun kimliğine bürünerek kimlik hırsızlığına yönelik e-postaları kullanmaktır. Bu yolla kurbanlardan hassas kişisel ve finansal bilgileri elde etmeye çalışılır ve bu bilgiler dolandırıcılık için kullanılır. Bu gibi saldırılarda sahtekarlar, vergi beyannamenizde bir yeri yanlış doldurduğunuzu iddia ederek veya vergi ödemenizin tarihinin geçtiğini ve hemen ödemezseniz cezalarla karşılaşacağınızı belirterek korkutma taktikleri yoluyla kandırmaya çalışır.

Kendinizi koruyabileceğiniz birçok yol vardır. Yerel vergi kurumundan gelen bir e-posta alırsanız, bunun gerçek olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, vergi kurumunuzla iletişime geçerek bunu doğrulamaktır. Tehdit içerdiğini düşündüğünüz bir arama alırsanız, arayan kişinin adını ve bilgilerini isteyin ve yine ilgili kurumdan bu bilgileri doğrulayın. 

Yatırım dolandırıcılığı

Yatırım dolandırıcılıklarında anlatım bazen farklı olsa da ana mesaj aynıdır: Yatırımınızı hızlı ve kolay şekilde katlayın. Dolandırıcılar çeşitli stratejiler kullanarak kurbanlarını kandırmaya çalışır. Genellikle ilk başlangıç noktaları ise e-posta gibi bir yolla iletişim kurmaktır. 

Öncelikle, unutmayın ki kolay para kazanmanızı sağlayacak garantili bir yatırım veya yöntem yoktur. İlginizi çeken veya size hitap edebileceğini düşündüğünüz bir teklifle karşılaştığınızda, teklifi ve teklifle ilgili şirketi kesinlikle araştırmalısınız. 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/5-siber-dolandiricilik-yontemi.png</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/5-siber-dolandiricilik-yontemi.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/5-siber-dolandiricilik-yontemi_t.png"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/5-siber-dolandiricilik-yontemi.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/5-siber-dolandiricilik-yontemi/11187/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Jan 2021 00:42:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[WhatsApp, geri adım atmayacağını açıkladı]]></title>
			<description><![CDATA[Twitter'dan açıklama yapan WhatsApp, güncellenen gizlilik politikalarından geri adım atmayacağını belirterek, mevcut mesajlaşma ve aramaların gizliliğinin korunacağını söyledi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[WhatsApp, son dönemde tartışılan gizlilik politikasındaki değişikliklere yönelik açıklama yaptı.

Yüzde 100 net olmak istediğini belirten WhatsApp, Twitter'dan açıklama yaptı.

WhatsApp'tan yapılan açıklamada öne çıkan, geri adım atılmayacağı yönünde oldu. Bu sırada kullanıcılar da alternatif mesajlaşma ve arama uygulamalarına yöneldi.

"ARKADAŞLARINIZ VE AİLENİZLE OLAN MESAJLARINIZ GİZLİLİĞİNİ ETKİLEMEZ"

Twitter'dan yapılan açıklamada, “Bazı söylentilere değinmek ve yüzde 100 net olmak istiyoruz. Özel mesajlarınızı uçtan uca şifreleme ile korumaya devam ediyoruz. Gizlilik politikasındaki güncelleme, arkadaşlarınız veya ailenizle olan mesajlarınızın gizliliğini etkilemez.” ifadeleri kullanıldı.

 


İNTERNET SİTESİNDEN YAPILAN AÇIKLAMA

WhatsApp internet sitesinde, "Yakın zamanda gizlilik politikamızı güncelledik ve çok sayıda düşünceli soru aldık. Bazı dedikodularla birlikte, aldığımız bazı soruları cevaplamak istiyoruz." ifadeleri kullanıldı.


Açıklamada, "Gizlilik politikamızdaki güncellemenin, arkadaşlarınız veya ailenizle olan mesajlarınızın gizliliğini hiçbir şekilde etkilemediğini açıklığa kavuşturmak istiyoruz. Bunun yerine, bu güncelleme isteğe bağlı olan, verileri nasıl topladığımız ve kullandığımız konusunda daha fazla şeffaflık sağlayan WhatsApp'ta bir işletmeye mesaj göndermeyle ilgili değişiklikleri içerir." denildi."MESAJ GİZLİLİĞİNİZİ HİÇBİR ŞEKİLDE ETKİLEMİYOR"

KULLANICI KAYBEDİYOR

Ancak kullanıcıların büyük bir kısmı, WhatsApp'ın kişisel verileri çeşitli şirketlerle paylaşması gerekçesiyle ortaya bir hak ihlali çıktığını belirterek uygulamayı kaldırdı
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/whatsapp-geri-adim-atmayacagini-acikladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/whatsapp-geri-adim-atmayacagini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/whatsapp-geri-adim-atmayacagini-acikladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2021/01/whatsapp-geri-adim-atmayacagini-acikladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/whatsapp-geri-adim-atmayacagini-acikladi/11073/</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 13:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Casus yazılım WhatsApp üzerinden cep telefonlarını hedef aldı]]></title>
			<description><![CDATA[İsrailli NSO Grup'un geliştirdiği casus yazılımın, telefonların popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden hedeflenen cep telefonlarına bulaştığı bildirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyanın en popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp, hemen hemen herkes tarafından kullanılıyor. Uygulamanın bu kadar popüler olması, internet korsanlarının da bir numaralı hedefi haline gelmesine neden oluyor.

Mayıs ayının başlarında WhatsApp taki sesli aramalar aracılığıyla birçok kullanıcının telefonuna bulaşan zararlı yazılım, telefonların gizlice gözetlenmesine neden oldu. Üstelik bu casus yazılımdan hem Android hem de iOS kullanıcıları etkilenmiş durumda.

ÇAĞRIYLA TELEFONA GİREN VİRÜS

İsrailli firma NSO Group tarafından geliştirilen kötü amaçlı yazılım, WhatsApp sesli aramalar esnasında kullanıcıların telefonuna sızıyor ve telefonu ele geçiriyor.

YANIT VERMESENİZ BİLE...

Üstelik kullanıcı aramaya yanıt vermese bile sızma gerçekleşebiliyor.

ARAMA KAYDINIZ SİLİNİYOR, FARK EDEMEZSİNİZ

Daha sonra ise zararlı yazılım otomatik olarak arama kaydını silerek kullanıcıların fark etmesini engelliyor.

WHATSAPP ÇALIŞMALARA BAŞLADI

WhatsApp, söz konusu açığı kapatma çalışmalarına geçtiğimiz cuma gününden itibaren başladığını açıkladı. Şirket, kaç kullanıcının bu zararlı yazılımdan etkilenerek bilgilerinin çalındığını ise henüz açıklamadı.

Söz konusu casus yazılımı üreten İsrail firması NSO Group, çeşitli casus yazılımlar üretip, terörizm ve suçla mücadeleye destek olmak için bu yazılımları hükümetlere satmasıyla biliniyor.

Kendi yazılım kodlarının başka kişilerin eline geçtiğini belirten şirket, WhatsApp'taki bu sorun hakkında üzgün olduklarını açıkladı.

NSO Group sözcüsü, ''Şirketimiz yalnızca istihbarat ve kanun uygulayıcı kurumlar tarafından talep edilen teknolojiler üzerinde çalışıyor. Şirketimiz, ürettiği herhangi bir yazılımı bir kişi veya kurumu hedef alacak şekilde asla kullanamaz. Söz konusu ihlalin nasıl oluştuğunu biz de araştıracağız.'' ifadelerini kullandı.



Uluslararası Af Örgütü'nde çalışan bir araştırmacı da casus yazılımdan etkilenen WhatsApp kullanıcıları arasında bulunuyor. Uluslararası Af Örgütü bu durumdan dolayı İsrail Savunma Bakanlığı'ndan NSO şirketinin ihracat lisansının iptal edilmesini istedi.

Uluslararası Af Örgütü'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: '' NSO şirketi, geliştirdiği yazılımları insan hakları ihlalleriyle bilinen hükümetlere satıyor ve hükümetler de bu yazılımları  aktivistleri ve eleştirmenleri takip etmek için kullanıyor. İsrail savunma bakanlığı, NSO'nun insan hakları savunucularına yönelik saldırılarla ilişkilendiren kanıtları görmezden geldi. NSO şirketinin  geliştirdiği yazılımlar, uygun kontrol ve gözetim olmadan pazarlandığı sürece Uluslararası Af Örgütü personelinin ve dünyadaki diğer aktivistlerin, gazetecilerin ve muhaliflerin hak ve güvenliği risk altındadır. ”

NSO Grup ise konuyla ilgili açıklama yapmadı.

CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİNDE DE İSİMLERİ GEÇTİ

İsrail şirketinin geliştirdiği bir casus yazılımın ismi, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde geçmişti.

Toronto Üniversitesine bağlı Citizen Lab kuruluşu, Suudi Arabistan'ın NSO Grup'tan aldığı "Pegasus" adlı casus yazılım teknolojisiyle Kaşıkçı'yı izlediğini ortaya çıkarmıştı.

@eshteknoloji
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/05/casus-yazilim-whatsapp-uzerinden-cep-telefonlarini-hedef-aldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/05/casus-yazilim-whatsapp-uzerinden-cep-telefonlarini-hedef-aldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/05/casus-yazilim-whatsapp-uzerinden-cep-telefonlarini-hedef-aldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/05/casus-yazilim-whatsapp-uzerinden-cep-telefonlarini-hedef-aldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/casus-yazilim-whatsapp-uzerinden-cep-telefonlarini-hedef-aldi/7404/</link>
			<pubDate>Tue, 14 May 2019 12:32:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternette gizliliğiniz tehlikede! Her üç kullanıcıdan biri...]]></title>
			<description><![CDATA[İnternet üzerinde paylaşılan kişisel veri miktarı artmaya devam ettikçe, bir kısım insan çevrim içi gizliliğin hiçbir şekilde korunamayacağını düşünmeye başladı.Kaynak: İnternette gizliliğiniz tehlikede! Her üç kullanıcıdan biri... ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yapılan son araştırmada, Türkiye’deki kullanıcıların yaklaşık üçte birinin (%37) internette gizliliklerini nasıl koruyacağını bilmediği tespit edildi. Türkiye’de insanların neredeyse tamamının (%98) her gün defalarca girdiği internet, artık modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

Bu da kullanıcıların kişisel bilgilerini kontrol altında tutmasını inanılmaz derecede zorlaştırıyor. Kaspersky Lab tarafından yapılan son araştırmada, Türkiye’deki kullanıcıların %16’sının kendileri veya aileleri hakkındaki herkese açık olmaması gereken özel bilgilere internette rastladığı belirlendi. 18 yaş altındakiler için ise bu oran META (Orta Doğu, Türkiye ve Afrika) bölgesinde %20’ye ulaşıyor.

İnternette daha az görülür olmak için çaba gösterip bunda başarısız olmak, “gizlilik tükenişi” adı verilen bir duruma yol açıyor. Gizlilik tükenişi, üçüncü tarafların kişisel bilgilerinizden yararlandığına ve buna direnç göstermenin anlamsız olduğuna inanıp sürekli gergin yaşamayla gelişiyor.

Gerçekten de bazı insanlar gizlilik ihlallerine karşı yapılabilecek hiçbir şey olmadığını düşünüyor. Türkiye’de kullanıcıların %37’si internette gizliliklerini nasıl koruyacağını bilmiyor, %13’ü ise gizliliklerini artırmayla ilgilenmediklerini belirtiyor.

Gizlilik konusunda hissedilen bu çaresizlik insanların internet üzerindeki davranışlarını da etkiliyor. Türkiye’de kullanıcıların %11’i cihazlarından internete girerken gizliliklerini korumaya yarayan, tarayıcı geçmişini düzenli temizlemek veya çevrim içi takip özelliklerini engelleyen özel eklentiler kurmak gibi ekstra önlemler almıyor.

Kaspersky Lab Tüketici Ürünleri Pazarlama Müdürü Marina Titova, “Veri sızıntılarındaki artışla birlikte kişisel verileri yönetmenin de giderek zorlaşması, tüketicilerin kontrolü kaybettiklerini hissetmelerine ve dijital gizlilik konusunu düşünmekten bıkmalarına neden oluyor.

Bu sorunu ortadan kaldıracak sihirli bir çözüm bulunmasa da riski azaltmak için birçok yol mevcut. Temel dijital hijyen ile başlayan bu süreç dijital gizliliği sağlamaya yardımcı olan gelişmiş araç ve teknolojilerin kullanılmasına kadar uzanıyor.” dedi.

Bu sorunu uzun süre görmezden gelmek büyük sorunlara yol açabiliyor. Günümüzde çok sayıda siber suçlu insanların gizliliklerini ihlal edip kişisel bilgilerinden yararlanarak para kazanmaya çalışıyor.

Dijital güvenliğinizi korumak istiyorsanız Kaspersky Lab size şu temel adımları izlemenizi öneriyor:

Dijital izlerinizi yönetmeye başlayın. Hesaplarınızın bir listesini tutun ve verilerinize herkesin erişip erişmediğini düzenli olarak kontrol edin. İkinci bir e-posta adresi alın.

İnternette dolaşmayı daha güvenli hale getirecek özel dijital araçlar kullanın. Bu araçlar Gizli Gezinti veya web kamerası ya da mikrofona erişebilen güvensiz uygulamaları tespit etme gibi özellikler sunar.

