Aşağıda, Ataköy Hyatt Regency Otel C Blok ek binası ile ilgili hukuki süreci özetleyen ve mevcut duruma ışık tutan taslak bir hukuki metin yer almaktadır.
Bu metin, sağlanan resmi belgeler ve kamuoyuna yansıyan bilgiler ışığında hazırlanmıştır ve genel bir bilgilendirme amacı taşır.
TASLAK HUKUKİ DURUM ANALİZİ: ATAKÖY HYATT REGENCY C BLOK KAÇAK YAPI SÜRECİ VE YIKIM KARARI
1. KONU İstanbul, Bakırköy İlçesi, Ataköy 2-5-6. Kısım Mahallesi, Rauf Orbay Caddesi, 564 Ada, 182 Parsel üzerinde bulunan Hyatt Regency Otel bünyesindeki çelik konstrüksiyon ek bina (C Blok) hakkında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan idari işlemler, hukuki süreç ve yıkım kararının uygulanma durumu.
2. HUKUKİ GEÇMİŞ
Ruhsatlandırma ve İnşaat: Bahse konu C blok ek inşaatı için Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından 29.05.2017 tarihinde Yapı Ruhsatı düzenlenmiş ve inşaat başlamıştır.
Mühürleme İşlemleri: İnşaat, ruhsata ve imar mevzuatına aykırılıklar tespit edilmesi üzerine 2017 ve 2018 yıllarında ilgili belediye tarafından mühürlenmiştir.
İmar Barışı ve Yapı Kayıt Belgesi: Malik/yatırımcı firma tarafından, "İmar Barışı" olarak bilinen 7143 sayılı Kanun kapsamında 15.08.2018 tarihinde Yapı Kayıt Belgesi (Belge No: 2JPVC53O) alınmıştır. Bu belge, yapıyı geçici olarak yasal koruma altına almıştır.
3. YAPILAN İPTAL İŞLEMLERİ
Resmi belgelere dayanan (örneğin; İBB İmar Müdürlüğü'nün 07.02.2019 tarihli yazısı) tespitler şu şekildedir:
Yapı Kayıt Belgesinin İptali: İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede, söz konusu Yapı Kayıt Belgesi'nin "yalan beyana dayanan sahte bir belge" olduğu tespit edilmiş ve belge 28.12.2018 tarihinde iptal edilmiştir.
Yapı Ruhsatının İptali: Yapı Kayıt Belgesi'nin iptalinin ardından, Bakırköy Belediye Başkanlığı, mevzuata aykırı düzenlenen 29.05.2017 tarihli Yapı Ruhsatı'nı 08.01.2019 tarihinde iptal etmiştir.
4. YIKIM TALİMATI VE HUKUKİ SONUÇLAR
İptal işlemleri sonucunda, yapının hukuki durumu "kaçak yapı" statüsüne kesin olarak dönmüştür.
İBB Yıkım Talebi: İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı, 07.02.2019 tarihli yazısıyla, ruhsat ve yapı kayıt belgesi iptal edilen C Blok hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca gerekli yasal işlemlerin tamamlanıp "yıkım cihetine gidilmesi" gerektiğini Bakırköy Belediyesi'ne bildirmiştir.
5. GÜNCEL DURUM VE UYGULAMA SORUNLARI
Sürecin başından itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen, yıkım kararı fiilen uygulanmamış ve kaçak yapı fiilen tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilmiştir (Bkz: Görsel Karşılaştırma). Hukuki açıdan bu durumun nedenleri ve sonuçları aşağıda analiz edilmiştir:
Yürütmeyi Durdurma Kararları: Malik firmanın iptal işlemlerine karşı İdare Mahkemelerinde açtığı davalar kapsamında alınan "Yürütmeyi Durdurma" kararları, idari yaptırımları geciktirmiştir.
İdari Atalet ve Denetim Eksikliği: Yıkım talimatının ilçe belediyesi tarafından uygulanmaması veya valilik/kaymakamlık tarafından yeterli lojistik ve güvenlik desteği sağlanmaması gibi idari aksaklıklar, "usule uygun yıkımın" gerçekleşmesini engellemiştir.
Rant ve Maddi Kazanç İddiaları: Yıkımın gerçekleşmediği her gün, kaçak yapının yarattığı ilave metrekare ve ticari kapasite sayesinde yatırımcıya milyonlarca dolarlık bir rant sağlamaktadır. Bu durum, "müktesep hak" iddialarına zemin hazırlamakta ve kamu vicdanını yaralamaktadır.
6. SONUÇ VE ÖNERİLER
Ataköy sahilindeki bu kaçak yapı, Türkiye'de imar hukukunun uygulanabilirliği ve kamu otoritesinin saygınlığı açısından kritik bir emsal teşkil etmektedir.
Usulüne uygun yıkımın gerçekleşmemesi, kaçak yapılaşmayı teşvik edici ve hukuka olan güveni sarsıcı bir durum yaratmaktadır.
İlgili idari makamların (İBB, Bakırköy Belediyesi, Valilik) hukuki süreci kararlılıkla takip etmesi, kesinleşmiş yıkım kararının derhal infazı ve bu süreçte usulsüzlük yapan (yalan beyanda bulunanlar sahte evrak hazırlayanlar )veya görevi ihmal eden kamu görevlileri hakkında yasal işlem yapılması, hukukun üstünlüğünün tesisi için zorunluluktur.
Bu arada Bakırköy de siyaset yapan ilçe başkanlarının da bu konuda konuşmaması ve savcılıklara müracat etmemesi de dikkat çekici ..








