İDDİA..."Seni Bitireceğim" Senaryoları ve Skandallar!
Bugün Türkiye’de kişisel verilerin korunması en katı kurallarla güvence altına alınmış durumdayken, kamunun gücünü elinde bulunduranların bu yasaları nasıl esnettiği Bakırköy Belediyesi'nde gözler önüne seriliyor.
İzinli Başlayan "İtibar Suikastı" ve Yargıdan Dönen Cezalar
Bakırköy Belediyesi'nde, iddiaya göre İBB’den getirilen ekibin yönlendirmesiyle ve Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun verdiği izinle hareket eden Müdür Şerife Çayır, daha önceki bir bürokratı hedef alıyor.Sayın Başkandan alınan izinle o bürokratın tüm banka bilgileri ve tapu kayıtları alınıp inceleniyor.
Peki, bu bilgiler nasıl servis ediliyor?İşin trajikomik yanı; hedef alınan bürokratın bu bilgileri belediyede göreve başlamadan önce yasal olarak zaten mal beyanında bildirmiş olması!Buna rağmen verilen kınama cezası Bölge İdare Mahkemesi’nden dönüyor ve yapılan yargılamalarda bürokrat tamamen aklanıyor.
Müdürden Şok İtiraf: Soruşturma Başlatıldı!
Bürokrat aklanınca kendisini hedef alanları savcılığa veriyor. Kişisel verileri yasa dışı ele geçirmekten savcılık tarafından soruşturma başlatılan ve muhakkik önünde ifadesi alınan Müdür Ş,Ç, tüm sorumluluğu başkana atarak başkanın talimatlarıyla yaptığını itiraf ediyor. Şu an bankalar, tapu müdürlüğü ve Bakırköy Belediyesi ekseninde savcılık soruşturması tüm hızıyla sürüyor.
Durumun vahametini anlamak için kapısını çaldığımız mağdur bürokratın anlattıkları ise adeta ucuz bir melodramı andırıyor: Nezaket kurallarını hiçe sayan Müdür Ş. Hanım, soruşturma esnasında parmağını sallaya sallaya "Seni bitireceğim!" tiratları atmış.Şahitler sunulsa da dinlenmemiş.Elindeki "bürokratik güç"le kendini film setinde sanan bu zihniyetin şovları artık tescilli!
Final Soru: Tüm Bakırköylülerin Bilgileri Tehlikede mi?
Buradan açıkça soruyoruz: Müdür Ş.Ç’ın "Başkanın talimatıyla yaptım" suçlamaları doğruysa, Bakırköy'de başka kimlerin dosyaları bu şekilde didik didik edildi?Tüm Bakırköylülerin kişisel verileri bu zihniyetin elinde güvende mi?
Ve asıl soruyu, bu pervasızlığın cesaret aldığı noktayı işaret ederek soruyoruz: Sayın Başkan, babanızın rüşvet isterken (veya yolsuzlukla anılan) görüntüleri ortalıkta dolanıp dururken, siz bu hukuksuz kişisel veri toplama izinlerini nasıl verebildiniz?Hangi adalet ve ahlak anlayışıyla bu kadrolara kalkan oluyorsunuz?
Bakırköy halkı bu skandalların cevabını bekliyor; adalet mekanizmasının ve bizlerin de bu işin peşini bırakmaya niyeti yok!
Bugün Türkiye’de kişisel verilerin korunması en katı kurallarla güvence altına alınmış durumdayken, kamunun gücünü elinde bulunduranların bu yasaları nasıl esnettiği Bakırköy Belediyesi'nde gözler önüne seriliyor.
İzinli Başlayan "İtibar Suikastı" ve Yargıdan Dönen Cezalar
Bakırköy Belediyesi'nde, iddiaya göre İBB’den getirilen ekibin yönlendirmesiyle ve Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun verdiği izinle hareket eden Müdür Şerife Çayır, daha önceki bir bürokratı hedef alıyor.Sayın Başkandan alınan izinle o bürokratın tüm banka bilgileri ve tapu kayıtları alınıp inceleniyor.
Peki, bu bilgiler nasıl servis ediliyor?İşin trajikomik yanı; hedef alınan bürokratın bu bilgileri belediyede göreve başlamadan önce yasal olarak zaten mal beyanında bildirmiş olması!Buna rağmen verilen kınama cezası Bölge İdare Mahkemesi’nden dönüyor ve yapılan yargılamalarda bürokrat tamamen aklanıyor.
Müdürden Şok İtiraf: Soruşturma Başlatıldı!
Bürokrat aklanınca kendisini hedef alanları savcılığa veriyor. Kişisel verileri yasa dışı ele geçirmekten savcılık tarafından soruşturma başlatılan ve muhakkik önünde ifadesi alınan Müdür Ş,Ç, tüm sorumluluğu başkana atarak başkanın talimatlarıyla yaptığını itiraf ediyor. Şu an bankalar, tapu müdürlüğü ve Bakırköy Belediyesi ekseninde savcılık soruşturması tüm hızıyla sürüyor.
Durumun vahametini anlamak için kapısını çaldığımız mağdur bürokratın anlattıkları ise adeta ucuz bir melodramı andırıyor: Nezaket kurallarını hiçe sayan Müdür Ş. Hanım, soruşturma esnasında parmağını sallaya sallaya "Seni bitireceğim!" tiratları atmış.Şahitler sunulsa da dinlenmemiş.Elindeki "bürokratik güç"le kendini film setinde sanan bu zihniyetin şovları artık tescilli!
Final Soru: Tüm Bakırköylülerin Bilgileri Tehlikede mi?
Buradan açıkça soruyoruz: Müdür Ş.Ç’ın "Başkanın talimatıyla yaptım" suçlamaları doğruysa, Bakırköy'de başka kimlerin dosyaları bu şekilde didik didik edildi?Tüm Bakırköylülerin kişisel verileri bu zihniyetin elinde güvende mi?
Ve asıl soruyu, bu pervasızlığın cesaret aldığı noktayı işaret ederek soruyoruz: Sayın Başkan, babanızın rüşvet isterken (veya yolsuzlukla anılan) görüntüleri ortalıkta dolanıp dururken, siz bu hukuksuz kişisel veri toplama izinlerini nasıl verebildiniz?Hangi adalet ve ahlak anlayışıyla bu kadrolara kalkan oluyorsunuz?
Bakırköy halkı bu skandalların cevabını bekliyor; adalet mekanizmasının ve bizlerin de bu işin peşini bırakmaya niyeti yok!









