Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni BirGün yazarı Hrant Dink, aramızdan ayrılışının 19’uncu yıldönümünde katledildiği yerde anıldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yurttaşlar, Şişli’deki Sebat Apartmanı’nın önünde "Faşizme inat kardeşimsin Hrant" sloganıyla bir araya geldi.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve BirGün Gazetesi Yazarı Hrant Dink, katledilişinin 19. yıldönümünde vurulduğu yerde anıldı.Hrant Dink için saat 14.30’da, öldürüldüğü yer olan eski Agos Gazetesi’nin bulunduğu ve bugün 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekanı’na ev sahipliği yapan Sebat Apartmanı önünde bir araya gelindi. Sebat Apartmanı üzerinde Hrant Dink'in fotoğrafı ile "Hafıza hakikat hayat hasret" yazısının yer aldığı afiş asıldı.Hrant'ın ailesi, arkadaşları ile Agos Gazetesi çalışanları, gazeteciler, insan hakları savunucuları, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri anmaya katıldı.
"BİZ BİTTİ DEMEDEN BU DAVA BİTMEZ"
Anmada, "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", "Buradayız Ahparig", "Hrant için, adalet için", "Katilleri koruyan cinayete ortaktır", "Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" ve "Biz bitti demeden bu dava bitmez" sloganları atıldı.Hrant'ın Arkadaşları'ndan Bülent Aydın, "Hrant Dink’in sözü yerde kalmadı. O söz yıllar içinde büyüyor. Hrant vurulduğunda doğanlar bugün burada. Bu meydanın bir ucu Yenikapı’daki Balıklı Mezarlığı’ndadır. Bir ucu ülkeler ötesinde, Ararat Dağı’nın ardındadır. Bu meydanın bir ucu Malatya’dadır, bir ucu Diyarbakır’dadır. Kalplerimizi birleştiren iyiliktir. İsteğimiz adalettir. Yaşasın halkların kardeşliği" dedi.
RESUL EMRAH ŞAHAN'IN MESAJI OKUNDU
Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın mesajı anmada okundu:
"Sevgli Hrant Dink, hiç tanımadığım abi, ailesi, arkadaşları ve Şişli halkı; size Silivri'deki hücremden yazıyorum. Ama sanmayın ki yanınızda değilim, ben de oradayım, abimin düştüğü yerdeyim. Her yıl öfkeye, düşanlığa inat, kardeşlik duygularıyla bir araya gelen dostlarla birlikteyim. Siz de bugün adeta benimle berabersiniz. Şişli'nin demokrasiye ve birlikte yaşama dair verdiği mücadelenin bu durağında desteğinizi hissediyorum. Biz hep birlikte Hrant'ın izinde, adaletin peşinde olacağız. Söz veriyorum, seneye ben de o meydanda olacağım."
Fotoğraf: Agos GazetesiHrant Dink'in en eski çalışma arkadaşlarından, AGOS Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve Görsel Direktörü Leda Özber anma konuşmasını yaptı. Özber’in konuşması özetle şöyle:"Agos’ta aralıksız 30 yıldır emek veriyorum. Hrant Dink’in hepimizden koparılıp alınmasının 19., Agos gazetesinin kuruluşunun 30. yılındayız. Karışık duygular içinde hem koca bir kızgınlık ve burukluk hem de gururu bir arada yaşıyorum. Sizlere benim tanıdığım Hrant Dink’i ve Agos’u anlatmak istiyorum.Derdini Türkçe anlatıp geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen bir gazete kurulacaktı. Benim için Baron Hrant’ın teklifi ve yeni yeni oluşmaya başlayan, hareketli bir ortamda çalışmak istememle başladı her şey. Kısa bir süre içinde, kendimi önce dizgicilik, daha sonra sayfa mizanpajı yaparken ve etrafımda çok değerli insanlarla çalışırken buldum. Usta-çırak ilişkisi içinde yürüyordu işler. Agos sayesinde sayısız insan tanıdım, çok şey öğrendim. Çalıştığımız mekân adeta bir enstitüydü. Hiçbir kitapta bulamayacağınız bilgileriyle ayaklı kütüphane Sarkis Seropyan, okulda edebiyat derslerinde eserlerini okuduğumuz yazar Yervant Gobelyan, Ermeni dili uzmanı Rupen Maşoyan, hayatını tiyatro sahnelerine adamış, yaşayan tarih Hagop Ayvaz… Ve onların etrafında, kimi gazetecilik okuyan, kimi benim gibi gazeteciliğe hevesli, kabına sığmayan, bir şeyler üretebilecekleri, kendi sözlerini söyleyebilecekleri mecralar arayan, muhafazakâr toplumun klişelerine pek uymayan ‘Hay’ gençler.
"BU KADAR TÜRK, BİR ERMENİ İÇİN Mİ YÜRÜYOR?"
Bulunduğu her ortama enerji katardı. Çalışırken de duygularını dolu dolu yaşar, öfkesini de sevincini de kendine has üslubuyla, sonuna kadar gösterirdi. Habere hazırlıksız giden muhabire ayakkabısını fırlatmışlığı da vardı, yanlış haber giren editörü çalışma sandalyesiyle gazetenin kapısının dışına kadar götürmüşlüğü de. Benim çok önemli bulduğum bir yönü de, kadın mücadelesini her zaman desteklediği gibi, Agos’ta da kadınların belirleyici rol oynadığı bir yapı oluşturmuş olmasıdır. Muhabirinden aşçısına, muhasebecisinden yazı işleri müdürüne, grafikerinden köşe yazarına pek çok kadın, emekleriyle hem çalışma ortamına hem de yayınlarımıza rengini verdi. Agos, ben dahil birçok kadının hayatını şekillendirdi, kimimiz için çalışma hayatında bir durak, kimimiz için adeta ev oldu.Leda Özber / Agos GazetesiCenaze töreninin olduğu gün o vakur, yaslı, her görüşten onbinlerce kişi sessizce yürürken, biz yukarıda, Agos ofisinde, Hrant Dink özel sayısını hazırlamaya çalışıyorduk. Fotoğrafçı Antoine Agoudjian’ın, o kalabalığa bakarken söylediği sözler yankılanıyor zihnimde: ‘Bu kadar Türk, bir Ermeni için mi yürüyor?’ Evet Baron Hrant, sen cenaze töreninle de tabuları yıktın. Çok çeşitli görüşlerden onbinlerce insan bir araya gelip sessizce yürüdü senin için.
"BİR ARADA YAŞAMI SAVUNMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ"
Konuşmamı sonlandırırken, içinde yaşadığımız yakıcı gerçekliklere dair iki çift söz söylemek isterim. Türkiye’de basın üzerindeki baskılar artarak devam ediyor. Çok sayıda gazeteci hapiste. Her gün bir başkası, sırf habercilik yaptığı için gözaltına alınıyor, yargılanıyor, tutuklanıyor. Gazetecilik suç değildir.Suçsuz yere hapsedilmiş olsa da, dostlarımız ve insanlık yine kadın, çocuk demeden sürülüyor olsa da Gazze’den, devletler yine seyirci kalsalar da o bize çok tanıdık zulümlere, adalet istemekten bıkmayacağız, haklarımızın gasp edilmesine karşı sesimizi yükseltmekten, insanca, bir arada yaşamı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz."