Bakırköy’ün 1. derece deprem riski altındaki mahallelerinde kentsel dönüşüm neden yapılamıyor kimler engelliyor kamuoyu bilmek istiyor!
Bölgede bin 764'ü Kartaltepe, bin 209'u Osmaniye ve bin 46'sı Zuhuratbaba mahallesinde olmak üzere 4 bin 1 adet yapı olduğu belirtildi.Bakırköy'de yapı dokusunun ortalama 40-50 yaş aralığında olduğu, büyük çoğunluğunun 1960-1980 yılları arasında eski Deprem Yönetmeliği'ne göre yapıldığı anlatıldı. 1999 depreminde sonra Bakırköy Belediyesince İTÜ ve İÜ'ye yaptırılan ve 2003 yılında tamamlanan risk analizi araştırmasında Zeytinlik, Cevizlik, Yenimahalle ve Sakızağacı mahallelerinde 2 bin 201 bina üzerinde çalışma yapıldığı 2 bin 59 binanın 1998 Deprem Yönetmeliği'nin tanımladığı güvenlik seviyesini sağlamadığı, Osmaniye-Zuhuratbaba-Kartaltepe'de ise 3 bin 228 bina üzerinde çalışma yapıldığı 2 bin 765 binanın aynı yönetmeliği uygun olmadığının tespit edildiği sabitken..
İBB BAKIRKÖY İLÇESİ İÇİN YAPMIŞ OLDUĞU RAPOR ORTADAYKEN KİM NEYİ DAHA BEKLİYOR?
Bu çalışma ile 2019 yılında DEZİM ve KRDAE Deprem Ana Bilim Dalı iş birliği ile hazırlanan İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi kapsamında üretilmiş olan veriler; DEZİM tarafından Bakırköy ilçesi için mahalle bazlı olarak yeniden derlenmiş ve Bakırköy ilçesine öznel analizler ve haritalamalar yapılmıştır.
Buna göre Mw=7.5 büyüklüğündeki senaryo depreminde, Bakırköy’deki binaların ortalama %21’inin hasar görmeyeceği tahmin edilmektedir.
Binaların ortalama %33’ünün hafif, %28’inin orta, %11’inin ağır ve %7’sinin de çok ağır hasar görmesi beklenmektedir.
Bakırköy’de, analiz edilen toplam bina sayısı 11.950’dir. Ağır ve çok ağır hasarlı binaların aldıkları deprem hasarının, onarılamayacak boyutta olabileceği ve bu hasar seviyelerindeki binaların yıkılıp tekrar yapılması gereğinin ortaya çıkacağı öngörülmektedir.
Öte yandan, orta hasarlı binaların da onarım yerine yıkılıp yeniden inşası çoğunlukla daha uygundur. Senaryo depreminde, Bakırköy’deki binaların ortalama %46’sının (yaklaşık 5.482 bina) orta ve üstü seviyede hasar göreceği tahmin edilmektedir.
Yaklaşık 6.468 binanın ise, hasarsız veya hafif hasarlı olması beklenmektedir. Geçmiş depremlerde yaşananlar, can kaybı ve yaralanma oranlarının kadın ve çocuklarda daha fazla olduğunu göstermiştir. Geçmiş dönem deprem sonrası istatistikleri, can kayıplarının büyük çoğunluğunun sarsıntı sırasında, daha az kısmının ise binadan çıkmaya çalışırken ya da kurtarılmayı beklerken meydana geldiğini göstermektedir. Yaralanmaların ise yaklaşık yarısının, sarsıntı sırasında, diğer yarısının ise deprem sırasında veya sonrasında binadan çıkmaya çalışırken meydana geldiği gözlemlenmiştir.
Mw=7.5 büyüklüğündeki senaryo depreminin, en kötü senaryo olan gece meydana gelmesi halinde, Bakırköy’de ortalama 1.046 civarında can kaybı meydana gelebileceği, yaklaşık 581 kişinin ağır yaralanabileceği ve 2.701 kişinin de hastane şartlarında tedavi görmesi gerekebileceği öngörülmektedir.
Deprem nedeni ile meydana gelen bina hasarlarının önemli bir etkisi de binaların barındırma özelliğini kaybetmesidir.
Acil barınma ihtiyacının belirlenerek, bunun karşılanması için gerekli ön planlama ve çalışmaların yapılması, özellikle yoğun yapılaşmaya maruz metropol alanlarda beklenen depremler için kritik önemdedir. Deprem sonrası insanların, hasarlı olmasa da binalara girmeyip bir süre dışarda olmayı tercih etmeleri de genel resmi ağırlaştıran bir durumdur.
