BAŞKAN OVALIOĞLU NEDEN SUSUYOR? RÜŞVET İDDİASININ NERESİNDE? KAÇAK AVM NEDEN MÜHÜRLENMİYOR?İBB yönetimine yönelik rüşvet iddiaları ve Capacity AVM’den “5 milyon dolar haraç istendiği” iddiası Türkiye gündemine oturmuşken, gözler Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu’na çevrildi.Yeni Şafak’ın yayınladığı ses kaydının ardından AVM’nin büyük ortağı Selahattin Özgül’ün savcılık ifadesinde yer alan “açıktan para talebi” iddiası tartışılırken, Başkan Ovalıoğlu’nun konuya ilişkin sessizliğini koruması dikkat çekiyor.Neden açıklama yapmıyor? Neden ifade vermiyor?Tartışmalar büyürken kamuoyunda şu sorular öne çıkıyor:


AK PARTİ Meclis Üyesi Ali Fatinoğlu ''Bakırköy'ü size soydurmayacağız''Ekim 2025 meclis toplantısında kürsüye gelerek Ertan Yıldız isimli Meclis Üyesi İBB Yolsuzluk ve Rüşvet İddianamesinde geçen ve İtirafçı olarak arkadaşlarına ve Partisine İhanet etmiş birisi olarak burada her toplantıda aylardır meclise gelmemesine rağmen neden halen izinli sayıp meclis üyeliğini düşürmüyorsunuz yoksa sizlerde bahse konu şaibelerde parmağınız mı var ? diyerek Chp sıralarına seslendi.CHP 'liler ise Yolsuzluk ve Rüşvet olayları ile ilgili 'sana ne '' seni ilgilendirmez ''bu bizim iç meselemiz ''sözleriyle karşılık vemeleri de dikkat çekti..
- Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu neden bu süreçte sessiz?
- İddialarla ilgili neden açıklama yapmıyor, ifade vermiyor?
- Teknik Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz (tutuklu)
- Kontenjan birinci sıra meclis üyesi adayı Ertan Yıldız (itirafçı)
'Size son şans' deyip bir de tehdit etmişler
Bundan birkaç gün sonra telefonla Maslak'taki bir daireye çağırıldığını anlatan M.A.İ, "Belirttiği gün ve saat 14:30'da oraya gittik. Süleyman Atik'ten başka kimse yoktu. Bize 'resmi sıfatının olmadığını, belediyelerdeki imar işlerini belediyeler adına takip ettiğini, net olarak 5 milyon dolar talep edildiğini, taksitlendirme konusunda yardımcı olacağını' söyledi. Kendisine bunun tarafımızca kabul edilemeyeceğini, hukuka aykırı olduğunu belirttim. Bu görüşmeyi de müvekkilime anlatacağım ancak şirket adına teklifinizi reddediyorum dedim." ifadelerine yer verdi.M.A.İ, bu talebi hukuka aykırı olduğu için kabul etmediklerini yineleyerek, şöyle devam etti:"Yarım saat süren görüşmenin ardından oradan ayrıldık. Aradan 7-8 gün geçtikten sonra Süleyman Atik tekrar arayıp 'Görüşmemiz lazım.' dedi. Sefer Bey'le birlikte gittik. Bize 'Bu sizin için imkan, bu imkandan yararlanın. Bu konuda çok kararlılar. Hatta binada deprem tehlikesi bulunduğuna dair rapor alıp binada ticari faaliyetin de durması riski olduğunu hatırlatmamı istediler.' dedi. Buna benzer başka bir olay da Torun Center da oldu. Onlara da büyük sıkıntı çektirdiler. Yine aynı cevabı kendisine verdik. Yasa dışı bir durumumuz olmadığını belirttik. Görüşmeyi de müvekkillerimizle paylaştık. Bir süre sonra tekrar aradı, ofisimizin yerini sordu. Nişantaşı'nda olduğunu söyledim. 