Gizlilik ihlali risklerini en aza indiren özelliklere sahip olan, Kaspersky Security Cloud,Kaspersky Secure Connectionve Kaspersky Password Manager gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/04/internette-gizliliginiz-tehlikede-her-uc-kullanicidan-biri.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/04/internette-gizliliginiz-tehlikede-her-uc-kullanicidan-biri.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/04/internette-gizliliginiz-tehlikede-her-uc-kullanicidan-biri_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2019/04/internette-gizliliginiz-tehlikede-her-uc-kullanicidan-biri.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/internette-gizliliginiz-tehlikede-her-uc-kullanicidan-biri/7309/</link>
			<pubDate>Fri, 26 Apr 2019 11:13:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cep telefonu, tablet ve bilgisayara 12 taksit müjdesi]]></title>
			<description><![CDATA[Cep telefonu, tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesine ilişkin yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) cep telefonu, tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesine ilişkin yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.Buna göre Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmeliğin 12/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "cep telefonu, tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 6 ayı aşamaz" ibaresi "tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 6 ayı, fiyatı 3 bin 500 Türk lirasına kadar olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 12 ayı, fiyatı 3 bin 500 Türk lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 6 ayı aşamaz" şeklinde değiştirildi.&nbsp;Aynı yönetmeliğe geçici 4'üncü madde eklenerek, "Fiyatı 3 bin 500 Türk lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerde 6 ay olan vade sınırı 31 Ocak 2019'a kadar 12 ay olarak uygulanır." ifadelerine yer verildi.Tablet ve bilgisayara alımlarında kredi vadesi 6 ayı aşamayacakFinansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı ve yürürlüğe girdi.Yönetmeliğin 11/A maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "cep telefonu, tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 6 ayı aşamaz" ibaresi "tablet ve bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 6 ayı, fiyatı 3 bin 500 Türk lirasına kadar olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 12 ayı, fiyatı 3 bin 500 Türk lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi 6 ayı aşamaz." şeklinde değiştirildi.İlgili yönetmeliğe "Fiyatı 3 bin 500 yüz Türk lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerde 6 ay olan vade sınırı 31 Ocak 2019'a kadar 12 ay olarak uygulanır." geçici 5'inci madde eklendi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/cep-telefonu-tablet-ve-bilgisayara-12-taksit-mujdesi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/cep-telefonu-tablet-ve-bilgisayara-12-taksit-mujdesi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/cep-telefonu-tablet-ve-bilgisayara-12-taksit-mujdesi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/cep-telefonu-tablet-ve-bilgisayara-12-taksit-mujdesi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/cep-telefonu-tablet-ve-bilgisayara-12-taksit-mujdesi/6172/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 13:22:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tarihi anlar... Mars'a iniş yaptı]]></title>
			<description><![CDATA[Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı NASA, Mars keşif aracı InSight'i, Kızıl Gezegen'in yüzeyine indirdi. Uzay aracının yolculuğu 6 ay sürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[NASA’dan yapılan açıklamada, Mars’ta sismik inceleme yapacak ve kızıl gezegenin yer altı katmanlarına ilişkin veri toplayacak uzay aracının, 6 aylık yolculuktan sonra 480 milyon kilometreden fazla mesafe katederek güvenli şekilde Mars’a indiği belirtildi.Açıklamada, InSight uzay aracının, Mars’ın atmosferinde 6 dakika 45 saniyelik yolculuğun ardından gezegene iniş yaptığı bildirildi.Atmosfere girmesiyle hızı giderek artan aracın, paraşütlerini açarak kızıl gezegene çarpma etkisini azalttığı belirtilen açıklamada, aracın, Mars’ın kuzey yarım küresinde bir platoya indiği kaydedildi.Aracın ilk 6 hafta boyunca herhangi bir araştırma yapmayacağı kaydedilen açıklamada, bilim adamlarının bu süre zarfında InSight’ın genel durumunu izleyeceği ifade edildi.Bu süre sonrasında ise aracın robotik kolunun, aracın sismometresini Mars’ın yüzeyine bırakacağı ve sismometrenin, 40 günde gezegenin zemininin yaklaşık 2 metrelik derinliğine inerek titreşimleri kaydetmeye başlayacağı belirtildi.İLK GÖRÜNTÜ YAYIMLANDIUzay aracının iniş haberini NASA sosyal medya hesabından da duyurdu. Bir fotoğrafın da yer aldığı mesajda, “Lens kapağı henüz açılmadı. Yeni evimden size ilk görüntüyü gösteriyorum” ifadelerine verildi.&nbsp;&nbsp;]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/tarihi-anlar-mars-a-inis-yapti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/tarihi-anlar-mars-a-inis-yapti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/tarihi-anlar-mars-a-inis-yapti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/tarihi-anlar-mars-a-inis-yapti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/tarihi-anlar-mars-a-inis-yapti/6167/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Nov 2018 12:07:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eski bilgisayarlarınızı atmayın! İçinden altın çıkabilir]]></title>
			<description><![CDATA[Bilgisayarın içinden altın çıkaran adam görenleri şaşırttı. Ancak bu işlem bir ay gibi uzun bir sürede olsa da uğraşmaya değdi. İşte eski bilgisayarın içinden adım adım altın çıkarılan o anlar...
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Süper iletken olduğu için işlemcilerin pinlerinde kullanılan altın, işe yaramayan işlemcilerin toplanmasıyla bakın nasıl değerli hale geliyor. (CNET)Bilgisayarından altın çıkarttı1&nbsp;/ 39Gördüğünüz bu eski bilgisayar parçaları, yani anakart ve özellikle de işlemci aslında içinde altın barındırıyor!2&nbsp;/ 39İşte adım adım bilgisayar parçalarından altının çıkarıldığı o görüntüler...3&nbsp;/ 39Altın süper iletken olduğu için işlemcilerin pinlerinde kullanılıyor.4&nbsp;/ 39Ancak artık işe yaramayan onlarca işlemci bir araya geldiğinde ortaya ilginç bir görüntü çıkıyor.5&nbsp;/ 396&nbsp;/ 397&nbsp;/ 398&nbsp;/ 399&nbsp;/ 39İçinde nitrik asidin bulunduğu kovaya elimizdeki işlemcileri doldurarak işleme başlıyoruz.10&nbsp;/ 39Ve işlemci çözülmeye başlıyor...11&nbsp;/ 39Yavaş yavaş altınları görmeye başlıyoruz!12&nbsp;/ 39Ve kovadan altınları ayıklıyoruz!13&nbsp;/ 3914&nbsp;/ 3915&nbsp;/ 39Altının ayıklanabilmesi için 1 ay boyunca asitli suda işlemcilerin kalması gerekiyor.16&nbsp;/ 3917&nbsp;/ 39Şimdi bir sonraki aşamaya geçiyoruz. Nitrik asit, hidroklorik asit ayrı kaplarda bekletiliyor.18&nbsp;/ 39Bu iki asidi bir araya getiriyoruz. Nitrik asitin karıştırılması sonucu 'Kral Suyu' denilen özel bir asit elde ediyoruz.19&nbsp;/ 39Bu asidi de işlemcilerin olduğu kaba boşaltıyoruz.20&nbsp;/ 39İşte böyle...21&nbsp;/ 3922&nbsp;/ 39Zaman geçtikçe işlemciler çözülmeye başlıyor.23&nbsp;/ 39Şimdi de huni aracılığıyla yeni bir kaba boşaltıyoruz.24&nbsp;/ 3925&nbsp;/ 3926&nbsp;/ 39Şimdi de sodyum metabisülfit dolu kapla karışım zamanı...27&nbsp;/ 3928&nbsp;/ 3929&nbsp;/ 3930&nbsp;/ 3931&nbsp;/ 39Şimdi de saç kurutma makinesini kaba tutuyoruz...32&nbsp;/ 3933&nbsp;/ 3934&nbsp;/ 3935&nbsp;/ 39Şimdi bu kurumuş parçacıkları ateşe atıyoruz...36&nbsp;/ 3937&nbsp;/ 3938&nbsp;/ 39İşte sonuç...39&nbsp;/ 39Onlarca işlemcinin içinden 7 gram altın çıktı... Ancak bu yöntem evde denendiği takdirde olumsuz sonuçlar doğurabilir, evde uygulamayınız.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/eski-bilgisayarlarinizi-atmayin-icinden-altin-cikabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/eski-bilgisayarlarinizi-atmayin-icinden-altin-cikabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/eski-bilgisayarlarinizi-atmayin-icinden-altin-cikabilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/11/eski-bilgisayarlarinizi-atmayin-icinden-altin-cikabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/eski-bilgisayarlarinizi-atmayin-icinden-altin-cikabilir/6057/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Nov 2018 12:07:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hacker'lar açık keşfetti! WhatsApp mesajları tehlikede]]></title>
			<description><![CDATA[WhatsApp'ta hacker'ların sizin adınıza arkadaş listenizdeki kişilere mesaj göndermesine olanak sağlayan bir açık keşfedildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sosyal medya devi Facebook’un bünyesinde bulunan WhatsApp, milyonlarca kullanıcısını tehdit eden sistem açığı ile gündemde. Zira Popüler mesajlaşma platformu sahte haberlerin yayılmasını engellemeye çalıştıkça maalesef yeni sorunlar ortaya çıkmaya devam ediyor.Check Point tarafından ortaya çıkartılan yeni WhatsApp açığı pek çok kullanıcıyı doğrudan ilgilendiriyor.Yeni güvenlik açığı kullanılarak mesajlara müdahale edilip içeriklerinin değiştirilebildiği ifade ediliyor.Firma WhatsApp'ta hacker'ların sizin adınıza arkadaş listenizdeki kişilere mesaj göndermesine olanak sağlayan bir açık keşfetti.Check Point araştırmacılarına göre, hacker'lar WhatsApp güvenlik protokolündeki bir açıktan faydalanarak mesaj içeriklerini değiştirdiğini tespit etmiş durumda.Bu sayede bilgisayar korsanları bir kullanıcının bir grup sohbetteki mesaj içeriğini değiştirebiliyor veya bir grup sohbetinde alıntı özelliğini kullanarak göndericinin kimliğini değiştirebiliyor.Güvenlik uzmanları söz konusu taktik sayesinde, sahte haber içeriklerinin tüm dünyada yayılmasının mümkün hale getirildiğinin de altı çiziliyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/08/hacker-lar-acik-kesfetti-whatsapp-mesajlari-tehlikede.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/08/hacker-lar-acik-kesfetti-whatsapp-mesajlari-tehlikede.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/08/hacker-lar-acik-kesfetti-whatsapp-mesajlari-tehlikede_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/08/hacker-lar-acik-kesfetti-whatsapp-mesajlari-tehlikede.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/hacker-lar-acik-kesfetti-whatsapp-mesajlari-tehlikede/5319/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Aug 2018 13:12:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzay-Zaman, Dolaşıklığın Bir Ürünü Olabilir]]></title>
			<description><![CDATA[İki araştırmacı, fiziğin önde gelen kuramlarından olan genel görelilik ile kuantum mekaniği arasında potansiyel bir köprü keşfetti ve bu da fizikçilerin uzay ve zamanın doğası hakkında yeniden düşünmelerini gerektirebilir.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[1970’li yıllarda fizikçiler Stephen Hawking ve Jacob Bekenstein,&nbsp;kara deliklerin yüzey alanları ile&nbsp;entropilerini belirleyen mikroskobik kuantum yapıları arasında bir bağlantı fark etti. Bu da Einstein’ın genel göreliliği ile kuantum mekaniği arasında kurulan ilk bağlantı olarak kayıtlara geçti. 30 yıla yakın süre sonra ise kuramsal fizikçi Juan Maldacena, kütleçekim ile kuantum dünyası arasında bir başka bağlantı gözlemledi. Bu bağlantı, bir nesnenin farklı yüzey bölgeleri arasındaki dolaşıklık miktarını değiştirerek, uzay-zamanın yaratılabileceğini veya yok edilebileceğini öne süren bir modelin geliştirilmesine yol açtı.&nbsp;Diğer bir deyişle bu model, uzay-zamanın, nesneler arasındaki dolaşıklığın bir ürünü olduğunu öne sürüyor. Bu düşünceyi daha derinlemesine incelemek için, Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden (Caltech) ChunJun Cao ve Sean Carroll, uzay-zamanın kuantum dolaşıklıktan meydana çıktığı yapıyı kullanarak, kütleçekimin&nbsp; (genel görelilikten aşina olduğumuz) dinamik özelliklerini türetip türetmeyeceklerini görmek için yola koyuldular. Çalışmalarını, çevrimiçi arXiv platformunda yayımladılar. Hilbert uzayı adı verilen soyut bir matematiksel kavram yardımıyla, Cao ve Carroll kuantum dolaşıklık üzerinde hüküm süren denklemler ile Einstein’ın genel görelilik denklemleri arasında benzerlikler bulmayı başardılar. Bu da, uzay-zamanın ve kütleçekimin, dolaşıklıktan ortaya çıktığı fikrini destekliyor. Her Şeyin Kuramı Günümüzde, evrenimizin fiziksel özellikleri hakkında bildiğimiz neredeyse her şey, genel görelilik veya kuantum mekaniğinden birisi ile açıklanabilir. Genel görelilik,&nbsp;gökadalar ve gezegenler gibi çok büyük ölçekteki hareketleri açıklamakta iyi bir iş çıkarırken, kuantum mekaniği ise atomlar ve atomaltı parçacıklar gibi çok küçük ölçekteki dünyayı anlamamızda bize yardımcı oluyor.