Bakırköy’de Mw=7.5 senaryo depremi sonrasında yaklaşık 28.910 hanelik acil barınma ihtiyacının ortaya çıkacağı tahmin edilebilir. Hane başına 3 kişilik nüfus kabulüyle, yaklaşık 86.730 kişinin acil barınma ihtiyacı olacağı beklenmektedir.
Bu tahminlerde de depremin oluş şekline göre, hasarlarda gördüğümüze benzer belirsizlikler bulunmakta olup, deprem sonrası gerçekleşen acil barınma ihtiyacı içindeki nüfus verilen değerin altında ya da üstünde gerçekleşebilir.
Haziran 2020 63 Yüksek binalar deprem etkileri altında tekil olarak incelenmeli, yapısal hasar ve bunlardan kaynaklanması olası kayıpların yanı sıra yapısal olmayan unsurların (giydirme dış cepheler, su ve elektrik altyapısını oluşturan sistemler, mekanik, elektrik ve elektronik donanım unsurları, araduvar ve asma tavanlar gibi mimari unsurlar vb) hasar görmesiyle oluşabilecek kayıplar ve diğer sosyo-ekonomik kayıp olasılıkları titizlikle değerlendirilmelidir. İstanbul İGDAŞ doğal gaz şebekesi, İSKİ içme suyu ve atık su şebekelerinde senaryo depremi sonucu beklenen hasarların tahmini, bu şebekelerin, coğrafi ölçekte noktasal (dağıtım istasyonları) veya yayılan/uzayan (boru hatları) unsurları için başlıca iki grupta yapılmıştır.
İGDAŞ boru hatlarında, Bakırköy ilçesinde 15 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği tahmin edilmektedir. Bu rakam, doğal gaz boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir.
5.482 civarında orta ve daha üst seviyedeki hasarlı binalarda bulunan doğal gaz servis kutusunu devre dışı kalması olasılık dâhilindedir.
İSKİ içme suyu şebekesinde senaryo depreminde 17 noktada, atık su şebekesinde ise 48 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği hesaplanmıştır.
Bu değerler, içme suyu veya atık su boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir.
İstanbul gibi özellikle eski ilçe, semt ve mahallelerinde dar yolların, sayısal anlamda yoğun ve hasar görebilirliği yüksek bir bina stoğunun bulunduğu kentlerde, depreme bağlı bina göçmelerinin meydana gelmesi durumunda veya binaların ağır hasar gördüğü hallerde yollar kapanabilmekte ve bu durum deprem sonrası her türlü kurtarma ve yardım operasyonunu çok zorlaştırmakta ve zaman zaman imkânsız hale getirmektedir.
Eğitim, sağlık, spor, kültür, din, konaklama, ticaret ve sanayi gibi kentsel işlevlerin deprem sonrasında mümkün olan en kısa zamanda eski haline dönmesi, sosyal ve ekonomik olarak büyük önem taşımaktadır. Bu raporda sunulmuş olan bütün tahminler, deprem mühendisliği literatüründe yer alan, analitik çalışmalara veya depremlerde yaşanmış deneyimlerden yararlanarak oluşturulmuş ampirik modellere dayanmaktadır.
Bu modeller, bütün istatistiksel modellerde olduğu gibi kabullere dayanmakta ve çeşitli belirsizlikler içermektedir. Sunulan sonuçlar kullanılan modellerden elde edilen ortalama değerlerdir. Gerçek bir depremin yaratacağı kayıpların bu raporda sunulan sonuçlardan farklı olması kaçınılmazdır.
Bu tip deprem kayıp tahmini analizlerinin (İBB 2001, 2009, 2019), belli periyotlarda güncellenmesi çok önemlidir. Yapılan tahminlerin güvenilirliğini arttıran en önemli unsur, envanter bilgisidir.
İhtiyaç duyulan veri gruplarının ilgili kurumlar tarafından etkin bir şekilde güncellenmesi ve paylaşımı, deprem risk analizlerinde doğruluk payını artıracak ve böylelikle karar alma süreçlerini de en doğru şekilde yönlendirilebilecektir.
Bu noktada ilçe belediye 64 Haziran 2020 başkanlıklarının da kritik bir paydaş olduğu ve güncel bina envanterinin üretilmesinde etkin bir rolü olduğu düşünülmektedir.
Bu çalışma ile Bakırköy’deki öncelikli risk bölgeleri ve kritik mahalleler ortaya konmuş ve karar vericilerin afet riskini azaltmaya yönelik tüm adımlarında yol gösterici nitelikte veriler üretilmiştir.