'Size gelmek istiyorum.' dedi. Ofise geldiğinde Serdar Bey de ofisteydi. Kendisiyle ben görüştüm. Bana 'Size son şans, ne diyorsunuz?' dedi. Ben de tavrımızda değişen bir şey yok, kabul etmiyoruz dedim. Sonraki süreçte kendisiyle görüşmemiz olmadı. Alışveriş merkezi hakkında yıkım kararı verip para cezası kestiler. Hukuki süreci takip ediyoruz. Yıkım kararıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı verildi. Para cezası ile ilgili henüz karar verilmedi." İddianamede, "Bu görüşmede, AVM ile ilgili başvuruların konusu açılınca örgüt lideri şüpheli Ekrem İmamoğlu tarafından Bakırköy Belediyesinde 'sistem'e suç geliri aktarmak için rüşvet almak üzere görevlendirildiği anlaşılan örgüt üyesi şüpheli Ali Rıza Akyüz'ün müştekilere '17 senede burayı amorti ettiniz, esnafın da canına okudunuz. Bakırköy'e borcunuz var, otoparkı birlikte işletelim.' şeklinde talepte bulunduğu ve görüşmenin bu şekilde sona erdiği anlaşılmıştır." denildi.Devam eden süreçte görüşmelerin, tanık olan alışveriş̧ merkezinin avukatı Mehmet İplikçioğlu, İsmail Serdar İplikçioğlu ve mimar Sefer Kocabaş tarafından yürütüldüğü belirtilen iddianamede, bu görüşmelerde şüpheli Ali Rıza Akyüz tarafından nakit 3 milyon Amerikan doları karşılığı otopark ile ilgili işletme ruhsatı probleminin çözülebileceğinin söylendiği kaydedildi.İddianamede, tanıkların bu 3 milyon dolar rüşvet talebini alışveriş̧ merkezi sahibi olan müştekilere ilettiği, müştekilerin ise bunu kabul etmediğinin anlaşıldığı bildirildi.Talep edilen rüşvet bireysel değil, örgütsel bir amaç doğrultusunda istendi
Müştekilerin kendilerine iletilen rüşvet talebini AVM'nin imara aykırılığı olmadığını belirterek reddetmesinden bir süre sonra, tanık Sefer Kocabaş'ın, şüpheli Ali Rıza Akyüz tarafından görüşmeye davet edildiği aktarılan iddianamede, şu ifadelere yer verildi:"Şüpheliler Ali Rıza Akyüz ile Ertan Yıldız ve tanıklar Sefer Kocabaş ve Mehmet İplikçioğlu'nun olduğu görüşmede, örgüt yöneticisi Ertan Yıldız konuya dahil olarak Ali Rıza Akyüz ile birlikte müştekilerin artık 5 milyon dolar vermesi gerektiğini iletmiştir. Müştekiler vekili olan tanık Mehmet İplikçioğlu'nun bunu reddetmesi üzerine Ali Rıza Akyüz artık kendileri ile görüşmeyeceklerini belirterek toplantıyı sonlandırmıştır. Bu görüşmeden bir müddet sonra şüpheli Ali Rıza Akyüz, Sefer Kocabaş'ı arayarak, İplikçioğlu'nun bir diğer şüpheli Süleyman Atik ile görüşmesi gerektiği iletilmiştir. Tanıklar, Maslak'ta bir dairede şüpheli Süleyman Atik iki görüşme yapmışlardır."İddianamede, şüpheli Süleyman Atik'in ilk görüşmede 5 milyon dolar istendiğini ve kendisinin bu gibi konuları çözme konusunda özel olarak yetkilendirildiğini, aracı olup kendi adına bir şey istemediğini, bu gibi görüşmeleri kendisinin yaptığını belirttiği kaydedilerek, "İkinci görüşmede ise şüpheli Süleyman Atik'in bu defa 5 milyon doların taksitle ödenebileceğini, bu paranın da onlar tarafından otopark yapımında kullanılacağını söylemesi üzerine, nakit rüşvet talebinin Mehmet İplikçioğlu tarafından reddedilmesi üzerine şüpheli Süleyman Atik'in 'Bina için deprem konusunda rapor alınacağını, idari para cezası uygulanacağını, deprem riski var diye AVM'ye kimsenin gelmeyeceği.' seklinde tehditlerde bulunduğu anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.Müşteki Mustafa Keleş tarafından sunulan ses kaydı incelendiğinde, bu görüşmelerden sonra şüpheli Süleyman Atik'in örgütün elebaşı Ekrem İmamoğlu adına 5 milyon dolar nakit rüşvet talep ettiği anlatılan iddianamede, talep edilen rüşvetin bireysel değil, örgütsel bir amaç doğrultusunda istendiğinin değerlendirildiği ifade edildi.