&nbsp;Ama yine de bu iki kuram, birbirleri ile pek uyumlu görünmüyor. Bu da fizikçileri&nbsp;“her şeyin kuramı”nı, yani uzay ve zamanın doğası da dahil her şeyi açıklayan bulunması zor bir kuramın arayışına itti. Kütleçekim ve uzay-zaman, “her şeyin” önemli bir parçası olduğundan, Carroll’a göre göre yaptıkları çalışma, genel görelilik ile kuantum mekaniğini uzlaştıran kuramın arayışında ilerleme kaydedilmesini sağlayabilir. Fakat yine de, çalışmalarının tartışmaya açık ve dar kapsamlı olduğuna da dikkat çekiyor. “Çalışmamız, en azından şimdilik, doğanın diğer kuvvetleri hakkında pek bir şey söylemiyor. Bu nedenle ‘her şeyi’ birbirine entegre etmekten henüz çok uzağız,” diye ekliyor Carroll. Yine de, eğer böyle bir kuram bulabilirsek, bilimcilerin günümüzde karşılaştıkları en büyük sorunların bir kısmına cevap bulabiliriz. Örneğin karanlık maddenin, karanlık enerjinin, kara deliklerin ve diğer gizemli kozmik nesnelerin gerçek doğasını anlayabiliriz. Araştırmacılar, bilgi işlem teknolojilerinin geliştirilmesi konusunda halihazırda kuantum dünyasının nimetlerinden faydalanıyorlar ve her şeyin kuramı, insanların kafasını karıştırmaya devam eden konulara yeni bakış açıları getirerek, bu süreci hızlandırabilir. Kuramsal fizikçilerin her şeyin kuramını arayış süreçleri hala bir nebze “düzensiz” olsa da, tartışmaya açık olsun veya olmasın, her bir yeni araştırma bizi bu kurama ve insanlığın evreni anlayışında yeni bir çağa öncülük etmesine bir adım daha yaklaştırıyor. Kaynak: Scientists Are Rethinking the Very Nature of Space and Time &lt; https://futurism.com/rethinking-space-time-nature/ &gt; Referans: Bulk Entanglement Gravity without a Boundary: Towards Finding Einstein’s Equation in Hilbert Space &lt; https://arxiv.org/abs/1712.02803 &gt;Bu yazının kaynağı:&nbsp;https://bilimfili.com/uzay-zaman-dolasikligin-bir-urunu-olabilir/]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/01/uzay-zaman-dolasikligin-bir-urunu-olabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/01/uzay-zaman-dolasikligin-bir-urunu-olabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/01/uzay-zaman-dolasikligin-bir-urunu-olabilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2018/01/uzay-zaman-dolasikligin-bir-urunu-olabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/uzay-zaman-dolasikligin-bir-urunu-olabilir/3470/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Jan 2018 19:18:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAŞKAN DR.KERİMOĞLU'NA BİR ÖDÜL DAHA]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de bir ilk olan “Çocuk İzleme Masası” projesiyle “Yılın Büyükşehir İlçe Belediye Başkanı Ödülünü” aldı.Özel Kalem Dergisi tarafından düzenlenen 9.Yerel Yönetim Ödülleri .Özel Kalem Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erengül Bilenser tarafından Başkan Dr.Bülent Kerimoğluna takdim edildi. (Başkan Dr.Bülent Kerimoğlu Avrupa Konseyi Toplantısında olduğu için  ödül törenine katılamamıştı.)]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[-Bakırköy Belediye Başkanlığı ile&nbsp;Çocuk Hakları Zirvesi&nbsp;ve&nbsp;Kalkınma Derneğitarafından 2016 yılında açılan “Çocuk Masası” büyük ilgi görüyor. Bu projenin daha da güçlü olması için Bakırköylü'ler,&nbsp;“Söz Küçüklerin Dinlemek Büyüklerin”&nbsp;sloganıyla “herşey çocuklarımız için” diyerek; akademisyeni, doktoru, avukatı, pedagogu, psikologu, eğitmeni, sanatçısı, siyasetçisi, sporcusu, danışmanı, halk ve mahalle muhtarları ile birlikte&nbsp; kolları sıvadı...“Bu Masada Söz Küçüklerin Dinlemek Büyüklerin” projesiyle 2016 yılında yola koyulan Bakırköy Belediye Başkanlığı ile&nbsp;Çocuk Hakları Zirvesi ve Kalkınma Derneği&nbsp;yaptığı çalışmalarla Türkiye genelinde büyük ilgi görüyor.Çocukların özel ilgi ve destek görme hakları olduğu düşüncesini temel alarak yapılan çalışmalar neticesinde, her türlü ihtimal, istismar ile fena muameleye karşı çocuğu korumak amacıyla, protokola dayalı olarak&nbsp;Bakırköy Belediye Başkanlığı'nın öncülüğü'nde kurulan&nbsp;“Bakırköy Çocuk Masası”&nbsp;sadece İstanbul'da değil tüm Türkiye'de çocukları dinliyor ve onlara kucak açıyor.&nbsp;&nbsp;Bakırköy'de, çocuk ve gençlere yönelik istismar, şiddet, madde bağımlılığı, ihmal ve suça yöneltme vakalarındaki artışı ortadan kaldırmak amacıyla kurulan “Bakırköy Çocuk Masası”&nbsp; Bakırköy Kaymakamlığı'nın da destek vermesiyle daha da güçlendi.BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI DR. KERİMOĞLU "HERŞEY GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLAR İÇİN"Projede yer alan paydaşlar olarak hazırlıklara çocukların bu projeden beklentilerini dinleyerek başladıklarını ifade eden Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu:"Türkiye’de bir ilk olan bu çalışmalarımızla çocuklarımız burada tıbbi, psikolojik ve hukuki destek alıyorlar. Bir diğer amacımız da çocuğa yönelik şiddet, istismar ve hatta tecavüze varan eylemlerin önüne geçmek.&nbsp;Hümanist, özgürlükçü, eşitlikçi, akılcı ve çağdaş dünyayla barışık evlatlar yetiştirmek ise en büyük amacımız.&nbsp;“Çocuk İzleme Masası” sadece Bakırköy’deki çocuklarımıza değil Türkiye’nin her köşesindeki çocuklarımıza da hizmet vermeye başladı. Daha uzun hedefli olarak bu modelin yerelden genele yayılmasını sağlayarak,&nbsp;Türkiye'nin neresinde olursa olsun, çocuklarımızın gereksinim duydukları konularda çözüm merkezlerine ulaşmalarını ve onları doğru bilgi, beceri geliştirme ve uzman kaynaklarla buluşturmak gayretindeyiz. Ayrıca, “Çocuk Masası” protokolü kapsamında çocukların insani gelişmişliğine katkıda bulunarak, kalkınmış bir toplumu oluşturabilecek hem yerel hem de genel düzeyde iyi bir yönetişim modelinin geliştirilmesi'nde katkıda bulunmak amacındayız." dedi.BAKIRKÖY ÇOCUKLAR İÇİN OMUZ OMUZABakırköy Belediye Başkanlığı ev sahipliği'nde,&nbsp; Çocuk Hakları Zirvesi ve Kalkınma Derneği öncülüğü'nde kurulan; Belediye ve Kaymakamlığa bağlı ilgili diğer birim müdürlüklerinin de desteği ile 35 Sivil Toplum Kuruluşu, 60'ın üzerinde akademisyen, doktor, avukat, pedagog, psikolog, eğitmen, sanatçı, siyasetçi, sporcu, 20'nin üstünde danışman , üniversite ve Bakırköy'ün 15 mahalle muhtarlarının da dahil olduğu güçbirliği ile “Bakırköy Çocuk Masası” kurulmuş.&nbsp; Şimdi ise, 21 Kasım 2017 tarihinde Bakırköy Belediye Başkanlığı Tıp Merkezi bünyesi içinde mevcut tüm sağlık birimlerinin katılım ve katkılarıyla “Çocuk Masası Sağlık ve Sosyal Çocuk Destek İstasyonu” da Dünya Çocuk Hakları Günü'nde hizmete açılacak.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/11/baskan-dr-kerimoglu-na-bir-odul-daha.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/11/baskan-dr-kerimoglu-na-bir-odul-daha.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/11/baskan-dr-kerimoglu-na-bir-odul-daha_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/11/baskan-dr-kerimoglu-na-bir-odul-daha.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/baskan-dr-kerimoglu-na-bir-odul-daha/3214/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Nov 2017 10:21:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CERN: Evren aslında var olmamalıydı]]></title>
			<description><![CDATA[Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde çalışan bilim insanları yaptıkları araştırma sonucunda evrenin varlığına akıl erdiremediklerini belirterek “Evren aslında var olmaması gerekiyordu” ifadesini kullandılar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ndeki (CERN) bilim insanları, evrenin neden ortaya çıktığı anda kendini yok etmediğini bulmak için madde ve anti madde arasındaki farkları araştırmaya başladıklarını, farklı kütleleri, elektrik yükü gibi bir dizi olasılıkları deneyerek çalışma yaptıklarını belirterek “Bir fark bulamadık. Evrenin aslında var olmaması gerektiği sonucuna vardık” görüşünü dile getirdiler. Araştırmanın yazarı Christian Smorra, "Bütün gözlemlerimiz, madde ve anti madde arasında bir simetri olduğunu ortaya çıkardı Bu yüzden aslında evren var olmaması gerekiyor. Burada bir yerde asimetrinin var olması gerekiyor, fakat biz fark nerede anlamıyoruz. Simetri kırılmasının kaynağı nedir?" şeklinde açıklama yaptı. Smorra, sözlerine şöyle devam etti: “En son olasılık madde ve anti-maddenin farklı manyetizmasıydı. Ancak yeni araştırmalar, madde ve anti-maddenin bir şekilde birbiriyle aynı olduklarını gösteriyor. Bu da evrenin neden hala var olduğu sorusuna daha da gizem katıyor.”Somorra, bilim insanlarının anti-maddenin manyetizmasını her zamankinden daha hassas bir biçimde ölçmesi sonucunda maddenin ve anti maddenin tam simetrik görünüşüne şaşırdıklarını belirterek şunları kaydetti: “CERN araştırması, anti-maddenin fiziksel bir taşıyıcı içinde tutulması imkânsız olduğu için bilim adamlarının anti-protonları özel "penning tuzakları"nda yakaladığını gördü”.Çalışmayı yapan araştırmacı grubunun sözcüsü Stefan Ulmer ise yaptığı açıklamada "Bu kadar kısa sürede gerçekleşen bu muazzam artış ancak tamamen yeni yöntemlerle mümkün oldu" dedi. Ulmer, şunları kaydetti: “Araştırmacılar, anti-protonları daha ayrıntılı olarak inceleyebilmeyi ve gizeme daha yakından bakabilecekleri zaman bir fark olup olmayacağını umuyorlar. Öte yandan, diğer bilim adamları ise diğer olasılıklara bakmaktadır. Bu olasılıklara göre karşıt madde tersine çevrilmiş yerçekimine sahiptir, bu da, sonuç itibariyle yukarı doğru düşeceği anlamına gelir”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/cern-evren-aslinda-var-olmamaliydi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/cern-evren-aslinda-var-olmamaliydi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/cern-evren-aslinda-var-olmamaliydi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/cern-evren-aslinda-var-olmamaliydi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/cern-evren-aslinda-var-olmamaliydi/3131/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Oct 2017 14:02:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanlardan sosyal medya kullanıcılarına uyarı: İzleniyorsunuz]]></title>
			<description><![CDATA[Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Alkan, "Sosyal medya platformları tamamen yabancı çözümlerdir ve bu verilerimizin, bilgilerimizin tamamı yabancıların elindedir. Uygulamaları kullanıma açmak için izin veriyoruz. Bu izinlerle sizin kameranıza erişiyor, görüntüleri kaydedebiliyor, mikrofonla dinleyebiliyor, cep telefonunuza yüklediğiniz bütün dosyaları kaydedebiliyorlar" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Alkan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) düzenlenen “10. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı” sonrası Türkiye’nin siber güvenlik noktasında geldiği nokta, kamu kurum ve kuruluşlarındaki verilerin güvenliği, siber güvenlik alanındaki eğitim ve personel ihtiyacı, sosyal medya ile akıllı telefonların güvenilirliği konularında değerlendirmede bulundu. Bu yıl düzenlenen konferansın ana temasının ’yapay zeka’ olarak belirlendiğini kaydeden Alkan, son yıllarda dünyada siber saldırıların boyutlarının her geçen gün arttığını, 2020 yılında internete bağlı cihazların 50 milyara ulaşacağını ve bunun internet üzerinden yapılacak siber saldırıların milyonlarca kat daha artması anlamına geldiğini ifade etti.Türkiye olarak siber güvenlik noktasında büyük bir mesafe alındığını belirten Alkan, "Siber tehditler, siber saldırılar, siber savaş ve siber silahlar konusunda bizi ne tür tehditler bekliyor, bunun sonucunda doğacak zararlar nelerdir noktasında farkındalık problemimiz vardı. Bu noktada epey mesafe katettik. Kamu kurum ve kuruluşlarımız bu noktada çok ciddi bir takım çalışmalar gerçekleştirdiler. Hızlı bir şekilde iyiye doğru gidiyoruz ama yapacağımız daha çok şey var" diye konuştu.Türkiye’nin, geçmiş yıllarda dünyada en çok saldırıya uğrayan ülkeler sıralamasında bir ilk 5 içerisinde yer aldığını ve alınan önlemler, yapılan çalışmaların ardından şu anda ikinci 10 içerisinde yer aldığını vurgulayan Alkan, konuya ilişkin şunları söyledi:"Birçok alanda Türkiye olarak saldırılar alıyoruz ama siber saldırıların kaynağını, hedefini, menzilini ve saldırılar sonucunda ne tür zararlar oluştuğunu bilemezsiniz. Dünyanın bir ucundan sizi vurabilir, sistemlerinize girebilir ve her türlü kritik bilgilerinizi ele geçirebilirler ama siz bunun farkında olamazsınız. Birkaç yıl sonra bunun farkında olabilirsiniz ama o zaman da iş işten geçmiş olur. Türkiye’ye şu saldırılar yapılıyor, saldırılar sonucunda şu tür zararlı sonuçlar doğuyor demek mümkün değil. Bunu, web sayfalarımız göçerse, saldırılar ile sistemlerimiz servis dışı kalırsa, finans sistemlerimiz, havalimanlarımıza yapılan, enerji sistemlerimize yapılan fiziki saldırılar ortaya çıktığında fark edebilirsiniz. Ama siber saldılar 7/24 saat devam eden saldırılardır ve 7/24 saatte ne tür zararlar verdiği tespit edilemeyen saldırı ve savaş yöntemidir.”"