Bu doğrultuda alınabilecek önlemler açısından ilçenin kentleşme karakterine bakıldığında, Bakırköy’de yapıların büyük oranda 1-4 kat aralığında yer aldığı görülmektedir.
Yapı yaşları baz alındığında ise yapıların yaklaşık %84’ünün 2000 ve öncesi yıllarda inşa edildiği tespit edilmiştir.
Deprem kaynaklı riskin azaltılmasına yönelik eylemlerde, önceliğin bu yapı grupları olması gerektiği düşünülmektedir.
Risk azaltma eylemleri planlanırken de tekil yapı ölçeğinde değil, en azından ada bazlı veya bölgesel yaklaşımların benimsenmesi önemlidir.
Üstyapı odaklı çözümlemelerin yanında, altyapı sisteminin de sürdürülebilir ve dayanıklı nitelikte olması bütüncül bir çözümleme için gerekli görülmektedir.
Yapısal eylemlere ek olarak, ilçe genelinde uygulanabilecek eğitim, farkındalık ve görünürlük çalışmaları ile vatandaşların afet riski farkındalığının ve bireysel önlem seviyelerinin arttırılması, riskin azaltılmasında kritik öneme sahiptir.
BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI DR. KERİMOĞLU NE DEMİŞTİ?
Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, "Depremin bir kader, fıtrat olmadığını ama hazırlıksız yakalanırsak gerçek anlamda bir afet olduğunun bilinciyle de mutlaka bu konuya hazırlıklı olmamız gerektiğini bir kere daha ben de paylaşmak isterim.
Maalesef Türkiye hepimizin bildiği gibi deprem kuşağında bir ülke. Ne yazık ki Bakırköy ilçemizde deprem kuşağında hatta merkez üstünde bir ilçe biz bunun bilincindeyiz.
Bu konuda Bakırköy'ün eski bir ilçe olması hasebiyle konutlarımızın önemli bir kısmının artık ekonomik bir ömrünü tamamladığını biliyoruz. Az önce bir hocamız Türkiye'de konutların yüzde 40'ının depreme hazırlıksız olduğundan bahsetti.
Yüzde 27'sinin acil olarak yenilenmesi gerektiğini söyledi. Ne yazık ki bu rakamlar Bakırköy'de çok daha fazla. 1999 depreminden sonra Bakırköy ilçemizde yapılan çalışmalarda iki saygın üniversitemizin yapmış olduğu çalışmada, maalesef Bakırköy'de konutların yüzde 60'ı hatta daha üstünde bir oranda binalarımızın orta ve ağır hasarlı olduğu, ekonomik ömrünü tamamladığı, binaların ortalama yaşının 47 yıl olduğunun bilincindeyiz farkındayız.
Mutlaka Bakırköy'ün bir an önce güvenilir konutlara ulaşması gerektiğinin bilincindeyiz.
Bununla ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İBB nezdinde defahatle yaptığımız başvurular ve konutların yenilenmesi ihtiyacını ilettik. Ama ne yazık ki bir konuşmacı arkadaşımız belirtti. Türkiye'de ranta yönelik bir dönüşüm değişim uygulanıyor diye. Ben dahasını ilave edeyim.
Sadece ranta yönelik olsaydı Bakırköy'de de bu çalışmalar yapılırdı.
Sadece rant düşünülmesi değil siyaseten de önünde büyük engelleri olan bir ilçeyiz.
Maalesef bu sebeplerden dolayı Bakırköy'de yapmak istediğimiz bu dönüşümü gerçekleştiremedik.
Bundan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Çalışmalarımızı hiç durdurmadan sürdürmeyide kendi adımıza da bir görev sayıyoruz. Depreme hazırlanan depremsiz bir ülke diliyorum" diye konuştu.6 katların yenilenmesi lazımYaşanan son deprem ile birlikte talebini yineleyen vatandaş hem Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu hemde İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’na hem yazılı hem sözlü başvurularla taleplerini iletmeye başladı.
İBB ‘nin çiçeği burnunda başkanı İmamoğlu ise depremde sağlam bir İstanbul vizyonu ile kentsel dönüşüm konularına öncelik vererek bunu bir memleket meselesi olarak ele alacağını söyledi.
Daha önce konuya çözüm olarak düşünülen eski ve riskli bina maliklerinin belirli bir süreye kadar uzlaşıp yıkım kararı vermeleri halinde ek 1 veya 2 kat imar verilmesi, bu oluşacak kat farkı ile müteahhitlerin kat karşılığı inşaata girmelerinin kolaylaşması, bu yolla bütçesi olmayan vatandaşların deprem riskine karşı sağlam evlerde oturması öngörülüyor.
