CHP’de son bir ay içinde parti yönetimine muhalefetin önde gelen üç ismi olan Süheyl Batum, Birgül Ayman Güler ve Şahin Mengü’nün disiplin kuruluna sevk edilmeleri “Muhalefet seçim öncesi tasfiye ediliyor” tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
2011 SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE
Kılıçdaroğlu, 2011 seçimleri öncesinde “Partiyi iktidara getiriyoruz, yenileşme yapıyoruz” gibi gerekçelerle içlerinde Önder Sav, Hakkı Süha Okay, Kemal Anadol, Şahin Mengü, Ergün Aydoğan, Onur Öymen, Mustafa Özyürek, Esfender Korkmaz, Mehmet Sevigen, Canan Arıtman, Bülent Baratalı, Tacidar Seyhan ve Yılmaz Ateş gibi çok sayıda parti yöneticisini milletvekili adayı yapmayarak tasfiye etmişti. Kılıçdaroğlu’nun girişimi “tasfiye hareketi” ve “partinin rotasını değiştirmek” olarak nitelenmişti.
CHP’DE SEÇİM TASFİYELERİ
CHP Parti Meclisi, MYK ve il yönetimlerinde muhaliflerin disipline sevk işlemlerinin yoğunlaşacağını belirten muhalifler, “Kılıçdaroğlu ve yönetimi, 2011 seçimleri öncesinde ‘Bugüne kadarki anlayışla parti iktidar olamıyor. Yeni bir anlayış ve yeni kadrolar gerekiyor’ gibi gerekçelerle yeni bir kadro oluşturdular. Partinin mevcut kadrolarının önemli bir bölümünü ise milletvekili listelerinde yer vermeyerek tasfiye ettiler. Şimdi yeni bir seçim sürecinde, partide disiplini sağlama adına bir başka tasfiye yaşanıyor. Bazı arkadaşların parti yönetimine yaptıkları eleştirileri öne çıkartarak, disiplin yöntemi ile yeni bir tasfiye süreci işletiliyor” görüşünü savunuyor.
‘PARTİ ZAYIFLATILIYOR’
Eski CHP yöneticilerinden Onur Öymen, Şahin Mengü’nün kesin ihraç istemi ile disipline sevk edilmesi kararına sert tepki gösterdi.
Öymen, “Mengü’nün disipline verilmesi CHP’nin Atatürk’ün ve Cumhuriyetin değerlerinden uzaklaşmasını isteyenleri memnun edecek, partinin geçmişine sahip çıkmak isteyenleri üzecektir. CHP daha iyi bir yönetimi hak etmektedir” dedi.
“AKP iktidarına karşı partinin gücünü artırarak sonuç alabiliriz, gücünü azaltarak değil” diyen Öymen, “Ülkeye değerli hizmetler yapmış insanlar istifa etmek zorunda kalırlarsa veya disiplin yoluyla partiden uzaklaştırırlarsa bu partinin gücünü azaltır. Bölünerek büyüme sadece biyolojide olan bir olaydır. Ama siyaset bölünerek büyüyemez. Geçmişte de gördük partiler ne zaman bölünmüşlerse o zaman güç kaybetmişlerdir. Bence bu gibi yöntemlerden kaçınmak lazımdır. Eleştiriye tahammül edeceksiniz. Eleştirisiz siyaset yumurtasız omlete benzer” değerlendirmesini yaptı.
‘DİSİPLİN KARARLARI MANİDAR’
Mengü’nün disipline sevk kararına bir tepki de CHP eski Grup Başkanvekili Kemal Anadol’dan geldi. Mengü’nün çok kişinin sessiz kaldığı kapkara ara rejim dönemlerinde demokrasi ve hukuk savaşımı veren değerli bir aydın, hukukçu olduğunu anımsatan Anadol şöyle dedi:
“Mengü Altı Ok’a yürekten bağlı bir CHP’lidir. Küresel sermayenin tetiklediği Cumhuriyetin temel değerlerine karşı açılan inkar politikasına, kalemi ve söylemiyle karşı çıkan yürekli bir yurtseverdir. Onu disiplin kurula sevk eden kurul, ifade ve savunmasının alınmasına bile gerek görmemiştir. Bu önemli bir hukuk yanlışıdır ve CHP Tüzüğüne aykırıdır. ‘Ben CHP milletvekiliyim ama CHP’li değilim’ diyenlere karşı gösterilen hoşgörünün, sıra Şahin Mengü’ye gelince disiplin kuruluna sevk olarak yansıması manidardır.”
‘GÜLER’İ DİSİPLİNE GEÇ VERDİK’ ÖZRÜ
Aydınlık / Diyarbakır
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun Dersim için özür dilemesinden sonra CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli de İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in “Türk ulusuyla Kürt milliyetini bana
eşit gördüremezsiniz” sözleri için özür diledi.
Kaleli, Güneydoğu Genç İşadamları Derneği (GÜNGİAD) Başkanı Hakan Akbal’ı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Akbal, Birgül Ayman Güler’in ‘Türk ulusuyla Kürt milliyetini bana eşit gördüremezsiniz’ açıklamaları nedeniyle disipline verilmemesini eleştirdi. Güler’in kendi partisine “Fethullahçı” ithamı nedeniyle hemen disiplin kuruluna verildiğini ifade eden Akbal, “Şimdi biz ‘keşke disiplin kuruluna verilmeseydi’ diyoruz. Verilmeseydi üzülmezdik çünkü hanımefendi çıktı 25 milyon Kürde hakaret etti, disipline verilmedi. Ama böyle deyince verildi” dedi.
Akbal, CHP’yi Kürt sorunun çözümünde 25 yıl önce yayınlanan raporun gerisinde kalmakla da eleştirdi.
Kaleli, 1989 yılında yayımladıkları raporun gerisinde olduğu yönündeki eleştirilere hak verdiklerini belirterek, “Bizim burada Kürt hareketi ile ortak siyasi girişimde bulunmamızda da bir gerileme olmuş. CHP bu bölgeden kopuk olmuş. Geliş gidişlerimizde aksama olmuş. Ama CHP’nin Kürtlerle kadim işbirliği hiçbir zaman yok olmamıştır” dedi.
SİYASET
Yayınlanma: 28 Aralık 2014 - 19:59
CHPDE SEÇİM TASFİYELERİ
CHP DE 2015 SEÇİMLERİ ÖNCESİ MUHALİF İSİMLERİN DİSİPLİNE SEVK EDİLMESİ BU TASFİYE HAREKETİDİR YORUMUNA YOL AÇTI
SİYASET
28 Aralık 2014 - 19:59
İlginizi Çekebilir