ÇOK GÜVENDE DEĞİLİZ"Kamu kurum ve kuruluşlardaki verilerin güvenliği noktasında da bir değerlendirmede bulunan Alkan, "Üzülerek söylemek gerekirse çok güvende olduğunu söyleyemeyiz. Eğer siber güvenlik noktasında yerli ve milli çözümleriniz yok ise güvenlikten bahsedemiyorsunuz demektir. Türkiye’ye baktığımızda; gerek kişisel, gerek kurumsal anlamda kamu kurum ve kuruluşlar noktasında kullandığımız güvenlik çözümlerimizin çoğunluğu yabancı çözümlerdir. Dolayısıyla zaten yabancı çözümlerle bir siber güvenlik önlemi almaya çalıştığınızda güvenlikten bahsetmemiz söz konusu değil. Türkiye’de yüzde 70-80 oranında yabancı çözümleri kullandığımız düşünülürse ciddi bir güvenlik açığımız olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Siber güvenlikte olmazsa olmaz yerli ve milli çözümleri hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunu yapamadığımız taktirde ne kamu, kurum ve kuruluşlarımızın güvenliği, ne ulusal güvenlik, ne de kişisel güvenlikten bahsetmemiz söz konusu değildir. Yerli ve milli yazılım, donanım noktasında ciddi çözüm üreten firmalarımız var. Bu alanda ciddi ürünlerimiz var. Bir de yapılması gereken, bu ürünlerin bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızda olabildiğince kullanılması, özendirilmesi gerekiyor. Yerli ve milli çözümlerin desteklenmesi, bu konuda yasal anlamda düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor" dedi."SİBER GÜVENLİĞİMİZİN MÜFREDATIMIZA GİRMESİ GEREKİYOR"Siber güvenlik anlamında yetişmiş insan kaynağının azlığına dikkat çeken Alkan, "Başbakan Binali Yıldırım’ın da söylediği gibi 30 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyacımız var. İlkokuldan, üniversiteye kadar bütün dünya bunu yapıyor. Siber güvenlik noktasında müfredatlarımıza derslerin girmesi gerekiyor. Bu konuda çok ciddi eğitim politikaları geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye’nin siber savunma gücünü, siber saldırı gücünü oluşturacak siber güvenlik uzmanlarını ve insan kaynaklarını en kısa sürede hayata geçirmesi gerekiyor" açıklamasında bulundu.Sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı yönünde ailelere bir takım uyarılarda bulunan Alkan, sosyal medya kullanma bilinç ve kültürünün edinilmediğini, bu alanda ne tür tehditlerin ve risklerin olduğu konusunda toplumda bir farkındalık probleminin olduğunu söyledi. Her türlü bilgi, belge ve fotoğrafın kısıtlanmadan sosyal medya hesabı üzerinden paylaşıldığını vurgulayan Alkan, anne ve babalara şu uyarılarda bulundu:"Sosyal medya platformları tamamen yabancı çözümlerdir ve bu verilerimizin, bilgilerimizin tamamı yabancıların elindedir. Oralarda saklanıyor, kaydediliyor, tutuluyor. Siz onları silseniz bile aslında onlar silinmiyor, onların veri tabanında muhafaza ediliyor. Günü geldiğinde de nerede, ne zaman, hangi amaçla bunların kullanılacağını bilmiyoruz. Bugün ilkokul, lise, üniversite öğrencisi olan bir vatandaşımızın yarın Cumhurbaşkanı, Başbakan yada bir Türkiye’de çok kritik görevler üstlenmeyeceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla, hem yetişkinlerimiz, hem de gençlerimizin olabildiğince sosyal medyada önemli olan, kritik olan bilgi ve belgelerini paylaşmaması gerekiyor. Hiçbir şekilde güvenliği yoktur. Özellikle cep telefonları, bilgisayarları kullanırken çok dikkat etmek gerekiyor. Buraya her türlü programları, uygulamaları indirmememiz gerekiyor. Uygulamaları kullanıma açmak için izin veriyoruz. Cep telefonunuzun kamerasına, mikrofonuna, dosyalarına, resimlerine erişsin mi diyor, evet diyoruz. Bütün yetkileri veriyoruz. Bu demektir ki; siz başkalarına bütün yetkileri devrediyorsunuz demektir. Bu izinlerle sizin kameranıza erişiyor, görüntüleri kaydedebiliyor, mikrofonla dinleyebiliyor, cep telefonunuza yüklediğiniz bütün dosyaları kaydedebiliyor. Dolayısıyla çok ciddi bir risk. Bunun için çok ciddi bir bilinçlenmeye ihtiyaç var. Ailelere çok ciddi görevler düşüyor. Sadece çocuklar değil, anne, babalarımızın da bu konuda farkındalığa ihtiyacı var.""10. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı"nda Türkiye’nin siber güvenlik alanında geldiği durum ve cep telefonu ile sosyal medya kullanımına karşı uyarılarda bulunan Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, "Siber güvenlik anlamında Türkiye olarak eskiye göre çok iyi durumdayız ama yapmamız gereken çok şey var. Bu konuda her şeyi bitirdim, harikayım diyen hiçbir ülke yok. Siber güvenlik bir bakıma kötülerle iyilerin mücadelesidir. Bu mücadeleyi iyilerin kazanması için iyilerinde en az kötüler kadar çalışması lazım. Teknolojilerimizi geliştirmemiz lazım. Yerli ve milli teknolojiler burada çok önemlidir. Yerli ve milli çözümler olmadan siber güvenlikten söz edemeyiz" ifadelerini kullandı.Dünyada en çok saldırıya uğrayan ülkeleri de paylaşan Atalay, "İstatistikler şunu söylüyor; en yüksek saldırıya uğrayan, en yüksek saldırı kaynağı olan ülkeler Rusya, Çin ve Amerika’dır. Bunu; İran, Kuzey Kore ve Suriye takip ediyor" dedi."VERİLERİMİZİ HER YERDE PAYLAŞIYORUZ"Veri güvenliği noktasında duyarlılığın olmadığını kaydeden Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Verilerimiz her yerde paylaşıyoruz. Gençlere özellikle şu mesajı vermek isterim: sosyal medyada her verinizi paylaşmayınız, çektiğiniz her fotoğrafı, yaptığınız her görüşmeyi, elde ettiğiniz her bilgiyi sosyal medyada paylaşmayınız. Sizin için küçük olan veriler toplandığında aileniz, bölgeniz ve ülkeniz için kritik bilgiler anlamına geliyor. ‘Benim kiminle görüştüğümün, neyi satın aldığımın ne önemi var’ demeyin. Bütün satın alma alışkanlıklarımızdan, zevklerimize, yaptığımız işlere kadar her şey sosyal mühendislik metotlarıyla ülkeler için anlamlı bilgiler içeriyor. İnternetteki parmak iziniz hiçbir şekilde kaybolmuyor. İnternet ortamında yaptığınız her şey mutlaka kalıyor. Bu kalan bilgi çok değişik amaçlarla kullanılabiliyor. Kullanılan sosyal medya hesaplarınızda yaptığınız işler birikiyor ve sonra sizin neye meraklı olduğunuz, şu sıralar hasta olup olmadığınız, kimlerle görüştüğünüz, sevdiğiniz renkler gibi sizin bile farkında olmadığınız sizinle ilgili bilgiler oradan elde edilebiliyor. Cep telefonlarına özellikle gençlerimiz çok sayıda uygulama indiriyorlar. Ne olduğunu bilmedikleri, özellikle de ücretsiz uygulamalar çok tehlikeli. Bunlar hem siber güvenlik zafiyetine neden oluyor, hem de sizin cep telefonunuzdaki bu uygulamalar sizin hakkınızdaki verileri topluyor ve bir yerlere rapor ediyor."Başbakan Binali Yıldırım’ın himayelerinde, Bilgi Güvenliği Derneği (BGD) tarafından Gazi Üniversitesi (GÜ), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) iş birliği ile düzenlenen; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (UDHB) ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından desteklenen, Avrupa Ağ ve Bilgi Güvenliği Ajansı (ENISA) tarafından “Avrupa Siber Güvenlik Ayı” platformu etkinliklerine dahil edilen ‘’10. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’’ 2 gün boyunca devam edecek. 10. kez düzenlenmekte olan uluslararası “Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı”nın bu yılki ana teması ise ‘’Siber Güvenlik ve Yapay Zeka’’ olarak belirlendi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/uzmanlardan-sosyal-medya-kullanicilarina-uyari-izleniyorsunuz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/uzmanlardan-sosyal-medya-kullanicilarina-uyari-izleniyorsunuz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/uzmanlardan-sosyal-medya-kullanicilarina-uyari-izleniyorsunuz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/uzmanlardan-sosyal-medya-kullanicilarina-uyari-izleniyorsunuz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/uzmanlardan-sosyal-medya-kullanicilarina-uyari-izleniyorsunuz/3119/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Oct 2017 17:45:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dünya devlerini dize getiren "Duayen'Firmasını  Cumhurbaşkanlığı Heyet gönderdi]]></title>
			<description><![CDATA[Savunma sanayii ve izolasyon konularında Türk Malı ibaresini bütün dünyaya başarıyla taşıyan Duayen, Cumhurbaşkanlığının yakın takibine girdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleri ve Türkiyede yaşattığı ilkler ile “Yükselen Bir Değer” olarak kabul gören duayen Yapı Savunma Sanayii ve İzolasyon başta olmak üzere toplam 300 kalem olan ürün gamını Dünyanın 60 ülkesine pazarlıyor ve Türkiye’nin marka değerini dünya genelinde arttırıyor.Geçtiğimiz günlerde Duayen yapıya gelen Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu başkanlığındaki heyetine imalat ve ar-ge birimlerini gezdiren Sahibi Ümit Yıldırım yakından ilgilendi.“DUAYEN YAPI A.Ş. bünyesinde geliştirmiş olduğu üretim teknikleri, üstün tasarım gücü ve deneyimli uzman kadrosu ile yapı ve zemin kimyasalları sektörünün önde gelen firmalarından biri durumundadır. Hizmette sunduğu kalite, sürdürdüğü araştırma-geliştirme çalışmaları ve sağladığı güven ile sektöründe tasarım ve üretim yönünden liderlik konumunu kazanmıştır.2001 yılında yapı sektörüne hizmet vermek amacıyla kurulan firmamız, 2001 yılından itibaren faaliyetlerini İstanbul’daki 4500 m2 kapalı alanda, günlük 120 ton üretim kapasitesi ile DUAYEN YAPI A.Ş. adı altında sürdürmektedir. Kurulduğu günden itibaren gelişen teknolojinin getirdiklerine kendi geliştirdiği yöntemlerle yenilik katarak üretim yapmak, bu konuda belirlenen standartlarda hedefi en üst noktada yakalamak ve en kaliteli ürünlerle hizmet vermek ilkesi doğrultusunda büyüyerek kendi sektöründe ilk akla gelen markalardan biri haline gelmiştir. Duayen Yapı A.Ş. halihazırda 60a yakın ülkeye ihracat yapmaktadır.DUAYEN YAPI A.Ş. kendi geliştirdiği üretim yöntemleri, üstün tasarım gücü ve deneyimli uzman kadrosu ile yapıştırıcı sanayi sektörünün önde gelen firmalarından biri durumundadır. Hizmette sunduğu kalite, sürdürdüğü araştırma-geliştirme çalışmaları ve sağladığı güven ile sektöründe tasarım ve üretim yönünden liderlik konumunu kazanmıştır.” şeklinde konuştu]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/dunya-devlerini-dize-getiren-duayeni-cumhurbaskanligi-heyet-gonderdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/dunya-devlerini-dize-getiren-duayeni-cumhurbaskanligi-heyet-gonderdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/dunya-devlerini-dize-getiren-duayeni-cumhurbaskanligi-heyet-gonderdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/10/dunya-devlerini-dize-getiren-duayeni-cumhurbaskanligi-heyet-gonderdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/dunya-devlerini-dize-getiren-duayen-firmasini-cumhurbaskanligi-heyet-gonderdi/3107/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Oct 2017 22:49:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[WikiLeaks ifşa etti: PC'deki mikrofon ve kameraların kontrolü CIA'de]]></title>
			<description><![CDATA[Dünya basını CIA'in hedef bilgisayarlardaki mikrofon ve kameraların kontrolünü ele geçirmesine olanak tanıyan 'Dumbo' adı verilen programın ayrıntılarını konuşuyor. WikiLeaks, ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı'na (CIA) ait 'Kasa Dairesi 7' belgeleri kapsamında belgeleri kamuoyuna duyurdu. WikiLeaks’e göre bu teknoloji, CIA’in içindeki özel bir birim olan Siber İstihbarat Merkezi’nin kullanması için geliştirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[WikiLeaks’in ayrıntılarını açıkladığı CIA’in ‘Dumbo’ adı verilen programı, bilgisayarlardaki mikrofonları ve kameraları kontrol edebiliyor hatta görüntüleri bozarak olası kanıtları yok edebiliyor.Açıklamaya göre hedef alınan bilgisayarın görüntüleme ve algılama sistemlerini belirleyip bunları izleyebiliyor ya da manipüle edebiliyor.Belgelerden anlaşıldığı kadarıyla Dumbo programı 32 bit Windows XP, Windows Vista ve sonraki Windows sistemlerinde kullanılabiliyor ancak 64bit Windows XP ile XP öncesi sistemlerde çalışamıyor.CIA'NİN ÖZEL BİRİMİ SİBER İSTİHBARAT MERKEZİ TARAFINDAN TALEP EDİLDİWikiLeaks’in paylaştığı en eski Dumbo belgesi 25 Haziran 2012 tarihli olarak belirlenirken, sistemin yetenekleri, ‘operasyonları engelleyebilecek ya da ajanların kimliğini açığa çıkarabilecek ev güvenlik sistemlerini devre dışı bırakmak amacıyla’ CIA’in özel birimi Siber İstihbarat Merkezi tarafından talep edildi.WikiLeaks, Dumbo’nun çalışabilmesi için hedef bilgisayara bir flash bellek ile yüklenmesi ve operasyon süresince belleğin bilgisayara bağlı kalması gerektiğini vurguladı. Haziran 2015 tarihli ‘kullanım kılavuzu’ niteliğindeki başka bir belgeye göre Dumbo mikrofonları susturabiliyor, tüm ağ bağdaştırıcılarını devre dışı bırakabiliyor ve kamera kayıt işlemini kesebiliyor.Yine program kendisini kullanan kişiye bu işlemlerle ilgili manipülasyon ya da silme yetkisi vererek ‘yalan kanıt yaratma’ ya da ‘gerçek kanıtları yok etme’ imkanı tanıyor.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/08/wikileaks-ifsa-etti-pc-deki-mikrofon-ve-kameralarin-kontrolu-cia-de.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/08/wikileaks-ifsa-etti-pc-deki-mikrofon-ve-kameralarin-kontrolu-cia-de.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/08/wikileaks-ifsa-etti-pc-deki-mikrofon-ve-kameralarin-kontrolu-cia-de_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/08/wikileaks-ifsa-etti-pc-deki-mikrofon-ve-kameralarin-kontrolu-cia-de.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/wikileaks-ifsa-etti-pc-deki-mikrofon-ve-kameralarin-kontrolu-cia-de/2891/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Aug 2017 18:55:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DUAYEN YAPI ,İDEF MİLLİ SİLAHLAR FUARINA DAMGASINI VURDU]]></title>