Bölgede yaşayan halk hem Atatürk havalimanının kalkmasından hem de İBB ve Bakırköy Belediye Başkanı’nın yıllar sonra ilk defa aynı partiden olması nedeni ile bu sefer konunun çözüleceğinden emin.
BAKIRKÖY BELEDİYE MECLİSİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM PLANLARI AK PARTİ-CHP-MHP OYLARI İLE GEÇMİŞTİ.
Bakırköy AK Parti İlçe Başkanı Tülin Mazlumoğlu Kestane ve meclis üyeleri Halit Cebeci,Servet Toraman,Ömer Kaan Kara,Emine Dirican,Suat Karaçorlu ve MHP Meclis üyesi Ahmet Altun 1.Derecedeki Bakırköy'deki riski görewrek oybirliği ile kentsel dönüşlüm planlarının geçmesini sağlamışlardı bu siyaset üstü hareketlerinden dolayı tüm Bakırköy halkı da kendilerine teşekkür etmişlerdi. İBB Meclisi'nin şubat ayı oturumunda birinci derece deprem bölgesindeki Bakırköy'ün 3 mahallesindeki planları da AKP oylarıyla reddedildi.AKP grubunun çoğunlukta olduğu İBB Meclisi'nde Bakırköy'ün birinci derece deprem bölgesinde yer alan 144 hektarlık alanı kapsayan Osmaniye, Kartaltepe ve Zuhuratbaba mahalleleri ile 68.3 hektarlık alanda yükselen Zeytinlik, Cevizlik, Yenimahalle ve Sakızağacı mahallelerinin kentsel dönüşüm planları reddedildi.
Planlarda konutlara bir katlık artış öneriliyordu.
İBB Meclisi'nde AKP'lilerin oy çokluğuyla reddedildi.
İBB İmar Kmisyon Başkanı Yüksel Akyol'un bazı meclis üyelerine beni AKP İl Başkanı Bayram Şenocak aradı ve Bakırköy^ün planlarının geçirilmemesini istediğini söylediği iddiası ve Bakırköy'lülerin ceset torbalarını hazırlamalarını söylemesi dikkat çekici. Bakırköy Belediye Meclisi'nde 8 Kasım 2019 tarihinde AKP ve CHP grubunun oybirliği ile gerçekleştirdiği plan değişikliğinin, onay için gönderildiği İBB Meclisi'nde oy çokluğu ile reddedilmesi tepki çekti.Karara katılmayan CHP grubu plan notu değişikliğinin, üst ölçekli nazım imar planı ana kararlarına ve yoğunluk değerlerine uygun olduğunu belirterek bölgenin öncelikli ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.İBB Meclisi'nde reddedilen kararda, ilçenin birinci derecede deprem bölgesinde kaldığı ve binaların yenilenmesi gerektiği belirtildi.
Bakırköy Binalar 40 yıllık
İlçede yaşayanların çoğunun konutlarını yıkıp yenileyecek gelire sahip olmadığı gerekçesi ile bir afet anında can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan yapılara parsel veya ada bazında yenilenmesini teşvik amacıyla plan notu değişikliği hazırlandığı kaydedildi.Bakırköy Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün inceleme raporuna göre Bakırköy'deki yapılar ortalama 40-50 yıllık. Büyük çoğunluğu 1960 ile 1980 yılları arasında eski Deprem Yönetmeliği'ne göre yapılmış durumda. 1999 depreminden sonra Bakırköy Belediyesi'nin İTÜ ve İstanbul Üniversitesi'ne yaptırdığı 2003 tarihli risk analiz raporu da ilçenin karşı karşıya olduğu riski gözler önüne seriyor."AKP'liysen binaların yenilerin, CHP'liysen depremden kurtulma şansın yok"
CHP'li İBB ve Bakırköy Meclis Üyesi Nadir Ataman da karara tepki göstererek şunları söyledi: "İBB Meclisi'ndeki AKP kentsel dönüşüm ile ilgili plan değişikliklerinde taraflı davranıyor. AKP'li ilçelerden gelen plan değişikliklerinde sorgusuz sualsiz ‘evet' derken, CHP'li belediyelerden gelen amacı sadece depreme dayanıklı olmayan binaların yenilenmesi olan plan değişikliklerine ‘hayır' diyor.Buradan da şu çıkıyor: AKP'ye oy verdiysen binaların yenilenir, depremde ölemezsin. CHP'ye oy verdiysen çürük binalarda depremden kurtulma şansın yok."
Umarız bürokrasi bu konudaki adımları daha hızlandırarak ilçedeki kentsel dönüşüm sorununun en kısa sürede çözer, vatandaş daha sağlam güvenilir evlerde yaşar.