İddianamede, şunlar kaydedildi:"Ses kayıtlarından da görüleceği üzere örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun adı ile müştekilerden defaten 5 milyon dolar rüşvet talep edilmiştir. Müştekilerin önce şüpheli Ali Rıza Akyüz tarafından talep edilen 3 milyon dolar ve sonrasında Ali Rıza Akyüz ve Ertan Yıldız'ın doğrudan ve şüpheli Süleyman Atik aracılığı ile talep ettikleri rüşveti kabul etmemeleri üzerine, örgütün kamu gücünü kötüye kullanmışlardır. Müştekiler üzerinde baskı yapmak amacıyla Bakırköy Belediye Meclisi Kararı ile dönemin kuru ile hesaplandığında yaklaşık 5 milyon dolara denk gelen 197 milyon lira idari para cezası kesildiği ve kamu gücünü kullanarak müştekilerden para tahsil etme çabasına girildiği anlaşılmaktadır." BAKIRKÖY BELEDİYESİ’NDEKİ RÜŞVET VE TEHDİT İDDİALARINA İLİŞKİN GERÇEKLER1. Belediye işlemleri teknik değil, para talebiyle bağlantılı yürütülmüştür: Bakırköy Belediyesi’nin Capacity AVM hakkında düzenlediği “depreme dayanıksız bina” raporu ve 197 Milyon TL’lik encümen cezası, belediye yetkililerinin sistematik rüşvet taleplerinin ardından uygulanmıştır.Bu durum, birden fazla müşteki ve tanığın birbiriyle örtüşen ifadeleriyle doğrulanmıştır: Çetin Gül, Metin Gül, Mustafa Keleş, İlker Keleş, Selahattin Özgül, Alaattin Kameroğlu ve Seyfi Beyaz dahil olmak üzere tüm ortaklar; belediye adına 3 ila 5 Milyon dolar arası nakit talebi yapıldığını, reddedilince cezai işlem başlatıldığını beyan etmiştir.Tüm ifadelerde ortak unsur, para isteklerinin ardından “aksi halde çürük raporu çıkarırız, binayı mühürleriz” tehdididir.Bu beyanlar tehdit–ceza zinciri mantığıyla birbirini desteklemektedir.2. Süleyman Atik’in beyanı iddiaları doğrulamıştır Soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen Süleyman Atik, – rüşvet talebinin Ali Rıza Akyüz ve Ertan Yıldız koordinasyonunda yürütüldüğünü, – görüşmelerin Maslak 42 rezidansta gerçekleştiğini, – AVM yetkililerinden 5 Milyon dolar istendiğini, – kendisinin ise “bu hukuka aykırıdır” diyerek süreçten çekildiğini itiraf etmiştir. Bu beyanlar, kamera kayıtları, ziyaretçi listeleri ve tarih bazlı delillerle desteklenmiştir. Yani “belediye görevini yaptı, iftiraya uğradı” savı fiilen çürütülmektedir.3. Görüşme ve para talebi kayıtla sabittir Müşteki Mustafa Keleş’in beyanında, Hyatt Otel’de yapılan görüşme ses kaydıyla belgelenmiştir. Yine Sefer Kocabaş ve Asım İplikçioğlu, Maslak 42’deki görüşmeyi doğrulamış; bu ziyaret Arslan Doğan adına kayıtlı giriş loglarıyla örtüşmüştür. Dolayısıyla süreç “soyut iddia” değil, somut ve fiziki delillerle belgelenmiştir.4. Rapor farkı: YTÜ değil, İTÜ raporu bilimsel esaslara uygundur Belediyenin dayandığı YTÜ raporu, binanın ruhsatlı projeleriyle statik tadilatları karşılaştırmadan hazırlanmış, eksik perde duvar iddiasını teknik olarak doğrulamamıştır. Buna karşın, İTÜ tarafından hazırlanan deprem performans raporu: Beton dayanımı (C50–B420C) Taşıyıcı sistem özellikleri TBDY 2018 ve TS500 standartlarına uygunluk gibi kriterleri ayrıntılı biçimde incelemiş, “DD-2 deprem düzeyinde kontrollü hasar performansı sağlanmıştır, bina güvenlidir” sonucuna ulaşmıştır. Yani belediye “çürük bina” gerekçesiyle cezalandırırken, bağımsız mühendislik analizi tam tersini göstermektedir.5. Encümen cezası rüşvetin “yerine” uygulanmıştır