			<description><![CDATA[Milli Silahlar İDEF'e damgasını vurdu.
Duayen Yapı,kurşun ve roket geçirmez boya ile  yangın  önleyen boyası ile fuara damgasını vurdu.
Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF) İstanbul'daki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde başladı. Fuarda, 50'yi aşkın ülkeden yaklaşık 800 firma savunma, güvenlik, denizcilik, havacılık ve uzay sanayisi alanlarında üretilen en modern araç, malzeme ve sistemlerini sergiledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yerli yapım helikopterler, uçaklar, füze sistemleri, insansız hava araçları, son teknolojiyle geliştirilen yeni sistemler, 13. İDEF Savunma Fuarı'nda görücüye çıktı.İşte o silahlardan bazıları...]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/05/duayen-yapi-idef-milli-silahlar-fuarina-damgasini-vurdu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/05/duayen-yapi-idef-milli-silahlar-fuarina-damgasini-vurdu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/05/duayen-yapi-idef-milli-silahlar-fuarina-damgasini-vurdu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/05/duayen-yapi-idef-milli-silahlar-fuarina-damgasini-vurdu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/duayen-yapi-idef-milli-silahlar-fuarina-damgasini-vurdu/2639/</link>
			<pubDate>Sat, 13 May 2017 18:15:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Komplo teorileri gerçek oldu: Her şeyi dinliyorlar]]></title>
			<description><![CDATA[WikiLeaks'in CIA'dan sızdırdığı son belgeler gösteriyor ki, internete bağlı her cihaz kontrol edilebiliyor, dinlenebiliyor ve takip edilebiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[WikiLeaks,&nbsp;CIA’dan sızdırılan binlerce belgeyi derleyerek 7 Mart 2017 tarihinde “Vault-7” adıyla erişime açtı. Şimdiye kadar CIA’ya yönelik yapılan en büyük ifşa girişimlerinden biri olan bu veri tabanında 8,761 adet belge bulunmakta. Bu belgeler arasında, CIA’nın en önemli kuruluşlarından biri olan Center for Cyber Intelligence’e ait rapor ve yazışmalar da var.Sızdırılan belgelerin çoğu, aslında, CIA’in “Year Zero” adını verdiği çok gizli küresel hack programına ait. Bu belgelere göre, CIA’in “siber saldırı cephanesi”nde bulunan trojanlar, virüsler ve diğer zararlı programların çoğu Apple iPhone, Google Android, Microsoft Windows Mobile ve Samsung Smart TV gibi ürünlerin gizli birer mikrofona ve kameraya dönüştürülmesi için kullanılmış. Öyle ve o kadar ki, dokümanları incelediğinizde, akıllı telefonlardaki WhatsApp ve Telegraph gibi uygulamaların kullandığı şifrelemenin çözüldüğü; tüm kullanıcı bilgileri, yazışmaları, paylaşılan materyal vs. her şeyin merkezi bir sistemde kaydedildiği; akıllı telefonlar üzerinden gerçek zamanlı lokasyon takibi ile birlikte ortam&nbsp;dinlemesinin de yapılabildiği ve kameranın uzaktan açılarak fotoğraf veya canlı video aktarılabildiği anlaşılıyor.WikiLeaks’ın basın açıklamasında yer alan iddialara göre, CIA tarafından geliştirilen bu siber silahlara ait program kodları ve “çok gizli” dokümanlar başka odakların da eline geçmiş olabilir. Bu durumda, CIA’in yarattığı “canavar” kontrolden çıkmış oluyor.WikiLeaks’in editörü olan Julian Assange, konu ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söylüyor:“Siber silahları geliştirmenin en büyük risklerinden biri de bunların --daha başka kişiler tarafından-- kopyalanması ve çoğaltılmasıdır. Bir karşılaştırma yapacak olursak, uluslararası silah karaborsasında, çoğaltılan bu siber silahlar ile kitlesel imha ekipmanı finansal ve yaratacakları etki bakımından aynı değerdedir. Bununla birlikte ‘Year Zero’nun önemi, siber dünya ile siber savaş arasında bir seçim yapmayı aşan bir niteliktedir. Bu açıklama bile hukuksal, politik ve adli açıdan istisnaidir.”TELEFONUM BENİ DİNLİYOR MU?Bu soru, WikiLeaks’in Vault-7 dosyasından önce de akılları kurcalıyordu. Zoe Kleinman, BBC Technology için hazırladığı 2 Mart 2017 tarihli blog’unda başına gelen “ilginç” bir “rastantıdan” yola çıkarak, akıllı telefonların nasıl birer uzaktan dinleme cihazına dönüştürülebileceğini keşfettiğini anlatıyor.Zoe evde ütü yaparken, annesi odaya girer ve en yakın arkadaşının Tayland’da bir trafik kazasında yaşamını kaybettiğini söyler. Zoe’nin telefonu masanın üzerinde durmaktadır. Aradan beş dakika geçmeden Zoe telefonunu eline aldığında, arama motorunun --sıkı durun-- kazada yaşamını kaybeden arkadaşı ile ilgili haberi otomatik olarak önüne getirdiğini görür. Bu “rastlantı” Zoe’yu hem şaşırtır, hem de ürkütür.Ufak bir araştırmadan sonra, Zoe, diğer insanların da benzer olaylar yaşadığını öğrenir. Örneğin; bir arkadaşı, sohbet ortamında migreni olduğunu söylüyor; ve ertesi günü, migren tedavisi ve destek grupları ile ilgili davet ve bilgilendirme mesajlarını almaya başlıyor. Ya da, Zoe’nin kız kardeşi, vergilerini tam hesaplayamadığı konusunda ablası ile yaptığı konuşma sonrasında, akıllı telefonu kendisine vergilendirme uzmanlarının reklamlarını göstermeye başlıyor. (Reddit’de bu konuyla ilgili olarak yüzlerce olay yer almakta).Bunun üzerine, Zoe, teknik olarak bu konuyu kanıtlamaya karar veriyor ve Siber Güvenlik Uzmanı Ken Munro ve meslektaşı David Lodge’dan yardımlarını rica ediyor. Ken ve David’in birlikte geliştirdikleri uygulama, üzerinde koşturulduğu Android tabanlı akıllı telefonun mikrofonunu uzaktan açıyor, konuşmaları dinleyerek uzaktaki bir bilgisayar üzerinde çalışan servise aktarıyor ve bu servis de söylenilen her cümleyi yakalayarak metne çeviriyor ve bu metindeki verilere göre akıllı telefona “an itibariyle konuşulan konuya özel” reklamları gönderiyor.David ve Ken’in geliştirdiği uygulama, üzerinde koşturulduğu telefonun telefonunu uzaktan açarak, telefonun yakaladığı tüm cümleleri başarılı bir şekilde metne çevrilmesinde kullanılıyor.David ve Ken, bu uygulamayı geliştirirken de Google’ın zaten standart olan özelliklerini kullanmışlar. Yani, özetleyecek olursak, Google Android konusunda kendisini yetiştirmiş bir programcı, istediği telefonu uzaktan kumanda edilen bir fotoğraf makinesi ve/veya dinleme cihazı olarak kullanabileceği uygulamalar geliştirebilir. Benzer durumun Apple iOS için de geçerli olduğu söylenmekte.Konuyla ilgili olarak Zoe ve ekibi, Google ve Apple’a yazıyorlar. Apple sessizliğini korurken Google’dan gelen açıklamada, “akıllı telefonun her konuşulanı değil, ama kısıtlı bazı cümleleri algılayabileceği” yazıyor (oysa ki, yukarıda anlatılan küçük uygulama, standart bir akıllı telefonun mikrofonu üzerinden tüm cümleleri yakalama ve doğru yorumlayarak metne dönüştürme yeteneğine sahip).FACEBOOK BENİ DİNLİYOR MU?Yukarıda da anlatıldığı üzere, her ilginç “tesadüf” yeni bulgulara gebe ve sadece Google değil, Facebook’un da “ortam dinlemesi” yaptığı iddia ediliyor.BGR.com’dan Chris Smith, &nbsp;“Facebook’un Apple iPhone veya Google Android üzerinden söylediğiniz her şeyi dinlemesini nasıl engellersiniz?” başlıklı yazısında, özetle şunları söylemiş:“Facebook, telefonunuzda açık durumdayken veya arka tarafta çalışıyorken, sadece ortam dinlemesi yapmıyor; arka taraftan gelen seslerin insana mı, yoksa herhangi bir elektronik cihaza mı ait olduğunu ayrıştırabiliyor”.Aynı iddia The Independent tarafından da destekleniyor.Andrew Griffin’in The Independent’de yayınlanan 31 Mayıs 2016 tarihli “Facebook, Akıllı Telefonları Kullanarak İnsanların Ne Dediğini Dinliyor” başlıklı haberinde, Facebook’ın “yardım amaçlı” olarak akıllı telefonların mikrofonlarını kullanarak dinleme yaptığını kabul ettiği kaydedilmiş. Tabii ki, işletim sistemlerinin gelişmesi ile birlikte akıllı telefonlara gelen “multi tasking” özelliği, Facebook uygulamasına (ve benzer uygulamalara), bir kez açıldıktan sonra, sessizce arka planda çalışma ve devamlı ortam dinlemesi yapma imkanlarını da veriyor.Haberde yer alan iddialar konusunda bilgisine başvurulan Prof. Dr. Kelli Burns, şu yorumu yapıyor: “Uygulama, görünürde kullanıcılara yardımcı olmak amacıyla konuşmaları dinliyor. Ama, diğer yandan, bu konuşmaları analiz ederek, kullanıcıyı ilgili reklam ve haberlere de yönlendirme özelliğine de sahip olabilir”.Şimdi, durumun ciddiyetini anlamak için aşağıdaki istatistiğe bakalım:Dünya üzerinde iki milyar aktif akıllı telefonun olduğu tahmin ediliyor. BusinessOfApp.com’da yayınlanan 22 Haziran 2016 tarihli istatistiğe göre,ABD’deki Facebook iOS kullanıcılarının toplam sayısı: 48 milyonABD’deki Facebook Android kullanıcılarının toplam sayısı: 55 milyonGünlük Facebook mobil (Android + iOS) kullanıcılarının toplam sayısı: 989 milyonYani, Facebook, tek başına günde yaklaşık bir milyar kişinin bilgilerini takip etme ve bu insanları dinleme imkanına sahip. Bunun dışında, akıllı telefonlarımızda çalışan sosyal medya uygulamalarının sesin yanı sıra başka hangi bilgileri aktardığı konusunda da çeşitli spekülasyonlar mevcut.WikiLeaks’a dönecek olursak, CIA EDG (“Engineering Development Group”) biriminin, yukarıdaki kısaca açıkladığımız teknolojileri kullanarak &nbsp;iPhone, Android ve Smart TV’lere yönelik “malware” yazılımları geliştirdiği; bu “malware” yazılılarının, iOS ve Android işletim sistemini kullanan cihazlara sızma, GSP bilgilerini alma, bu cihazların sahip olduğu mikrofon ve kameraları kontrol etme vs. özelliklerine sahip olduğu belirtilmekte. Bu da, CIA’ya küresel ölçekte hemen hemen tüm akıllı telefon, tablet ve TV kullanıcılarını takip etme, onlardan ses ve görüne alma imkanını veriyor.YOKSA TELEVİZYONUM DA MI?Akıllı telefonların yanı sıra, akıllı TV’ler de birer ortam dinleme istasyonuna dönüştürülebiliyor. Chris Matyszczyk’in CNet’te yayınlanan yazısının başlığı şu: “Samsung uyarıyor: Akıllı TV’miz Oturma Odasındaki Sohbetleri Dinliyor”. Samsung, akıllı TV’ler üzerinden alınan ses kayıtlarının, sesli komut özelliğinin geliştirilmesi için kullanıldığını iddia etseler de, akıllı TV üzerinde mikrofonun (ve takılı durumdaysa kameranın) uzaktan açılma özelliği, “kötü niyeti” uygulamalar tarafından kullanılabilir. Böylece, sadece, insanların akıllı TV üzerindeki içerik tercihleri değil, özel yaşamları ve konuşmaları da takip edilebilir hale geliyor.SİSTEM NASIL İŞLİYOR?Toparlayacak olursak, CIA dahil tüm “kötü niyetli” unsurlar, akıllı telefon ve televizyonlar üzerinden sadece kişisel bilgilerimize ulaşmakla kalmıyor, bu cihazları ortam dinlemesinde veya CCTV/MOBESE olarak da kullanabiliyorlar. Peki, tüm bu karışık gözüken mekanizma nasıl çalışıyor? Bilgilerimizi nasıl alıyor, nerede saklıyor, analiz ediyor ve işliyorlar?Yukarıdaki şekilde de gösterildiği gibi;Arkada çalışan uygulama, üzerinde koştuğu akıllı telefon/tablet veya TV üzerinden ses ve/veya görüntü bilgilerini alır;Bunları sıkıştırarak ana merkezdeki sunuculara ulaştırır;Kullanıcılara ait her türlü görüntü, ses, lokasyon ve diğer bilgiler, bu sunucularda işlenilerek analiz edilirler;Bu analize göre, sistem ilgili rapor ve “aksiyon tavsiyelerini” (örneğin; “şu reklamı göster” veya “Bu kişi terörist olabilir. X birime haber ver.” vs.) üretir.TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?Akıllı cihazlar, günlük yaşamımızın ayrılmaz parçası haline geldiler. Kapitalist sistemin tüketicilere daha gelişkin modelleri dayattığı bir dönemde, kullandığımız cihazların teknik yeteneklerinin ve özelliklerinin gelişmesine ters orantılı olarak kişisel güvenliğimiz ve özel yaşamımızın gizliliği de azalıyor. Yaşamımıza ait tüm detaylar, duygularımız, alışkanlıklarımız, düşüncelerimiz, tercihlerimiz, bağlantılarımız, çevremizdeki insanlar ile konuştuğumuz her şey ve gittiğimiz her yer, sistem açısından kullanılacak bir “bilgiye” dönüştürülüyor ve bu bilgiler üzerinden karmaşık ilişki ağları oluşturuluyor.Sadece CIA ve diğer istihbarat teşkilatları değil, özel şirketler de bazı sosyal medya uygulamaları üzerinden kişilere ait pek çok bilgiye erişme, ortam dinlemesi yapma ve görüntü alma “hakkını” kendilerinde buluyor. Şirketler teknoloji üzerinden bireye saldırır ve onun gizlilik hakkını elinden alırken, tüketim üzerinden bireyi yücelttiklerini iddia ediyorlar. Onlara bu fırsatı ve cüreti veren kapitalist sistemin kendisi. Daha doğrusu, küresel ölçekte konuşacak olursak, oyun, siber dünyada özel şirketlerin ve burjuva devletlerinin istedikleri gibi at koşturabilmesi üzerine kurulu. Yani Assange’nin de dediği gibi, siber dünyanın etik, hukuksal, adli, politik veya bireysel özgürlükler yanı aşılmış ve aşındırılmış durumda. Bu sistemde, bireyler bir yandan “potansiyel suçlu” olarak izlenir ve ajanlaştırılırken, diğer yandan da “daha verimli” tüketicilere dönüştürülmek isteniyor.Bu duruma (şimdilik) seyirci kalmak veya bu durumu insanlığın lehine değiştirmek, dünya emekçilerinin bu alanda da örgütlü mücadeleyi geliştirmesi ile bağlantılı.Kaynakça:WikiLeaks, Vault 7,&nbsp;https://wikileaks.org/ciav7p1/Is your smartphone listening to you?, BBC Technology,&nbsp;http://www.bbc.com/news/technology-35639549Apple Hack,&nbsp;https://wikileaks.org/ciav7p1/cms/space_2359301.htmlFacebook is using smartphones to listen to what people say, professor suggests, The Independent,&nbsp;http://www.independent.co.uk/life-style/gadgets-and-tech/news/facebook-u...]