TBMM BAŞKANI O KOLTUKTAN AYRILMALI
Madem ki hiçbir çevreden destek almadı o koltuktan ayrılmalı. Bu sözü söylediğinde Cumhurbaşkanı’nı temsil ediyordu. Türkiye’nin temelde bir ahlak sorunu var.
Bu ülkede hiç kimse inancında dolayı ötekileştirilmiyorsa bizim için sorun yok. Geçmişte laikliği dinsizlik olarak söylediler. En sonunda bir MHP milletvekili açık açık söyledi. “CHP’ye dinsiz parti diyorlar” dedi. Laiklik bütün inançların güvencesidir. Bunun kuralları vardır. Kimse buna karşı çıkmıyor. Osmanlı’da da şu ya da bu şekilde laiklik vardı. Bunun arkasına sığınarak yeni bir şey yapmak istediler. Bunun daha tartışılması lazım. Toplumun bunu iyi anlaması lazım. Orta Doğu bataklığına bakın. Laik düzen olmadığı için bu şekildeler. Bizde de mezhepler var. Müslümanlığın gereği de budur. Müslümanlık da başkasının inancına müdahale etmemektir. Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları bu konuda doğrudur. Laiklik aynı zamanda tasavvuf geleneğinin de güvencesidir. Biz bukültürü ancak laiklikle koruyabiliriz. Vehhabi kültürü Türkiye’ye getirilmek isteniyor.
DENİZ BAYKAL’A KASET KUMPASI
Kaseti izlediğini gördüm. Kendisine o kaseti izletenler Erdoğan’ı kayıt altına alıyor. Kaseti Erdoğan’a gönderenlerin ‘paralel yapı’ olduğuna inanmıyorum. O dönem Başbakan’dı. Bir Başbakan’a o görüntüleri izlemek yakışır mı? Erdoğan tarafından ‘kaseti bulun’ talimatı MİT’e verilmedi. Erdoğan’ın bilgisi dahilinde yapılmıştır. Baykal kaseti ile ilgili bir kumpas var ve bu doğru. Sayın Baykal’da kaseti kimin servis ettiğini biliyor. Biri bana bu kaseti izletse derhal onu görevden alırdım. En yetkili kaynak “Bize bu talimat gelmedi” demiştir. Bu kasette başka birisinden de bahsediliyor. “2 gün daha beklersek daha net görüntüler elde edeceğiz” diyor.






