Bakırköy’de bir güzellik merkezinde ortaya çıkan gizli kamera skandalıyla ilgili soruşturma sürüyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü çalışmada, gizli kameraları yerleştirdiği iddia edilen şirketin sahibi, güzellik merkezinin işletmecisi ve görüntüleri sosyal medyada para karşılığı sattığı öne sürülen kişiler tutuklandı. Dosyaya giren yeni bilgiler ise skandalın daha büyük olabileceğine işaret ediyor.
YALNIZCA GÜZELLİK MERKEZİ DEĞİL: BAŞKA GÖRÜNTÜLER DE ÇIKTI
Skandal, mağdur kadınlardan K.Ş.’nin ihbarıyla ortaya çıktı. Bir tanıdığının uyarısı üzerine sosyal medya kanalını inceleyen K.Ş., burada kendisine ait görüntüleri gördü. Bunun üzerine ihbarda bulunan K.Ş., ifadesinde kanalda 15 binden fazla video bulunduğunu söyledi. Ancak görüntülerin yalnızca güzellik merkezinde çekilenlerden oluşmadığı da ortaya çıktı. Yeni Şafak gazetesinden Burak Doğan ve Saliha Engin'in haberine göre K.Ş., kanalda “ev ortamlarında” ve “başka mekanlarda” kaydedilmiş başka insanlara ait görüntülerin de yer aldığını belirtti."GRUBUN HEPSİ TÜRK İÇERİK. DAHA NELER VAR BENDE ORAYA ATMADIĞIM"
Görüntülerin Telegram ve Twitter üzerinden para karşılığı satıldığı iddiasıyla tutuklanan Abdullah Çatalbaş da ifadesinde, görüntülerin kendisine farklı kişiler tarafından Telegram üzerinden gönderildiğini söyledi. Çatalbaş’ın, görüntüleri sattığını belirttiği Davut Demirci’nin adının geçtiği bir yazışma da soruşturma dosyasına girdi. Yazışmada bir kişinin, “Grubun hepsi Türk içerik. Daha neler var bende oraya atmadığım…” ifadelerini kullandığı görüldü.15 BİN DEĞİL, 80 BİN GÖRÜNTÜ: "OTOBÜS AVM", "ETEK ALTI", "IPCAM"
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Araştırma Raporu’nda yer alan deliller de kan donduruyor. Telegram kanalının reklamında bilinenin aksine 15 bin değil, 80 bin içerik görüntü olduğu belirtiliyor. Aynı reklamda 20 ayrı kategori olduğu ifade ediliyor. Kategoriler ise “masaj salonu”, “Otobüs AVM”, “ETEK ALTI”, “IPCAM”, “QR CANLI” gibi ifadelerle ayrılıyor. Bu kategoriler gizli kamera sapıklığının her yerde olabileceğini ortaya koyuyor.HASTANE, OTEL... BAŞKA YERLERE DE SİSTEM KURMUŞ
İddiaların odağındaki kamera sistemini kuran şirketin sahibi E.S.C., suçlamaları kabul etmeyerek 2022’de kurduğu firmasının hastane grupları, oteller, askeri birlikler, fabrikalar ve gece kulüpleri gibi farklı yerlere kamera, yangın ve hırsızlık sistemleri hizmetleri verdiğini aktardı.EVDEKİ KAMERALARDA DA ZAYIF ŞİFRE VE YETERSİZ GÜVENLİK ÖNLEMİNE DİKKAT
Bakırköy’de bir güzellik merkezinde kadın müşterilerin gizli kameralarla kaydedildiği iddiaları, görüntülerin dijital ortamda kötüye kullanılması ve kişisel mahremiyet konusunda endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Olay, yalnızca işletmelerdeki gizli kamera riskini değil, evlerde kullanılan bebek ve akıllı güvenlik kameralarının siber güvenliğini de tartışmaya açtı. İnternete bağlanan bu cihazlar uzaktan erişim kolaylığı sağlarken zayıf şifre ve yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle yetkisiz erişime açık hale gelebiliyor. Dijital Medya Uzmanı Oğuzhan Saruhan, bu riski azaltmak için kameranın kurulduğu ilk gün güvenlik ayarlarının mutlaka yapılması gerektiğini belirtti."BENZERSİZ ŞİFRE, İKİ FAKTÖRLÜ DOĞRULAMA ŞART"Birçok kullanıcının kamerayı kurup uygulamayı çalıştırdıktan sonra sürecin tamamlandığını düşündüğünü ifade eden Saruhan, “Oysa asıl önemli bölüm bundan sonra başlıyor. Kameranın varsayılan kullanıcı adı ve şifresi mutlaka değiştirilmeli, başka hiçbir platformda kullanılmayan güçlü ve benzersiz bir şifre oluşturulmalı. Kamera uygulamasında iki faktörlü doğrulama özelliği bulunuyorsa mutlaka aktif hale getirilmeli. Kamera ve uygulamanın güvenlik güncellemeleri geciktirilmemeli, bağlı cihazlar ve erişim kayıtları da belirli aralıklarla kontrol edilmeli” dedi. Saruhan, özellikle iki faktörlü doğrulamanın hesap güvenliği açısından kritik olduğuna dikkat çekti."OLAĞAN DIŞI DURUM FARK EDERSENİZ İNTERNETİ KESİP ŞİFREYİ DEĞİŞTİRİN"
Kullanıcıların internete bağlı kameraları küçük bir bilgisayar gibi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Saruhan, kamera ve uygulama güncellemelerinin zamanında yapılmasının, tanınmayan cihaz ve şüpheli girişlerin düzenli olarak kontrol edilmesinin önemine işaret etti. Saruhan, olağan dışı bir durum fark edilmesi halinde internet bağlantısının kesilerek şifrenin değiştirilmesini önerdi. Kameranın kullanılmadığı zamanlarda mümkünse fiziksel olarak kapatılması veya lens kapağının kullanılması gerektiğini belirten Saruhan, “İnternete bağlanan her kamerayı, evimizin içine açılan dijital bir pencere gibi düşünmeliyiz. Bu pencerenin anahtarını nasıl yabancı birine vermiyorsak, kamera hesabımızın güvenliğini de aynı ciddiyetle korumalıyız” diye konuştu.