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/komplo-teorileri-gercek-oldu-her-seyi-dinliyorlar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/komplo-teorileri-gercek-oldu-her-seyi-dinliyorlar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/komplo-teorileri-gercek-oldu-her-seyi-dinliyorlar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/komplo-teorileri-gercek-oldu-her-seyi-dinliyorlar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/komplo-teorileri-gercek-oldu-her-seyi-dinliyorlar/2465/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Mar 2017 19:50:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Topbaş: İstanbul'a  Ankara"dan müdahale olmasın]]></title>
			<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul'un yönetimine dışarıdan çok müdahale olduğunu belirterek “İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yetkilerimizin arttırılmasını istiyoruz. Hatta İstanbul’a özel bir yasa talebimiz oldu” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş, 16 Nisan Referandum çalışmaları kapsamında AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. İstişare toplantısında Kadir Topbaş'ın yanı sıra meclis üyeleri, Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri, kanaat önderleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplantı kapsamında konuşma yapan Başkan Kadir Topbaş, Referandumun önemini anlatırken, gelmesi planlanan başkanlık sistemi ile işlerin daha hızlı ilerleyeceğini söyledi.‘İSTANBUL’A ÖZEL YASA TALEBİMİZ OLDU’Referandum istişare toplantısında konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Rejim değişikliğini 1923 yılında yaptık, o geride kaldı. Ama rahat hareket edebilen bir devlet yapısının oluşması gerekiyor. Biz bile İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yetkilerimizin artırılmasını istiyoruz. Hatta İstanbul'a özel bir yasa talebimiz oldu. Niye daha çok işlem yapalım diye. Bu bize bir ayrıcalık versin diye değil. Türkiye'deki diğer Büyükşehir Belediye Başkanları, sayın başkanım İstanbul'a başka yasa yapsınlar sizin istedikleriniz bize bol geliyor. Bizimkiler size dar geliyor. Yani Malatya'nın, Denizli'nin Diyarbakır'ın bu büyükşehirlerin yasasıyla İstanbul'u yönetiyoruz, olmuyor, yürümüyor. Bunu istemek bir farklı şey mi istemektir. Krallık mıdır bu veyahut diktatörlük müdür” dedi.Diyorum ki İstanbul kendi kendini yönetsin, başka müdahaleler olmasın, kendi kararını kendi versin‘İSTANBUL KENDİ KENDİNİ YÖNETSİN, BAŞKA MÜDAHALELER OLMASIN’Üç dönemdir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak tecrübe edindiğini ve farklı yasa olsa daha çok iş yapılabileceğini vurgulayan Başkan Kadir Topbaş, “Belediye başkanı olarak tecrübe edindim ki üç dönemden beri bir farklı yasa olsa bu şehirde çok daha farklı iş yapabiliriz. Ne demektir bu, ne istiyorum? Diyorum ki İstanbul kendi kendini yönetsin, başka müdahaleler olmasın, kendi kararını kendi versin. Bu yanlış mı? Doğru. Böyle tek elden yürüsün” dedi.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/topbas-istanbul-a-ankara-dan-mudahale-olmasin.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/topbas-istanbul-a-ankara-dan-mudahale-olmasin.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/topbas-istanbul-a-ankara-dan-mudahale-olmasin_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2017/03/topbas-istanbul-a-ankara-dan-mudahale-olmasin.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/topbas-istanbul-a-ankara-dan-mudahale-olmasin/2462/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Mar 2017 18:45:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[iPhone 7'nin Türkiye tarihi belli oldu]]></title>
			<description><![CDATA[Apple'ın merakla beklenen telefonu iPhone 7'nin nihayet Türkiye satış tarihi belli oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Apple'ın 7 Eylül'de resmen tanıttığı iPhone 7'nin Türkiye'de satışa çıkacağı tarih nihayet belli oldu. Tanıtım günü Phil Schiller, iPhone 7'nin piyasaya çıkacağı ilk 60 ülkeyi duyurmuştu. İlk seri ayın 16'sında, ikinci seri ise ayın 23'ünde meraklılarıyla buluşmuştu.Apple'ın ülkemiz için belirlediği tarih de sonunda belli oldu. Resmi sitede yayınlanan bilgiye göre yeni iPhone 7'ler 14 Ekim'de satışa sunulacak.Bildiğimiz üzere iPhone 7'ler tanıtıldığı günden itibaren her cuma, kademeli olarak satışa sunuluyor. Böylece Apple'ın ülkemizi 5. sıraya koyduğunu görüyoruz ki ülkemizde iPhone'ların ne kadar çok sattığını düşünürsek, ABD'li teknoloji devinin Türkiye için yanlış politika uyguladığını söyleyebiliriz.iPhone 7'nin Türkiye satış fiyatı ise henüz bilinmiyor.Kaynak: Haber10]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/iphone-7-nin-turkiye-tarihi-belli-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/iphone-7-nin-turkiye-tarihi-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/iphone-7-nin-turkiye-tarihi-belli-oldu_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/iphone-7-nin-turkiye-tarihi-belli-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/iphone-7-nin-turkiye-tarihi-belli-oldu/2103/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Sep 2016 14:11:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Şerit Led ve Kullanım Alanları]]></title>
			<description><![CDATA[Teknoloji geliştikçe yaşamımızda bazı şeyler de sürekli kendini yeniler. İşte son teknoloji ile geliştirilmiş şerit led ve kullanım alanları hakkında bilgiler..]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaliteli Şerit LED Nasıl Olmalıdır?&nbsp;Dekorasyonun en önemli unsurlarından biri aydınlatmadır. Bir evi, arabayı veya aklınıza gelebilecek herhangi bir mekanı dekore etmek istediğiniz zaman mutlak suretle aydınlatma ürünlerini de kullanmanız gerekecektir. Aydınlatmanın şık ve hoş bir yöntemi de, LED kullanmaktan geçer.&nbsp;Özellikle son dönemlerde gelişmesi ve ucuzlaması ile birlikte tercih sebebi haline gelen şerit LED’ler, kullanıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Şerit LED kullanarak sizler de istediğiniz yeri şık bir şekilde aydınlatabilir, hayal gücünüzü kullanarak istediğiniz bir şekli aydınlatabilirsiniz.&nbsp;Silikonlu olan şerit LED ürünleri esnek oldukları için her ortama ayak uydurabilir, istediğiniz gibi şekil alabilir. Eğer siz de şerit LED hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak, nasıl kullanabileceğiniz hakkında tecrübelerden faydalanmak istiyorsanız http://www.ledvitrini.com/blog adresini ziyaret edebilir, şerit LED fiyatlarını görebilmek ve daha fazlasına sahip olabilmek içinse www.ledvitrini.com adresine tıklayabilirsiniz.&nbsp;Neden LED Projektör?&nbsp;LED Projektör, klasik projektör ürünlerine göre çok daha uzun kullanım ömrüne sahip olmakla birlikte çok daha az bakıma ihtiyaç duyarlar. Tasarruf da eklendiğinde aslında çok da açıklama yapmaya gerek kalmıyor. Kullanım alanı açısından da tatmin edici LED Projektör; tünel, viyadük, kavşak, stadyum, spor salonu gibi birçok iç mekan ve dış mekan aydınlatmasında kullanılmaktadır.&nbsp;LED Projektör Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler &nbsp;Işık Verimi (lm/W): LED Projektörlerin en büyük avantajı olan verimlilik, kendi aralarında karşılaştırma yapılmak istendiğinde büyük bir rol oynuyor. Düşük tüketim ile aynı aydınlığı sağlamak için, verimliliğe dikkat edilmelidir. Watt başına düşen lümen değerinin öneminin unutulmaması gereklidir.&nbsp;**Kullanılacak mekana göre su geçirmezlik standartlarını kontrol edilmelidir.&nbsp;Led Projektör Fiyatlarını Etkileyen Faktörler &nbsp;LED Projektör fiyatlarını etkileyen üç faktör şöyle sıralanabilir; Güç, renk sıcaklığı ve marka.&nbsp;Güç: Kullanılan gerilim ve LED projektör ürününün çektiği akım çarpılarak (P=V*I) bulunur. Birimi “WATT”tır. Birim zamanda ürünün harcadığı gücü ifade eder.&nbsp;Işık Verimi: Işık verimi, ürünün lümen değerini ifade eden özelliğidir. Lümen ne kadar yüksek olursa ışık o kadar verimlidir.&nbsp;Renk Sıcaklığı: Renk sıcaklığı, LED’lerin farklı uygulamalarda kullanılmasını sağlar. Kelvin ile belirtilen Renk Sıcaklığı arttıkça renk kırmızıya, azaldıkça maviye yaklaşır.&nbsp;Marka: Üretici firmanın geçmişteki satışlarından aldığı geri dönüşümlerin olumlu etkileri olarak değerlendirilebilir.&nbsp;LED Spot ürünleri nerelerde kullanılır? &nbsp;Yer aldığı ortamın görüntüsünü bozmayan, tasarıma ayak uydurmada gayet başarılı LED spotlar günlük hayatta karşımıza ofislerde, mağazalarda, kuaför salonlarında, evlerde ve kullanıcıların tercihine göre daha pek çok ortamda kullanılmaktadır.&nbsp;LED Spot ürünlerinin montajı nasıl yapılır?&nbsp;Sıva altı uygulama imkanı sunan LED spotlar, kutusundan çıkan mandallar vasıtasıyla uygulanmak istenen yere kolayca monte edilebilir. Ürünü kullanmak için ise montaj işleminin ardından kutudan çıkan diğer bir aparat olan led trafosunu bağlamak yeterlidir.&nbsp;LED Spot nereden satın alınır?&nbsp;LED aydınlatmaya dair tüm ürünleri bulabileceğiniz Led Vitrini, LED spot ürünlerinin satışı konusunda da en iyi hizmeti en hızlı sürede vermektedir. Hızlı kargo, güvenli ödeme ve satış sonrası hizmet gibi müşterilerine maksimum düzeyde memnuniyet sağlamayı amaçlayan Led Vitrini'nde çeşitli LED spot ürünlerine ulaşmak mümkün.&nbsp;LED Panel Nedir?&nbsp;Led Panel ürünleri, alüminyum döküm bir panel içerisine LED aydınlatma çipleri yerleştirilerek ve üzeri pleksi ile kaplanarak tasarlanmış tasarruflu aydınlatma ürünleridir.&nbsp;Tasarrufun yanında oldukça verimli ışık gücü seçenekleri de sunan LED panel aydınlatma ürünleri, tasarımlarıyla da son kullanıcılar tarafından tercih sebebi olmaya devam ediyor. Aydınlatmak istenilen her türlü iç mekanda rahatlıkla kullanıma uygun LED panel, farklı boyut ve renk seçenekleriyle kullanıcılara geniş bir ürün yelpazesi sunulmasına olanak sağlıyor.&nbsp;LED Panel Montajı Nasıl Yapılır?&nbsp;LED paneller montaj konusunda da oldukça kullanıcı dostu ürünlerdir. Sıva altı ürünler kutu içerisinde kullanıcıya ulaşan mandallar kullanılarak, sıva üstü ürünler ise sıva üstü montaj aparatları sayesinde basitçe uygulanabilir.&nbsp;Yukarıda hakkında bilgi verilen tüm ürünlerin güvenilir adresi Led Vitrini, %100 müşteri memnuniyeti prensibiyle çalışmaktadır. Donanımlı teknik kadro ve satış ekibiyle tüm müşterilerine en iyi hizmeti sağlamak için var gücüyle çalışan firma.&nbsp;]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/serit-led-ve-kullanim-alanlari.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/serit-led-ve-kullanim-alanlari.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/serit-led-ve-kullanim-alanlari_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/2016/09/serit-led-ve-kullanim-alanlari.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/serit-led-ve-kullanim-alanlari/2102/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Sep 2016 13:48:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BAKIRKÖY GAZETESİ ,DİJİTAL YAYINDA HAYATINI SÜRDÜRECEK]]></title>
			<description><![CDATA[Gazetelerin neslinin tükenmesine yol açacak olan başlıca etkenleri ise şöyle sıralamış; - Cep telefonları ve e-okuyucuların artan performansları - Haber baskı maliyetlerinde artış - Dijital haber mekanizmalarının paraya çevrilebilirlik trendindeki yükseliş - Reklam trendleri - Ekonomik büyüme - Medya düzenleyici yasaların düzeyi ve hükümetlerin medya desteği. 

