


Sürpriz bir isim, küçük ortak Ali Nuhoğlu. Nuhoğlu, İmamoğlu ile birlikte gözaltına alınan ve tutuklanan bir müteahhit. Son 4 yıldır bu köşede İmamoğlu ile ilişkisi, hatta bitişiğindeki otelin kral dairesini ona tahsis etmesiyle çok yazıldı.

Anlaşılan Aqua Florya'da başka bir hukuki düzen, başka bir çıkar dengesi işliyor.


Bu firmalar çoğu zaman sıvacı, boyacı, şoför gibi kişilerin adına kurulu şahıs şirketi görünümlü yapılar. Ama hepsi aynı merkezden kontrol edilir, aynı para akışına çıkar. Bu artık bir yönetim modeli değil, bir organizasyon şemasıdır.

Belki de asıl sorulması gereken, "Banka bu tabloya neden göz yumuyor?" sorusudur. Daha 5 yıl önce konkordato noktasına gelen Nuhoğlu ne oldu da hem milyon dolarlarla oynamaya başladı hem de tek yönetici oldu?
Daha da çarpıcı olan şu: Nuhoğlu İnşaat'a ait bir şirket konkordato ilan etmesine rağmen, Denizbank bu firmaya neden yüksek miktarda kredi sağladı? Üstelik "imza karşılığı" verilen bu krediler, normalde finansal sistemde mümkün olmayan bir ayrıcalık.

İş dünyasında konuşulan şu iddianın cevabı da merak ediliyor: Aqua Florya'daki hisselere talip olan üç ayrı firmayı, dönemin Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş'in, "satmayın" diyerek vazgeçirmesi... Peki uluslararası bir bankanın genel müdürünü bile geri adım attıracak bu güç kimden geliyor?


Bu ciddi bir araştırmayı hak etmiyor mu?