Savunmada “197 Milyon TL ceza yasal encümen kararıdır” denilmekteyse de, müştekilerin ifadeleri bu cezanın rüşveti reddettikleri tarihten hemen sonra uygulandığını göstermektedir. Zaman çizelgesi incelendiğinde: Tarih: Eylül–Ekim 2024 Olay: 3-5 Milyon dolar talebi (Akyüz-Atik) Tarih: 15 Ekim 2024 Olay: Maslak 42 görüşmesi, kayıt alındı Tarih: Kasım 2024 Olay: Para reddedildi Tarih: Şubat 2025 Olay: 197 milyon TL ceza ve “çürük bina” kararı Bu kronoloji, cezai işlemin teknik gerekçeden çok misilleme niteliği taşıdığını açıkça göstermektedir.6. Belediye içindeki ilişkiler ağı delillerle sabittir Rüşvet sürecine dahil olduğu ileri sürülen kişilerden: Ali Rıza Akyüz (Belediye Başkan Yardımcısı) Cemalettin Özdemir (Belediye Başkan Yardımcısı) Süleyman Atik (danışman sıfatıyla aracılık eden kişi) Ertan Yıldız (İBB Meclis Üyesi) aynı dosyada yer almakta; beyanlar arasında karşılıklı teyitler bulunmaktadır. Bu isimlerin tamamı farklı zamanlarda aynı teklifi (otopark ortaklığı veya 5 Milyon dolar nakit) gündeme getirmiştir. Bu da belediyedeki sürecin kişisel inisiyatif değil, organize menfaat ilişkisi olduğunu göstermektedir.7. Belediye raporunun “teknik” değil “baskı aracı” olarak kullanıldığı tespit edilmiştir Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Bayram Yıldırım, Atik’in Akyüz’e “AVM sahipleri 24 milyon TL teklif ediyor” bilgisini ilettiğini, Akyüz’ün “nakit getiriyorlarsa yardımcı oluruz” cevabını verdiğini belirtmiştir. Bu diyalog, teknik süreçlerin aslında pazarlık aracı olarak kullanıldığını kanıtlamaktadır.8. İdari yargı süreci belediyeyi haksız bulmuştur Belediyenin işlemlerine karşı açılan davalarda, İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmiş, “çürük bina” gerekçesinin teknik olarak yetersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Bu da belediyenin savunduğu “bilimsel, hukuka uygun işlem yaptık” tezini hukuken geçersiz kılmaktadır.Sonuç: Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Aynı kişilerin farklı zamanlarda aynı miktarda para talep etmesi, Bu taleplerin reddi üzerine cezai işlem uygulanması, Görüşme kayıtları, ziyaret defterleri ve etkin pişmanlık beyanlarının birbirini doğrulaması, İTÜ raporunun teknik olarak binayı sağlam bulması, İdari yargının cezai işlemleri durdurması, hususları, Bakırköy Belediyesi’nin Capacity AVM sürecini yasal çerçevede değil, çıkar karşılığı ve baskı yoluyla yürüttüğünü ortaya koymaktadır.Bu nedenle, “Belediye görevini yaptı, soruşturma saptırıldı” yönündeki iddia; hem tanık delilleri, hem itiraf beyanları, hem de mahkeme kararlarıyla çelişmektedir. Olayın özü, teknik değil menfaat temelli bir rüşvet düzenidir.


AK PARTİ Meclis Üyesi Ali Fatinoğlu ''Bakırköy'ü size soydurmayacağız''Ekim 2025 meclis toplantısında kürsüye gelerek Ertan Yıldız isimli Meclis Üyesi İBB Yolsuzluk ve Rüşvet İddianamesinde geçen ve İtirafçı olarak arkadaşlarına ve Partisine İhanet etmiş birisi olarak burada her toplantıda aylardır meclise gelmemesine rağmen neden halen izinli sayıp meclis üyeliğini düşürmüyorsunuz yoksa sizlerde bahse konu şaibelerde parmağınız mı var ? diyerek Chp sıralarına seslendi.CHP 'liler ise Yolsuzluk ve Rüşvet olayları ile ilgili 'sana ne '' seni ilgilendirmez ''bu bizim iç meselemiz ''sözleriyle karşılık vemeleri de dikkat çekti.. 


