Sağlıklı Zayıflamak için 10 Altın Kural
Dr. Neslihan Aktaş

Dr. Neslihan Aktaş

Sağlıklı Zayıflamak için 10 Altın Kural

15 Ocak 2018 - 09:50

Sağlıklı Zayıflamak için 10 Altın Kural

Merhabalar,

Sürekli söylediğim bir husus var. Diyet, kısa süreli ve katlanılması gereken tatsız bir süreç değildir. Etrafınızda “spor yapmadan zayıflayın”, “diyet yapmadan kilo verin” veya bunların tam tersi “1 haftada 5 kilo vermenizi garanti eden” şok diyetler duyduğunuza eminim. Biliyorum ki bu duyduklarınız size cazip bile geliyordur. Fakat mucizevi bir çözüm maalesef yok. Önemli olan sağlıklı beslenmeyi ve egzersizi bir hayat tarzı haline getirebilmek.

Modern hayatın koşturmacası içinde ihmal ettiğimiz fakat hepimizin de çok iyi bildiği temel kurallar vardır. Kendi yaşantımda uyguladığım ve yararını gördüğüm 10 öneriyi sizlerle paylaşıyorum.

1) Mutlaka doktor kontrolünde sağlıklı zayıflayın. İç hastalıkları uzmanı olarak söyleyebilirim ki her şeyden önce kilo vermenize engel olan metabolik bir bozukluğunuzun olup olmadığını mutlaka öğrenin. Eğer bir metabolik bozukluğunuz varsa ne kadar diyet yaparsanız yapın, ne kadar spor yaparsanız yapın kilo veremeyebilir ve ümitsizliğe kapılabilirsiniz.

2) Bol bol su için. Güne yayılmış şekilde 8-10 bardak su tüketin. Su hayatın temelidir. Bol su içmenin faydaları saymakla bitmez. Bol bol ve sık sık su içmek metabolizmanızı hızlandırıp kilo vermenize yardımcı olur. Önemli not: Bir seferde 1 litre su içmek yerine gün içine yayılmış şekilde içip

3) Protein ağırlıklı beslenin. Sağlıksız diyetler yapıldığında maalesef kas kütlemizden kayıplar elde ederiz. Kas kütlemiz ne kadar fazla ise metabolizmamız o kadar hızlı çalışır ve dinlenirken daha çok enerji harcarız. Kas kütlemizde kayıp olmadan sağlıklı zayıflamak için beslenme programınızda et ve balığa yer ayırın. Ayrıca kuru baklagiller gibi bitkisel proteinleri de ihmal etmeyin.

4) Şekerli, işlenmiş ve yüksek kalorili gıdalardan uzak durun. Modern hayat içerisinde elimizin altında çok sayıda paketlenmiş, işlenmiş ve kalorili gıdalarla kuşatılmış durumdayız. Televizyonlarda karşımıza bu tür ürünlerin sayısızca reklamları çıkıyor ve bilinçaltımıza bu mesajlar işleniyor.

5) Egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirin. Baştan söyleyeyim. Spor yapmadan zayıflanmaz ve sağlıklı olunamaz! Hareketsiz bir yaşam hem kilo almamıza yol açar, hem de kalp hastalıkları gibi çok sayıda hastalığa davetiye çıkarır. En azından haftada 3 gün 30-45 dk tempolu yürüyüş mutlaka yapın.

6) Yaşam tarzınıza özel kişiselleştirilmiş bir diyet programınız olsun! Herkes için sonuç verecek bir diyet yoktur! Her insan özeldir. Dolayısıyla diyet programı da özel olmalıdır. Açlık veya mahrumiyet temelli diyetlerden uzak durun! Bir uzman yönetiminde, sizin vücudunuza en iyi sonucu verecek şekilde oluşturulmuş program uygulayın. Ayrıca vücudumuz çok hızlı adapte olabilen bir yapıya sahiptir. Diyet programınızın da belirli aralıklarla değiştirilip daha iyi sonuçlar alınması hedeflenmelidir.

7) Akşam yemeğinden sonra sadece 1 porsiyon meyve tüketin. Akşam saatleri genelde hareketlerimizin en aza indiği vakitlerdir. Dolayısıyla akşam belirli bir saatten sonra yediğimiz her şey yağ olarak depolanır. Özellikle akşam yemeği sonrası abur cubur, tatlı, kuru yemiş gibi yüksek kalorili besinlerden uzak duralım.

8) Güne sağlıklı bir kahvaltı ile başlayın. Kahvaltıyı asla ihmal etmeyin. Günün en önemli fakat en çok ihmal edilen öğünü kahvaltıdır. Uykudayken saatler süren hareketsizlik ve açlık sonrasında metabolizmamızın hızlanması ve güne zımba gibi başlayabilmemiz için kahvaltıyı asla ihmal etmeyin.

9) Üzerinde "Light" ibaresi olan ürünlerden ve zayıflama çaylarından uzak durun. Bir üründe “light” ibaresini görüyorsanız bilin ki, çok sayıda işlemden geçmiştir ve içerisinde ihtiyacımız olan besinler kaybolmuştur. Sağlıklı bir yaşam için “light” ürünler yerine doğal ürünleri tercih edin.

10) Yemeklerinizi yavaş yiyin, düzenli uyku uyuyun ve stresten mümkün olduğunda uzak bir yaşam seçin. Bazılarımızın dakikalar içerisinde tabaklarında ne varsa silip süpürdüğüne şahit olmuşuzdur. Bu durumda beyne tokluk sinyalleri erişemediği için beynimiz hala açmışız zannedip daha çok yememize yol açar. Araştırmalar yeterli miktarda uyuyanların daha az açlık hissettiğini göstermektedir. Ve son olarak günümüz hayatındaki en zor maddeyi söylüyorum. Hayatınızdan mümkün olduğu kadar stresi atın. Stresin, duygusal yemeyi (özellikle çikolata ve tatlılara) tetiklediği görülmektedir. Dertlerinizi paylaşın. Atalarımız ne güzel söylemiş “Dertler paylaştıkça azalır” diye. Ailenizle daha fazla kaliteli zaman geçirmeye çalışın. Sosyal çevrenizle daha sıkı ilişkiler içerisinde olun.

Sağlıkla kalın.

Bu yazı 3640 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar