Barış Bloku sadece HDP, ÖDP, Yeşiller ve Sol Gelecek, EMEP, DSİP gibi özgürlükçü, sol ve sosyalist partileri, kuruluş aşamasında olan parti girişimlerini bir araya getirmemişti. Kadın örgütleri, alevi örgütleri, Sosyal demokrat vakıflar ve dernekler, 78'liler gibi 80'den fazla örgütlü yapıyı buluşturmuştu.
Bu yapının kuşkusuz en önemli bileşeni de CHP'ydi. Kurumsal olarak böyle bir birliktelikte ilk kez CHP somut olarak var oluyordu.
Hatta miting öncesindeki son geceye kadar konuşmacılardan biri de bir CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak belirlenmişti. İsim olarak da Sezgin Tanrıkulu dillendirilmişti. Ancak son anda CHP bu yapıda kurumsal olarak var olmaktan vazgeçti. Sadece "CHP milletvekilleri" olarak temsil edilmeyi uygun buldu.
Bu konuda birkaç neden anlatılıyor.
Birincisi, CHP'nin bugün AKP ile yapacağı son koalisyon görüşmesi. Herhalde CHP Genel Merkezi, "Son aşamada Davutoğlu'na koalisyondan kaçma gerekçesi vermeyelim" diye düşündü.
İkinci neden de, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da mitinge konuşmacı olarak katılmasından duyulan rahatsızlık sonucu "Biz bu kadar ileri gitmeyelim, profili biraz düşürelim" fikrinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nda ağır basmış olması.
Ancak bütün bunlara karşın şunu da söylemek gerekir ki; CHP İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın'ın örgütsel anlamda katılımı sağlamak için çaba göstermesi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ercan Karakaş'ın mitingin sonuna kadar kürsünün hemen yanında bulunması CHP'nin de bu bloğun için olduğunun belirgin göstergeleriydi.
Elbette CHP'nin bu blokta yer alıp mitinge destek verdiğinin başka göstergeleri de var. Mahallelerden, semtlerden, ilçelerden CHP'lilerle HDP'liler, ÖDP'liler hep birlikte gelip alandaki "barış coşkusu"na hep birlikte ortak olmuşlardı.
"Barış Bloku"nun dün Bakırköy'deki ilk mitinginde partilerin genel merkezleri açısından "barış için bir araya gelme" tutumları şöyle görünüyordu:
HDP sonuna kadar kararlı, ÖDP "yarım pedal" da olsa var, CHP'de Genel Merkez biraz çekingen.
Miting için alınmış bir karar vardı. Hiçbir örgüt kendi pankartını kullanmayacak, sadece Barış Bloku'nun pankart ve bayrakları kullanılacaktı.
Genel olarak herkes buna uydu. Ancak ilerleyen saatlerde alanın çeşitli noktalarında, kalabalıklar içinden Abdullah Öcalan posterleri çıktı. Kürsüden yapılan uyarılara karşın da bu pankartlar indirilmedi.
Bakırköy CHP Tabanı ve vatandaşlar her gün şehit cenazelerinin geldiği bir süreçte CHP yetkililerin ,HDP detek vermelerini anlayamadıklarını ve CHP,SHP hatasına düşüyor diye serzlenişte bulundular.









