Kamp Armen'de 100. Gün ve çözümsüzlük hala devam ediyor.
Seçim öncesi Show Tıme, seçim sonrası No Tıme! Evet olayın hassasiyeti ve zamanlaması, konuya medyanın ilgisi, seçim arifesinde olması, PR yapmak için en iyi malzeme idi SHOW TIME! Sonra seçimler oldu ve geçmiş olsun artık NO TIME! Yok öyleydi, yok böyle oldu hepsi fasa fiso. 10 dönüm arazi için dönem hükümetinin günü kurtarma modelleri SHOW TIME! Yaklaşık 20 milyon, hatta belkide daha fazla bütçeli bir oyun. Seçimler bitti ve herkes evine gitti.
Kimse kusura bakmasın NO TIME! Ama bir kazancımız varki, o bambaşka bir şey. 100 gündür hayatlarında yaşamadıkları kamp Armeni, Hrant ağparikleri ve onun arkadaşlarının anısına savunmaya çalışan pırıl pırıl gençleri tanıdık.
Örnek oldular bize, bana, hepimize. Onların gösterdiği cesareti ben gösteremedim. Onlarla halay çekemedim, söğüt ağacı altında yatamadım. Onlarla erzak taşıyamadım. Kamp Armen yıkık virane hali ile bile, bize öğretmekten yetiştirmekten vaz geçmedi.
Gönül isterdi ki; Kamp Armen arazisi otel yada residence müsait olsaydı, tüm cemaat orada olur, proje bittiğinde kapıya asılacak tabelaya o cemaatimiz çok sevdiği ONUR KURULUNDA yer almış olurduk. Alkış, Alkış, Alkışşş... Kocaman yürekli gençlere, kampın yanından bile geçmeyen yöneticilere, benim gibi uzaktan sevenlere, mangalda kül bile brakmayanlara. Partisinin oy avcılığı için seçim öncesi SHOW TIME yapanlara, secim sonrası NO TIME yapanlara,Kocaman alkış hepimize! Kamp Armen'de çözümsüzlük 100. gününde Kalalım Sağlıcakla... Nurhan Çetinkaya CHP Bakırköy Belediye Meclis Üyesi
NELER OLMUŞTU?HÜRRİYET GAZETESİNDEN ALINTI.
TUZLA’da, Hrant Dink ve eşi Rakel Dink de dahil binlerce Ermeni çocuğun yetiştiği ‘Kamp Armen’ olarak bilinen Tuzla Çocuk Kampı’nın tapusunun iade edileceği haberiyle birlikte, Ermeni vatandaşlar ve kampta 19 gündür nöbet tutan vicdan nöbetçileri büyük bir sevinç yaşadılar.
TAPU BEKLENECEK
Kampın yıkılmaması için 19 gündür nöbet tutan aktivistler ve Ermeni vatandaşlar, mülk sahibi Fatih Ulusoy’un, araya Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da girmesiyle, yaklaşık 25 milyon liralık araziyi Tuzla Ermeni Yetimhanesi Vakfı’na bağışlayacağını açıklamasını, birbirlerine sarılıp halay çekerek kutladılar.
Ancak vicdan nöbetçilerinin ortak kararları, kampın tapusu resmen devredilene kadar, nöbeti bırakmamak.
1967-75 yılları arasında 8 yıl ‘Kamp Armen’de kalan Garabet Orunöz (55), bundan sonraki amaçlarını şöyle anlattı: “Biz burada kamp yapıyorduk, yine kamp yapıyoruz. İşgal değil, direniş değil. Şimdi burayı yine en kısa sürede eski haline getirmek istiyoruz ve getireceğiz de. Ama bu sefer sadece ermeni çocukları kalmayacaklar burada. Türkiye’nin yedi bölgesindeki sosyal hizmetlerin bakmakla yükümlü olduğu çocukları buraya getirmek istiyoruz dönemler halinde. Çocukları burada birbirleriyle kaynaştırmak istiyoruz. Bu kaynaştırma esnasında da o çocuklar burada etnik kimliklerini, lisanlarını ve o kültürlerini öğrensinler.”
3 güne çıkar
GARABET Orunöz, tapunun alınması ile ilgili de şöyle konuştu: “Tapunun alınmasıyla ilgili birkaç ufak formalitemiz kaldı. Onları da halettik mi salı veya çarşamba günü tapumuz cebimizde olacak. Tapuyu alınca da yeniden inşaası için kimlerin ilgileneceğini belirleyip plan yapacağız. Burası yapılırken bin 500 çocuğun eli değdi. Yine burada çocuk sesleri, onların koşup oynamalarını istiyoruz.”