Tahmine göre ABD’de yazılı basın 2017’de, İngiltere’de 2019’da, Almanya’da 2020’da, Türkiye ve Rusya’da 2030da son bulacak. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[YENİ HABER YAZILIMI İLE YAKINDA SİZİNLEYİZ.

Bakırköy Gazetesinin sahibi Rafet Yıldırım , gazete endüstrisinin değiştiğini ve bu değişimi okuyucuların belirlediğini belirterek “onlar bize geleceğin dijitalde olduğunu gösterdi“ dedi. 

Bakırköyün en çok okunan gazetesi ve internet sitesi olan ,2004 Yılından itibaren yazılı olarak çıkan Bakırköy Gazetesi ,bundan sonra okuyucularının yoğun isteği üzerine haberciliğini dijital olarak internet üzerinden sağlamaya devam edecektir.

“İnternetin yaygınlığının yanı sıra teknolojinin de gelişimi, birçok sektörü dönüşüme zorladı. Bu sektörlerin başında medya ve basın gelmektedir. Sadece gazeteciliğin değil kâğıdın da geleceğini konuştuğumuz şu günlerde, sorulması gerekli soru şudur:

 

Dönüşecek miyiz, direnecek miyiz?

 

Akıllı telefonlar, mobil uygulamalar,  VR (Sanal Gerçeklik) uygulamaları, hologram teknolojileri, giyilebilir teknolojiler, papertabler akıl almaz bir hızla hayatımıza girerken, bu sorunun cevabını vermek zor değil. Dönüşmeli, teknolojiyle uyum sağlamalıyız.”


Fütüristlerin 2030 yılına gelindiğinde gazetelerin kağıda basılmayacağı yönünde öngörülerde bulunduğuna işaret eden yöneticiler  bugünkü alışkanlıklarımızın çoğunun bir süre sonra sadece birer nostalji unsuruna dönüşme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade edildiği için bizde yazılı basını bırakıp internet ortamında ,daha yenilikçi yeni haber yazılımıyla haberciliğimizi internet üzerinden yapmaya devam edeceğiz.

KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR 

BAKIRKÖY GAZETESİ 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/bakirkoy-gazetesi-dijital-yayinda-hayatini-surdurecek.png</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/bakirkoy-gazetesi-dijital-yayinda-hayatini-surdurecek.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/t_bakirkoy-gazetesi-dijital-yayinda-hayatini-surdurecek.png"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/bakirkoy-gazetesi-dijital-yayinda-hayatini-surdurecek.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/bakirkoy-gazetesi-dijital-yayinda-hayatini-surdurecek/1852/</link>
			<pubDate>Sun, 01 May 2016 07:29:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Havelsan Genel Müdürü: Türkiye her şeyini kaybedebilir!]]></title>
			<description><![CDATA[Havelsan Genel Müdür Yardımcısı Yücel Bağrıaçık "1 dakikalık siber saldırıda Türkiye her şeyini kaybedebilir" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Havelsan Genel Müdür Yardımcısı Yücel Bağrıaçık, Türkiye’de siber güvenlik alanında kullanılan ürünlerin yüzde 97’sinin yabancı firmalara ait olduğunu belirterek, 5 dakikalık bir saldırıda geçen yıl yaşanan elektrik kesintisi felaketinin yine yaşanabileceği uyarısında bulundu.

 

Bu yıl 1’incisi düzenlenen ‘Kamu Bilişim Zirvesi’ Antalya'nın Kundu bölgesi'nde başladı. 2 gün sürecek zirvede bilişim sektöründen 321 katılımcı bilişim alanında yaşanan son gelişmeleri ele alacak. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Kamu Bilişim Derneği Başkanı Ensar Kılıç, derneğin temel amacının kamu bilişim sektörünü geliştirmek olduğunu açıkladı. Kamuda çalışan bilişim çalışanları arasında bilgi ve kaynakların paylaşılmasını amaçladıklarını aktaran Kılıç, “Bilgi sektöründe kamun itici bir güç olarak karşımızda durmaktadır” dedi. 

 

“TEKNOLOJİ İLE BİRLİKTE HIZLI DÖNÜŞÜMLER YAŞIYORUZ”

 

Bilişim sektörü alanında kendilerine görev düştüğünü belirten Kılıç, “Birincisi kamu bilişim çalışanlarının iletişim ilerisinde olmasıdır. Karar süreçlerinde etkin rol oynamaları, sadece teknik değil kişisel gelişim en üst düzeye çıkarılması hedefimizdir. Bilgi ve teknolojik cihazların gelişmesi ile birlikte bilginin dünyada çok hızlı bir şekilde hareket ettiğini ve bunun sonucunda bilişim teknolojilerinin ciddi etkiler yarattığını hepimiz biliyoruz. Önemli olan bu etkileşimi olumlu yönünde fırsatlara dönüştürme kanaatindeyim. Teknoloji ile birlikte hızlı dönüşümler yaşıyoruz” diye konuştu. 

 

“SADECE DÖNÜŞÜM YAPMAK YETERLİ DEĞİL”

 

Bilişim sektörü açısından gelişen süreçte sadece dönüşü yapmanın yeterli olmayacağını savunan Kılıç, “Bu teknolojiyi kullanırken bu yapılanların sürdürülebilirliği, maliyetler ile bu projelerin gerçekleştirilmesini sağlamak. Sibersaldırılara karşı önlem alarak bu yeniliklerin gerçekleştirilmesi durumundadır. Ekonomik değer yaratmasına da bakmamız lazım. Eğer yapılan dönüşümler yeni bir ekonomik değer yaratmıyorsa 2023 hedeflerini ulaşmamız mümkün gözükmüyor. Yeni teknolojiler, yeni uygulamalar geliştirmemiz hedeflerimize ulaşmamızda önemli olacaktır” şeklinde konuştu. 

 

“SİBER GÜVENLİK ÜRÜNLERİNİN YÜZDE 97’Sİ YABANCILARIN”

 

Havelsan Genel Müdür Yardımcısı Yücel Bağrıaçık ise Türkiye’de siber güvenlik alanında kullanılan ürünlerin yüzde 97’sinin yabancılara ait olduğunu belirterek, “Yüzde 3‘de yerli çözüm üretiyoruz. Bu sayıyı artırmadığımız sürece hiçbir zamangüvenli olmayacağız. Kendi çözümlerimizi kontrol edebilmek için elimizden geleni yapmak zorundayız. Değilse yeni dünyada yeni bir siber savaşta 1 dakikada her an herşeyi kaybedebiliriz. 5 dakikalık bir saldırı ile geçen yıl elektrik kesintisinde yaşadığımız felakete benzer felaketler yaşamamak için bu yüzde 97’lik orana yüzde 3’ü tersine çevirmek zorundayız” diye konuştu. 

 

“15-20 BİN SİBER GÜVENLİK AÇIĞIMIZ VAR”

 

Siber güvenlik alanında duyulan elaman ihtiyacında dikkat çeken Bağrıaçık, “İnsanlarımızda farkındalık oluşması gerekiyor. Siber güvenlik uzmanlık isteyen bir alan. Özellikle savunma tarafında iseniz, Eğitim çok önemli bir yer tutuyor. Bizim siber güvenlik uzmanı yetiştirmemiz lazım. 15-20 bin civarında siber güvenlik ihtiyacımız var. Üniversitelerde yatırımların buna göre yapılması gerekiyor. Bunlar yapılmadığı sürece siber savaşta geri kalırız. Sosyal medya kullanan vatandaşlarımız bilgilerini koruması yönünde daha duyarlı olması gerekiyor. Bilgilendirme olmadığı zaman vatandaş da kendi bilgilerini paylaşıyor" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/havelsan-genel-muduru-turkiye-her-seyini-kaybedebilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/havelsan-genel-muduru-turkiye-her-seyini-kaybedebilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/t_havelsan-genel-muduru-turkiye-her-seyini-kaybedebilir.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/havelsan-genel-muduru-turkiye-her-seyini-kaybedebilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/havelsan-genel-muduru-turkiye-her-seyini-kaybedebilir/1756/</link>
			<pubDate>Sat, 16 Apr 2016 15:50:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CERN: Işık hızını aşmayı başardık]]></title>
			<description><![CDATA[CERN'deki uluslararası araştırma grubunun sözcüsü, Antonio Ereditato, ışık hızını aşmayı başardıklarını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İSVİÇRE’nin Cenevre kentinde bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) bilim adamları, üç yıl süren deneylerin son aşamasında atomdan küçük nanopartikülleri ışık hızından daha hızlı seyahat ettirmeyi başardıklarını açıkladı.

CERN’in sözcüsü Antonio Ereditato, Cenevre’den İtalya’nın Gran Sasso kentine nötrinoları (kütlesi olmayan temel parçacıklar) saniyede 300 bin km olan ışık hızından 60 nanosaniye daha hızlı göndermeyi başardıklarını belirtti.

YASALAR ALT ÜST OLABİLİR

CERN’deki bilim adamları, 2011 yılında yapılan deneylerde Alplerin kolu olan Apenin Dağları’nın altında bir laboratuvardan 700 kilometre ötedeki diğer laboratuvara nötrinoların saniyenin milyarda birinden hızlı bir şekilde ulaştığını ve ışık hızının aşıldığını iddia etmişlerdi. Ancak daha sonra nötrinoların ışık hızından daha hızlı hareket ettiğini öne süren anormal sonuçların makinede meydana gelen arızadan kaynaklandığı açıklanmıştı.

Sözcü Antonio Ereditato, bu kez sonuçlardan emin olduklarını söyledi. Albert Einstein’a göre hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez. Ancak doğrulandığı takdirde bu deney, Albert Einstein’ın Özel Görelilik Kuramı’nın bazı kısımlarını tersine çevirebilir, evrenin nasıl işlediğini açıklayan yasalar altüst olabilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/cern-isik-hizini-asmayi-basardik.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/cern-isik-hizini-asmayi-basardik.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/t_cern-isik-hizini-asmayi-basardik.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/cern-isik-hizini-asmayi-basardik.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/cern-isik-hizini-asmayi-basardik/1498/</link>
			<pubDate>Sat, 23 Jan 2016 14:03:28 +0200</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnternet bankacılığı kullananlar dikkat]]></title>
			<description><![CDATA[Trend Micro, bankacılık sektörüne yönelik EMOTET adlı yeni siber saldırıya karşı kullanıcıları uyardı. Almanya’daki tüm bankaları etkileyen EMOTET zararlı yazılımının, Türkiye’deki bankalara ve banka müşterilerine zarar vermesi an meselesi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çevrimiçi bankacılık uygulamaları daha çok kullanıcı tarafından tercih edildikçe siber saldırıların yönü de bu alana kayıyor. Trend Micro, siber suçluların EMOTET adlı yeni zararlı yazılımla bankaları hedef almaya başladığını açıkladı. Şu aşamada tüm Alman bankalarını tehdit eden EMOTET saldırısının, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki tüm bankacılık sistemlerine yayılma riski bulunuyor. Türkiye de bu zararlı yazılımdan etkilenebilecek riskli ülkeler arasında.

EMOTET zararlı yazılımı, istenmeyen e-postalar ile yayılıyor. Kişilere banka hesaplarında bir hareket olmuş gibi bir bilgilendirme mesajı gönderiliyor. E-posta içindeki bağlantıyla sisteme bağlanan kullanıcıların internet bankacılığı şifreleri çalınıyor. EMOTET, sisteme bulaştıktan sonra diğer bileşenlerini de indirerek hedefteki bankalar hakkında bilgiler içeren bir dosya oluşturuyor. Oluşturulan bu dosya, başka ülkelere göre uyarlanarak Alman bankaları dışındaki bankaları da hedef alabiliyor. Kullanıcı, EMOTET’in tanıdığı bir banka üzerinden işlem yaparsa o banka sitesine gönderilen bütün ağ trafiği kaydediliyor. EMOTET ağ üzerinde giden veri trafiğini izliyor ve bu şekilde kullanıcı adı ve şifrelerini ele geçiriyor.

Tehdidin Türkiye’deki bankaları da etkileyebileceğine vurgu yapan Trend Micro Akdeniz Ülkeleri Genel Müdürü Yakup Börekcioğlu, tüm Türk bankalarının ve banka müşterilerinin de önlem almaları gerektiğini vurguladı. Börekcioğlu, kullanıcılara banka hesaplarını ilgilendiren e-postaların kaynağını doğrulamaları ve finansal işlemlerini bankalarına danışarak yapmaları tavsiyesinde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/internet-bankaciligi-kullananlar-dikkat_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/internet-bankaciligi-kullananlar-dikkat_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/t_internet-bankaciligi-kullananlar-dikkat_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/internet-bankaciligi-kullananlar-dikkat_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/internet-bankaciligi-kullananlar-dikkat/77/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Jul 2014 17:38:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Arama motorları bizi izliyor]]></title>
			<description><![CDATA[Uzmanlar, gelişen algoritmalarıyla bugün çok fonksiyonlu gözetleme sistemlerine dönüşen arama motorlarının, özel hayat ile bilgi toplama arasındaki çizgiyi giderek incelttiğine dikkat çekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Google'da kızına bir teleskop almak için arama yapan Ahmet Bey, daha sonra Facebook'a girdiğinde sitedeki ilanların teleskopla ilgili olduğunu gördü. Önceleri konuyu ciddiye almayan Ahmet Bey, örneklerin artması ile 'Acaba arama motoru beni takip mi ediyor?' sorusunu sormaya başladı.

 

 ÖZETLE'Veri toplama kapasitesi artacak''Özel hayatın ihlali söz konusu''Güvenlik konusuna dikkat edilmeli'

Sorunun cevabı evet. Yıllardır bu ve benzeri takipleri sadece arama motorları değil birçok site ve şirket yapıyor. Ancak gelişen teknoloji ve yapay zeka sonuçların daha da kusursuz hale gelmesini sağladı.

Internetlivestats sitesine göre, günümüzde aktif olan web sayfalarının sayısı yaklaşık 996 milyon. 2014 sonunda 1 milyara ulaşması beklenen web sayfaları, kullanıcıların içinden çıkması son derece zor bir karmaşayı da beraberinde getiriyor. Aradığımız bilgiye erişmemizi sağlayan arama motorları, her ne kadar internetin belkemiğini oluştursa da, giderek artan zekaları fonksiyonlarını çeşitlendirmeye başlıyor.

Neredeyse tüm internet kullanıcıları e-posta göndermek, bir yazı okumak veya müzik dinlemek için önceden açmış oldukları sayısız hesabı kullanıyor. Arama motorları, internet hizmetleri veya mobil ürünler üzerinden açılan ve sosyal medya ile doğrudan bağlantılı olan bu hesaplar, tüm işlemlerimizi an be an kayıt altına alıyor.

Sosyal medya ağınız dinlediğiniz müzikleri kaydediyor, okuduğunuz gazete hangi konulara ve yazarlara ilgi gösterdiğinizi ölçüyor, e-posta şirketiniz en çok hangi arkadaşınızla görüntülü sohbet yaptığınızı not ediyor. Gizlilik tartışmalarını da beraberinde getiren uygulamalar aracılığıyla toplanan bilgiler, nihayetinde arama motoru algoritmalarının da gelişmesini sağlıyor. Bugün bir e-ticaret sitesinden çıktıktan sonra girdiğiniz herhangi bir sayfada, birkaç saniye önce baktığınız ürünün reklamını görüyorsunuz.

ABD’de 2012’de 20 milyar dolara ulaşan internet reklamcılığı sektörü, aynı yıl Türkiye’de 750 milyon TL’yi gördü. Reklam sektörünün potansiyeli, doğal olarak şirketlerin daha fazla ziyaretçi çekebilmek için arama motorlarının yaptıkları yatırımı artırmalarına yol açtı. Yapılan yatırımlar, yeni pazarlama stratejilerinin müşterilere özel en doğru reklamları göstermeye odaklandı. Sonuç olarak, arama motoru algoritmaları insan psikolojisine uzanan analizler gerçekleştirecek kadar derinleşti. Nihai amaç, bir reklamı 100 defa değil, 100 farklı kişiye göstermek veya bir kişinin 100 tane değil, 10 reklam arasında seçim yapmasını sağlamak olarak belirdi.

‘Özel hayatın ihlali söz konusu’

Nüfusundan yarısı aktif internet kullanıcısı olan Türkiye, sosyal medya kullanımı ve güçlü e-ticaret altyapısıyla internetin en canlı olduğu ülkeler arasında yer alıyor. İnternet hızlarının sürekli artması, sanal ortamdaki işlemlerin ve hizmet hacminin de genişlemesine yardımcı oluyor. Ancak bu süreçte kullanıcıların farkına varmadığı önemli hususlar mevcut.

IntelRAD güvenlik danışmanlığı firmasından Koryak Uzan, güvenlik ve reklam amaçlı çalışmalarda özel hayat ile istihbarat arasındaki çizgiye dikkat edilmesi gerektiğini belirtti:

İstihbarat ve kamu güvenliği için devletler adına veya devletlerin teşviki ile faaliyet gösteren birçok kurumun ‘profilleme’ adını verdiğimiz bir tür akıllı sınıflandırma yapıyor olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Pek tabii bunun kullanıcılara yansıtılırken gerekçelendirmesi; ‘Sizi tanıyan, işinizi kolaylaştıran, zaman kazandıran çözümler’ olarak lanse ediliyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, bence önemli bir özel yaşam ihlali söz konusu. Ortalama bir internet kullanıcısına ait depolanan bu tür verileri listelemeye kalksak listenin sonu gelmez. Gerçek zamanlı ve geçmişe yönelik konum bilgisi ve seyahat alışkanlıklarınızdan, satın almasanız dahi görüntülediğiniz ürünler, arama motorlarında gerçekleştirdiğiniz aramalar, sosyal medyada paylaştığınız ‘durum’ güncellemelerinde kullandığınız kelimeler, paylaştığınız fotoğraflar, gerçekleştirdiğiniz herhangi bir aramada kaçıncı sonuca tıkladığınız, noktalama alışkanlıklarınız ve vurgularınıza kadar her eyleminiz sizin kim olduğunuza dair izler taşıyor.”

‘Güvenliğin özel hayata girmesi kaçınılmaz’

Uzan,  Büyük Veri alanına giren çalışmaların yapılan güvenlik odaklı çalışmaların, kaçınılmaz olarak özel bilgileri kullandığına dikkat çekti:

Birçok farklı çözüm yaklaşımın yer aldığı Büyük Veri’de değerlendirilen veriler; halihazırda çeşitli istihbarat kurumlarınca bilinen, genel ‘tehdit’  belirteçleri çerçevesinde sınıflandırılarak, kamu güvenliği için tehlike teşkil eden bireylerin daha yakın şekilde izlenmesine olanak verebilir. Diğer yandan; kullanıcıların entelektüel tercihleri ya da siyasi bakış açıları gibi paylaşmayı tercih etmeyebilecekleri birçoğu özel bilgi de, üçüncü taraflarca görülebilir hale gelebiliyor. Ancak insanların öncelikle ‘ödün vermeden güvenlik’ diye bir kavramın var olamayacağını anlayabilmeleri lazım. Burada, özel hayatın ihlalini savunuyor gibi görünmek istemiyorum. Dikkat edilmesi gereken; hem ‘bireylerin hiçbir özel bilgisi izlenemez’ görüşünü savunup, hem de ‘bu çağda istihbaratı olarak gelişmemiz gerekiyor’ argümanını dile getirenlerin, güvenliğin bir ödün meselesi olduğunu anlaması gerektiği.

Örneğin, bir yapı marketi alışveriş listesinde; bol miktarda cıvata/çivi ya da vida, metal boru ve gübre türevi bir madde olan güherçile görmek; normal bir insan için bir şey ifade etmeyebilecekken, bu bilgiler bomba yapmayı planlayan bir kişiyi işaret ediyor olabilir. Özellikle aynı kişinin radikal görüşlü gruplara ait farklı kaynakları da ziyaret ettiği düşünülür ise; bu bilgiler sayesinde birçok hayat dahi kurtarılabilecektir.

Tabii ki internet, kullanıcılara madalyonun bir yüzünü gösterirken diğer yüzünün gizlendiği tek ortam değil. Örneğin geçtiğimiz zamanlarda; gazetelerde, ‘artık havalimanındaki yığılmayı azaltmak için parmak izi kontrolüne geçiyor’ minvalinde bir haber paylaşıldı. Ancak kimse, bu teşebbüsün, kullanıcıların seyahat alışkanlıkları sınıflandırmanın bir başka türlüsü olacağından bahsetmedi… Örnekleri çoğaltmak mümkün, ancak altı çizilmesi gereken şey, özel hayat ile ‘güvenlik için istihbarat’ arasındaki hassas çizginin nereye çizileceğinin belirlenmesi gibi görünüyor.”

‘Arama motorlarında yeni dönemde akıllanacak’

En çok ziyaret edilen web sayfası unvanını 2007 eline geçiren Google'ın, anahtar kelimelere göre sıralama yapan arama algoritmaları, birçok arama motorunun temelinde yatan sistem üzerinde kuruldu. Web içinde dolanan otomatik programlar, sayısız bağlantı arasında dolaşarak belli anahtar kelimeler içeren indeks sayfası oluşturuyor, arama yaptığınız zaman indeksteki anahtar kelimelere göre sonuçlar beliriyor. Programlar, gerçek içeriğe sahip sitelerle yönlendirme veren siteleri ayırabildiği gibi, anahtar kelimelerin en çok öne çıktığı yerlere de dikkat ediyor.

Arama motoru optimizasyonu, bir zamanlar anahtar kelimelerin olabildiğince fazla kullanılmasına dayanırken, bugün çok daha gelişmiş bir sisteme sahip. Gelişen sistemin girdisi ise 'sosyal sinyaller'  olarak ifade edilebilir.

Arama motorları artık anahtar kelimelerden çok 'toplu zekaya' dikkat ediyor. İnsanların arama davranışlarını takip ederek, arama motorları aranan bilginin yer aldığı siteler arasındaki farklı net bir şekilde çizmeye çalışıyor. Burada karşımıza çıkan kavram ise semantik (anlamsal) arama.

'Benzin fiyatı veya 'dizel benzin fiyatı' araması yaparken, Google size en doğru sonucu çıkarabilmek için artık davranışlarınızı kontrol ediyor. Şirketin Şubat 2014'te patentini aldığı 'Bağlamsal arama terimi değerlendirmesi' teknolojisi, yaptığınız tüm aramaların denetlenmesini ve arama davranışınızın analiz edilmesini sağlıyor. Algoritma kısaca şöyle çalışıyor:

 





 





 




 

Superbug.co bilgi güvenliği araştırmacısı Evren Yalçın, arama motorlarının yakın gelecekte yeni teknolojilerle donatılacağını ve kullanıcılar hakkında bilgi toplayan veritabanlarına dönüşeceğini ifade etti:

“Arama motorları teknolojisi, tek yönlü bir dönemden son kullanıcı etkileşiminin arttığı bir döneme geçmekte. Şu an  kullandığımız arama teknolojisi,  belli etiketlerle yapılan aramalarda sadece o etiketleri içerisinde bulunduran web sayfalarını barındırmakta. Gelecekte ise köklü bir değişim bizi bekliyor. Google, Yandex, Yahoo, Bing gibi arama motorları anlamsal web teknolojisini aktif olarak kullanmaya başlayacak. Bu teknoloji için, siz daha aramayı gerçekleştirmeden ne istediğinizi tahmin edebilen bir web ontoloji diliyle geliştirildi.

Bu sayede arama motorları son kullanıcılar hakkında çok fazla meta veri toplayacak ve mevcut veritabanları devasa bir hale gelecek. Yani Masaüstü, Mobil veya Smart TV cihazınızla internette sörf yaparken hobilerinize yönelik reklamlar ve kullanıcı dostu arama yönlendirmeleri olacak. Fakat bazı çevreler, arama motorlarının anlamsal webteknolojisi ile birlikte gizlilik ihlali yapacağını düşünüyor. Bu sebepten mevcut arama motoru servislerine karşı Startpage, DuckDuckgo gibi yaklaşımlar geliştirildi. Türkiye'de ise bu konuda yapılan Hakia adında bir çalışma mevcut. Dr. Rıza Can Berkan tarafından geliştirilen Hakia, semantik algoritmayla çalışan bir arama motorunu temsil ediyor.”

Arama motorlarıyla girilen yeni dönemde, kullanıcıların bilinçli olması ve yönlendirilmekten çok yönlendirebilen bir güce sahip olması önem taşıyor. Gizlilik konusunda hassas kullanıcıların yapabileceği ilk hamle ise arama geçmişlerini kaydetmeyen DuckDuckGo gibi arama motorlarını kullanmak. Ancak kullandığı hizmet kalitesinden ödün vermek istemeyenler için çözüm bu kadar kolay olmayacak.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/arama-motorlari-bizi-izliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/arama-motorlari-bizi-izliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/t_arama-motorlari-bizi-izliyor.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bakirkoygazetesi.com/images/haberler/arama-motorlari-bizi-izliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bakirkoygazetesi.com/arama-motorlari-bizi-izliyor/65/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jul 2014 11:04:15 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>